Biz ona vahiy deriz, taşın, toprağın, konusunda Mustafa Özbağ Efendi sohbeti. Bu yazıda Biz ona vahiy deriz, taşın, toprağın, hakkında tasavvuf perspektifinden önemli bilgiler ve değerlendirmeler bulacaksınız.
Bu kadarcık. İrşat kudretini de. Sen bağışladın şimdiye kadar nice ayıplarımızı örttün bu nasihatlar ettik insanların. İrşat olması için o bilgiyi veren sensin ve bize de irşad olunma bilgisini kudretini kuvvetini veren sensin. Şimdi aslında. Arabi noktasından baktığımızda. İrşat eden de edilen de o. Ama bu avam noktasından baktığımızda. İrşat olunan biziz o zaman. İrşat eden kim. Allah. Allah bizi. İrşat ediyor. Allah değişik vesilelerle sebeplerle. İrşat ediyor. Hani hatırlayın daha önce vahiyle alakalı bir sohbet etmiştim. Allah nasıl üç şekilde vahy ediyordu bir arada. Melek görevl. Cebrail aleyhisselamı peygamberlere vahy ediyordu ik. Allah herhangi bir cisimden vahy ediyordu. Musa’ya ağacın arkasından vahyettiği gibi ateşin arkasından vahyettiği gibi bir de ne yapıyordu. Cenâb-ı. Hak direkt kuluna vahy ediyordu insanlarla alakalı.
Yoksa. Allah arıya da vahyetti. Allah balığa da vahyetti. Yusuf. Aleyhisselam’ı balık yuttu balığa dedi ki balık sakin ol serin ol ona da vahyetti ateşe de vahyetti. Cenâb-ı. Hak. İbrahim. Aleyhisselam’ı ateşe attılar dedi ki ateşe. Ey. Ateş seyrin. Ol selamet ol dedi. Allah ateşe de vahyetti. Allah dilediğini dilediği şekilde vahyeder. Kudret ona ait. Çünkü. Allah. Normalde. Yahya’yı öldürecekler de. Allah. Normalde kayaya da vahyetti. Kaya dedi ki ey. Yahya gel. B bana sığın dedi. Yahya. Aleyhisselam kayaya doğru yürüdü kayayı içinden açılıverdi. Yahya. Aleyhisselam içine girdi kafirler kayanın etrafında döndüler. Kaya yahya’ya bir yapamadılar. Allah kayaya da vahyeder. Allah. Tabiri caizse bunu küçümsemek için söylemiyorum eşyanın hepsine vahyeder ve. Bir bakmışsın eşya dillenir. Davut yolda yürüyordu cuta karşı.
Biz ona vahiy deriz, taşın, toprağın, Hakkında
taş. Dile. Geldi taş dile gelir mi. Cenâb-ı. Hak taştan vahy ediyor. Davut’a dedi ki. Davut’a. Ey. Davut beni al taşın birisi yürüdü bir daha biraz daha yürüyünce bir taş daha dile geldi dedi ki ey. Davut beni de al yürüdü biraz daha bir taş daha dile geldi dedi ki ey. Davut beni de al hani şu anda gazzeliler böyle sapan taş atıyorlar ya böyle çevire atıyorlar ya o. Davut’tan bakın o. Davut’tan kalmadır. Davut’a böyle sapan de var. Davut o sapanı neden kullanıyor çobanlık yapıyor çünkü çobanlık yaparken o sapanla taş atarak. Tan hayvanlarını yırtıcı hayvanlardan koruyor. Davut iyi sapan atıcı taşlar. Dile. Geldi taşlar dile gelirse. Allah’ın vahiydir o. Davut. Aleyhisselam aldı taşları ne yaptı. O günün en.
büyük. Zırhlısı calutu yendi neyle taşla demir madeni veya bronz madeni veya. Çelik madeni delinir mi. Allah isterse deler sen samimi ol yeter ki. Kudret verecek olan kuvvet verecek olan o. Sen. Ebabil. Bir orduyu yıkan. Allah e babillerle bildiğiniz ebabilin ağzındaki kum tanecikleri yle orduyu helak etti. Bizim. Allah’a olan inancımızı yenilememiz lazım bakın. Allah’a olan inancımızı yenilememiz lazım. Kudret onun kuvvet onun. Hazret. Ömer efendimiz çıktı hutbedeyken ya sarece ble dedi bütün. Herkes duydu bütün ashap duydu bütün. K duydu. Hz. Ömer’in. Davud’un sesi hızla dağa doğru çekildi bütün. Ordu bu sefer kisra’nın ordusu bizans’la beraber. Ova geldi saldırdılar aldılar çembere. Savaşı kazandılar. Demek ki. Allah vahyeder bir şekilde biz ona ilham deriz taşların dile gelmesi ağacın dile.
gelmesi toprağın dile gelmesi deriz değil. Allah’tır konuşan dile gelen. Allah’tır onu dile getirir nasıl bize getiriyorsa bildiğin et parçası koy dili. Hadi konuşsun burada konuşmaz konuşamaz o zaman dilde değil. Keramet sen konuşmayı dilden görürsen. Yanarsın ya. Senin o sesi harfleri çıkarttıran. Allah’tır ona mana veren. Allah’tır bakın ona mana veren de. Allah’tır senin ne konuştuğun önemli değil önemli değil hani. Geylan. Hazretleri böyle demiş oğluna oğlum. Çık demiş kürsüye ben gelinceye kadar insanlara anlat. Neyse gitmiş o. Tabii. Oğlan hadis ayet anlatıyor herkes öyle duruyor sonra mübarek geliyor. Selamünaleyküm diyor. Herkes bir cezbe geçiriyor. Orada diyor ki baba de biten beri ayet hadis okuyorum dedi hiç kimseye bir olmadı sen. Selamünaleyküm dedin ortalık yıkıldı. Hatta diyor ki. Hakkınızı.
Biz ona vahiy deriz, taşın, toprağın, Sohbeti
helal edin diyor evden diyor iki yumurta kırmışlar diyor yumurtaya takıldık diyor söylediği bu. Herkes kendinden geçiyor ona mana verecek olan. Allah onu tesirli edecek. Allah o yüzden o. Kudret o. İrşat kudreti. Allah’a ait. Sen bir sürü süslü lafları diline sıralar insanlara süslü laflar söylersin herkes dinliyormuş gibi yapar dışarı gider hiç kimsenin. Kafasında bir harf bile kalmaz. Ama öbürkü gelir. Selamünaleyküm. Aleykümselam der kelamı çok düzgün değildir lafızları tam çıkaramaz böyle ama o ondan tesir alır herkes. Öbürkü de oturur. L bu cahil adamı dinliyorlar bunu tesir ediyor. Biz dinlemiyorlar der ihlasla alakalı. Allah’ın o kimsenin üzerine vermiş olduğu maneviyatla alakalı. Cenabı. Hakk’ın o kimseyi seçmesiyle alakalı işte. Normalde o zaman bu. İrşat kudreti kime ait. Allah’a ait.
Allah onu bahşeden. İrşat etmeye çalışana bahşet. ÇK.
İlgili Sohbetler
- Allah’ın hicaplı, perdenin arkasından vahyetmesi
- Allah kuluna vahyetti. #mustafaözbağ #tasavvufvakfi #Canlı #Tasavvuf
- Cenâb-ı Hakk peygamberlerine rüya üzerinden vahyettiği gibi mümin kullarına da vahyeder
Tasavvuf hakkında daha fazla bilgi için Tasavvuf – Vikipedi sayfasını ziyaret edebilirsiniz.
Biz ona vahiy deriz, taşın, toprağın, konulu bu sohbet Mustafa Özbağ Efendi tarafından gerçekleştirilmiştir. Daha fazla Biz ona vahiy deriz, taşın, toprağın, sohbeti için sitemizi takip edebilirsiniz.