Edep Adap

Her bölgenin kendine göre adabı erkanı vardır, işleyişi farklıdır

Her bölgenin kendine göre adabı erkanı konusunda Mustafa Özbağ Efendi sohbeti. Bu yazıda Her bölgenin kendine göre adabı erkanı hakkında tasavvuf perspektifinden önemli bilgiler ve değerlendirmeler bulacaksınız.


Efendim oradaki halifeye. E bunu nasıl yapıyorsunuz dediğinizde. Üstadımız bunu böyle yapıyor demekte bir beis var mıdır yok bunu böyle yapalım dediğinde abi. Üstadımız bunu böyle yapıyor dergahta. Üstadımız dahan bunu böyle öğrendik demekte bir sakınca var mıdır yok bir sıkıntı yok y moda mod tabi olmak gerekir mi. Üstada tabi olunduğu gibi yok normalde. Şimdi ben ayrıştırmayı hani güzel yaparım dedim ya şimdi ör buranın kendine göre bir stili sistemi var bir gidişatı var. Ondan sonra o sistem o gidişat devam ediyor. Tabii o da azimi de şu anda iyi bir durumda birkaç. Çıtı var. Böyle konuşmak istemem. Bazı şeylerde ama normalde hani o da böyle bir mesela gelip oluyor gelirken bütün her o yapacak. Meydan ona ait dedim.

Her bölgenin kendine göre adabı erkanı Hakkında

ben orada. Ona tabi olunur sıkıntı olmaz. Bunu böyle yapacağız arkadaşlar dediğinde yapılır veyahut da işte diyelim ki. Adnan geldi oraya herkes. Adnan’a tabi olacak. Orada dediğimde. Adnan bunu böyle yapacağız dedinde herkes onu öyle yapar. O işte. Efendi bunu böyle yapıyordu denmez ona. Adnan oranın o gün. Hem şeyhi hem. Piri hem velisi orada bir vazife var. Çünkü ben çok böyle ayrıştırır karışmam da mesela. Örneğin işte. İstanbul’un zakiri. Ertan ben karışmam. Ertan’ın işine ama normalde ertan’ı oraya. İstanbul zakiri olarak tayin etmişim atamış onu oraya. Ertan dese ki şu ders burada olacak bu ders burada olacak şurası şöyle olacak burası böyle olacak öyle olur. Ben oraya ben illere ilçelere bir yere birisini atadı. İsam orada çok işine karışmak.

istemem. Çünkü her tarafın kendine göre bir adabı erkanı. Vardır her tarafın açar açması vardır bir başka zakirin de oraya karışmasını istemem sebep işte örnek diyorum. İstanbul’un işleyişi ayrıdır. Çanakkale’nin işleyişi ayrıdır. İstanbul. Çanakkale’ye karışmaya başladı mı. Çanakkale’nin işleyişi bozulabilir veyahut da işte. İzmit. Sakarya. İzmit işte. Cemil orada işleyişi ayrıdır oranın karakteristik özelliği vardır. Bak her yerin karakteristik özelliği oradaki. Zakir. Çavuş oradaki koşanlarla oluşur şeyhin karakteri vardır orada ama orada şeyhin karakteriyle zakirin karakteri harmanlanır orada bu reddedilmez bir şeydir. Öyle olunca. Tabii bu şeyhin adabına erkanına riayet etmemek reddetmek karşı gelmek değildir. Bu ama. Örneğin işte. Çanakkale’de şimdi bir yer. Orada tesis oldu. Bir yer açıldı şimdi mahalleyi orası tanıyor evleri onlar tanıyor oradaki gelen giden. Onlar.

Her bölgenin kendine göre adabı erkanı Sohbeti

tanıyorlar oradaki dervişlerin tamamını. Onlar tanıyorlar kim. Derviş kim. Derviş değil. Onlar tanıyorlar şimdi. Öyle olunca. Normalde orın işleyişine. Sen. Şeyh de olsan manevi bir işaret olmadığı müddetçe karışmayı yeğlerim ben derim ki ben karışmam dersi. Yaparım zulla yaparım çıkarım. Çünkü. Örneğin bir kimse vardır yeni geliyordur daha. Onlar ona göre davranıyorlardı ona göre farklı bir ona çizgi koymuşlardır or ın işleyiş didir o yüzden onu normalde hani müdahalede bulunmak çok hoş bir değildir oradaki işleyişi baltalayan körelir işleyişi farklı bir noktaya götürebilirsin. İşte biz burada. Yarım saat 45 dakika. Zikrullah yapıyoruz. İyi işte bir arkadaş geldi şimdi. Çanakkale’de. Örneğin illaki 45 dakika burada ders yaptıracağım diye uğraştı ama oranın işte dervişleri 15 dakika 20 dakikaya alıştı 15-20 dakikada ders.

yapıp dağılıyorlar orada 45 dakika ders yapacağım dersen oranın işleyişini bozuyorsun veyahut da bir yerde. Mesela işte. Dışarı çıktığımda 11’de dersi. Bitiririm en geç kendimce derim ki. Herkesin işi var gücü var evi var. Çoluğu var çocuğu var bekleyeni var ben 11’den ce bitiririm dersi kalkarım o. Herkesin bir ev hayatı var iş hayatı var onları etkilememek o kendi düzenim o düzeni tuttururum orada ama başka bir kimse geldi orada ik saat ders yapacağım diye uğraşıyor oranın düzenini. Boza. O yüzden böyle müdahalede bulunmamak daha hoş ama. Üstat bir şeye şer düşer emreder bunu böyle yapacaksınız der o zaman akan sular durur keskin bıçak gibi her biter bunda. Yapılacak bir kalmaz. Ama mesela azimi gelse. Şimdi burada herkese her şeye.

Örneğin yapar bütün programı ona bıraktım. Ben mesela dedim ki geli bulduk bütün her sana ait orada herkes ona şeyhe tabi olur gibi. Tabi olur. Örneğin e geldi. Cafer’e dedim ki. Cafer gitti geli buradaki. Bütün her şeye. Bak et. Orası sana et dedim. Cafer gelir. Orada her karışır. Örneğin bu. Normalde o zaman olarak. Hiyerarşik olarak da. Kimse ona bir demez bunun gibi mesela işte yaptığımız. Horasan tören. E şeye dedim ki ben ne o azimiye dedim ki. Baştan sona sana et derim o da öyle yapıp da nefsini uyup da havalara uç şimdi. Allah için çok güzel bir tevazu örneği gösterdi herkese bakın. Herkese çok güzel bir tevazu örneği gösterdi rabbim cümlemize edep adap nasip eyle inşallah amin.

İlgili Sohbetler

Tasavvuf hakkında daha fazla bilgi için Tasavvuf – Vikipedi sayfasını ziyaret edebilirsiniz.

Her bölgenin kendine göre adabı erkanı konulu bu sohbet Mustafa Özbağ Efendi tarafından gerçekleştirilmiştir. Daha fazla Her bölgenin kendine göre adabı erkanı sohbeti için sitemizi takip edebilirsiniz.