Perşembe, 14 Mayıs 2026
YOLUMUZ NÜBÜVVET YOLUDUR

Mustafa Özbağ

İrşad & Tasavvuf · Resmî Site
Zekat ·

Birinci derecede farz olan zekattır bunun üstü nafile olan sadaka vermektir

Sadaka veren erkeklerle sadaka veren kadınlara bu ayet-i kerimelerde genelde hep sadaka olarak geçer insana farz olan zekattır birinci derecede bir kimse. Ticaret mallarından. Örneğin 40a bir senede b...


Mustafa Özbağ Efendi bu sohbette birinci derecede farz olan zekâtın ve onun üstünde nâfile sadaka vermenin tafsîlini ortaya koyar. Sadaka veren erkeklerle sadaka veren kadınlara dâir âyeti kerîmelerde genelde hep sadaka olarak geçer; insâna farz olan zekâttır birinci derecede. Bir kimse ticâret mallarından kırkta bir senede bir sefer zekât vermekle mükelleftir. Farz olan bu zekâtını verdiği müddetçe vazîfesini yerine getirmiştir. Bunun üstü nâfile sadaka olur. Hadîsi şerîfte buyurulmuştur: «Her sabah yeryüzüne iki melek iner; biri 'Yâ Rabbi, infâk edip iyilik edenin malının yerine yenisini ver' der, diğeri ise 'Yâ Rab, cimrilik edenin malını telef et' diye duâ eder» (Buhârî, Müslim). Bir kimse zekâtını düzgün hesaplayıp vermezse ikinci meleğin duâsının tecellîyâtı zuhur eder; malı telef olur. Resûli Ekrem efendimiz buyurmuştur: «Ey âdemoğlu, infâk et, sana da infâk olunsun». İnfâk etmenin hem maddî hem manevî tarafı vardır.

Birinci Derecede Farz: Zekât

Mustafa Özbağ Efendi sohbete temel hakîkati ortaya koyarak başlar: insâna farz olan zekâttır birinci derecede. Bir kimse ticâret mallarından kırkta bir, senede bir sefer zekât vermekle mükelleftir. Cenâbı Hak âyeti kerîmede «Namâzı dosdoğru kılın, zekâtı verin» (Bakara 2/43) buyurmuştur. Sadaka veren erkeklerle sadaka veren kadınlara dâir âyeti kerîmelerde genelde hep sadaka olarak geçer. Farz olan bu zekâtını verdiği müddetçe vazîfesini yerine getirmiştir. Bunun üstü nâfile olmuş olur.

İki Meleğin Duâsı

Mustafa Özbağ Efendi muazzam bir hadîsi şerîfi tafsîl eder: hadîsi şerîf Buhârî-Müslim'den: her sabah yeryüzüne iki melek iner; biri «Yâ Rabbi, infâk edip iyilik edenin malının yerine yenisini ver» der, diğeri de «Yâ Rab, cimrilik edenin malını telef et» diye duâ eder (Buhârî, Zekât 27; Müslim, Zekât 57). Bir kimse zekâtını düzgün hesaplayıp vermezse, ikinci meleğin duâsının tecellîyâtı yaşanır; onun malı telef olur. Hem Müslümân, hem mü'min, hem de paranınmalın zekâtını düzgün hesaplayıp vermiyorsun — ikinci melek duâ ediyor: «Bunun malı helâk olsun». Öbürkü zekâtını vermiş — birinci melek ona duâ ediyor: «Yâ Rabbi, onun verdiğinin yedi yüz misli, bin misli fazlasını ver».

İnfâk Et, Sana da İnfâk Olunsun

Mustafa Özbağ Efendi muazzam bir hadîsi şerîfi tafsîl eder: yine başka bir hadîsi şerîfte Hz. Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem buyurmuştur: «Ey âdemoğlu, infâk et; sana da infâk olunsun» (Buhârî, Zekât 1; Müslim, Zekât 36). İnfâk edersen sen de infâk bulursun. Ne ekersen onu biçersin. İnfâk edersen sana da infâk edilir. Bu infâkın hem maddî tarafı vardır hem de manevî tarafı vardır. Sen infâk ettin maddî tarafı: işte üç kuruş, beş kuruş veya zekâtını verdin; veya zekâta muktedir değilsin, bir sadaka verdin, bir infâk ettin.

Manevî İnfâk: İlim, Kuvvet, Duâ

Mustafa Özbağ Efendi muazzam bir kâideyi tafsîl eder: manevî infâk da vardır. İnsân ilmini de infâk eder; bir kimsenin bilgisi vardır, bilgisi de infâkın içerisine gider. Kuvveti infâkın içerisine girer; duâsı infâkın içerisine girer. Mü'min kardeşine duâ etmek de bir nev'î infâktır. Onun bir sıkıntısı var, sıkıntısına duâ ediyorsun; görüyorsun elinden bir gelmiyor — sen elinden bir gelmiyor, duâ et. Hiç olmazsa duâ da bir infâktır.

Mü'mîne Yardım: Hasta Ziyâret, Yaşlı Bakımı

Mustafa Özbağ Efendi sohbetin sonunda mü'mînin görevini tafsîl eder: yanında bulun, hasta git ona, infâk et. Git yanında bulun, geçmiş olsun de. Ameliyât olmuş bir kimse — telefon aç, git yanına, geçmiş olsun de, ihtiyâcın var mı de — bu da infâktır. Hattâ yaşlı bakılacak kimsesi yok; git ona bak — bu da infâktır. İnfâk edersen, infâk bulursun hem dünyevî hem uhrevî olarak. Halvetiyye-Şâbâniyye-Karabâşiyye yolunun manevî terbiyesi de mü'mîni hem maddî hem manevî infâka, hem zekâtsadakaya hem ilimduâya yöneltir; ve bu vasıflar onun manevî terakkîsinin temel cüzlerini teşkîl eder.

  • Kur'ânı Kerîm: Bakara 2/43, 261, 267; Tevbe 9/103; Hadîd 57/18; Müzzemmil 73/20; Münâfikûn 63/9-10.
  • Sahîhi Buhârî, Kitâbü'z-Zekât 1, 27, İnfâk hadîsleri.
  • Sahîhi Müslim, Kitâbü'z-Zekât 36, 57, İki melek duâsı hadîsi.
  • Süneni Ebû Dâvûd.
  • Süneni Tirmizî.
  • Süneni Nesâî.
  • Süneni İbn Mâce.
  • İmâm Mâlik, Muvatta.
  • İmâm Ahmed, Müsned.
  • İmâm Gazzâlî, İhyâ-u Ulûmi'd-Dîn, zekâtsadaka bahsi.
  • İmâm Sühreverdî, Avârifü'l-Ma'ârif.
  • İbn Kayyim el-Cevziyye, Medâricü's-Sâlikîn.
  • İmâm Râzî, Mefâtîhu'l-Gayb.
  • İmâm Kurtubî, el-Câmi'u li-Ahkâmi'l-Kur'ân.
  • İbn Kesîr, Tefsîru'l-Kur'âni'l-Azîm.
  • Mustafâ Özbağ Efendi, Sohbet Serileri, Zekât Sohbetleri.

Sohbetin Tasnîfi: Bu sohbet birinci derecede farz olan zekâtı, iki meleğin duâsını, «İnfâk et, sana da infâk olunsun» hadîsini, manevî infâkı (ilim, kuvvet, duâ), ve mü'mîne yardımı (hasta ziyâret, yaşlı bakımı) tafsîl etmektedir.


Kaynak: mustafaozbag.com | Video: YouTube | Seri: Zekât Sohbetleri