Tam Teslimiyet ve Takvânın Yolu
Rabbime tam teslimiyet yaşamak istiyorum diyorsun; peki tam teslîmiyette olduğunu nasıl anlarsın? Hadîs-i kudsîde buyuruluyor: Kim farzlara sımsıkı yapışırsa, Allah’ın en fazla hoşuna giden bir iş yapmış olur. Nâfilelerle Allah’a yaklaşır, ve Allah onu sever. Allah onu sevince, Allah onun gören gözü, duyan kulağı, tutan eli, yürüyen ayağı, söyleyen dili olur.
675. Mustafa Özbağ Efendi Hakkında
Bir kimse Allah’a tam teslim olacağım diyorsa, o kimse farzları yerine getirecek — sadece ibâdet noktasında değil, haramlardan da uzak duracak — ve nâfilelerle Allah’a yaklaşacak. Bizim için en önemli nâfile, Allah’ı zikretmektir. Eğer o dâimâ Allah’ı zikirle dilini ıslak tutuyorsa, o daha da ileriye gidecektir.
Bilmekten Olmaya Geçiş
Bilmekten olmaya geçmek lâzım. Ama farzları tam yerine getiremeyen, haramlardan tam anlamıyla uzaklaşamayan bir kimse bilmekten olmaya nasıl geçecek? Ümmetin acı tarafı bu: Sanki farzları bitirdi, haramlardan kurtuldu da şimdi sıra nâfilelere geldi.
Tam teslîmiyetin alâmetleri: Bir gün hiç şikâyet etmeden başına gelenlere sabret, hiçbir şey söyleme. Bir gün hiçbir istekte bulunma, hiç kimseden bir şey isteme. Bir gün Kur’ân-Sünnet dâiresinde hiç kimseye kızma. Bildiğinle amel edeceksin ki kemâle erersin.
Ayağına Diken Batmayan Sûfî Ne Yapar?
Bir kimse, îmânı, ve İslâm’ı kadar başına belâ, ve musîbet gelir. Eğer bir kimsenin üzerinde belâ, ve musîbet yoksa, o kimse kendi îmânını, ve İslâm’ını sorgulamalıdır. Belâ, ve musîbetin en çoğu peygamberlerindir; ondan sonra Peygamber vârislerinin, ondan sonra onların etrafındakilerin.
Tam bir sûfîlik yaşarsa, ne evdeki eşi dayanır, ne evlâdı dayanır, ne etraf dayanır. Tam bir sûfîlik yaparsa devletle sıkıntı yaşar; yaşamaması mümkün değildir. Duâ ediyoruz: Cenâb-ı Hak derviş kardeşlerimize imtihanın kolayından versin.
Eğer bir kimsenin üzerinde dînle alâkalı herhangi bir musîbet, herhangi bir sıkıntı yoksa, o kimse tam îmân ehli olarak Lâ ilâhe illallah deyip kemâle ermemiştir. Ama belâ, musîbet, hastalık eksik olmuyorsa, bu onun îmân ehli olduğunun, doğru yolda olduğunun göstergesidir. Çünkü Allah onu bu dünyâdan temiz bir şekilde götürecektir.
Sevmek Beğenmekle Başlar
Sevmek için beğenmekten başlamak gerekir. Beğendiğini sever, beğenmediğini sevmez. Beğenir, ona muhabbet besler; muhabbet beslemezse sevgi yolu açılmaz. Severse aşık olur; sevmezse aşık da olmaz.
Aşk, ancak Allah’adır. Bir erkeğin kadına aşık olması fıtrî değildir; bir kadının da erkeğe aşık olması fıtrî değildir. Gerçek aşk, Allah aşkıdır. Aşk afyon mudur? Soran için afyondur — çünkü bu soru sûfîlerin değil, zâhircilerin cümlesidir.
Derviş Yetiştirmek ve Sabır
Zikrullaha devam eden bir kimseden hiç ümîdimi kesmem. Yeter ki devâsa hatâlar yapmasın. Bir çiçek yetiştirdiniz mi, bir sebze yetiştirdiniz mi, bir meyve yetiştirdiniz mi? Bir tane bülbül yavrusu al, koy kafese, bir yetiştir. Bir tane adamı al, taşı yanında; o naz edecek sana, ‘ya bu akşam geleyim mi, gelmeyeyim mi?’ diyecek.
Ben hazır kurulu bir yere hiç oturamadım. Bayındır’ın ilk dervişi, şeyh efendinin ilk zâkiri benim. Ödemişte ilk dersi orada veren benim; sonra oraya göçen benim, orada dergâhı kuran bu fakîr. Ben hazır kurulu bir işe, eve, dergâha oturamadım; hiçbir şeyim hazır değildi.
Karakolunu görmüşüz, mahkemesini görmüşüz, savcısını görmüşüz, polisini görmüşüz. Günlerce sorguda kalmışız. Bunları yaşaya yaşaya gelen bir insanım. O yüzden Yusuf’u harcamam kaşını kaldırdı diye; on üç yıldır burada olan bir dervişi neden harcayayım?
Soru-Cevap
Soru: Rabbime tam teslimiyet yaşamak istiyorum. Tam teslîmiyette olduğumu nasıl anlarım?
Cevap: Farzlara sımsıkı yapış, haramlardan uzak dur, nâfilelerle — bilhassa zikrullahla — Allah’a yaklaş. Hiç şikâyet etmeden sabret, hiç kimseden bir şey isteme, hiç kimseye kızma. Bunları yaşayabiliyorsan tam teslîmiyete yaklaşıyorsundur.
Soru: Kur’ân’da farklı sûrelerde Allah yemin ettiğini okuyoruz. Allah’ın yemin etmesi nedir?
Cevap: Allah bir şeyin üzerine yemin ediyorsa, bunun arkası ciddi bir şeydir. Burayı dikkatle okuyun, üzerine dikkat gösterin. Bu âyet-i kerîmeler müteşâbih olduğundan, kafa yormaya kalkarsak asıl hakîkati kaçırmış oluruz. Biz Allah’ı bilmek, ve tanımak için yaratıldık; onu bilmenin, tanımanın yolunu arayalım.
Kaynaklar
Hadîs-i Kudsî: “Kulum farzları yerine getirmekle bana en sevgili işi yapar. Nâfilelerle bana yaklaşmaya devam eder; nihâyet onu severim. Onu sevince, onun gören gözü, duyan kulağı, tutan eli, yürüyen ayağı olurum.” — Buhârî
Âyet: “Andolsun ki sizi biraz korku, açlık, mallardan, canlardan, ve ürünlerden eksiltme ile imtihan edeceğiz.” — Bakara Sûresi, 2/155.
Âyet: “Saf saf dizilenlere, toplayıp sürenlere, zikir okuyanlara yemin ederim ki ilâhınız birdir.” — Sâffât Sûresi, 37/1-4
Hadîs: “Belâların en şiddetlisi peygamberleredir; sonra onlara en yakın olanlara, sonra onlara en yakın olanlara.” — Tirmizî
Hadîs: “İçinde zerre îmân olsa, cehennemden kurtulur.” — Buhârî; Müslim
Tasavvuf hakkında daha fazla bilgi için tıklayınız.
İlgili Sözlük Terimleri: Hakîkat, Zikir, Sünnet, Şeyh, Muhabbet, Aşk, Sabır, Dervîş. → Tasavvuf Sözlüğü’nün tamamı
