Perşembe, 14 Mayıs 2026
YOLUMUZ NÜBÜVVET YOLUDUR

Mustafa Özbağ

İrşad & Tasavvuf · Resmî Site
Farzlar ·

En büyük ibadet Allah’ı zikirdir

En büyük ibadet Allah'ı zikirdir — Mustafa Özbağ Efendi'nin tasavvuf, ahlâk ve mânevî hayat üzerine sohbeti.


Allah Resulü Efendimiz, sallallahu aleyhi ve sellem, ölü ile diri arasındaki farkı açıklarken şöyle buyurmuştur: Allah’ı zikredenler diri, Allah’ı zikretmeyenler ise ölü gibidir. Bu hadis bize zikirde ne kadar büyük bir değer olduğunu gösterir. Zikirde nasihat vardır, zikirde hayır vardır. Bu sebeple her mümin için zikir, hayatının vazgeçilmez bir parçası olmalıdır.

En büyük ibadet Allah’ı zikirdir Hakkında

Zikirde nasıl nasihat olduğunu anlamak için şunu bilmeliyiz: Kul Allah’ı çokça zikrederse, Cenab-ı Hak onun parlak gönlüne ilham eder ve iyiyi, doğruyu, güzeli kalbin gözünde gösterir. Böylece kalp çalışmaya başlar ve Allah’a yakınlık artar. Zikirle dolu bir kalb, Allah tarafından bilgiye eriştirilir. Allah’ın ilhamı sayesinde insanoğlu kendisine öğretilenleri öğrenir ve hiç bilmediği hakikatleri anlayıvermek mümkün olur.

Allah’ı hakkıyla kulluk eden ve zikrinde samimi olan bir kula, Cenab-ı Hak kendi lütfu ve ikramıyla kalbi ihya eder, onu parlatır ve sevgisiyle doldurur. Bu aşamaya ulaşan bir mümin, Allah’ı zikrettikçe Allah’ın kendisini zikrettiğini işitir ve hissetmeye başlar. Böylece o da mevcudatın zikir senfonisine ortak olur ve sonradan bütün yaratılış onun esmaasını söylemeye başlar.

İşte bu mertebede insan, Zikrullah’ın perdesinde halden hale geçerek, zikirle başa kalır ve kalbinde daimi bir huzur bulur. Peygamber Efendimiz, üzerinden söylemek suretiyle bize de buyurmuştur: “Sen zikret.” Çünkü dış dünyadaki zorluklar, imtihanlar, sıkıntılar ve engellemeler ne kadar olursa olsun, zikrin insanı ruhani bir kuvvetle besler ve güçlendirir.

Allah’ın peygamberlerine karşı yapılan eza ve cefaların tarihi bilinir: Tebliğ ettikleri halde dinlenmezler, Allah yolunda çalıştıkları halde engellenmek istenmişlerdir. Meğer ki geçmiş peygamberlerin eşleri, çocukları ve akrabaları dahi peygamberliği kabul etmemişler, onlara çok zorluklar çıkarmışlardır. Nemrut, Firavun, zalimler, haksızlar ve düzenbazlarla mücadele ederek, imtihandan imtihana girmişlerdir.

Ancak bütün bu engellemelere rağmen, mü’mine emredilen en kuvvetli silah ve en büyük teselli zikrdir. Dış dünyada ne olursa olsun, kalbinde Allah’ın zikrini canlı tutan mümin, hiçbir sıkıntının ağır yükünü taşıyamaz. Zikir, mümin’in ruhunu besler, kalbi aydınlatır ve Rabbine olan yakınlığını her geçen gün arttırır.

Tasavvuf hakkında daha fazla bilgi için tıklayınız.

İlgili Sözlük Terimleri: Zikir, Kalb. → Tasavvuf Sözlüğü’nün tamamı