Mustafa Özbağ Efendi bu kısa sohbette zekât veren kimsenin Cenâbı Hakk'ın malını arttırdığını, eksiltmediğini tafsîl eder. Zekât lügatte malın artması ve temizlenmesi demektir. Zekât veren bir kimsenin malı eksilmez, bilakis artar. Cenâbı Hak zekât veren kulunun malını bereketlendirir ve arttırır. Bu, ilâhî bir vaaddir. Zekât vermekten korkanlar aslında Allâh'ın vaadine güvenmeyenlerdir. Hâlbuki Cenâbı Hak buyurmuştur: «Mallarını Allâh yolunda harcayanların hâli, yedi başak veren bir tohumun hâli gibidir; her başakta yüz tâne vardır.» Zekât malı eksiltmez, kat kat arttırır. Zekât yalnızca malı arttırmaz; aynı zamanda kalbi cimrilikten, dünyâ sevgisinden, ve mal tutkusundan arındırır. «Onların mallarından sadaka al; bununla onları temîzlersin ve arındırırsın» âyeti, zekâtın hem malı hem kalbi temîzlediğini gösterir.
Zekât Lügatte: Malın Artması ve Temizlenmesi
Mustafa Özbağ Efendi sohbete temel hakîkati ortaya koyarak başlar: zekât, lügatte malın artması, ve temizlenmesi demektir. Zekât veren bir kimsenin malı eksilmez, bilakis artar. Cenâbı Hak zekât veren kulunun malını bereketlendirir, ve arttırır. Bu, ilâhî bir vaaddir. Bu hâl zekâtın hem maddî hem manevî bir tezkiye olduğunu, ve Cenâbı Hakk'ın bu tezkiye karşılığında bereket vaadettiğini ortaya koyar.
Zekâttan Korkmak: Allâh'ın Vaadine Güvensizlik
Mustafa Özbağ Efendi muazzam bir manevî tahlîli tafsîl eder: zekât vermekten korkanlar, aslında Allâh'ın vaadine güvenmeyenlerdir. Hâlbuki Cenâbı Hak buyurmuştur: «Mallarını Allâh yolunda harcayanların hâli, yedi başak veren bir tohumun hâli gibidir; her başakta yüz tâne vardır. Allâh dilediğine kat kat verir; Allâh'ın lutfu geniştir, O her şeyi bilir» (Bakara 2/261). Zekât malı eksiltmez, kat kat arttırır. Bu üslûp ilâhî kâidenin maddî mantığa zıt görünmesine rağmen Cenâbı Hakk'ın bereket vaadini gerçekleştirdiğini ortaya koyar.
Zekâtın Temizleyici Gücü
Mustafa Özbağ Efendi muazzam bir manevî hakîkati tafsîl eder: zekât yalnızca malı arttırmaz; aynı zamanda kalbi cimrilikten, dünyâ sevgisinden, ve mal tutkusundan arındırır. Cenâbı Hak âyeti kerîmede «Onların mallarından sadaka al; bununla onları temîzlersin, ve arındırırsın» (Tevbe 9/103) buyurmuştur. Bu âyet zekâtın hem malı hem kalbi temîzlediğini gösterir. «Tutahhirühüm ve tüzekkîhim» — ikisi de tezkiyedir; biri maddî, biri manevî.
Zekât: Mâlın Gerçek Sâhibinin İtirâfı
Mustafa Özbağ Efendi sohbetin sonunda muazzam bir manevî hakîkati tafsîl eder: zekâtını veren kimse, malının gerçek sâhibinin Allâh olduğunu itirâf etmiş olur. Bu itirâf, kulluğun en önemli göstergelerinden biridir. Mü'mîn malını «Benim» demez; «Allâh'ın bana emânet ettiği» der. Bu manevî kıvâm cimriliği, mal tutkusunu, ve dünyâ sevgisini kalpten söker. Halvetiyye-Şâbâniyye-Karabâşiyye yolunun manevî terbiyesi de mü'mîni cömertliğe, malını Allâh yolunda harcamaya, ve zekâtsadaka ile kalbini tezkiye etmeye yöneltir; ve bu vasıflar onun manevî terakkîsinin temel cüzlerini teşkîl eder. Cenâbı Hak âyeti kerîmede «Allâh fâizi yok eder, sadakaları arttırır» (Bakara 2/276) buyurmuştur.
- Kur'ânı Kerîm: Bakara 2/261, 276; Tevbe 9/103; Sebe 34/39; Bakara 2/267, 274; Hadîd 57/18.
- Sahîhi Buhârî, Kitâbü'z-Zekât.
- Sahîhi Müslim, Kitâbü'z-Zekât.
- Süneni Ebû Dâvûd.
- Süneni Tirmizî.
- Süneni Nesâî.
- Süneni İbn Mâce.
- İmâm Mâlik, Muvatta.
- İmâm Ahmed, Müsned.
- İmâm Gazzâlî, İhyâ-u Ulûmi'd-Dîn, zekât ve cömertlik bahsi.
- İmâm Kuşeyrî, er-Risâletü'l-Kuşeyriyye, sehâ ve cûd bahsi.
- İmâm Sühreverdî, Avârifü'l-Ma'ârif.
- İbn Kayyim el-Cevziyye, Medâricü's-Sâlikîn.
- İmâm Râzî, Mefâtîhu'l-Gayb, Bakara 261 ve Tevbe 103 tefsîri.
- İmâm Kurtubî, el-Câmi'u li-Ahkâmi'l-Kur'ân.
- İbn Kesîr, Tefsîru'l-Kur'âni'l-Azîm.
- İmâm Beyhakî, Şu'abü'l-Îmân.
- Mustafâ Özbağ Efendi, Sohbet Serileri, Zekât Sohbetleri.
Sohbetin Tasnîfi: Bu sohbet zekâtın lügatte malın artması ve temizlenmesi olduğunu, zekâttan korkmanın Allâh'ın vaadine güvensizlik olduğunu, zekâtın temizleyici gücünü, ve zekâtın mâlın gerçek sâhibinin itirâfı olduğunu tafsîl etmektedir.
Kaynak: mustafaozbag.com | Video: YouTube | Seri: Zekât Sohbetleri