Hz. Peygamber’i Takip Edenler İnsanları Kendi Yollarına Değil, Kur’ân ve Sünnete Çağırır
Hz. Peygamber sallallâhu aleyhi vesellem’i takip edenler insanları kendi yollarına değil, Kur’ân ve sünnete çağırır. Çünkü gerçek vâris peygamberin yolundadır; kendi yolu yoktur. «Ben size geldim ki — sizi Allâh’ın kelâmına, Resûlullâh’ın sünnetine götüreyim» der. Kim insanları kendine bağlamaya çalışıyorsa — kendi adına takipçi topluyorsa — peygamberin yolundan kopmuş; kendine putlaştırılan bir kişilik kurmuştur. Bu, Hz. Peygamber’in yoluna aykırıdır.
Peygamberin Yolu — Allâh’a Çağrı
Peygamberin yolu Allâh’a çağrıdır; kendine değil. «De ki: ‘Benim yolum işte budur: Ben ve bana uyanlar tam bir basîretle Allâh’a çağırıyoruz’» (Yûsuf 108). Bu âyet açıktır: Peygamber Allâh’a çağırır; kendi yoluna değil. Vârisi Nebî de aynı yoldur. Kim kendine çağırıyorsa — vârisi Nebî değil.
Sahâbenin Tavrı — Vahyi Aktarmak
Sahâbenin tavrı vahyi aktarmaktı. Kendi görüşlerini değil; Allâh’ın kelâmını ve Peygamber’in sünnetini aktarırlardı. «Resûlullâh böyle dedi» — bu ifâde her şeyden önce gelirdi. Sahâbe asla «ben şöyle düşünüyorum, beni dinleyin» demedi. Onların asıl ölçüsü vahiy idi.
Modern Sahte Liderler — Kendine Çağrı
Modern dönemde bâzı sahte liderler insanları kendilerine çağırır. «Beni dinleyin, ben özel biriyim, ben mehdîyim, ben kutbüm» derler. Bu yol Hz. Peygamber’in yolundan değil. Hz. Peygamber’in vârisleri kendilerini gizler; insanları Allâh’a yönlendirir.
Kişilik Kültü — Sapma
Kişilik kültü bir sapmadır. Birinin etrafında «bu kişi her şeyi bilir, bu kişiye mutlak teslim olun» tarzı bağlılık — şirke yakın. Sahih tasavvufta şeyh bir vesîledir; gâye değil. Gâye — Allâh. Şeyh bir köprü; köprünün üzerinde kalınmaz, geçilir.
Mü’minin Kontrol Mekanizması
Mü’min her âlim, her şeyh, her lideri Kur’ân ve sünnet ölçüsüyle tartmalı. «Bu kişi insanları Allâh’a mı çağırıyor, kendine mi?» — temel soru. «Bu kişinin sözleri Kur’ânsünnetle uyumlu mu?» — ikinci soru. «Bu kişi maddî menfaat peşinde mi, sâlih hizmet peşinde mi?» — üçüncü soru. Bu kontrol mekanizması mü’mini aldanmaktan korur.
Gerçek Vâris — Kendini Silen
Gerçek vârisi Nebî kendini silendir. «Ben hiçim; sâdece Allâh’a, Peygamber’e, Kur’ânsünnete yönlendirme aracıyım» der. Kendi adı geçtikçe rahatsız olur; ümmetin gözleri Allâh’a yönelsin diye çaba sarf eder. Mevlânâ «Hâmûş!» derdi — sus, sessiz ol. Bu sahih tasavvufun tavrı.
Niyâz — Allâh’a Çağıran Mü’min
Niyâz: «Yâ Rab, beni Allâh’a çağıran bir mü’min eyle. Kendi adıma takipçi toplamaktan beni koru. Eğer ilim ve hizmet imkânı verirsen — sâdece Senin adına, Peygamberin adına çalışmayı nasîb et. Sahte liderlerden, kişilik kültü yapanlardan beni koru. Mevlânâ’nın ‘Hâmûş!’ tavrını bende sâbit kıl.» Allâh muhâfaza eylesin; bizi Allâh’a çağıran bir ümmet eylesin.
Kaynak: Mustafa Özbağ Efendi — Sohbet Kaydı. Tasavvuf hakkında daha fazla bilgi. İlgili Sözlük Terimleri: Tebliğ, Vârisi Nebî, İhlâs. → Tasavvuf Sözlüğü