Âdem (a.s.) Edebi Terk Etmedi — Hatâyı Kendi Nefsinden Gördü
Hz. Âdem ile Hz. Mûsâ’nın Mîraç’taki Münâzarası: Hz. Mûsâ aleyhisselâm, Hz. Âdem aleyhisselâma şöyle dedi: «Sen Allâh’ın yasağını deldin, insanları yeryüzüne çektin.» Hz. Âdem aleyhisselâmın cevâbı muhteşemdir: «Ben daha yaratılmazdan kırk bin yıl önce kaderime yazılan bir şeyden dolayı mı beni sorumlu tutuyorsun?» Allâh Resûlü sallallâhu aleyhi ve sellem bu münâzaradan sonra şöyle buyurdu: «Âdem’in kelâmı Mûsâ’yı yendi.»
Uyku, Delilik ve Unutmaktan Sorumluluk Yoktur
Hadîsi şerîfte buyrulur: «Uykudayken söylenenlerden, delinin söylediklerinden ve unutulanlardan insanlar sorumlu tutulmaz.» Hz. Âdem aleyhisselâm bu ilkenin işâreti olarak görülmüştür: o, Allâh’ın emrini unuttu ve hatayı irtikâb etti; ancak bu unutmanın sorumluluğundan kurtuldu.
Hatâyı Nefse Yüklemek: Edebin En Büyük Hâli
Cenâbı Hak Nisâ 79. âyette buyurur: «Sana bir iyilik isâbet ederse Allâh’tan bil; bir kötülük isâbet ederse onu nefsinden bil.» Hz. Âdem aleyhisselâm hatâyı kendinden gördü, başkasına yüklemedi.
Allâh da ona şöyle buyurdu: «Edebi terk etmedin, hatâyı–kusuru kendi nefsinden gördün; onun için seni kurtardım.» Hatâyı nefse yükleyebilmek, edebin en yüce hâlinin tezâhürüdür. Bu edep, kişinin Hak Teâlâ’nın huzûrunda kendini hor görüp, hatâ ve kusurları doğrudan kendine atfetmesi; iyilik ve nimetleri ise Allâh’ın lutfuna isnâd etmesidir.
Kaynak: Mustafa Özbağ Efendi — Sohbet Kaydı. Tasavvuf hakkında daha fazla bilgi. İlgili Sözlük Terimleri: Edep, Nefis, Silsile. → Tasavvuf Sözlüğü