Mustafa Özbağ Efendi bu çok kısa sohbette zekâtın Cenâbı Hakk'ın insâna emânet olarak verdiği bir şey olduğunu, sen emânete hıyânet etmemen gerektiğini tafsîl eder. Zekât, Cenâbı Hakk'ın sana emânet olarak verdiği bir şeydir. Sen emânete hıyânet etme. Emânete hıyânet edersen, Allâh'ın tokatı keskin ve sert olur. Başkasına kabâhat bulma; sonra kendini de evliyâdan, velîden, peygamberlerden sayma. Senden bir parapul gidince «İmtihânımmış» deme; bu imtihân değil, onu kendinde ara. Bize boş evliyâlık yapma. Kendini peygamberlerle, velîlerle eşdeğerde tutup «Hatâ-kusurum yok ama Allâh beni imtihân etti» deme. Sen kendini peygamberlerden, velîlerden sayma. O peygamberlere ve velîlere has bir imtihân şeklidir. Başına bir şey gelirse, muhakkak onun bir sebebi vardır.
Zekât: Cenâbı Hakk'ın Emâneti
Mustafa Özbağ Efendi sohbete temel hakîkati ortaya koyarak başlar: zekât, Cenâbı Hakk'ın sana emânet olarak verdiği bir şeydir. Sen emânete hıyânet etme. Emânete hıyânet edersen, Allâh'ın tokatı keskin ve sert olur. Cenâbı Hak âyeti kerîmede «Allâh size emânetleri ehline vermenizi emreder» (Nisâ 4/58) buyurmuştur. Resûli Ekrem efendimiz buyurmuştur: «Emânete hıyânet edenin îmânı yoktur» (İmâm Ahmed, Müsned III/135; Beyhakî, Şu'abü'l-Îmân). Mü'mînin malındaki zekât, fakîrlerin emânetidir; bu emâneti vermemek hıyânettir.
Başkasına Kabâhat Bulma, Kendinde Ara
Mustafa Özbağ Efendi muazzam bir manevî kâideyi tafsîl eder: başkasına kabâhat bulma; sonra kendini de evliyâdan, velîden, peygamberlerden sayma. Senden bir parapul gidince «İmtihânımmış» deme; bu imtihân değil — onu kendinde ara. Bize boş evliyâlık yapma. Kendini peygamberlerle, velîlerle eşdeğerde tutup «Hatâ-kusurum yok, ama Allâh beni imtihân etti» deme. Bu hâl gerçek velâyet ile sahte velâyet iddiası arasındaki ince farkı ortaya koyar.
Sebepleri Kendinde Ara
Mustafa Özbağ Efendi sohbetin sonunda mü'mînin görevini tafsîl eder: sen kendini peygamberlerden, velîlerden sayma. O peygamberlere ve velîlere has bir imtihân şeklidir. Başına bir şey gelir ise, muhakkak onun bir sebebi vardır. Cenâbı Hak âyeti kerîmede «Size isâbet eden her musîbet, kendi ellerinizle işledikleriniz yüzündendir» (Şûrâ 42/30) buyurmuştur. Halvetiyye-Şâbâniyye-Karabâşiyye yolunun manevî terbiyesi de mü'mîni emânete sâdık olmaya, ve musîbetlerin sebebini kendinde aramaya yöneltir; ve bu vasıflar onun manevî terakkîsinin temel cüzlerini teşkîl eder.
- Kur'ânı Kerîm: Nisâ 4/58; Şûrâ 42/30; Tevbe 9/103; Bakara 2/177; Mü'minûn 23/8.
- Sahîhi Buhârî, Kitâbü'l-Îmân.
- Sahîhi Müslim, Kitâbü'l-Îmân.
- Süneni Ebû Dâvûd.
- Süneni Tirmizî.
- Süneni Nesâî.
- Süneni İbn Mâce.
- İmâm Mâlik, Muvatta.
- İmâm Ahmed, Müsned III/135, Emânete hıyânet hadîsi.
- İmâm Beyhakî, Şu'abü'l-Îmân.
- İmâm Gazzâlî, İhyâ-u Ulûmi'd-Dîn, emânet bahsi.
- İmâm Kuşeyrî, er-Risâletü'l-Kuşeyriyye.
- İmâm Sühreverdî, Avârifü'l-Ma'ârif.
- İbn Kayyim el-Cevziyye, Medâricü's-Sâlikîn.
- İmâm Râzî, Mefâtîhu'l-Gayb.
- İmâm Kurtubî, el-Câmi'u li-Ahkâmi'l-Kur'ân.
- İbn Kesîr, Tefsîru'l-Kur'âni'l-Azîm.
- Mustafâ Özbağ Efendi, Sohbet Serileri, Zekât Sohbetleri.
Sohbetin Tasnîfi: Bu çok kısa sohbet zekâtın Cenâbı Hakk'ın emâneti olduğunu, başkasına kabâhat bulmayıp kendinde aramayı, ve sebepleri kendinde aramayı tafsîl etmektedir.
Kaynak: mustafaozbag.com | Video: YouTube | Seri: Zekât Sohbetleri