>> Amin. >> Bizim bu konuda bir sıkıntımız yok. Yani böyle böyle de hani onları böyle olumlu yaklaşamıyorum. Bu insanların ciğeri yanarken ben onlara olumlu yaklaşamıyorum. Bu insanlar normalde adaletsizliğe, hukuksuzluğa, bu insanlar rüşvete, bu insanlar ayırmacılığa, kayırmacılığa böyle duçar oluyorsa ben bunları yapanlara karşı rahmetli davranamıyorum. Toleranslı davranamıyorum. Ben bu insanların içerisinde yaşayan bir insanım. Benim ayrıcalıklığım yok.
Ben sırtça köşklerde oturmuyorum. Ben bu insanlarla beraber yemek yiyorum. Onlarla beraber pilava kaşık atıyorum. Onu hep beraber yaşıyoruz biz. Bizde ayrım gayrım yok. Herkes aynı yerde oturuyor. E zengini de fakiri de burada. Ben de buradayım. Ee o zaman birilerinin canı yanmışken birileri hukuksuzluğa, adaletsizliğe duçar olduysa benim canım yanıyor onlarla beraber. O yüzden ya böyle etmese, böyle dua etmese dili çok sivri. Yok ben husisi dilimi sivreltmiyorum.
Benim dilim Kur’an ve sünnet dili. Vel as insane lefi husrün illine amen veht ve bil ve tev sabır bütün insanlar hüsrandadır. Bütün insanlar o veliydi, o evliyadı, o nakşibendiydi, o kadiriydi, o rufaydı, o mevleviydi, o devlet başkanıydı. O bürokrattı. O askerdi, o polisti. O çiftçiydi. O esnaftı, o zanatkardı. O kafirdi, o münafıktı, o Hristiyandı, o Yahudidi. Yok, bütün insanlar hüsrandadır. Ancak iman edip, iman edip iman etti. İman Allah’a, meleklerine, peygamberlerine, kitaplarına mahşere din gününde hesap vereceğine, kaderin varlığına, cennete, cehenneme, cennetin ve cehennemin ebedi olduğuna bunlara iman edecek.
Bunun dışında bir iman tanımıyorum ben. O zaman iman eden, salih amel işleyen yani iyi ameller işleyen, farzları yerine getiren, nafilelerle Allah’a yaklaşan, salih amel, insanlara faydalı olan, insanlara zarar vermeyen salih amel, insanların içerisinde insanların derdiyle dertlenen salih amel yetmedi. Hakkı ve sabrı tavsiye edenler müstesna. Hakkı tavsiye etmek. Adem’den beri insanların nefsine uydu. Adem’den beri insanların ayağının kaydığı. Adem’den beri alimlerin, şeyhlerin, alimlerin, şeyhlerin, amirlerin, amirlerin, hakimlerin ayağı kaydığı yer hakkı tavsiye etmek, hakkı konuşmak, hakkı haykırmaktır.
Kim olursan ol hakkı Hakkında
Sen alim olabilirsin. Hakkı konuşmuyorsan sen ahir zaman alimisin. Yerin cehennemsin. Sen şeyh olabilirsin. Hakkı konuşmuyorsan, hakkı anlatmıyorsan senin yerin cehennemdir. Sen hakkı konuşacaksın, hakkı savunacaksın, hakkı haykıracaksın. Hak Kur’an ve sünnettir. Hak insanlıktır. İnsanca davranmaktır. Sen o hakkı tavsiye edeceksin. Hakkı tavsiye etmiyorsan sen de hüsrandasın. Hüsrandasın. Sen ne olursan ol, kim olursan ol, makamın, mevkin, mesleğin, senin ırkın, dilin ne olursa olsun eğer sen hakkı tebliğ etmiyorsan ve hakkı yaşamıyorsan hüsrandasın kardeş.
Dilin çatal olmasın. Dilin sivri olsun da dilin çatal olmasın. Dilin çatalsa kork. Zengini ayrı konuşuyorsun, fakir ayrı konuşuyorsan dilin çatal senin. Sen bürokrata ayrı konuşuyorsun, insanlara ayrı konuşuyorsan dilin çatal senin. Sen siyasetçiyi ayrı konuşuyorsun, insanlara ayrı konuşuyorsan dilin çatal. Senin dilin kopsun senin. >> Sen o zaman hakkı haykırmak zorundasın. Allah sana o ilmi verdiyse sen o ilimle hakkı haykırmak zorundasın. Eğer hakkı haykırmıyorsan sen dilsiz şeytansın.
O zaman sen şeytana dostsun. Allah’a değil. Sen gece gündüz şeytanla ilmek ilmek kaneviçe şeytanlık örüyorsun. Başka bir şey değil. Sen insanların parasına gözünü dikmişsin. Sen insanların dünyalığına gözünü dikmişsin. Sen 3 be kuruşa bozulanlardansın. Sen bozuksun. Sen bozuksun. Senin cinsin bozuk, cibriyetin bozuk. Senin kanın da bozuk, sütün de bozuk. Allah tövbe edenlerin tövbelerini kabul eder. Dön bozukluktan dön çatal dillikten dön. Vefasızlıktan, hainlikten, iki yüzlülükten dön.
Dön nankör olmaktan dön geriye. Yoksa sen hüsrandasın. 4.üncü madde ne? Sabrı tavsiye etmek. Yolda sabır, imanda sabır, İslam’da sabır, sufilikte sabır. Cahil insanların içerisinde yaşamak sabır. Bu sokaklarda yaşamak sabır. Bu sosyal bozukluğun içerisinde insanın kendisini temiz tutmaya çalışması sabır. O kirliliğin içerisinde insanın Sen o sabrı göstereceksin ve o sabrı da insanlara tavsiye edeceksin. Etrafına tavsiye edeceksin. Kardeş namazda sabır, oruçta sabır, zikirde sabır, dersini çekmekte sabır, iyi insan olmakta sabır.
Kim olursan ol hakkı ve Önemi
Annene sabır, annene karşı sabır, babana karşı sabır, eşine karşı sabır, çocuklarına karşı sabır, derviş kardeşlerine karşı sabır, zakirine karşı sabır, şeyhine karşı sabır. Sabrı tavsiye edeceksin. Yanında çalışan eleman sabır, ona da sabrediyorsun. Müşteriye sabır, ona da sabrediyorsun. Müşteri kıllık yapıyor, tüylük yapıyor. Şunun şurasında bu varmış. Bunun burasında bu varmış. Burası olmamış. Ona da sabrediyorsun. Esnaflık kolay bir şey değil. Ben bir arkadaş tanıyorum.
Cevdet ustaya dört sefer gitti. Arabanın arkasından ses geliyor diye. Cevdet de dört sefer arabasına bindi gitti geldi. Cevdet ne var dedim. Hiçbir şey yok dedi. Eee dedim ben ya geliyor işte böyle dedi. Biz de gidip geliyoruz dedi. Yok bir şey diyoruz dedi. Ona diyormuş ki ya evet senin yanına gelince ses gelmiyor diyormuş. Müşteriye de sabır. Biz de esnaflık yaptık. Hala daha yapıyoruz. Müşteriye de sabır. Sabır imanın yarısı diyor. Hakkı ve sabrı tavsiye etmek.
Hüsrandan kurtuluş bu. O yüzden kardeşler dilim sivri gelebilir size. Hamdolsun çatal değil. A dilim dili sivri böyle işte konuşuyor dereden, tepeden diyebilirsiniz. Ayrılabilirsiniz bizden. Bu noktada sıkıntı yok. Biz insan toplamaya çıkmadık. Böyle bir derdimiz yok bizim. Ben Kur’an ve sünnet mücadelesi vermeye çalışan bir kulum. Başka bir şey değil.
Kaynak
Bu metin, Mustafa Özbağ Efendi’nin sohbet kaydından yazıya aktarılmış ve düzenlenmiştir. Orijinal video kaydı yukarıdaki YouTube oynatıcısından izlenebilir.
İlgili Sohbetler
Daha fazla bilgi için Tasavvuf hakkında kaynaklara göz atabilirsiniz.