Vahiy

Bıçağın fıtratıdır keser, ateşin fıtratıdır yakar ama her şey vahye tabidir

Bıçağın fıtratıdır keser konusunda Mustafa Özbağ Efendi sohbeti. Bu yazıda Bıçağın fıtratıdır keser hakkında tasavvuf perspektifinden önemli bilgiler ve değerlendirmeler bulacaksınız.


Bana diyor bir erkek evlat verirsen sana kurban edeceğim bunu diyor sana kurban edeceğim. Deyince bu sefer. İbrahim. Aleyhisselam. İsmail’i ne yapıyor kurban etme yoluna gidiyor ve çocuk büyüyor ayeti kerime uzun ve çocuk büyüyor. Ondan sonra büyüyünce koşacak. Tabiri caizse 7 yaşına gelince müfessirler öyle söylüyorlar ne yapıyor o da onu kurban etmeye götürüyor rüyasına göre. İsmail’i şimdi şeytan taşlamak var ya. Beytullah’ın olduğu yerden kurban edilen yere doğru yürümeye başladı. O zaman şeytan geldi küçük orta. Büyük. Şeytan önce. Hacer’e geldi. Hacer dedi ki kurban olsun. Allah’a her ondan sonra. İsmail’e geldi. İsmail de dedi kurban olsun hepsi de şeytana taş attı. Hacer attı hem. İsmail attı. Ondan sonra da kim attı. Ondan sonra. İbrahim. Büyük. Şeytan attı.

taşı ve nereye gitti kurban kesilecek yere gitti şimdi hacıların kurban kestiği yer. Oraya. Normalde. İsmail’i yatırdı bir sürü bununla alakalı. Rivayet var bıçak kesti kesmedi şu. Oldu bu. Oldu sufilerin rivayeti güzel bıçak kesti fıtratı o et kes fıtratı o ama kesilen yer arkadan hamur gibi bitiştiği hamur derdi hamur gibi birleşti derdi. E ben onu tabii onun nereden söylediğini sonradan öğrendim ben de. E şimdi. Hani kadirilerde. Kılıç burhanı var. Şimdi bunu yapmaya kalksam. Medya ayağa kalkar şiş buhranın 2 yıl 7 ay cezası var ülkede. Ben şişlenmek. Yatağımdan. Ondan sonra buradan gırtlaktan en güzeli de oydu bu gırtlakta boşluk var ya burada bakın eleyin burada bir boşluğunu var ya aşağıda. Tam vücutla birleşi altı var mı orada.

Bıçağın fıtratıdır keser Hakkında

boşluk. Ha işte o boşlukta oradan içeri doğru yetmedi orada. Kemiğe. Dayandı benim çekicimi getirin dedi kar fayansçılar çekici var ya plastikten onu getirdiler çat çat çakıyor içime doğru benim zaten şişte. Nah böyle girdi içeri kadar. Ne oldu. Çok ürperdim mi. Yok sana vurmayacağım merak etme. Yok hazırda var çünkü. Cafer hazır hemen böyle. Öyle bir olsa. Geçen gün onun da kalbine gelmiş dedim. Cafer eline şişe alan geldi. Vallahi kalbimi. İçime doğdu dedi. Şimdi şişleri getircek dedim dedi tamam dedim. Vallah dedim. Ahmet. Rufai hazretleri buradaydı. Musa. Efendi buradaydı ellerinde şişler vardı dedim ben ha demek buraya kadar 2 buç yıl yatacağız. Bir de bunun cezasını dedim. Ondan sonra öyle tecelliyat. Vur deseler vuracağım dedim. Vur deseler de.

vuracaktım. Cafer dedim vallahi. Ben hazırdım dedi. Ben içime geldi dedi. Hüseyin de dedi ben dedi. Hay şimdi şiş buranı yapacak dedim dedi iyi delil oldu her ikisini de söyledi. Neyse. Vur demediler. Ne yapayım öyle kaldı mesela o şişi yiyorsun. Ya mesela batırıyor şişi. Ondan sonra öbür taraftan çıkıyor. Hadi bu y bir söylersin. Ama. Göğsümden vuruyor benim böyle tuttu. Göğsümden buradan vurdu öbür taraftan çıkardı veya e böbrek yatağı var ya buradan sıktı böyle bir güzelce oradan bir geçirdi öbür taraftan çıktı. Bir de elma orada bir de işin şeyi bu yarım bir tane de elma takıyor oraya. Hay esmasına sen onunla beraber dönüyorsun şimdi bu o kesmemenin hücceti delili oluyor as. Aslında. Bıçağın kesmediğini zahiri olarak görüyorsun.

ateşin yakmadığını. Zahir olarak görüyorsun ben metal işlerinde okudum çok. Demir dövdük. Biz demiri kızdırdık ben kendi elimle kızdırdım kızdırdım lale gibi bir de içimden diyorum ki. Eyvah diyorum bunu yalayana. Eyvah diyorum bu hani yakacak ortalığı gibisinden aldım getirdim. Ali abi bizim meşhur. Hani bir de onu hani. İşte ateşe koyarken okuması var getirirken okuması var şişi alıp getirirken okuması var filan işte onları ben biliyorum diye bana yaptırıyor onları neyse işte getirdim verdim. Lale deniyor ona eline ve çok özür dilerim hepinizden tükürdü eline bir vurdu coz yaptı bir daha tükürdü bir daha vurdu coz yaptı bildiğin cozur al yala dedi. Hay esmas kopuyor ortalık ama ayaklar yerden kesik ben hiç tereddütsüz dilime bir vurdum coz yaptı dilim.

Bıçağın fıtratıdır keser Sohbeti

Ondan sonra. Dildeki tüyün yanık kokusunu alıyorsun dilin yanmıyor. Dildeki tüyün yanık kokusu genzine geliyor ama dilin yanmıyor cazur cuzur cazur cuzur. Ben boyna yalıyorum dondurma yalar gibi iyi bir tanesini. Söndürdük işte tamam artık yakmıyor curtu cuzur bitti ben öbürünü getirdim bunu da dedi yala dedim intikam mı alıyorsun. SS dedi tamam biz onu da yadık. Üçüncüyü de yadık bitirdik. Normalde. Tabii o gün ödev işte hiç unutmuyorum ben böyle şişi vurdu bana. Ben. Hay esmasına dönüyorum bir arkadaş vardı dervişlerden. Böyle göz göze geldik sen de mi istiyorsun diye böyle bir işaret ettim küt gitti bayıldı kulakları için nas bir daha derse gelmedi. Şimdi. İsmail’i bıçak kesmedi sonuç itibari. Çünkü kesmiş olsa dahi bıçak da vahye tabi et.

de vahye tabi bütün varlık vahye tabi.

İlgili Sohbetler

Tasavvuf hakkında daha fazla bilgi için Tasavvuf – Vikipedi sayfasını ziyaret edebilirsiniz.

Bıçağın fıtratıdır keser konulu bu sohbet Mustafa Özbağ Efendi tarafından gerçekleştirilmiştir. Daha fazla Bıçağın fıtratıdır keser sohbeti için sitemizi takip edebilirsiniz.