Yusuf ayet 108. Ey Muhammed de ki işte benim yolum budur. Ben ve bana uyanlar insanları Allah’ın yoluna körü körüne değil basiretle davet ederiz. Allah’ı layık olmadığı şeylerden tenzih ederim. Ben müşriklerden değilim. O zaman o basiretin açık ise senin basiretin açıksa seni basiretle nasihat eden seni Kur’an ve sünnet dairesine Allah ve resulünün yoluna davet edeni tanırsın. Allah ve resulünün yoluna davet eden seni kendisine davet etmez. Seni Kur’an ve sünnete davet eder.
Seni zikrullah’a davet eder. Seni güzel ahlaklı olmaya davet eder. Takılın benim peşime demez. Takılın Kur’an ve sünnete der. seni kendisinin değil Allah ve resulünün yoluna davet eder. O yüzden Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerinin yolu tevhit yoludur. Ve peygamberi takip eden, sallallahu aleyhi ve sellem’i takip eden kimseler kendilerine yol biçmezler. Yol Kur’an ve sünnet derler. Kur’an ve sünnete davet ederler. Benim şeyhim böyle yapardı, ben de böyle yaparım.” demez.
Der ki, “Kur’an bunu böyle söyler. Sünnet-i Resulullah böyle söyler. İmamların içtihadı böyledir. İlk sufilerin sözü, yolu budur” der. Onları oraya davet eder. Ama insanların büyük bir çoğunluğu bu davete icabet etmez. Çünkü bu nefsine ağır gelir insanların ve çürük elmalardan dolayı onu da çürük elma statüsünde koyar. Bunu kasıtlı olarak yapar. Nefse ağır gelir. Çünkü nefse ağır geliyordu beni İsrail Yahudilerine. İsa Aleyhisselam’ı peygamber olarak kabul etmiyorlardı.
Hazreti Peygamberi takip edenler Hakkında
Nefse ağır geliyordu. Çünkü daha önceki peygamberlere de onlar kabul etmemişlerdi. Sebep nefse ağır geliyordu. Çünkü onlar Allah’ın hükmüyle hükmetmeye çalışıyorlardı. Oysa onlar altını çizerekten söylüyorum o günkü din alimiyiz, din adamıyız diyenlerin hükmüne tabi oluyorlardı. Peygamberin hükmüne tabi olmuyorlardı. O zaman için bir din hiyerarşisi oluşmuştu. O din hiyerarşisi yeni bir peygamberi kabullenmiyordu. Çünkü yeni bir peygamber demek o hiyerarşinin yıkılması demekti.
O para dükkalığının, o güç dükkalığının yıkılması demekti. Hazreti Muhammed Mustafa o günkü Mekke’deki Mekke’deki ekonomi para dükkalığını, güç dükkalını yıkmıştı. Ve eğer ki bugünkü bir Müslüman para dükkalına soyunduysa, güç dükkalına soyunduysa, kalabalık dükkalığına soyunduysa o seni Allah ve resulüne davet etmeyecektir. O seni kendisine davet edecektir. Ve insanlar ne yazık ki Adem’den itibaren hakla batılı ayırt etmekte heva ve heveslerine uymuşlardır.
O yüzden çoğunuz iman etmez der. Kur’an çok azınız iman etti der. Çünkü bu nefse ağır gelir. Tevhit dini. Tevhit insanlara ağır gelir. Hakikat insanlara ağır gelir. Çünkü insanlar nefis itibariyle rahatlarına düşkündür. Uykularına düşkündür. İnsanlar mücadeleye, savaşmaya, eee, bu konuda cihat etmeye elverişli değillerdir. Kendilerince nefislerine düşkün olduğundan Musa’nın kavmi gibi derler. Derler ki, “Biz savaşıcı değiliz. Sen git rabbinle, sen kendin savaş.” Musa’nın kavmi öyle dedi.
Hazreti Peygamberi takip edenler ve Önemi
Bu pis Yahudiler Musa’ya öyle dediler. Ve Musa Aleyhisselam yeni bir cedit, bir kavim gelir. Onlar dedi bu cihadı ele alırlar. O yüzden hakikat yolu dikenlidir. Hakikat yolu zordur. Hakikat yolu kolay değildir. Hakikat yolunun ızdırabını, zorluğunu gören nefis o yoldan dışarı çıkmaya çalışır. Oraya girmeye çalışmaz. Bahanesi de nedir? Filancaları görmüyor musun böyleler? Pişmancaları görmüyor musun böyleler? Bunların da böyle olmadığı ne malum? Siz bu adamın peşinden gitmişsiniz ama onun ne olduğunu biliyor musunuz?
Sen biliyor musun be ahmak? 38 yıl bizle beraber mi yaşadın? Ama onlar hakikat yolda gidenleri de ne yaparlar? yoldan çıkarırlar.
Kaynak
Bu metin, Mustafa Özbağ Efendi’nin sohbet kaydından yazıya aktarılmış ve düzenlenmiştir. Orijinal video kaydı yukarıdaki YouTube oynatıcısından izlenebilir.
İlgili Sohbetler
Daha fazla bilgi için Tasavvuf hakkında kaynaklara göz atabilirsiniz.