Mustafa Özbağ Efendi bu kısa sohbette «Namâzı dosdoğru kılmak ve zekâtı vermekle emrolunduk; zekât vermenin namâzı da yoktur» hadîsini tafsîl eder. Taberânî'den hadîsi şerîf: namâzı dosdoğru kılmak ve zekâtı vermekle emrolunduk; zekât vermenin namâzı da yoktur. Bunlar ağır hadîsi şerîflerdir. Hanefîler bir kimse zekât vermedi de küfre fetvâ vermezler, ama hadîsi şerîfler ağırdır. Kardeşler arkadaşlar bu konuda gevşeklik bulunmasınlar; bu konuda böyle bir mes'eleyi ötelemesinler. Tuttuğumuz oruç, yaptığımız ibâdetler, yaptığımız ettiğimiz duâ-zikirler bizim kendi gevşekliğimizle hebâ olmasın. Zekât verebilecek olanlar muhakkak ki zekâtlarını hesâplasınlar; verilmesi gereken yerlere zekâtlarını versinler inşâallâh.
Namâz ve Zekât: Birlikte Emr
Mustafa Özbağ Efendi sohbete temel hakîkati ortaya koyarak başlar: Taberânî'den hadîsi şerîf: «Namâzı dosdoğru kılmak ve zekâtı vermekle emrolunduk; zekât vermenin namâzı da yoktur.» Cenâbı Hak Kur'ânı Kerîm'de yirmi yedi yerde namâz ile zekâtı yan yana zikretmiştir: «Namâzı dosdoğru kılın ve zekâtı verin» (Bakara 2/43, 83, 110, 277; Mâide 5/12, 55; Tevbe 9/5, 11, 18, 71; vd.). Bu üslûp namâz ile zekâtın birbirinden ayrılmaz iki farz olduğunu ortaya koyar.
Hadîsi Şerîflerin Ağırlığı
Mustafa Özbağ Efendi muazzam bir hadîsi şerîfi tafsîl eder: bunlar ağır hadîsi şerîflerdir. Tekrâr, parantez açayım: Hanefîler bir kimse zekât vermedi de küfre fetvâ vermezler, ama hadîsi şerîfler ağırdır. O yüzden özellikle de böyle namâz ile zekâtla alâkalı ağır hadîsi şerîfleri seçtim — özellikle seçtim. Hz. Ebû Bekr radıyallâhu anh hilâfeti zamânında zekât vermeyenlerle harb etmiştir; çünki zekât vermemek dîni gevşetmek demektir.
Mü'mînin Vazîfesi: Gevşeklik Yok
Mustafa Özbağ Efendi muazzam bir tasavvufî kâideyi tafsîl eder: kardeşler, arkadaşlar, bu konuda gevşeklik bulunmasınlar; bu konuda böyle bir mes'eleyi ötelemesinler. Tuttuğumuz oruç, yaptığımız ibâdetler, yaptığımız ettiğimiz duâ-zikirler bizim kendi gevşekliğimizle hebâ olmasın. Allâh muhâfaza eylesin. Zekât verebilecek olanlar muhakkak ki zekâtlarını hesâplasınlar.
Verilmesi Gereken Yerlere Zekât
Mustafa Özbağ Efendi sohbetin sonunda mü'mînin görevini tafsîl eder: geçen hafta kimlere verilip kimlere verileceği, kimlere verilmeyeceği ile alâkalı sohbet etmiştik; veya bunu ilmihâl kitaplarından bakaraktan, verilmesi gereken yerlere zekâtlarını versinler inşâallâh. Cenâbı Hak âyeti kerîmede zekâtın sekiz sınıfı tâyin etmiştir: «Sadakalar (zekât), Allâh tarafından bir farz olarak ancak fakîrlere, miskînlere, zekât memûrlarına, kalpleri İslâm'a ısındırılacaklara, kölelikten kurtulacaklara, borçlulara, Allâh yolundakilere, ve yolda kalmışlaradır» (Tevbe 9/60). Halvetiyye-Şâbâniyye-Karabâşiyye yolunun manevî terbiyesi de mü'mîni namâz ile zekâtı dosdoğru edâ etmeye yöneltir; ve bu vasıflar onun manevî terakkîsinin temel cüzlerini teşkîl eder.
- Kur'ânı Kerîm: Bakara 2/43, 83, 110, 277; Mâide 5/12, 55; Tevbe 9/5, 11, 18, 60, 71; Beyyine 98/5; Müzzemmil 73/20.
- Sahîhi Buhârî, Kitâbü'z-Zekât.
- Sahîhi Müslim, Kitâbü'z-Zekât.
- Süneni Ebû Dâvûd, Kitâbü'z-Zekât.
- Süneni Tirmizî.
- Süneni Nesâî.
- Süneni İbn Mâce.
- İmâm Mâlik, Muvatta.
- İmâm Ahmed, Müsned.
- Taberânî, el-Mu'cem, namâz ve zekât hadîsi.
- İmâm Gazzâlî, İhyâ-u Ulûmi'd-Dîn, namâz ve zekât bahsi.
- İmâm Kâsânî, Bedâi'u's-Sanâi'.
- İmâm Serahsî, el-Mebsût.
- İmâm Râzî, Mefâtîhu'l-Gayb.
- İmâm Kurtubî, el-Câmi'u li-Ahkâmi'l-Kur'ân.
- İbn Kesîr, Tefsîru'l-Kur'âni'l-Azîm.
- İmâm Şâfi'î, el-Üm.
- İmâm Mâlik, el-Müdevvene.
- Mustafâ Özbağ Efendi, Sohbet Serileri, Zekât Sohbetleri.
Sohbetin Tasnîfi: Bu sohbet namâz ve zekâtın birlikte emredildiğini, hadîsi şerîflerin ağırlığını, mü'mînin vazîfesinin gevşeklik olmadığını, ve verilmesi gereken yerlere zekât verilmesini tafsîl etmektedir.
Kaynak: mustafaozbag.com | Video: YouTube | Seri: Zekât Sohbetleri