Mustafa Özbağ Efendi bu sohbette Allâh'ın insâna verdiği nî'metlerinin kadrini bilmesi gerektiğini, ve Allâh yolunda koşmanın o malın, sağlığın, ve maddî-manevî sana olan lütfun zekâtı olduğunu tafsîl eder. Sende ev var, harika; evinde zikrullâh oluyor mu? Hayır. Evinde namâz kılan var mı? Hayır. Evin Allâh yolunda açılıyor mu? Hayır. Ne diyor Allâh Resûlü? O ev mâmûr da olsa harâbedir. O evin hesâbını vereceksin; o arabanın hesâbını vereceksin; o paranın hesâbını vereceksin; o sağlığın hesâbını vereceksin. Allâh sana ilim vermiş — maddî manevî. Sen o ilmi saklıyorsan, gizliyorsan, çarpıtıyorsan, o ilim seni cehennemlik edecek. Sana bir şey sordular, biliyor musun? Evet — cevâb vereceksin. Bir mes'ele oldu, Allâh senin kalbine ilhâm etti — saklarsan yemîn ediyorum küstahlardan oldun, arsızlardan oldun, nî'mete nankörlerden oldun. Sen nî'metin kadrini bil; o lütfun, ikrâmın kadrini bil; Allâh'ı zikret, Allâh'a hamd et, Allâh yolunda koş. O malın, sağlığın, maddî-manevî sana olan lütfun zekâtı budur — Allâh yolunda koşacaksın.
Evin, Aracın, Malın Hesâbı
Mustafa Özbağ Efendi sohbete temel hakîkati ortaya koyarak başlar: sende ev var, harika. Evinde zikrullâh oluyor mu? Hayır. Evinde namâz kılan var mı? Hayır. Evin Allâh yolunda açılıyor mu? Hayır. Ne diyor Allâh Resûlü? O ev mâmûr da olsa harâbedir. O evin hesâbını vereceksin; o arabanın hesâbını vereceksin; o paranın hesâbını vereceksin; o sağlığın hesâbını vereceksin. Cenâbı Hak âyeti kerîmede «Sonra o gün size verilen her nî'metten muhakkak hesâba çekileceksiniz» (Tekâsür 102/8) buyurmuştur. Bu üslûp her nî'metin Cenâbı Hakk'ın bir emâneti olduğunu, ve onun hesâbının verileceğini ortaya koyar.
İlmin Saklanması: Nankörlük
Mustafa Özbağ Efendi muazzam bir manevî tehlikeyi tafsîl eder: Allâh sana ilim vermiş — maddî, manevî. Sen o ilmi saklıyorsan, o ilmi gizliyorsan, o ilmi çarpıtıyorsan, o ilim seni cehennemlik edecek. Ne öğrendin? Dînî ilim öğrendin. Birisi sana bir şey sordu, biliyor musun? Evet — ona cevâb vereceksin. O ilim millete lâzımken Allâh sana neden verdi? Mü'mînlerin mes'eleleri hallolsun, mü'mînlere yardımcı ol diye verdi. Sen o ilmi kendine biriktirirsin diye vermedi.
Kalbe İlhâm Edilen İlmin Saklanması
Mustafa Özbağ Efendi muazzam bir manevî kâideyi tafsîl eder: sana bir şey sordular veya sen bir sohbet ediyorsun. O esnâda işin içinden çıkılmaz girift bir mes'ele var; Allâh senin kalbine ilhâm etti, ilmi ledünü senin kalbine indirdi. Sen onu saklarsan — yemîn ediyorum, küstâhlardan oldun, arsızlardan oldun, nî'mete nankörlerden oldun. Allâh'ın sana bahşettiği ilmi sen sakladın, gizledin, insânlara aktarmadın. Vallâhi de billâhi de baştan görsün — o ilim kapısı sana kapanır; ilmi ledün kapısı sana kapanır. Doğru yapmadın.
Nî'metler Rabbinizdendir
Mustafa Özbağ Efendi muazzam bir Kur'ânî hakîkati tafsîl eder: Cenâbı Hak âyeti kerîmede buyurmuştur: «Size dokunan her nî'met Allâh'tandır» (Nahl 16/53). O zamân senin üzerinde ne nî'met var, ne lütuf var, ne ikrâm var, ne ihsân varsa — senin üzerinde maddî-manevî ne var ise iyilik manâsında — hepsinde Allâh verdi, kardeş. Sana nankörlük etme; hepsinde sana Allâh verdi. Sen kalkıp da isyânkârlık yapma. Sen nî'metin kadrini bil; o lütfun, ikrâmın kadrini bil.
Nî'metin Zekâtı: Allâh Yolunda Koşmak
Mustafa Özbağ Efendi sohbetin sonunda mü'mînin görevini tafsîl eder: Allâh'ı zikret, Allâh'a hamd et, Allâh yolunda koş. O malın, o sağlığın, o maddî-manevî sana olan lütfun zekâtı budur — Allâh yolunda koşacaksın. Cenâbı Hak âyeti kerîmede «Şükrederseniz elbette size nî'metimi arttırırım» (İbrâhîm 14/7) buyurmuştur. Halvetiyye-Şâbâniyye-Karabâşiyye yolunun manevî terbiyesi de mü'mîni nî'metlerin kadrini bilmeye, hamd etmeye, ve Allâh yolunda koşmaya yöneltir; ve bu vasıflar onun manevî terakkîsinin temel cüzlerini teşkîl eder.
- Kur'ânı Kerîm: Tekâsür 102/8; Nahl 16/53; İbrâhîm 14/7; Bakara 2/152; Münâfikûn 63/9-10.
- Sahîhi Buhârî, Kitâbü'r-Rikâk.
- Sahîhi Müslim, Kitâbü'z-Zühd.
- Süneni Ebû Dâvûd, Kitâbü'l-İlim 9, İlmi gizleme hadîsi.
- Süneni Tirmizî.
- Süneni Nesâî.
- Süneni İbn Mâce.
- İmâm Mâlik, Muvatta.
- İmâm Ahmed, Müsned.
- İmâm Gazzâlî, İhyâ-u Ulûmi'd-Dîn, ilim ve şükür bahsi.
- İmâm Sühreverdî, Avârifü'l-Ma'ârif.
- İbn Kayyim el-Cevziyye, Medâricü's-Sâlikîn.
- İmâm Râzî, Mefâtîhu'l-Gayb.
- İmâm Kurtubî, el-Câmi'u li-Ahkâmi'l-Kur'ân.
- İbn Kesîr, Tefsîru'l-Kur'âni'l-Azîm.
- Mustafâ Özbağ Efendi, Sohbet Serileri, Zekât Sohbetleri.
Sohbetin Tasnîfi: Bu sohbet evinaracınmalın hesâbını, ilmin saklanmasının nankörlük olduğunu, kalbe ilhâm edilen ilmin saklanmasını, nî'metlerin Rabbimizden olduğunu, ve nî'metin zekâtının Allâh yolunda koşmak olduğunu tafsîl etmektedir.
Kaynak: mustafaozbag.com | Video: YouTube | Seri: Zekât Sohbetleri