Mürşid-i Kamil

g Mürşidi Kamilin sözüne şerh düşülür mü?

g Mürşidi Kamilin sözüne şerh düşülür mü? konusunda Mustafa Özbağ Efendi sohbeti. Bu yazıda g Mürşidi Kamilin sözüne şerh düşülür mü? hakkında tasavvuf perspektifinden önemli bilgiler ve değerlendirmeler bulacaksınız.

https://www.youtube.com/watch?v=oiZfTebYo

Bu bir mürşid-i kâmil’in sözünü kendince yorumlama ya da şart düşmeye bir örnek verir misiniz eğer böyle bir uyumumuz varsa nasıl kurtulabiliriz söz belli şunu şöyle yapın the bunun haricindeki. Herşey. Şah her heva. Heves. Bu nasıl bir örneklerin çok basit bu böyle buradan mu koltuktan kalk. Bu koltuğa otur dedim o kimse o koltuktan kalktı sandalye gitti oturdu ya sandalye kastetmiştir dedi heva hevesine oyna. Bunu bazen arkadaşlara şöyle söylüyorum. Ömre deyiz. Allah rahmet eylesin. Şeyh. Efendi o zaman üç aylığına gitti dedim. Onlar bizden önce gitti. Biz de. Ümre ziyaret için. Medine’de buluştuk işte bir akşam namazına. Şeyh. Efendi gelmedi. Ben bunu hep söylerim ha mi. Yatsıya da gelmedi tedavide gelmedi biz. Yatsıdan sonra gittik birkaç arkadaşlar bugün.

g Mürşidi Kamilin sözüne şerh düşülür mü? Hakkında

yatıyor. Hasta olmuş ya işte biraz konuştuk falan abone ol ne dedi. Buradan da camdan. Rutubet geliyor dedi koku geliyor oradan dedi bir. Ya arkadaş da orada bizim. Bursa’dan değil kokladı camı açtı hiç bir koku yok burada dedi. Ne var oğlum dedi ama okurken yok dedi döndü bana var mustafendi var. FM Bak şimdi biz üstadın var dediğini yok demem senin kınama sünnetin dışında mı değil. Kur’an’ın sünnetin içinde mi. Evet oradan o kokuyu duymuş olabilir mi. Evet. İstersen al olsun. Ama sen ona karşı çıkma. Ama sen onun şah. Düşme bu ve hatta. Ankara’ya gidiyorsun o dedi ki. Bilecik tarafından gidelim bu oraya ortada yolla o dedi ki. İzmit tarafından nedir dedi ki. Ankara hiçbir tarafından gidelim sen.

onu demeye. İnegöl bozuk üzerinden gidelim daha kestirmeliyim iyi. Sana soran oldu mu. Sen oradan demişti oradan gitse. Biz bunu böyle zaman yakın olan. Dervişler bunu yapar bunu böyle zakirler yapar. Çavuşlar yapar yakın dairede ki. Dervişler yapar. Ha kendilerince yağmurunu böyle demek istemiştir daha. Aslında doğru değildir ben sana yakın yolumu sordu sana uzak. Yolumuz. Ordu. Sana bunu nasıl mı yapalım diye sordu sana bir sormamış bunu böyle yap demiş yap bunu böyle zaman benim diğer. Zakir arkadaşlarla kardeşlerde de atışma olurdu var ya şöyle atışma olurdu şeyh efendi bir yerde dahaki bunu böyle yapın orada. Zakir illa şart düşsemde uğraşır dervişlere şart düşer orada da mesela diyelim ki işte camide toplanan mayın dedi var ya camide toplanmayı demiş.

g Mürşidi Kamilin sözüne şerh düşülür mü? Sohbeti

toplanma var ama o. Zakir ya o. Zakir. Çok biliyor ya o. Zakir baştan. İşte bu camide cami kastetti. Biz başka camide toplanabilir iz değil canım kardeşim ya sana camide toplanan mayın demiş ben şimdi diyorum ki ya canım kardeşim sen ne amaçlar düşüyorsun demiş ki camide toplanan mayın hiçbir camide toplanma. Sen ne amaçlar düşüyorsun bizim burayı kast etmemiştir ya. Senin orayı kast etmediyse özel sana söylemesi gerekirdi. Yok onu o özel bir. Zakir. Çünkü bunun gibi insanlar şart düşerler ve hatta işte kendini. Bilgiç gören. Dervişler kendini. Bilgiç gören zakirler kendi bir güç. Güven çavuşta kendilerince böyle şart düşerler bir şeye onu söylediğini işte reddetmiyor ama buradan gidelim diyor akıl veriyor ve hatta bunu böyle demek istedi diyor.

ve bunu böyle yapmak istedi diyor sana sordum mu kardeşim. Ama bu şart düşme sıkıntılı bir bu. Normalde dervişlerin de yolunu. Keser bu şart düşenin de yolunu. Keser. Bir. Üstat. Normalde onun şart düşse ne olacak düşme senin olacak bir kendileri zarar eder çünkü milli ve örnekli yorum. Efendim bakardı böyle hemen işte adam şart düşün kendi kafasından yapıyor. Ben o da hani dervişte gelir onu söyler. Bir de. Şeyh. Efendi’ye işte şöyle yapıyoruz yavrum evladım. Kim dedi. Bunu size de işte benim. Zakir imizde de kafasını sen vardı şeyh efendi zakire bir demiyor hani böyle. Gördün mü. Mustafa. Ne oğlum şeylik yapıyor zaten bu. Hem bu sıkıntılı bir durum. Çünkü bu. Zakiroğlu anlamadı zanneder ve attı. Derviş onu anlamadım.

zanneder ve attı o bir de ya. Kim. Derya. O bir de o şeye çok yakında benim. Her zaman söylediğim. Lafçı vardır. Hey yakın olan harfiyen uyuyacak o. Çünkü o yakınsın uyumadın. Şeyh anında tespit eder. Ben ona at dediğinde atacak o bak at dediğinde atacak tut dediğinde tutacak o ya ben o yüzden bu birinci bir şehrin etrafında bir hala. Kadınlarla erkekler önündeyiz. Akiller. Zakir olmayabilir de kim olursa olsun hiç. Onlar böyle şarkıyla düşmeyecek la like at demiş. At var ve hatta varsa bir. Bu konuda bir bildiğin bunu böyle yapsak olur mu der çok tatlı bir şekilde bir türlü şart düşme sıkıntılı bir durum. Allah muhafaza eylesin.

İlgili Sohbetler

Tasavvuf hakkında daha fazla bilgi için Tasavvuf – Vikipedi sayfasını ziyaret edebilirsiniz.

g Mürşidi Kamilin sözüne şerh düşülür mü? konulu bu sohbet Mustafa Özbağ Efendi tarafından gerçekleştirilmiştir. Daha fazla g Mürşidi Kamilin sözüne şerh düşülür mü? sohbeti için sitemizi takip edebilirsiniz.