Perşembe, 14 Mayıs 2026
YOLUMUZ NÜBÜVVET YOLUDUR

Mustafa Özbağ

İrşad & Tasavvuf · Resmî Site
Şeytan ·

Allah’ın emirlerine uyup şeytanın emirlerinden kaçacağına, şeytanın izini takip eder hâle gelir

Ey bir işe yaramaz adam şeytan huyundan ayak direy şeytanlaşan senden. Şeytan da kaçmaktadır eteğine sarılan kimse de sen bu hale. Gelince senden kaçar sen artık şeytanlaştırma. Oysa. Cenâb-ı. Hak. En...


Allâh’ın Emirlerine Uyup Şeytânın Emirlerinden Kaçacağına, Şeytânın İzini Tâkip Eder Hâle Gelir

Ey bir işe yaramaz adam, şeytân huyundan ayak diriyor! Şeytânlaşan senden şeytân da kaçmaktadır; eteğine sarılan kimse de — sen bu hâle gelince, senden kaçar. Sen artık şeytânlaştın ya! Oysa Cenâbı Hak En’âm sûresi âyet 142’de buyurmuştu ki: «Şeytânın izinden gitmeyin; çünkü o sizin için apaçık bir düşmândır.» Allâh’ın emirlerini yapıp, şeytânın emrettiği şeylerden kaçınacağına, sen şeytânın istediği gibi yaşadın; kibirlendin, yaktın, yıktın, kırdın, döktün, şeytân vesvesesinin peşine düştün.

Şeytân Kötülüğü Emrederdi — Sen de Buna Uydun

Yâ’nî şeytân, çünkü kötülüğü emrederdi. Şeytân sana kibri, hevâ ve hevesi, büyüklenmeyi, vahşî atı, Allâh hakkında bilmeyeceğin şeyleri araştırmayı söylemeyi sana vesvese etti. Sen de ne yaptın? Buna uydun. Buna uyunca, Cenâbı Hakk’ın emrine muhâlefet ettin. Çünkü Allâh «Şeytân sizin apaçık düşmânınızdır» dedi. Şeytân apaçık sizin düşmânınız demesine rağmen, sen şeytânın vesvesesine uydun, şeytânın izini tâkip ettin.

Şeytânın İzini Tâkip Edince Sen Şeytândan Daha Fazla Şeytân Oldun

Şeytânın izini tâkip edince de, sen şeytândan daha fazla şeytân oldun. Az önceki Nâs sûresi buna delîldir. Öyle olunca sen şeytânlaştın; mü’minler kalmadı, ancak şeytânlaşmış olanlarla sen arkadaşlık edebilirsin. Arkadaşlığın kim olur? Şeytânlaşmış olanlar olur. Şeytânlaşmış olanlar şeytânlaşmış olanlarla dost olur. Mü’minle şeytânlaşmış bir kimsenin dost olması mümkün değildir. Mü’minin dostu ve dostları mü’minlerdir. Zikredenlerin dostları zikredenlerdir.

Öbürkü Zikirden Nefret Eder, Girmez İçine

Öbürkü zikirden nefret eder, girmez içine. Zikri kim sever? Zikredenler sever; sûfîler sever; Allâh’ı sevenler sever. Zikre kim düşmân olur? Kâfirler düşmân olur; münâfıklar düşmân olur; mürtedler düşmân olur — başka kimse düşmân olmaz. O zamân şeytânlaşmış insânlar bir kavimdir; sen de şeytânlaştın, o kavmin içine girersin. Allâh’ı zikredenler bir kavimdir; Allâh’ı zikredenler bir kavim oluştururlar — onlar da onun içine girerler.

Şeytânlaşmışların İçine Girmek ya da Zikredenlerin İçine Girmek

O zamân sen şeytânlaşmışların içine girersen, ha — şeytânın huyundan yürüdün, şeytânın suyunda yürüdün. E şeytânlaştın, sen kendin o yolu gittin. Rabbim bizi onlardan eylemesin. Âmîn. Cenâbı Hak sıratı müstakîmde eylesin inşâallâh. Bizim insanlar olarak tercihimiz nettir: Ya zikrullâh ile beslenen, sünneti seniyyeyi yaşayan, üstâda bağlı sûfîlerin kavmine intisâb edeceğiz; ya da hevâ-hevese kapılmış, şeytânın izinde yürüyen, kibir ile kıvrılmış kavme intisâb edeceğiz. Üçüncü bir yol yok.

Kaynak: Mustafa Özbağ Efendi — Sohbet Kaydı. Tasavvuf hakkında daha fazla bilgi. İlgili Sözlük Terimleri: Şeytân, Zikir, Silsile. → Tasavvuf Sözlüğü