Kur’ân’ın ve Sünneti Seniyye’nin O Saf, Temiz Ahlâkını Ne Yazık ki Kaybetmişiz
Kur’ânı Kerîm’in ve sünneti seniyye’nin o saf, temiz ahlâkını, ne yazık ki kaybetmişiz. Allâh Resûlü sallallâhu aleyhi ve sellem hazretlerinin ahlâkı, Hz. Âişe annemizin tâ’bîriyle: «O’nun ahlâkı Kur’ân idi.» Bu Kur’ânî ahlâk, sahâbeden tâbiîne, tâbiînden tebei tâbiîne, oradan büyük âlim ve velîlere intikâl ederek bugüne kadar gelmiştir.
Ancak bugünün Müslümanı, ribâ–faiz, ayıplama, gıybet, hased, kibir, dünyâya tamah gibi marazlar ile bu yüksek ahlâktan uzaklaşmıştır. Sûfîliğin asıl vazîfesi, ümmetin kalbini bu yüksek ahlâka doğru yeniden çevirmektir. Çünkü Kur’ân ve Sünnet meydandadır; saklı–gizli değildir. Bir şeyi yaşayamıyor olmak, onu reddetmeyi gerektirmez; bilakis bu eksiklik, kişiyi daha fazla teslîm olmaya, edep ile sünnete tutunmaya sevkeder.
Kaynak: Mustafa Özbağ Efendi — Sohbet Kaydı. Tasavvuf hakkında daha fazla bilgi. İlgili Sözlük Terimleri: Edep, Sünnet. → Tasavvuf Sözlüğü