Regaib Kandili

Ey Ademoğlu, şirk koşmadan bana gelirsen, hataların kadar mağfiretle seni karşılarım

Ey Ademoğlu, şirk koşmadan bana gelirsen, konusunda Mustafa Özbağ Efendi sohbeti. Bu yazıda Ey Ademoğlu, şirk koşmadan bana gelirsen, hakkında tasavvuf perspektifinden önemli bilgiler ve değerlendirmeler bulacaksınız.


Ebu. Hüreyre radıyallahu anh hazretleri naklediyor. Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri bir hadis-i kutside rabbinden naklen buyurdu ki bu yine benim hadis-i kutsim. Hakkınızı helal edin. Bu gece bana çalışıyor her. Beni böyle can evimden vuran ayetler, hadisler bunlar. Biraz da böyle beni anlatıyor. Ben biraz serkeşim ya. O yüzden bir kulah işledi ve ya. Rabbi günahımı affet.” dedi. >> Amin. >> Var mı günah işlemeyen aranızda? >> Ne güzel. Mükemmel. Tabii olur mu? Olur. Birisi kafayı kırmıştır. Ben istemedim demiştir. Atacaktım onu dışarı. Sen bizi bozarsın diyecektim. Ya biz günahkar bir topluluğuz. Biz günahsız bir topluluk değiliz. Hepimiz de. Biz günahımızı inkar etmiyoruz. Günahını inkar eden şeytandır. Bir kimse ben günah işlemedim. Bir günaha da bu günah değil.

Ey Ademoğlu, şirk koşmadan bana gelirsen, Hakkında

diyorsa o şeytanın çocuğudur. O Adem’in çocuğu değildir. Evet. Ancak şeytan ve onun çocukları günahı inkar eder. Ben günah işlemedim der. Ancak. Adem ve onun çocukları günahlarını itiraf eder. Ben günahkarım ya. Rabbi beni affeyle der. O yüzden ya. Rabbi günahımı affet dedi. Cenâb-ı. Hak da kul bir günah işledi. Arkadan bildi ki günahları affeden veya günah sebebiyle cezalandıran bir rabbi vardır. Burası çok ince mesele. Günah işledi. O kimse günahını kendince idrak etti ve dedi, “Beni affedecek olan. Rabbim var.” Bu kulluğun zirvesidir aslında kıymetli kardeşler. Beni affedecek olan. Rabbim. Mustafa. Özbağı’ı affedecek olan rabbimdir. Hiç kimse değil. Eğer bir kulun hakkına tecavüz ettiysem, bir kimseye yanlış yol çarpık bir yaptıysam onu tazmin eder. Ondan helallik isterim. Eyvallah. Ama.

öğr türlü günahım da benim, kusurum da benim, hatam da benim, yanlışım da benim, eksikliğim de benim, eğriliğim de benim. Ya. Rabbi, hatamla, kusurumla, eksikliğimle, yanlışlığımla, eğriliğimle senin kapına geldim. Başka hiç kimsenin kapısına değil. Beni affedecek olan sensin. Beni affeyle. >> Amin. >> Bizleri affeyle. Amin. >> Biz başka bir kapı tanımadık. Biz başka bir kapı bilmedik. Bizi affedecek olan başka bir makam, mevki bilmedik. Biz sadece seni bildik. Bizi affeyle. Sonra kul dönüp tekrar günah işler ve ey rabbim günahımı affet. Der. Cenâb-ı. Hak hazretleri de der ki, “Kulum bir günah işledi ve bildi ki günahı affeden veya günah sebebiyle cezalandıran bir rabbi vardır. Affettim” der. Sonra kul dönüp tekrar günah işler ve “Ey. Rabbim beni affeyle” der.

Ey Ademoğlu, şirk koşmadan bana gelirsen, Sohbeti

>> Amin. >> Bu benim gibi serkeş bir kul. Beni affeyle diyor. O da affettim diyor. Sonra onun gözünün içine baka yine günah işliyor. Ama diyor ki sen benim rabbimsin. Senden başka ilahım yok. Senden başka. Allah’ım yok. Senden başka elimden tutacak olan yok. Senden başka beni kendine çevirecek olan yok. Senden başka bana kapısını aralayacak olan da yok. Ben yetimim, ben garibim, ben kimsesizim. Ben yalnızların içerisinde yalnızım. Senden başka kimim, kimsem yok. Beni affeyle der. >> Amin. >> Allah cevap verir. Kulum günah işledi ve bildi ki günahı affeden veya günah sebebiyle muhaze eden bir rabbi olduğunu bildi. Dilediğini yap. Ben seni affettim. Dedi. Bu sonu var ya son cümle. Benim bütün din algımı, bütün. Allah bütün hayatımı,.

mematımı, her şeyimi altüst eden yerdir. Hadisin sonunda geçen dilediğini yap ibaresinin manası. Günah işlemeye devam edip arkadan da tövbe ettikçe seni affederim demektir. Ve ben kendi nefsim için söyleyeyim. Ben serkeşlikten gelme serkeş bir insanım. Biraz da haddim hududumu bilmem. Günah işleye veririm. Bilirim ki. Rabbim var. Bilirim ki. Allah var. Bilirim ki o tövbeleri kabul edendir. Bilirim ki o aff edendir. Ben her zikrullah halakasından sonra annemden doğduğum gün gibi tertemiz olduğuma inanırım. Her tövbe ettiğimden sonra hani var ya sübhanallahi ve bihamdihi sübhanallahil azim ve bihamdihi estağfirullahelazim. Kim günde bunu 100 kez yaparsa deniz köpükleri kadar günahı olsa. Allah onu affeder. Hadis-i şerifini kendime ölçü ederim ve derim ki, “Evet, ben ne kadar günah içersem içtiğim rabbim.

beni affeder derim.” Bir hadis-i kutsi daha. Tirmizi’den. “Ey. Ademoğlu, sen bana dua edip affımı ümit ettikçe ben senden ne sadır olursa olsun aldırmam. Ben seni affederim.” Ey. Ademoğlu, senin günahın semanın bulutları kadar bile olsa sonra bana dönüp istiğfar etsen, çok oluşuna bakmam. Seni affederim. Ey. Ademoğlu, bana arz dolusu hata ile gelsen sonunda hiçbir şirk koşmaksızın bana kavuşursan seni arz dolusu mağfiretimle karşılarım.

İlgili Sohbetler

Tasavvuf hakkında daha fazla bilgi için Tasavvuf – Vikipedi sayfasını ziyaret edebilirsiniz.

Ey Ademoğlu, şirk koşmadan bana gelirsen, konulu bu sohbet Mustafa Özbağ Efendi tarafından gerçekleştirilmiştir. Daha fazla Ey Ademoğlu, şirk koşmadan bana gelirsen, sohbeti için sitemizi takip edebilirsiniz.