Perşembe, 14 Mayıs 2026
YOLUMUZ NÜBÜVVET YOLUDUR

Mustafa Özbağ

İrşad & Tasavvuf · Resmî Site
Aşk ·

Kendisi kendisine aşık o yüzden insanı yarattı insanda kendisini seyretti 4.2.2

O öyle bir canavardır ki kendisinin haricinde ne varsa yalar yutar ya buna razı olursun kendinle alakalı hiçbir kalmamacasına yürürsün. Aşk meydanına ya da çekilir gidersin. Bu meydan ikilik kaldırma ...

Kendisi Kendisine Âşık — O Yüzden İnsânı Yarattı; İnsânda Kendini Sever

Tasavvuf’un en derin sırlarından biri: Allâh kendisi kendisine âşıktır; o yüzden insânı yarattı. Yarattığı insânda kendi cemâlinin bir yansımasını görüyor; ve o yansımayı seviyor. Bu, hadîs-i kudsîye dayanır: «Ben gizli bir hazîneydim; bilinmek istedim; bu yüzden mahlûkâtı yarattım.» Bilinmek istemek, sevilmek istemek demektir. Allâh sevilmek için yarattı.

Gizli Hazîne Hadîsi — Yaratılışın Sırrı

«Ben gizli bir hazîneydim; bilinmek istedim; bu yüzden mahlûkâtı yarattım. Onlar beni tanıdılar; ve ben de onlara bilindim.» Bu hadîs-i kudsî, yaratılışın sırrını anlatır. Allâh’ın «gizli hazîne» olması, kendisinde sonsuz güzelliği, ilmi, kudreti, sevgiyi taşıması demektir. Bu hazîne kendi içinde kalmasını istememiş; tezâhür istemiş. Tezâhürün bir yolu da mahlûkât. Yâ’nî kâinât, Allâh’ın gizli hazînesinin görünür şeklidir.

Allâh’ın Kendi Kendine Sevgisi — Zât-ı İlâhîyye

Allâh’ın kendi kendine sevgisi, zât-ı ilâhîyyenin bir özelliğidir. Allâh kendi sıfatlarını sever; kendi kemâlini sever; kendi cemâlini sever. Bu sevgi ezelîdir; mahlûkât yaratılmadan önce de vardı. Yaratıldıktan sonra ise, mahlûkâtta tezâhür etti. İnsân, Allâh’ın bu kendi kendine sevgisinin en mükemmel tezâhür yeridir. Çünkü insân, Allâh’ın isimlerinin hepsinin tecellî yeri olarak yaratılmıştır.

İnsân — Allâh’ın Halîfesi ve Aynası

Kur’ân-ı Kerîm’de buyurulmuştur: «Ben yeryüzünde bir halîfe yaratacağım.» Halîfe — Allâh’ın yeryüzündeki temsîlcisi. Bu halîfelik, insânın Allâh’ın isimleriyle tezâhür edebilmesi anlamına gelir. İnsân merhamet eder — er-Rahmân isminin yansıması. İnsân kerîm olur — el-Kerîm isminin yansıması. İnsân âlim olur — el-Alîm isminin yansıması. Bu yansımalar, Allâh’ın kendi cemâline aynasıdır. Allâh insânda kendi cemâlini görür; ve onu sever.

Mü’min Allâh’ı Sever — Karşılıklı Bir Aşk

Allâh insânı sevmekle yetinmez; insânın da Allâh’ı sevmesini ister. Bu, karşılıklı bir aşk olur. Mâide Sûresi 54. âyette buyurulmuştur: «Allâh onları sever, onlar da Allâh’ı severler.» Karşılıklı sevgi — yaratılışın asıl gâyesi. Bu sevgide hem Allâh hem kul sevinir. Allâh kendisini sevdiren bir kul yaratmış oldu; kul ise sevilmeye en lâyık olanı buldu. Tasavvuf, bu karşılıklı sevgiyi yaşamanın yoludur.

Velîler — En Çok Sevilenler

Allâh’ın insânda kendi cemâlini görmesinin en kemâl şekli, velîlerdedir. Velîler, Allâh’ın isimlerinin en mükemmel tezâhürleri olduklarından, Allâh onları en çok sever. Hadîs-i kudsîde buyurulmuştur: «Kulum bana nafilelerle yaklaşmaya devâm eder; ben de onu severim. Sevdiğim zamân onun kulağı, gözü, eli, ayağı olurum.» Yâ’nî velînin bütün âzâları Allâh’ın âzâları olur. Bu, en yüksek karşılıklı aşkın tezâhürüdür. Allâh muhâfaza eylesin; bizi de Allâh’a âşık velîlerden eylesin.

Kaynak: Mustafa Özbağ Efendi — Sohbet Kaydı. Tasavvuf hakkında daha fazla bilgi. İlgili Sözlük Terimleri: Aşk, Halîfe, Zât. → Tasavvuf Sözlüğü