Vahiy

Cenâb-ı Hakk peygamberleri dışındaki kullarıyla da vahiy yoluyla konuşur 23.09.23


Birincisi. Allah ne eyledi. Vahiy ile konuşuyordu. İşte bu vahiy bir insana sadece peygambere değil bakın bir insana vahiy göndererekten peygamberlerde olduğu gibi bunun. Altını çiziyorum peygamberlerde olduğu gibi. Allah kullarıyla kalplerine vahyederekten konuşur. Bunu biz peygamberlerle konuşmasını normal kullarla konuşmasını. Hayırdır etmek için edebe ilham demişiz. Ama bunun karşılığı vahiydir fakat peygamberlere inen. Vahiy ile normal kullarına gelen vahiy birbirine karıştırmayalım diye. Allah’ın kullarına. Biz gelen vahiyi tırnak içerisinde ilham olarak nitelendirmişiz öyle isimlendirmişiz ve. Ama. Cenâb-ı. Hak. Sonuçta kullarına direk vahyetmiş mi vahyetmiş ayet. Kasas ayet 7 Kasas. Ayet dedi. Musa’nın annesi oğlunun öldürülmesinden korkar. Çünkü firavun ev. Musa’yı öldürmek için askerlerini seferber etmiştir firavunun etrafındaki sihirbazlar büyücüler. Musa’nın öldürülmediğini firavuna her gün söylerler firavuna her gün söyleyince.

firavunun saltanatı yerle bir olacaktır yerle bir olacağı için yerle bir olacağı için firavun askerlerini emreder bugünkü tabirle kaza köy kasaba. Nerede bir erkek çocuğu var ise hepsini de katlettirir rivayet edilir ki o sene 7 bin. Çocuk doğmuştur erkek çocuk 7000 çocuğu da katletmiştir firavun erkek 7.000 çocuk katledilmiştir ama hala da. Musa sadır ve. Musa’nın annesi benim kendi çocuğu bulunacak ve o da katliama uğrayacak diye korkar. Allah ayeti kerime açık. Biz. Musa’nın annesine şöyle vahyettik dikkat edin. Biz. Musa’nın annesine şöyle vahyettik çocuğu emzir başına bir gelmesinden. Korkunca da onu hemen. Sandığa koyup nehre bırak sakın korkma. Mahzun da olma. Şüphesiz ki biz onu sana geri döndüreceğiz ve onu peygamberlerden yapacağız daha. Henüz çocuk çocukken annesine cenab-ı.

Cenâb Hakkında

vahyediyor ne yapacağını. Musa’nın annesine. Cenâb-ı. Hak kalbine vahyederekten söylüyor. Demek ki demek ki. Allah peygamberlerinin haricinde kullarıyla konuşuyor onlara vahyediyor onun gönlüne dilediğini koyuyor bakın ayetle sabit. Allah başka kimlerle konuşuyor böyle. Bunlar bakın peygamber değil havarilerle konuşuyor kim. İsa’nın havarileriyle konuşuyor ve havariler biliyorsunuz 10 tane. İsa. Aleyhisselam’ın dostu ilk iman edenler. İsa’ya ama. Ondan bir tanesi de. İsa. Aleyhisselam’ı gambazlayan satan bir tanesi ama 10 tane. Havari var on tane. Havare yine. Maide. Suresi ayet 111 Allah havarilerle konuşuyor. Allah havarilere vahyediyor. Hani havarilere bana ve resulüme iman edin diye vahyetmiştim. Demek ki. Cenâb-ı. Hak havarilere de direkt vahyediyor havarilerle konuşuyor havariler peygamber değil. Peygamber olmamasına rağmen. Rabbim havarilerle vahyederekten konuşuyor. Demek ki burada vahiy için bir.

kimsenin peygamber olma şartı yok insanlar içerisinde. Ha demek ki. Allah kullarıyla konuşur mu konuşur. Allah’ın bir sıfatı nedir kellim konuşan demek kelime ne demek. Allah konuşan. Allah. Susam değil. Allah konuşuyor. Meryem ile konuştu. Musa’nın annesi ile konuştu havarilerle konuştu daha başka ayeti kerimeler de var. Allah kullarıyla konuştu vasıtasız konuştu perdesiz konuştu bakın vasıtasız bir melek olmaksızın. Allah kullarıyla konuştu bir melek olmaksızın bir perde olmaksızın. Allah kullarıyla konuştu. Bu birinci konuşma şekliydi peygamberleriyle de böyle konuşuyor normal kullarıyla da konuşuyor. Kardeş seninle de konuşuyor her daim konuşuyor. Senin nefsine vahyediyor. Senin nefsine vahye diyor iyiliği de kötülüğü de sana vahye diyor bu kötü diyor sana söylüyor bunu sen o sesi susturuyorsun kendinde yanlışı sana söylüyor. Sen o.

Cenâb Sohbeti

sesi kendin susturuyorsun hatayı sana söylüyor o sesi. Sen susturuyorsun neyle unutarak. Allah’ı ne ile günaha kebairler neyle kibirle neyle kendini bir zannetmekle neyle kulun gerektirdiği gibi yaşamamakla.

İlgili Sohbetler

Tasavvuf hakkında daha fazla bilgi için Tasavvuf – Vikipedi sayfasını ziyaret edebilirsiniz.

Cenâb konulu bu sohbet Mustafa Özbağ Efendi tarafından gerçekleştirilmiştir. Daha fazla Cenâb sohbeti için sitemizi takip edebilirsiniz.