Hz. Pîr Aşkı Allâh’a Atfeder — Çünkü Asıl Sevilmesi Gereken Allâh’tır
Aşk ve cân — her ikisi de gizli ve örtülüdür. Hz. Pîr Mevlânâ’nın burada aşktan kasdettiği maşûktur; yâ’nî sevilendir. Hz. Pîr «maşûk» derse veya «aşk» derse, kullanmış olduğu cümleye göre çoğunlukla Allâh’a atfeder. Çünkü en yüksek derecede sevilmesi gereken Allâh’tır; aşkın en üstün konusu Allâh’tır.
Aşk ve Cân — Gizli ve Örtülü
Aşk ve cân, ikisi de gizli ve örtülüdür. Çünkü ikisi de mâddî olmayan, görünmeyen hakîkatlerdir. Cânın yerini fizikçiler bile gösteremez; aşkın yerini psikologlar bile bilemez. Bu iki gizli hakîkat birbirine benzer; ve birbirine bağlıdır. Aşk olmayan cân, hayât bulamaz; cân olmayan aşk, varlık bulamaz. Bu yüzden tasavvufta aşk, cânın hayât kaynağı olarak görülür.
Maşûk — Sevilen
«Maşûk» Arapça «sevilen» mânâsına gelir. Tasavvufta «âşık» seven kul; «maşûk» sevilen Allâh’tır. Hz. Pîr şiirlerinde, sohbetlerinde maşûk dediğinde, çoğu kez Allâh’ı kasdeder. Bâzen de Hz. Peygamber’i kasdeder; çünkü O da Allâh’tan sonra en çok sevilmesi gereken zâttır. Velîler de seviledirler; ama onlar maşûk değil, vesîledirler. Asıl maşûk Allâh’tır.
En Yüksek Sevgi — Allâh’a Olan
En yüksek derecede sevilmesi gereken Allâh’tır. Çünkü Allâh, sevginin asıl ve mutlak kaynağıdır. Diğer bütün sevgiler O’ndan gelir; ve O’na döner. Anne sevgisi, baba sevgisi, eş sevgisi, çocuk sevgisi — hepsi Allâh’ın «el-Vedûd» isminin tecellîlerinin yansımalarıdır. Bu sevgilerin aslı Allâh’tadır. Bu sebeple en akıllı kul, sevgisini direkt asıl kaynağa yöneltir; Allâh’ı sever.
Diğer Sevgiler — Allâh Sevgisinden Bir Pay
Diğer sevgiler Allâh sevgisinden bir paydır. Hadîs-i şerîfte buyurulmuştur: «Allâh rahmetini 100 parçaya böldü; 99’unu kendinde tuttu; 1 parçasını dünyâya gönderdi. Bütün anne sevgisi, baba sevgisi, kardeşlik sevgisi, hayvanların yavrularına olan sevgisi — hepsi bu 1 parçadandır.» Yâ’nî dünyâdaki bütün sevgi, Allâh’ın yalnız 1% rahmetinin yansımasıdır. Asıl 99 hala Allâh’ta. Bu hesabı yapan kul, Allâh’ı her şeyden çok sever.
Hakîkat ve Muhabbet — Birlik
Hakîkat ve muhabbet birdir. Hakîkat — varlığın özü; muhabbet — varlığı bağlayan güç. Bu ikisi birleştiğinde, mü’min Allâh’ı bilir ve sever. Bilmek tek başına yetmez; sevmek de gerek. Sevmek tek başına yetmez; bilmek de gerek. İlim ve aşk — kuşun iki kanadı gibidir. Tek kanadla uçulmaz. Allâh muhâfaza eylesin; bizi hakîkat bilgisi ve muhabbet aşkıyla yaşatsın.
Kaynak: Mustafa Özbağ Efendi — Sohbet Kaydı. Tasavvuf hakkında daha fazla bilgi. İlgili Sözlük Terimleri: Aşk, Muhabbet, Hakîkat. → Tasavvuf Sözlüğü
Ek kaynaklar:
- Kur’an-ı Kerim, Nahl 16/125; hikmet ve güzel öğütle davet ilkesi.
- Kur’an-ı Kerim, Ahzab 33/21; Resulullah’ta güzel örnek oluşu.
- Nevevi, Riyazü’s-Salihin, takva, ihlas ve güzel ahlak bölümleri.
- İmam Gazali, İhya-u Ulumi’d-Din, kalp terbiyesi, ahlak ve ihlas bölümleri.
- Buhari, İman ve Rikak bölümleri, niyet, ihlas ve ahlak rivayetleri.
- Müslim, Birr ve Sıla bölümü, güzel ahlak ve kardeşlik rivayetleri.
- Tirmizi, Birr ve Sıla, zühd ve deavat bölümleri.
- Nevevi, Riyazü’s-Salihin, ihlas, takva, zikir ve güzel ahlak bölümleri.
- İbn Hacer el-Askalani, Fethu’l-Bari, ilgili Buhari rivayetlerinin şerhi.
- Kuşeyri, er-Risale, tasavvuf adabı, hal ve makamlar bahisleri.