İnsanların manevi bilgileri olmadan bir velinin konusunda Mustafa Özbağ Efendi sohbeti. Bu yazıda İnsanların manevi bilgileri olmadan bir velinin hakkında tasavvuf perspektifinden önemli bilgiler ve değerlendirmeler bulacaksınız.
Bir. Veli’nin velilini genel olarak insanların tartıp ölçmesi çok zor bir sebep manevi bir bilgiye ihtiyaç var manevi bilgi bunun ne ile alakalı. Bu kalple alakalı rüya ile alakalı. Eğer kalbi. Harekete geçmiş ise onun kalbine ilham geliyorsa 4 makama geldi oturdu o kimse kalbine ufak tefek ilham gelmeye başladı o kimse karşıdaki kimsenin üç aşağı beş yukarı. Ne oldu. Ne olmadığını. Kalbine bir ilham gelirse. Allah ona bildirirse onu. Normalde bilir şimdi ondan aşağısı ne olması lazım. O kim senin. Rüya hali olması lazım rüyasında görmesi lazım rüyasında ona denmesi lazım ki bu. Veli değildir. Bu mürşid-i. Kamil değildir ama bu da onun kendisini bağla der ki benim mürşidim değilmiş bu bakalım benim mürşidim değilmiş işte tamam. Başka. Bir.
İnsanların manevi bilgileri olmadan bir velinin Hakkında
mürşit arayacak şimdi insanlarda bu iki ilim de yok o zaman. Ne yapacak o zaman şeriata bakacak çevreyi. Ata göre o zaman şeriata göre karşısındaki bir kimsenin mürşid-i. Kamil olup olmadığını. Veli olup olmadığını şeriata görürsek önce diyecek ki işte namazını kılıyor mu orucunu tutuyor mu zekat verebilecek noktada mı zekatını veriyor mu olmazsa olmaz farzlarını inceleyecek olmazsa olmaz farzlarını inceledikten sonra nafilelerine bakacak. Örneğin. İşte bu bütün tarih boyunca bu büyük bir hastalıktır dinden mi geçiniyor. Bakın bu tarih boyunca büyük bir hastalıktır ve bütün. Kur’an’daki ismi geçen peygamberlerin hepsinin ağzından. Cenâb-ı. Hak. Der ki biz ücretimizi. Allah’tan istiyoruz peygamberlerin ağzından bizim ücretimizi. Allah verecek. Bu konuda bir çok ayeti kerime vardır dinin dini çalışmaların karşılığının. Allah’a ait olduğunu.
bunlar dini istismar etmezler para toplanmazlar para istemezler kendi özel işlerini yaptırmazlar. Örneğin yaptırıyorsa ücretini verirler şimdi bu tarih boyunca en büyük handikap bu olmuş. Örneğin. İşte bu kimse manevi olarak rüya halinden anlıyor mu manevi olarak. Hani umurda dervişlerin arasında bir kimse. Rüya gördüğünde rüyasını kime anlatıyor kim tevil ediyor birisi hal gördü hali kim tevil ediyor dervişlerin arasından. Esma alan var mı dervişlerinin arasından rüyalara açık olanlar var mı şeriata. Bunları araştıracak ai. Tamam bunlardan da bir sıkıntılı olan bir durum yok ha. O zaman onun için bakın şeriatan. Evet bu. Veli olabilir bu. Mürşit olabilir. Ben rüyamda görürsem onun mürşitliğine kendimce bir delil olur hüccetli. Bir. Rüya görsem. Ben ona intisap ederim diyecek. Böylece ne olacak o.
İnsanların manevi bilgileri olmadan bir velinin Sohbeti
kimse bir veliye intisap etmiş olacak. Şimdi bunlar da konuşulmuyor bugün toplumda. Bir de bizim. Anadolu topraklarında tasavvufa karşı işte tarikata karşı suufiliğe karşı öyle bir cephe açtılar ki ben. Müslümanım diyen kimse dahi bu cepheleşmenin içerisinde adam mesela. Veli düşmanı tarikat düşmanı sufilik düşmanı. Oysa hadisi. Kutsi de kim. Benim. Veli kuluma. Savaş açarsa. Ben de ona. Savaş açarım diye adeti. Kutsi varken insanlar bu sufilik yoluna. Allah’ı sevme yoluna. Allah’a hakkıyla kul olma yoluna düşman oluyorlar. Bir de o yolda yürüyenlere de düşman oluyorlar bu öyle bir düşmanlık ki bir de işte senin tarikatın benim tarikatımı döver. Bir de öyle düşmanlık var bunlar cehaletin kol gezdiği şeyler birisinin şeyhine laf söylemek onu böyle aşağılamak onu kötülemek bir cemaate.
laf söylemek onun kötülemek onu aşağılamak toplumun içerisinde büyük bir iş oldu sanki. O çok iyi bir. Atatürkçü o tarikatlara karşı şehrlere karşı o çok iyi bir. Müslüman bütün tarikatlara karşı bütün şeyhlere karşı o mükemmel bir. Müslüman öyle bir mükemmel. Müslüman ki ondan daha iyi bilen yok o yüzden bütün tarikatlar bütün. Şehitler bütün sufiler kötü kaka. Ancak o iyi bütün tarikat ehli işte şeyhlerini ilan edilmiş. Tanrı şeyhinizi bunlar hep benim duyduklarımınla bana da söylenenler. Bunlar. Ben 35-36 yıldır. Bunlarla uğraşıyorum ya bana da söylenenler. Sen istediğin kadar böyle bunları konuş karşındaki kimse. Yunus’un tabiriyle bir. Karataş diyor ya sen bir kara taşsın denizin içine düşsen de su almazsın ya. Çünkü ehl-i tasavvufa ehli zikre ehli veliye laf.
söyleyen kimsenin kalbin bakın kalbim mühürlenir bunun açık net söylüyorum o. Kimse laf söylediği o veliden o. Mürşidi kamilden laf söyledi veliden mürşid-i kâmil’den helallik almadan bu alemden göçerse imanı tehlikede gider bu kadar tehlikeli bir şeydir.
İlgili Sohbetler
- Silsilen dayanıyorsa Muhammed-i Mustafa’ya, ilmini, bilgini gelecek nesillere an
- Peygamberlerin varisi olan veliler ve Cenâb-ı Hakk’ın o velilere ilham ettiği ay
- w Manevi alem boşluk kabul etmez, Allah’ın velileri eksik olmaz
Tasavvuf hakkında daha fazla bilgi için Tasavvuf – Vikipedi sayfasını ziyaret edebilirsiniz.
İnsanların manevi bilgileri olmadan bir velinin konulu bu sohbet Mustafa Özbağ Efendi tarafından gerçekleştirilmiştir. Daha fazla İnsanların manevi bilgileri olmadan bir velinin sohbeti için sitemizi takip edebilirsiniz.