Hal, sürekliliği olmayan geçici manevi durumlardır konusunda Mustafa Özbağ Efendi sohbeti. Bu yazıda Hal, sürekliliği olmayan geçici manevi durumlardır hakkında tasavvuf perspektifinden önemli bilgiler ve değerlendirmeler bulacaksınız.
Hali. Ben hep öyle tarif ederim bilirsiniz. Geçici bir şeydir kalıcı bir değildir. Biz buradan çıktık buradaki hal bitti geçti veya. O esnada siz gözünüzü yumuk veya açık bir. EST anene gördünüz haldi geçti bitti insan onu tekrar arar bulamaz çünkü bütün hallerin. Hepsi de geçicidir ama. Normalde bu dervişlikte. Sufi için o kimsenin iç mekanizmasının farklı çalışmasından kaynaklanır bunun için. Normalde hani o. Sufi adayının o içsel yolculuğunun başlaması yolculuğunun yürütmesi lazım bu gördüğümüz zahiri hal. Az önce benim dediğim içsel manevi siz burada otururken veya ben burada otururken. Ben normalde bu beyitleri okurken eğer herhangi bir manevi ayrıyeten ayrı bir perdede görüyorsam onu. Bu da geçici bir hal ama o normalde aklını reddettiği aklın bu işin içerisinde çıkmakta.
zorlandığı bir hal onu. Ancak orada manevi bir söz kelam bir görüntü olduğunda. Onu idrak eder onu hıfs eder çünkü onunla alakalı bir bilgi verilmedi ona bir bilgi verilmediği için ne yapar onu öylece. Hıfz eder onu analiz de edemez onunla alakalı bilgisi yok çünkü bu hal kavramı bu manada detaylı bir şekilde incelenmesi gereken bir şeydir bunu genelde. Hani tarikat ehli. Ben sufiler le tarikat ehlini ayırırım ya tarikat ehli bu detaya inmek istemez fazla. Çünkü bu. Kimisi bunları böyle konuşmayı. Arzu etmez kimisinin de bilgisi yoktur teknik bilgisi yoktur teknik bilgisi olmayınca da bunları konuşmaz veyahut da onda manevi bir hal de yok manevi bir hal olmadığı için de bunları konuşamaz. Onun bir manevi hal görürse. O zaman.
o kimse bunları konuşabilir. Eğer manevi bir hali yok ise onun bunları konuşması da mümkün değildir o yüzden hal bu manada bunu böyle bir kenara not alın. Sürekli olmayan geçici manevi durumlardır bakın sürekliliği olmayan geçici manevi durumlardır bu. Normalde. Dervişler veya. Sufi adayları bunları anlık yaşarlar anlık bunları anlık yaşadıkları için bu. Normalde o kimseyi o kimsenin. Allah’a yaklaşma yolunda böyle manevi işaretler gibidir. Bunlar ama hiçbir zaman kalıcı değildir geçicidir bazen. Derviş. Kardeşler onların kalıcı olmasını isterler bu makama aittir bu. Normalde o. Henüz daha hal yolunda yürüyor o gelip geçecek bazen. Hani. Zikrullah esnasında görmüş olduğu hal saniyelerle ölçülebilir hani bir anda. Geylan. Hazretleri gelir bir sürü yapar orada ama o anlık bir meseledir geçer o tekrar.
Hal, sürekliliği olmayan geçici manevi durumlardır Hakkında
onun yeniden yaşamasını ister mesela o hal dervişi o gördü ya onun üzerine odaklanır işte gözünü yumar sıkar kendini devam etsin der. Ben de bağırırım oradan ya gelir geçer o bir. Demdir arama arkasından koşmanın sebep geldi yürüdü gitti. Sen onun arkasına koşarsan aldanırsın. Zikrullah hal için yapılmaz sufilik hal için yaşanmaz. Allah’a yaklaşmak içindir derdimiz. Allah’ı sevmektir derdimiz hal yaşamak değildir. Eğer hal yaşamaya odaklanırsan bir kimse yolda kalır aldanmış olur lazım mıdır. Sufi. Normalde. Allah’a yaklaşma yolunda bunlar bunları önemser. Ama sufinin kendisi önemser ama yol için bu önemli değildir bakın yol için önemli olan istikamet sahibi olup. Allah’a yaklaşma yolunda. Allah’ı sevme yolunda gitmesidir hal bu manada. Allah’ın bir lütfudur lütfu bu. Normalde. Allah’ın lütfu olduğu için.
bir. Derviş bunu veya bir sufi bunu kendi çalışmasının bir ürünü kendi çalışmasıyla gelinen bir nokta olarak görürse aldanır yine. Kaybedenler kulübüne gider kaydolur bu sufilik. Yolunda her ne yaptıysan sana. Allah’ın lütfudur. Sen. Allah’a kulluk yolunda iyilik olarak. Güzellik olarak. Allah’ın emirleri olarak ne yaptıysan bu. Allah’ın lütfu ikramı ihsanıdır. Senin çalışmana çalışmakla elde edebileceğin bir değildir tembellikle de sana gelmez bikle de gelmez o zaman bu gayrete tabidir ama senin gayretinin karşılığı değildir. Sen çünkü karınca gibi adım yürürsün karınca gibi bir adım atarsın. Cenâb-ı. Hak keyfiyeti sana sanki 100 b000 adım atmışsın gibi lütfeder bu. Allah’ın lütfudur senin karınca yürüyüşüne bağlı değildir. Bu veyahut da sen çok özür dilerim. İşte birisi veyahut da bir yere bir kuruşluk.
tasadduk etmişsindir. Cenâb-ı. Hak sana akıtır bu. Normalde senin yaptığının karşılığı değildir. Bu. Allah’ın lütfu ikramıdır sen be tane hadis okursun 5 hadis okumuşsundur kendince ezberinde 3 hadis vardır be hadis vardır. Allah için konuşmaya başlarsın senin hıfzına 5.000 hadis gelir lazım olan ne varsa gelir bu. Allah’ın lütfudur sana bu. Allah’ın ikramıdır sana bu ticarette de aynıdır sufilikte de aynıdır bu her alanda o aynıdır bir şeyi. Sen kendinin yaptığının karşılığı olarak görürsen. Allah muhafaza eylesin. Kibre düşmüşü nür nankörlerden olursun hiçbir senin yaptığının karşılığı değildir. Sana gelen iyilikler. Allah’ın lütfu ikramıdır onun ihsanıdır kendi katından meccanen sana verdiğidir karşılıksız verdiğidir. O yüzden hal. Allah’ın bir lütfudur. Senin buraya gelmen de bir haldir bu. Allah’ın lütfudur maça da gidebilirdim.
bugün örnek veyahut da başka bir yere de gidebilirdim bugün oturup kafe mi yok. Dolu gidip orada oturabilirsin evinde rahat da oturabilir. Hatta derdin. Oh telegram’da veyahut da. YouTube’dan canlı yayında var. Oradan da dinlerim ben ya evde oturayım ne olacak ki bu sıcakta şimdi git. Orada iki dizinin üzerinde otur. Ondan sonra işte birisi konuşacak. Sen dinleyeceksin. Bir de canı sıkılırsa 20 dakikada konuşup kalkacak gidecek bir de tutturmuş. Hastayım diye işte bizleri de öyle kendi kendine algı yapacak gidecek örnek nefis böyle insana vesvese verir otur evde. Yar saat için gitme oraya der mi der. İşte bu. Normalde insanın. Allah yolunda koşması. Allah yolunda yürümesi bunun altını çizin. Lütfü ilahidir hiç kimse bunu kendi nefsinde. Ben yaptım. Ben.
Hal, sürekliliği olmayan geçici manevi durumlardır Sohbeti
ettim böyle konuşmasın veyahut da bir kimsenin ticareti. Lütfi ilahidir bir kimsenin kazancının helal olması. Lütfü ilahidir bir kimsenin kazancının ona yetmesi. Lütfi ilahidir onun artması. Lütfi ilahidir bir kimsenin ilminin artması. Lütfi ilahidir bir kimsenin manevi ilmi. Lütfü ilahidir. O yüzden bilhassa sufiler başlarına gelen herhangi bir şeyi. Lütfi ilahi olarak görürler. Bu dert olabilir bu gam olabilir. Bu hastalık olabilir bu ne bileyim. Herhangi bir keder olabilir bu sıkıntı olabilir bu dermansız hastalık olabilir bir sufi için bu. Lütfi ilahidir. Sufi her şeyini üzerinde olan her şeyi bir hal olarak görür geçicidir. Çünkü sıkıntı geçicidir hastalık geçicidir problem geçicidir dermansızlık geçicidir başınıza gelen iflas geçicidir üç tane iflas geçir insan var burada karşınızda geçicidir zulüm geçicidir bakın geçicidir.
Eşin sana zulm eder geçicidir evladın sana zulmeder geçicidir. Annen baban sana zulmeder geçicidir. Sen kendi nefsine zulm edersin geçicidir. Patron sana zulmeder geçicidir işçi sana patrona zulmeder geçicidir sokakta sana zulmederler geçicidir bakın. Hepsi de bir haldir çünkü. Güneş bu sabah doğar geçicidir. Akşama batar. Biz battı olarak görürüz geçicidir bakın geçicidir sabah geçti gitti. O da bir haldi geçti gitti. Dün geçti gitti 3 yıl öncesi geçti gitti 5 yıl öncesi geçti gitti geçti bakın haldi. Çünkü bir haldi o yüzden bu zaman zarfında hayatının içerisinde yaşadığın olumlu olumsuz her ne var ise başına gelenleri. Sen. Bir. Allah’ın lütfu olarak görürsen. Allah’la barışık yaşarsın ve başına gelen hadiselerle de barışık yaşarsın ama bunları. Allah’ın lütfu görmezsen. Allah’ın ikramı.
görmezsen sende kabız hali olur sende kabız hali olunca daralırsan sen daralınca yol alamazsın hiçbir noktada ne zaman ki başına gelen her hadiseyi bir lütuf olarak gördün o zaman yol alırsın bir başkası sana üzülür. Sen de zaman içerisinde. Üzülürsün üzüntü de haldir bakın haldir eşin terk eder seni haldir geçicidir çocuğun seni terk eder haldir geçicidir. Hepsi de geçicidir bu dünya bir haldir geçicidir büyük olarak. Bakın şimdi dünya hayatında bir haldir geçicidir birey olarak sen kendin dünya hayatı. Yaşıyorsun. Bu dünya hayatı geçicidir ben kendi. Nefsime sorayım. Nerede benim annem nerede benim babam nerede benim şeyhim geçicidir. Hani bir tarafına haz. Hasan bir tarafına hazet. Hüseyin oturdu. Ne kadar seversen sev bir gün ayrılacaksın dedi. Cebrail. Aleyhisselam geçicidir.
bakın geçici bu dünya hayatı da geçici böyle gördüğünüz zaman zaten. Kemale. Erer olgunluğa erersin.
İlgili Sohbetler
- Allah’ı zikir insanın gerçek manada kalbinin halini orta yere koyan en büyük iba
- Dervişlerde kabz hali
- Hazreti Mevlana’nın gördüğü manevi hal
Tasavvuf hakkında daha fazla bilgi için Tasavvuf – Vikipedi sayfasını ziyaret edebilirsiniz.
Hal, sürekliliği olmayan geçici manevi durumlardır konulu bu sohbet Mustafa Özbağ Efendi tarafından gerçekleştirilmiştir. Daha fazla Hal, sürekliliği olmayan geçici manevi durumlardır sohbeti için sitemizi takip edebilirsiniz.