Âşık, Okyanustaki İnci Gibidir
Mevlânâ ile Şemseddîn-i Tebrîzî arasında farklı bir iletişim mi vardı? «Ne dediğini anlıyorum: Senin ahmak, yaramaz, akıllı görünen gönlün kirlenmiş, pislenmiş; zâlim olmuş dilin, zâlim olmuş gönlün, kirli pis hâline gelmiş. Neden? Çünkü bir Şeyh sevgisi tatmadın.» Şeyh sevgisini tatmayan, gönlünü pislikten kurtaramaz. Âşık ise okyanustaki inci gibidir: Görünmez ama vardır; ve bulan için en kıymetli hazînedir.
İnci Mecâzı — Gizli Değer
Âşık okyanustaki inci gibidir. İnci kendisini göstermez; deniz kabuğunun içinde gizlidir. Sıradan bir gözlemci, inci olduğunu bilemez. Ama dalgıçlar bilir; ve onu aramak için derinlere dalarlar. Aynı şekilde âşıklar da görünmezler; sıradan halk arasında sıradan insânlar gibi yaşarlar. Sâdece ârifler onları tanır; ve mânevî zenginliklerinden istifâde ederler.
Okyanusun Derinliği — Aşkın Derinliği
Okyanus, derinliği temsîl eder. Âşık aşkın okyanusundadır; ve bu okyanus derindir. Yüzeyde dalgalar vardır; ama asıl âşıklık derinliktedir. Sıradan insân yüzeydeki dalgalarda yaşar — bugün sevinir, yarın üzülür; bugün kazanır, yarın kaybeder. Âşık ise derindedir; dalgalar onu etkilemez. Çünkü o, derinlikteki sükûnete ulaşmıştır. Yüzeyde fırtınalar olur, ama derinlik hep sâkindir.
Mevlânâ-Şems İlişkisi — Dudaksız İletişim
Mevlânâ ile Şemseddîn-i Tebrîzî arasında sözsüz bir iletişim vardı. Bakışlarıyla konuşurlardı; sessizlikleriyle anlaşırlardı. Çünkü aşk dilden öte bir iletişimdir. İki âşık karşılaştığında, sözle değil hâl ile konuşurlar. Kelimeler azaldıkça mânâ artar. Şems Mevlânâ’ya bakar; Mevlânâ’nın kalbi titrer. Mevlânâ Şems’e bakar; Şems anlar. Bu, sıradan bir iletişim değildir; mânevî bir bağdır.
Şeyh Sevgisi Tatmamak — Kirli Gönül
Şeyh sevgisi tatmayanın gönlü kirlenir; pislenir; zâlim olur. Çünkü şeyh sevgisi, kalbi paklayan bir mânevî suyudur. Bu suyun değdiği kalp paklanır; değmeyen kalp kirlenir. Modern müslümanların büyük bir kısmı şeyh sevgisi tatmamıştır; bu yüzden gönülleri kirli. Çare bellidir: Bir mürşide bağlanmak; ona muhabbet etmek; onun sohbetiyle gönlü temizlemek. Bu, tasavvufun pratik metodudur.
Dalgıçlar — Velîleri Arayanlar
Velîleri aramak, dalgıçlık gibidir. Yüzeyde durup velîleri görmezsin. Derinlere dalmak gerek. Bu dalış, ciddî bir mânevî çabadır: Zikir, sohbet, hizmet, sebât. Yıllar süren bir dalış. Sonunda bir inci bulursun — bir gerçek velî. O sana mânevî zenginlik verir. İncinin değeri, onu bulan için sonsuzdur. Allâh muhâfaza eylesin; bizi de derinlere dalan dalgıçlardan eylesin; ve incileri bulanlardan.
Kaynak: Mustafa Özbağ Efendi — Sohbet Kaydı. Tasavvuf hakkında daha fazla bilgi. İlgili Sözlük Terimleri: Âşık, Şeyh, İnci. → Tasavvuf Sözlüğü
Ek kaynaklar:
- Kur’an-ı Kerim, Nahl 16/125; hikmet ve güzel öğütle davet ilkesi.
- Kur’an-ı Kerim, Ahzab 33/21; Resulullah’ta güzel örnek oluşu.
- Nevevi, Riyazü’s-Salihin, takva, ihlas ve güzel ahlak bölümleri.
- İmam Gazali, İhya-u Ulumi’d-Din, kalp terbiyesi, ahlak ve ihlas bölümleri.
- Buhari, İman ve Rikak bölümleri, niyet, ihlas ve ahlak rivayetleri.
- Müslim, Birr ve Sıla bölümü, güzel ahlak ve kardeşlik rivayetleri.
- Tirmizi, Birr ve Sıla, zühd ve deavat bölümleri.
- Nevevi, Riyazü’s-Salihin, ihlas, takva, zikir ve güzel ahlak bölümleri.
- İbn Hacer el-Askalani, Fethu’l-Bari, ilgili Buhari rivayetlerinin şerhi.
- Kuşeyri, er-Risale, tasavvuf adabı, hal ve makamlar bahisleri.