Perşembe, 14 Mayıs 2026
YOLUMUZ NÜBÜVVET YOLUDUR

Mustafa Özbağ

İrşad & Tasavvuf · Resmî Site
Regaib Kandili ·

Ayetleri çarptıranlar, hadis-i şerifleri inkar edenler bu dünyadan kafir olarak göçüp gideceksiniz

Ayetleri çarptıranlar, hadis-i şerifleri inkar edenler bu dünyadan kafir olarak göçüp gideceksiniz. Mustafa Özbağ Efendi sohbetlerinden — Regaib Kandili.


Kur'ânı Kerîm'in âyetlerini te'vîl perdesi altında çarpıtanlar, hadîsi şerîfleri keyfî biçimde inkâr edenler, ve nefsî hevâlarına göre dîni şekillendirenler, hak yolundan çıkmış olur ve bu hâli ile dünyâdan kâfir olarak ayrılma tehlikesine düşerler. Mustafa Özbağ Efendi bu sohbette, dîni anlamak ile dîni hevâya tâbi kılmak arasındaki ince çizgiyi îzâh ediyor. Âyeti kerîmeyi anlamak başkadır, kendi hevâna uydurmak için zorlamak başkadır. Hadîsi şerîfi tahkîk ile kabûl etmek başkadır, «Bu hadîsi ben kabûl etmem!» diyerek topyekün inkâr etmek başkadır. İslâm'ın bu iki temel kaynağına karşı bu kadar pervâsız davranan bir kişinin imânının selâmette kalması mümkün değildir. Cenâbı Hak Kur'ânı Kerîm'in mübeyyini olarak Hz. Peygamber'i göndermiştir; Resûli Ekrem'in beyânına aykırı bir Kur'ân yorumu «te'vîl» değil, «tahrîf» olur. Bu sohbet hem ehli sünnetin tutunduğu sahîh çizgiyi açıklıyor, hem de modern devirde «Kur'ân İslâm'ı» iddiâsı ile sünneti devre dışı bırakmaya çalışanlara karşı bir îkâz niteliği taşıyor.

Âyet Çarpıtmanın Vehâmeti

Âyeti kerîmeleri çarpıtmak, dîn için en büyük tehlikelerden biridir. Mustafa Özbağ Efendi bu sohbette «Cenâbı Hakk'ın âyetlerini kendi hevâna uydurmak için eğip bükmek, bir kâfirin yapacağı işten daha tehlikelidir; çünkü kâfir zâten inkâr eder, bir mü'min ise inkâr ettiği hâlde 'ben mü'minim' diye iddiâ eder» der. Cenâbı Hak âyeti kerîmede «Onlar âyetlerimizi tahrîf ederler» (Nisâ 4/46) buyurmuştur. Tahrîf, lâfızı veya mânâyı sûistîmâl etmektir. Lâfzı tahrîf etmek mushafın metnini değiştirmektir; mânâyı tahrîf etmek ise âyetin asıl mânâsını saptırıp kendi hevâya göre yorumlamaktır. Bu ikincisi modern devirde çok yaygındır; ve mü'minlerin bundan son derece uzak durmaları gerekmektedir.

Hadîs Reddetmenin Tehlikesi

Modern devirde «Ben hadîse inanmam, sadece Kur'ân'a inanırım» diyenler türemiştir. Mustafa Özbağ Efendi bu hâli «dîn maskesi altındaki kâfirlik» olarak târîf eder. Çünkü Cenâbı Hak âyeti kerîmede «Allâh'a ve Resûlü'ne itâ'at edin» (Âli İmrân 3/132; Nisâ 4/59) buyurmuştur. Resûlü'ne itâ'at, onun sünnetine ve hadîsi şerîfine itâ'attir. Bir kişi «Ben Resûlullâh'ı sevmiyorum, hadîslerini de kabûl etmem» diyorsa, o kişi Cenâbı Hakk'ın açık emrini ihlâl etmiş olur. Hadîs ilminin asırlar boyunca biriktirdiği titîz tahrîctahkîk geleneği, sahîhzayıfmevzû ayrımı, ravî tetkîki, isnâd zinciri tahlîli vardır; bu geleneği topyekün reddetmek, on dört asırlık ümmetin ittifâkına savaş açmak demektir.

Modern Mealcilik ve Sünnetsiz İslâm İddiâsı

Son iki asırda «Kur'ân İslâm'ı» veya «mealci ekol» diye anılan bir akım, sünneti ve hadîsi dîn dışına itip yalnız Kur'ân meâli üzerinden bir İslâm yaşamayı önermiştir. Mustafa Özbağ Efendi bu sohbette «Bu öyle bir akıldır ki, Cenâbı Hakk'ın gönderdiği elçinin beyânını dinlemeden, sadece elçinin getirdiği mektûbu okumayı ister» diye misâllendirir. Halbuki Resûli Ekrem efendimiz Cenâbı Hakk'ın âyetlerinin yaşayan tefsîridir; onun her hareketi, her sözü, her sükûtu Kur'ânı Kerîm'in açıklayıcısıdır. Bu akıma karşı durmak için ehli sünnet âlimleri büyük emek vermişlerdir; günümüzde de bu emeğe sâhip çıkmak ve sünneti dînin temel kaynağı olarak korumak vaciptir.

Dîni Hevâya Tâbi Kılmanın Hatâsı

Cenâbı Hak âyeti kerîmede «Hevâlarına tâbi olanları gördün mü? Onlar dînlerini eğlence ve oyun edindiler» (En'âm 6/70) buyurmuştur. Dîni hevâya tâbi kılmak, kişinin kendi nefsî istekleri için âyeti kerîme veya hadîsi şerîfi araç hâline getirmesidir. Mustafa Özbağ Efendi bu sohbette «Bir kişi şarâp içmek istiyorsa, hemen bir âyet bulup onu içme âyeti gibi gösterir; bir kişi fâiz yemek istiyorsa, hemen bir hadîs bulup onu helâlmiş gibi yorumlar; bir kişi nikâhsız yaşamak istiyorsa, hemen bir te'vîl bulup nikâhın esâs olmadığını söyler» diye misâllendirir. Bu hâl son derece tehlikelidir; çünkü kişi dîn ile oyuncak gibi oynar hâle gelir. Halbuki dîn Cenâbı Hakk'ın muradı üzerine kullanılmalıdır; kulun muradı dîne göre şekillenmelidir, dîn kulun muradına göre değil.

Kâfir Olarak Dünyâdan Ayrılmanın İhtimâli

Mustafa Özbağ Efendi bu sohbette en sert ifâdeleri burada kullanır: «Âyetleri çarpıtanlar, hadîsi şerîfleri inkâr edenler bu dünyâdan kâfir olarak gidebilirler.» Bu söz mü'minler için bir îkâzdır. Cenâbı Hak âyeti kerîmede «Allâh ve Resûlü bir mes'ele hakkında hükmettiklerinde mü'min erkek ve kadın için artık tercîh hakkı yoktur» (Ahzâb 33/36) buyurmaktadır. Bir kişi Cenâbı Hakk'ın hükmüne karşı kendi hevâsını tercîh ederse, o kişinin imânı tehlikeye girer. Bu durumda yapılacak şey, hemen tövbeistiğfâr edip Hak yola dönmektir. Ölmeden önce dönülürse Cenâbı Hak Settâr ismi ile gizler, mağfiret ile rahmet eder; lâkin ölüm anına kadar bu hâlde devâm edilirse, âhirette Cenâbı Hakk'ın huzûruna kâfir olarak çıkma tehlikesi gerçektir.

Ehli Sünnet Çizgisinin Sağlamlığı

Ehli Sünnet ve'l-Cemâ'at çizgisi on dört asırdır ümmetin yürüdüğü sağlam bir yoldur. Bu çizgi sahâbe, tâbiîn, müctehid imâmlar, hadîs âlimleri, ve sûfî büyükler ile aşağıdan yukarıya tahkîm edilmiş bir bina gibidir. Mustafa Özbağ Efendi bu sohbette dervîşlerine «Ehli sünnet çizgisinden ayrılmayın, müctehid imâmların yolundan çıkmayın, sahîh hadîs geleneğine sımsıkı sarılın» diye nasîhat eder. Modern devirde «Yenilikçi» veya «Reformist» iddiâlar ile ortaya çıkan akımlar, aslında bu sağlam binayı yıkmaya çalışmaktadırlar. Bir mü'mine düşen vazîfe, bu binaya sâhip çıkmak, taşlarını sökmemek, ve gelecek nesillere selâmette teslîm etmektir. Halvetiyye-Şâbâniyye-Karabâşiyye tarîki de bu binanın bir koridorudur; ehli sünnet îmânı ve Hz. Peygamber sünneti olmadan tasavvuf da olmaz.

  • Kur'ânı Kerîm: Nisâ 4/46; Âli İmrân 3/132; Nisâ 4/59; Ahzâb 33/36; En'âm 6/70.
  • İmâm Gazzâlî, İhyâ-u Ulûmi'd-Dîn, Cilt 1, Kitâbü'l-Îmân.
  • İmâm Süyûtî, Miftâhu'l-Cenne fî'l-İhticâc bi's-Sünne.
  • İmâm Şâtıbî, el-Muvâfakât, makâsıd ve te'vîl mes'eleleri.
  • İbn Kayyim el-Cevziyye, İ'lâmü'l-Muvakkı'în, sünnet ve hüccet.
  • İbn Teymiyye, Mecmû'u'l-Fetâvâ, ehli bid'at bahsi.
  • Mustafa Özbağ Efendi, Şerhi Virdi Settâr, ehli sünnet itikâdı bahsi.
  • İmâm Beyhakî, el-İ'tikâd, ehli sünnet akîdesi.
  • İmâm Mâturîdî, Kitâbü't-Tevhîd.
  • İmâm Eş'arî, el-İbâne an Usûli'd-Diyâne.
  • İbn Hacer el-Askalânî, Fethu'l-Bârî, hadîs sıhhati bahsi.
  • İmâm Nevevî, el-Mecmû', hadîs ile amel bahsi.
  • Mevlânâ Celâleddîni Rûmî, Mesnevî-i Ma'nevî, hevâya uyma uyarıları.
  • Sülemî, Tabakâtü's-Sûfiyye, sahîh tasavvuf çizgisi.
  • Kuşeyrî, er-Risâletü'l-Kuşeyriyye, ehli sünnet sûfîliği.
  • Aziz Mahmûd Hüdâyî, Câmi'u'l-Fadâ'il, ehli sünnet sûfî çizgisi.
  • Hüseyin Vassâf, Sefînei Evliyâ, Halvetiyye silsilesi.
  • Şâbânı Velî Hazretleri, Hâlvetiyye Virdi Şerîfi.
  • Mustafa Özbağ Efendi, Sohbet Serileri, İtikâd Sohbetleri.
  • İmâm Süyûtî, el-İklîl fî istinbâti'ttenzîl, te'vîltahrîf farkı.

Sohbetin Tasnîfi: Bu sohbet âyeti kerîme tahrîfinin tehlikesini, hadîs reddinin sapmasını, modern mealciliğin hatâsını, ve ehli sünnet çizgisinin sağlamlığını Halvetî-Şâbânî-Karabaşî terbiyesi içinde mütâla'a etmektedir.


Kaynak: mustafaozbag.com | Video: YouTube | Seri: İtikâd ve Ehli Sünnet Sohbetleri