Veliler

Abdâl kırk kişidir içlerinden birisi öldüğünde Allah onun yerine bir başkasını k

Abdâl kırk kişidir içlerinden birisi öldüğünde konusunda Mustafa Özbağ Efendi sohbeti. Bu yazıda Abdâl kırk kişidir içlerinden birisi öldüğünde hakkında tasavvuf perspektifinden önemli bilgiler ve değerlendirmeler bulacaksınız.


Biz abdallardanız hatta daha ileriyiz.” der durur. Abdal hadis-i şeriflerde de ebdal olarak geçer. E ile okunur abdal. Bizim. Anadolu’da abdal denir. Yalnız çalgıcı abdallar değil. Hani. Kırşehir bölgesinde, Ankara’nın kazalarında filan abdallar derler ya. Mesela işte bizim meşhur. Neşe. Ertaş. Abdallar sınıfındandır. Onlar böyle kendilerince hem çalarlar hem mani söylerler. Onlar şiir de okurlar. Kendileri şiir de yazarlar. Kimisine aşık abdal denir onlara. Bizim dediğimiz abdal o değil. Zaten o elif a la e’nin arasında okunuyor. İnceltilmiş ala. Abdal. Cenab-ı. Hakk’ın seçkin kulları, Cenab-ı. Hakk’ın seçilmiş kulları, yeryüzünün manevi direkleri bunlar. Abdal denilince bunu birkaç sohbettir söylüyorum. Kütüb-ü siddette deccaliyetle, fitnelerle alakalı bölümde var. Orada abdal kısmı var. Bütün arkadaşlar kütüb-ü siddeye çok rahat ulaşabilirler. Hemen hadis kitaplarında böyle.

orada burada geçen değişik hadis kitaplarında geçen hadisleri e kütübü sidde sahibi hepsini bir yere hemen toplamış. Çok güzel açıklama oradan bulabilirsiniz. O yüzden bu normalde abdal bu sohbetin burası oradan alıntı yapma. Bedel kelimesinin cemidir. Dilimizde abdal şeklinde kullanılır. El nihayede şu açıklama yapılır. Bunlar evliyalar ve abitlerdir. Bedelin cemidir. Ebdal diye isimlenmişlerdir. Çünkü her ne vakit bunlardan biri ölecek olsa bir başkası onun yerini alır. El nihayede geçiyor bu. Tekrar buranın altını çizerekten okuyayım. Çünkü her ne vakit bunlardan biri ölecek olsa bir başkası onun yerini alır. Bu dallar dünya üzerinde eksik olmazlar. Benim şeyhim son mürşid-i kamildi. Ondan sonra mürşid-i kamil gelmeyecek diyen kimse bu konuda cahilin ta dibidir. Son mürşid-i kamil bizim şeyhimizdi. Vefat etti. Ondan.

Abdâl kırk kişidir içlerinden birisi öldüğünde Hakkında

sonra mürşid-i kamil gelmeyecek. O cahilin dibidir. Buna inanarak söylüyorsa ve hakkında hadis olduğunu da biliyorsa. Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerinin hadis-i şerifini inkar ettiği için küfre bile girebilir. Hatta velilerle alakalı ayet-i kerimeyi de inkara girer. Bu çünkü. Allah’ın elveli isminin tecelli ettiği veliler vardır. Aye-i kerimede onlar dünyada da ahirette de mahsun ve mahcup olmayacaklardır der. O zaman o ayet-i kerimeyi de inkar etmiş olur. Küfre girer. Allah muhafaza eylesin. >> Amin. >> Aff ibn. Malik. Taberani rivayeti şöyle: Malik’in ebdallar. Şam ehli arasındadır. Onlar sebebiyle yardım görürler. Onlar sebebiyle rızka mazhar olurlar. Hz. Ali efendimizin rivayeti, Eddallar. Şam’dadır. Onlar 40 erkektir. Bunlardan biri öldü mü. Allah yerine birini koyar. Yağmur onlar sebebiyle sular. Düşmanlara karşı.

onlar sebebiyle yardım edilir. Şam ehlinden azap onlar sebebiyle bertaraf edilir. Bu son iki rivayet hasendir. Bu şeyden, kütüb-ü siddeden alıntı burası. Yine kütüb-ü siddeden alıntıya devam ediyorum. Hilyetül. Evliyada. Eb. Nuaym’ın. İbn. Ömer’den rivayeti şöyle: “Her nesilde ümmetimin en hayırlıları 500 kişidir. Ebdallar da 40 kişidir. Ne 500’ler için ne de 40’lar için eksilme vardır. Bunlardan bir kimse ölünce. Allah yerine birini alır kırklara koyar. Yanındakiler, “Ey. Allah’ın resulü, bize onların amellerini söyle.” dediler. Buyurdu ki, “Onlar kendilerine zulmedenleri affederler. Kendilerine kötülük yapanlara iyilik yaparlar. Allah’ın kendilerine verdiği şeylerde başkalarına pek cömert davranırlar. Bunlar abdallarla alakalı. Allah’ın dostlarıyla veya bazı kitaplarda ricalül gayp erenleriyle bazı kitaplarda kutuplar dediklerimiz 40’ların içerisinde üçler beşler yediler bunlar kutup 40’ın içinde bunlar eksilmezler.

Kıyamete kadar bunlar var olacak. İşte bizim şeyhimizden sonra şeyh gelmedi. Otur cahil adam, cüheli adam. Bir de öyle diyorlar ya. Biz. Mehdiy’yi bekliyoruz. Bekle. Ben de bekledim. Ben. Gazâlî’nin kıyamet alametlerini okudum. Yeni. İslam olunca ben her sabah bekledim. Çünkü o. Gazâlî’nin kıyamet alametlerini oku. Diyorsun ki ya şu 100 yıl önce görüldü. Bu 300 yıl önce görüldü. Şu zaman görüldü. Bu zaman görüldü. İşte 7 tane 10 tane büyük kıyamet alameti var. Onları bekliyorsun veya. Mehdiy’yi bekliyorsun. Bütün ehli tasavvufun böyle bir yanılgısı var. Yakında çıkacak. Hatta bir ara ne diyordu birisi? Mehdi kendinden habersiz. İstanbul’da. Bir de hani böyle avare gibi dolaşıyor. Ben de sohbette cevap verdim. Madem kendinden habersiz. İsa nerede dedim. Hatta birisinin. Mehdi olduğu.

Abdâl kırk kişidir içlerinden birisi öldüğünde Sohbeti

söylendi. Dedim. İsa. Aleyhisselam nerede? Adı ne? Çünkü hadis-i şerifte. Mehdi’nin adı benim adımdan, annesinin adı da benim annemin adından olacak diyor. Adı diyelim ki. Ahmet, Muhammed işte. Mustafa ismi onun isminden olacak ama annesinin adı da. Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretinin annesinin adından olacak. Allah muhafaza eylesin. >> Amin. >> O yüzden bunlar kendilerini ne görüyorlar? Abdallardan görüyorlar. Velilerden görüyor. Hatta kendisini onlardan da üstün görüyor. Rabbim muhafaza eylesin. >> Ve bu kimseler dervişlerin bir hayli sözünü çalmış, çırpmıştır. Bu kimseler ne yapıyorlar? Dervişlerin sözlerini, geçmiş evliyaların menkıbelerini, sözlerini çalıyorlar. Papağanlık yapıyorlar. Oysa o kimse. Allah dostuysa, veliyse papağanlık yapmasına gerek yok. Cenâb-ı. Hak onun kalbine muhakkak ilham eder. İlham ederse o kimse de oturduğu yerden spontane.

şekilde şiir söyleyecekse şiir söyler. Sohbet edeceksin. Sohbet eder. O bir yerden çalıntı bir söylemez. Hani. Hz. Pir diyor ya bugün yeni şeyler söylemek lazım. O zaman yeni söyleyecek. Allah muhafaza eylesin. >> Amin. >> O eski sufilerin, dervişlerin şiirlerini, nasihatlerini, deyişlerini kimisi sanki kendisininmiş gibi söyler. Şimdi ben desem ki beni candan usandırdı cefadan yer usanmaz mı? Herkes biliyor. En azından sizler biliyorsunuz. Fuziliden bilmeyen bir yere gitti. Orada böyle bir dörtlük okudu. Oh. Herkes onu kendinden zannetti. Allah muhafaza eylesin. >> O yüzden o tip insanların sözleri insanların hoşuna gider. Gerçekten insan nefsi o böyle tatlı hoş. Ne kadar tatlı hoş sohbet ya. Kur’an sünnet anlatırsa tatlı hoş sohbet değil. Kur’an sünnet insanın nefsine acı gelir. Hakikat insanın.

nefsine acı gelir. O kimse normalde o hakikati dinlemek ve duymak istemez. Nefsi ona çünkü patlar o noktada. Hani bu bir an önce bir sohbet bitse de gitsek der. Ona zulüm gibi gelir. Ay sohbete gittim bir daraldım bir daraldım. Daraldın tabii. Kur’an sünnet ağır geldi sana. Daraldın tabii. Harama haram diyoruz ya. Daraldın hocam geldim ama sohbetinize. Çok daraldım. Evet dedim. Kalbiniz daralır bizde dedim. Nefsiniz daralır. Neden dedi. E dedim biz. Kur’an sünneti anlatıyoruz dedim. O yüzden nefsi ağır gelir dedi. Tabii ona şu lazım. Cıstıkı cıstıkı. Oo. Mustafa. Özba efendiler hoş geldiniz. Tabii değerli misafirler aramıza. Mustafa. Ezba da katıldı. Tabii yürüyeceksin böyle oradan salına. O nefse tatlı geliyor. Tabii burada herkes yerde oturuyor ya. Sen ne.

olursan o geleceksin burada yerde oturacaksın. Nefse tatlı gelmiyor. Bir de e haram böyle helal böyle şunu yapma bunu etme şöyle yapma böyle yapma. Ya biz ne sohbetine geld dedik? E biz. Hz. Mesnevi sohbetine geldik. Mevlânâ’nın. Mesnevisini böyle yiyelim, içelim hoş geçelim. Öyle bir zannediyorlar. Hz. Mevlânâ en ağır meseleleri böyle menkıbelerle anlatmış, şiirle anlatmış. Bakın 740 yıl önce sahte önderlerin hallerini anlatıyor bize. 740 yıl önce. Onun da başı dertti bunlarla. 740 yıl önce bak onları anlatıyor.

İlgili Sohbetler

Tasavvuf hakkında daha fazla bilgi için Tasavvuf – Vikipedi sayfasını ziyaret edebilirsiniz.

Abdâl kırk kişidir içlerinden birisi öldüğünde konulu bu sohbet Mustafa Özbağ Efendi tarafından gerçekleştirilmiştir. Daha fazla Abdâl kırk kişidir içlerinden birisi öldüğünde sohbeti için sitemizi takip edebilirsiniz.