Edep Adap

Allah yeryüzüne vahyeder, yeryüzündeki her şeyin vahye tabi olduğunu bilerek yaş

Allah yeryüzüne vahyeder, yeryüzündeki her şeyin konusunda Mustafa Özbağ Efendi sohbeti. Bu yazıda Allah yeryüzüne vahyeder, yeryüzündeki her şeyin hakkında tasavvuf perspektifinden önemli bilgiler ve değerlendirmeler bulacaksınız.


Bize öyle bir. Allah anlattılar hiçbir şeyle alakası olmayan bir allahm gibi. Haşa değil. Evet. Allah bu ayet-i kerimenin dışında bu anlattığımız ayetti kerimenin dışında. Şeytana ve yardımcılarına da vahyeder peygamberlerine vahy ettiği gibi arıya toprağa. Güneşe. Aya göğe. Musa’nın annesine. Cenâb-ı. Hak vahy et der şeytana vahy ediyor başka neye vahy etmesin şimdi örnekleyelim bunu bu söylediklerimiz şeyleri. Bütün kardeşlere sözüm var sözüm şu. Cenâb-ı. Hak ölünceye kadar beni o sözle muhim eylesin amin anlattığımız söylediğimiz din olarak tebliğ ettiğimiz insanlara aktardığımız kardeşlere aktardığımız her şeyin. Kur’an’dan ve sünnetten delili olacak. Eğer bu yok size bunu tekrar söylüyorum 35 yıldır sohbet ediyorum soru cevap diyorum ki. Kardeşler size anlattıklarında. Kur’an’a ve sünnete uymayan bir yer var ise. Lütfen beni.

ikaz edin. Bana söyleyin ben kendimi düzelteyim 35 yıldır birisi demedi bana şurada. Kur’an’a uymadı şurada. Hadise uymadım diye koltuğuma bakıyorlar bizim. Adanalı marang lın yaptığı koltuğa takılıyorlar. Bu koltuğa takılıyorlar ne kadar rahat koltukta oturuyorsun koltuğu yok altın yaldızlı yok arabası ne yok arabanın markası ne tabii nereden geçiniyor. Siz hep böyle milletin parasını yiyorsunuz filan bu milletin söylediği bu birisi şunu demiyor bu bakın ilk defa konuşuyorum. Bunu birisi sohbeti sonuna kadar dinleyip şurada. Bu konuyla alakalı bir ayet söyle. Bu konuyla alakalı bir hadis söyle veya burada bir. Kur’an sünnete aykırı bir durum var demiyor bunu söylemiyor hamdolsun ya dinliyorlar bulamıyorlar ya da gerçekten dinlemiyorlar. Evet. Allah yeryüzüne vahyeder bakın yeryüzüne vahyeder. Zilzal ayet 4 ve 5.

Allah yeryüzüne vahyeder, yeryüzündeki her şeyin Hakkında

o gün yer rabbinin ona vahy etmesiyle haberini anlatacaktır bunların tefsirlerine girmeyeceğim. Cenâb-ı. Hak. Demek ki ne yapmış yeryüzüne vahy etmiş yeryüzüne vahyetmek demek yeryüzündeki bütün mevcudata vahy edilmesi demek. Ben sohbette derim ya. Sufi taşa bile tekme vurmaz yeryüzüne vahy etmiş. Sen yeryüzünde dolaşırken. Edebinle dolaş. Sen taşa bile tekme atma yeryüzünde. Edebinle dolaş sen oraya bevletme sen oraya buraya uygunsuz yerlere bevl dersen bak yeryüzüne vahy etmiş. Allah’ın edebini adabını tut. Hz. Abdullah gibi yap haz. Ömer efendimizin. Abdullah gibi 23 kez çıktım her seyahate çıktığında. Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem. Hazretleri burada def. Hacet yapardı. Burada da abdest alırdı deyip defa. Hacet yaptığı yerde defa. Hacet yapar abdest aldığı yerde abdest alır namaz kıldığı yerde namaz.

kılardı onlar. Hazret. Muhammedi. Mustafa’ya ve. Allah’ın vahyine bu kadar sahiptiler. Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem. Hazretlerinin def. Hacet yaptığı yere def. Hacet yapardı peygamber sevgisi olmayan bir kimsede bunun bir anlamı yoktur. Allah isi olmayan bir kimsede bunun bir anlamı yoktur ama. Hz. Ömer efendimizin oğlu. Abdullah için bu çok anlamlıydı def. Hacet yaptığı yer dahi. Muhammedi. Mustafa’nın yaptığı yerdi ve sorarlardı ona. Ey. Abdullah neden burada konaklıyor derdi ki biz peygamber. Sallallahu. Aleyhi ve. Sellem hazretleriyle yolculuk ederken o burada konaklamıştı ve hatta şu kadar konaklamıştı o kadar konaklarda büyük. Hüzün sonradan. Muhammedi. Mustafa vefat ettikten sonra. Hazret. Abdullah hüznünden dolayı artık bunları yapamaz hale geldi ağlamaktan kendini alık koyamıyorsun hani meşhur ya hazet. Ömer hızla cumaya.

gidiyor bir saçak bildiğimiz kiremit gibi saçak gibi bir sarına takılıyor bunu kim böyle yapmış diyor alıyor onu. Tabiri caizse kaldırıyor ortadan sonradan diyorlar ki aynı gün bunu hutbede söylüyor. Hani yoldan geçenleri rahatsız ediyor bu diye sahabe kalkıyor. Ey. Emirel müminin o saçağı diyor. Kim yaptı biliyor musun duruyor. Hayır diyor o saçağı diyor bizati elleriyle yapan. Hazret. Muhammedi. Mustafayı diyor koca. Ömer hüngür ağlaya gidip o saçağı tekrar yerli yerine koyuyor bildiğiniz saçak sacak. Allah yeryüzüne vahyeder yeryüzüne vahy edince hayvanlar böcekler çiçekler ağaçlar dağlar taşlar. Hepsi de o vahiye tabidir. O yüzden sonbahar geldiğinde. Hepsi de silinir gider ilkbaharda yeniden yeşerir. Hepsi de vahiye tabidir. Çünkü vahye tabi olmayan yeryüzünde hiçbir yoktur edebini. Koru edebini. Koru yeryüzünde.

Allah yeryüzüne vahyeder, yeryüzündeki her şeyin Sohbeti

dolaşırken yeryüzündeki gördüğün görmediğin bildiğin bilmediğin her şeyin vahiye tabi olduğunu bilerekten yaşa. O yüzden eşyanı kırıp dökme. O yüzden yiyeceğini bozdurma küflendirme sana verilmiş olan nimetleri heder etme hepsi de vahye tabi vahiyle yürüdü geldi senin önüne geldi vahiyle geldi senin evine girdi vahiyle geldi senin üzerine elbise oldu vahiyle geldi senin elinde bir alet oldu vahiyle geldi senin elinde telefon oldu senin elinde bilgisayar oldu vahiyle geldi senin elinin altında araba oldu vahiyle geldi senin elinde bir alet oldu vahiyle geldi bir avuç toprak oldu vahiyle geldi. Bütün her vahiye tabi ve vahiye tabi olan bütün her. Emre tabi ve onun arkasında. Allah’ın kudret ve. Kuvveti ve yaratması var o yaratmaya tabi. Ey. Müslüman israf edemezsin. Ey. Müslüman.

kırıp dökemezsin. Ey. Müslüman. Sen bir şeye zarar veremezsin vahy et abi sen zarar veriyorsan birazdan anlatacağım şeytandan gelen vahye tabi oldun. O zaman o da vahy. Ediyor insana. Neyi kötülüğü.

İlgili Sohbetler

Tasavvuf hakkında daha fazla bilgi için Tasavvuf – Vikipedi sayfasını ziyaret edebilirsiniz.

Allah yeryüzüne vahyeder, yeryüzündeki her şeyin konulu bu sohbet Mustafa Özbağ Efendi tarafından gerçekleştirilmiştir. Daha fazla Allah yeryüzüne vahyeder, yeryüzündeki her şeyin sohbeti için sitemizi takip edebilirsiniz.