Perşembe, 14 Mayıs 2026
YOLUMUZ NÜBÜVVET YOLUDUR

Mustafa Özbağ

İrşad & Tasavvuf · Resmî Site
Mürşid-i Kamil ·

Gerçek mürşid Allahtır

bu dinleyen iyilik ve doğru yolunda gider ve o basiretini açar İnsanın kalbinde Basiret perdeleri vardır o Basiret perdesiyle İnsan gözünün önünde olmayanlarda görür o Basiret perdesiyle insan bilmedi...

Gerçek Mürşid Allâh’tır — Tasavvufun Tevhîd İlkesi

Gerçek mürşid Allâh’tır. Bu, tasavvufun tevhîd ilkesidir. Yâ’nî dünyâdaki mürşid-i kâmiller sâdece aracılardır; gerçek rehberlik Allâh’tan gelir. Mürşid Allâh’ın bir maşası gibidir; onun üzerinden Allâh hidâyet verir. Bu hakîkati unutmamak gerek. Mürşid’i Allâh’a ortak koşmak şirktir; mürşid’i Allâh’ın bir aracı olarak görmek tevhîddir. Bu ince ayrım önemlidir.

Allâh’ın Hidâyeti — Asıl Kaynak

Allâh’ın hidâyeti asıl kaynaktır. «Allâh dilediğini hidâyete erdirir» (Bakara 213). Bu âyet temel bir hakîkati açıklar: Hidâyet Allâh’tan. Mürşid hidâyet veremez; sâdece yol gösterir. Hidâyetin verilip verilmemesi Allâh’a bağlı. Mü’min mürşid’e bağlanır; ama hidâyet için Allâh’a yönelir. Bu, doğru tevhîd anlayışıdır.

Mürşid — Allâh’ın Maşası

Mürşid Allâh’ın maşasıdır. Mevlânâ’nın söylediği gibi «ister bu mumdan yan, ister o mumdan yan; ışık aynıdır.» Yâ’nî mürşidler farklı olabilir; ama hepsi Allâh’ın ışığını yansıtır. Mürşid kendi gücüyle bir şey yapmaz; Allâh onun üzerinden iş yapar. Bu, vahdet-i vücûd anlayışının bir yansımasıdır.

Mürşid’e İlâhî Sıfat Atfetmek — Şirk

Mürşid’e ilâhî sıfat atfetmek şirktir. Bâzı sapık tarîkatlar mürşidlerine «her şeyi bilir»; «her yere bakar»; «herşeye gücü yeter» gibi ilâhî sıfatlar atfederler. Bu, tevhîde aykırıdır. Mürşid bir insan; sınırlı bir varlık. Allâh’ın izniyle bâzı bilgiler verilebilir; ama o ilâh değildir. Bu sınır net olmalı.

Mürşid’e Doğru Sevgi — Tevhîd Üzere

Mürşid’e doğru sevgi tevhîd üzere olur. Mü’min mürşid’i sever; ama Allâh için sever. «Falanca mürşid Allâh’ın bir kuludur; Allâh’ı seviyor; ben de bu yüzden onu seviyorum.» Bu doğru sevgidir. Mürşidi kendi başına sevmek değil; Allâh için sevmek. Bu, tevhîdi koruyan bir sevgi türüdür.

Hz. Peygamber’in Tâlîmi — «Ben Bir Beşerim»

Hz. Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem dahi «Ben de sizin gibi bir beşerim» (Kehf 110) demiştir. En yüksek mertebedeki insan bile kendine ilâhî sıfat atfettirmedi. Sahâbe O’na ne kadar saygı gösterirse göstersin, ilâhî bir varlık olarak görmedi. Bu sınır mürşid-i kâmiller için de geçerlidir. Mü’min bu sınırı korumalıdır.

Vesîle — Tevhîde Aykırı Değil

Vesîle — mürşid üzerinden Allâh’a yönelmek — tevhîde aykırı değildir. Çünkü mü’min asıl yöneldiği Allâh’tır; mürşid sâdece bir aracı. Bu durum bir öğretmen-öğrenci ilişkisine benzer. Öğrenci öğretmen üzerinden bilgi alır; ama bilgi öğretmenin değildir. Aynı şekilde mürîd mürşid üzerinden hidâyet alır; ama hidâyet Allâh’ın. Bu, ince bir tevhîd anlayışıdır.

Niyâz — Tevhîd Üzere Mürşide Bağlanmak

Niyâz: «Yâ Rab, gerçek mürşidin Sen olduğunu kalbime nakşeyle. Mürşidi Senin maşan olarak görmemi nasîb et. Ona ilâhî sıfat atfetmekten beni koru. Onu Sana giden bir aracı olarak görmemi sağla. Tevhîd üzere mürşide bağlanmamı nasîb et. Beni sapık tarîkatların aşırılığından koru.» Allâh muhâfaza eylesin; bizi tevhîd üzere mürşide bağlı kullardan eylesin.

Kaynak: Mustafa Özbağ Efendi — Sohbet Kaydı. Tasavvuf hakkında daha fazla bilgi. İlgili Sözlük Terimleri: Tevhîd, Mürşid, Vesîle. → Tasavvuf Sözlüğü