Açılış — Berat Gecesi Niyâzı, 11 İlin Depremde 50 Bine Yakın Şehid Verişi, ABD Donanması’nın Kıyılarımızda Hazır Olması, ABD Genel Kurmay Başkanı’nın Suriye PKK-YPG Ziyareti; Bu Toprakların İnsanları Gönülden Gönüle Bağ Kurar, Provokatörlere Düşmez; Osmanlı’dan Beri Bu Tezgahların Bozulması Niyâzı; Mezhepsel-Etnik Zenginliklerin Birleştirilmesi Çağrısı
Fatiha. Allâh. Hâd Muhammeden Resûlü Allâh cibriyene billahi l-hamdü sevin vel-hamdü lillahi Rabbil âlimin. Selamun aleyküm. Allâh gecenizi hayyeme eylesin. Rabbim gündüzlerinizi hayyeme eylesin. Ayanızı yığınınızı ömrünüzü hayyeme eylesin. Rabbim cümlemizi ve cümle ümmeti Muhammed’e hak ki hak batılı batıl bilenlerden eylesin. Hak bilip hak yolunda mücadele eden, gayret eden, cihâd eden batılı batıl bilip batıla karşı her şeyiyle malıyla, mülküyle, canıyla, nefesiyle cihâd eden kullarından eylesin. Rabbim cümlemizi ve cümle ümmeti Muhammed’e Kur’ân ve Sünnet seni yesim yapışan Kur’ân ve Sünnet seni yaşayan yaşatma mücadelesi veren kullarından eylesin. Âmîn. Malum bu gece berat gecesi on bir ilimizin çok ağır bir şekilde depreme maruz kaldığı ve insanımızın, canlarımızın göçük altında kaldığı elli bine yakın canımızı toprağın altına gömdüğümüz böyle bir zamanda ve o yetmezmiş gibi üzerine ABD donanmasının, burnumuzun ucuna dayanması yetmezmiş gibi ABD Genel Kurmay Başkanının Suriye’de PKK, YPG bir sürü harpleri yan yana koyup terör örgütlerini orada ziyaret etmesi onlara destek çıkması artık ne tür bir planla program kurdular ise ülkenin üzerinde bir kaos planlarının dolaştığı ne zaman ne yapılacağı, ne zaman ne yapacağı belli olmayan içerideki ve dışarıdaki kaosçuların gölgesi altında böyle bir berat gecesi yaşayacağız.
Cenâb-ı Hak’a hamle diyorum ki milletimiz bu tip felaketlerde, bu tip sıkıntılarda müthiş bir salgıya sahip ol birlik ve beraberliğini birbirlerine yardıma, birbirlerine desteği hiçbir zaman kaybetmeden herhangi bir operasyona maruz kalmadan herhangi bir kaosa fırsat vermeden el birlik ile, gönül gönüle bu sıkıntıdan, bu problemden inşaAllah aşma gayretini gösteriyor. Bu toprakların enteresan bir özelliği vardır kendi iç dünyasında. Her ne kadar haberleşme araçlarını olumsuz yönde kullanırlarsa kullanırsınlar Cenâb-ı Hak bu toprakların insanlarını gönülden gönüle bir bağ kurdurur herhangi bir provokatörlüğün provokatörlüğüne düşmeden bir iç karışıklık olmadan bütün planları, programları halk üstü diyor, bozuyor.
Yine bizim insanımız daha önce plan programları bozduğu gibi daha önce dışarıdan, içeriden yapılan yanlış hesapları bozduğu gibi şu anda da bu inşaAllah yanlış hesapları bozacak. Osmanlı’dan itibaren ümmetin üzerinde kurulan bu kumpaslar, bu oyunlar, bu tezgahlar Osmanlı’dan itibaren böl parçala yut karışıklık çıkar, kaos çıkar, savaş çıkar içlerinden terör örgütlerini çıkar birbirlerine düşür, birbirlerine kırdır birbirlerine silah çeksinler oyunları inşaAllah önce bu ülkede son bulup sonra inşaAllah Suriye’dir, Irak’tır, Yemen’dir Afganistan’dır, Pakistan’dır, Kuzey Afrika’dır, Afrika ülkeleridir komple ümmetin birliğini, beraberliğini ümmetin tek vücut olduğunu inşaAllah Cenâb-ı Hak bize gösterir, bizlere gösterir.
Çünkü ümmet parçalandıkça mezhepsel ayrılıkları kendi içlerinde çoğalttıkça ve bu ayrılıklar bir zenginlikten öter savaşma, didişme, ayrışma sebebi oluyorsa ve ümmet bu oyunu bozmadığı müddetçe ne yazık ki biz o yavruların o kafirlerin önünde tek vücut olamayacağız. Ne zaman ki biz mezhepsel, meşref, mezhep, ennik zenginliklerimizi birleştiririz o renkleri birleştiririz o renk, bu renk bizim renkimiz değil kendi içimizdeki, kendi içimizdeki bu ayrılık rüzgarlarını dindirin bir ve beraber olmamız lazım. Bu kafirlere karşı, bu binafutlara karşı bu bürtetlere karşı, bu emperyalistlere karşı bu soygunculara, bu terörist devletlere bu teröre, bizleri birbirine birleştiririz. Bu terörist devletlere, bu teröre bizleri birbirimize düşüren her kim varsa her ne var ise komple eşhedü enne ilâhe illallah ve eşhedü enne muhammeden abdühü ve resulühü diyenler o sancağın altında toplanır ve o toplantıyı, o topluluğu tesis ettikleri zaman bu oyunun son bulacağına inanıyorum.
Diyeceksiniz ki, biz ne yapalım?
Hz. Mevlânâ Mesnevî’sinden «Sen Testini Doldur» — Bireysel Sorumluluk: Testin Allah Sevgisi, Resûlullah Sevgisi, Mü’min Sevgisi, İyilik, Tolerans, Hoşgörü, Güzel Ahlâk ile Doldurursan Dışarı Bunlar Çıkar; Nefret-Kibir-Para İstemiyle Doldurursan Onlar Çıkar; Mustafa Efendi’nin Mesnevî ile İlk Tanışması ve Risâle-i Nur, Refah Partililer, Süleymân Hilmi Tunahan, Menzil, Fethullah Gülen Gruplarına Ziyâret Tarihi
Hazreti Meydan’ın mesleğisinde der ki sen testini doldurmana bak bir gün birisi gelir, o testileri kılar o testiler birbirleriyle buluşur, bir nehir olur bir çağlayan olur, nasıl birbirlerine birleşir ve okunusa doğru yol alırlar bunu görürsünler bu, ben yeni lüslüman oldumda mesleğiden bunu okuduğumda beni çok etkilemişti bu sen testini doldur bireysin bireyi olarak testini doldur ergenli insan ol, ahlaklı insan ol Kur’ân ve Sünnet seni sımsıkı yakış haramlardan uzak dur, ibadetlerini icra et yerine getir, peygamberi bir düşünceye sahip ol Kur’ani bir fikre sahip ol senin fikrini, aklını, düşünceni Kur’ân ve Sünnet dairesinde tut, öyle dökme kalbini, iç alemini Kur’ân ve Sünnet’e yaslandır, kalbini Kur’ân ve Sünnet de temir eyle düzende, düzel, Ahmet’te, Mehmet’ten durduğuna bakma, Kur’ân ve Sünnet’e bak sen meşrebsel, mezhebsel zenginliklere takılma birisi mevliliymiş, birisi rufaiymiş birisi kadiriymiş, birisi döne döne zikrullâh yapıyormuş birisi koşa koşa yapıyormuş, birisi zıplaya zıplaya yapıyormuş, önemli olan Allâh’ı zikretmesi zikrediyor, sen o farklılığa takılma bunu ben kendime söylüyordum, ben daha henüz herhangi bir yolla tanışmadan kendime söyledim bu benim Risale-i Nur okuyanlar çağırıyor Refah Partililer çağırıyor, Süleyman Hibbi Tunağın Hazretlerinin talebeleri çağırıyor, Menziburgu’nun talebeleri çağırıyor diyorlar gel bize, o zaman Fethullah Süleyman’ın talebeleri var onlar çağırıyorlar, ben çağırırlar yere gidiyorum analiz ediyorum, ama o esnaflarda mesnevî okuyorum beni mesneviyle tanıştıran da enteresan ağabeydir mesnevî onun, o kendisi bana bıraktı mesnevî, ben o mesneviyle okuyorum ilk önce ilk başlangıçta sen kendini kendi testini doldurmaya bak, testini neyle dolarsa dışarı o sızacak çünkü o akacak, sen testini Kuran Sünnet’te testini Allâh sevgisiyle testini Resûlullâh sevgisiyle, testini sen mümin sevgisiyle doldurursan dışarı bu çıkacak, sen testini iyilikten toleranstan hoşgörüden, sen testini güzel ahlaktan yardımlaşmadan birbirini Allâh için sevmeden doldurursan, bunlarla doldurursan bu çıkacak dışarı, senden başka bir şey çıkmayacak içine kan irin doldurursan kan irin dışarı çıkacak, içine Allâh sevgisi doldurursan Allâh sevgisi çıkacak, içine nefret doldurursan nefret çıkacak, içine bu hain bu yanlış bu eksik bu bana kötülük yaptı, bu bana yanlışlık yaptı tebbesin gitsin, onunla konuşmam, bundan konuşmam, onu istemiyorum bunu sevmiyorum, bu benden değil, o senden değil, şu benden değil bu akraban sana kötülük yaptı, o akraban sana yanlışlık yaptı, o derviş sana eksik davrandı, bu derviş sana fazla davrandı, o sana tebessüm etti, öbür gün tebessüm etmeden geçti, sen kendini testini bunlarla doldurursan bunlar çıkacak dışarı bir sohbete gidiyorum, davet ediyorlar, dinliyorum testisini para istemeyle doldurmuş, para istiyor bir sohbete gidiyorum, dinliyorum, testisini kibirlilik doldurmuş, kibirli davranıyorum sohbet ettiği insanlara, siz bilmezsiniz bu işler nasıl olduğunu he o biliyor, başka bir sohbete gittim o testisini başka bir şeyle doldurmuş oysa benim gönlüm Allâh aşkı istiyor içim yanıyor, var ya o müteahhit bu değil, bu değil, bu değil diyor ben diyorum ki bu değil, bu değil, bu değil, neden?
«Allah Nedir, Nasıl Sevilir?» Sorgusu — Mustafa Efendi’nin Genç Müslüman Olduğu Dönemde Sohbet Topluluklarına Sorduğu Soru: «Allah Nasıl Sevilir, Bir Put mu, Yenilir mi, İçilir mi?»; Çocuk-Adam-Kadın-Anne-Baba-Eşya Sevgisinden Hangisine Benzer?; Hocayı Çağırmaları, Zatî-Sübûtî Sıfatları Ezberle Anlatması, Mustafa Efendi’nin «Gönlüme Konuş, Azamet Işığı Yok Gözlerinde» Reddi; «Bu Sufiliğe Gidiyor» Diyen Hocaya Veda
Allâh sevgisinden bahseden yok Resûlullâh sevgisinden bahseden yok Allâh nasıl sevilir, Allâh nedir, yenilir mi, içilir mi Allâh nedir, bir put mudur? Allâh nedir, Allâh nedir Müslümanlar bunun cevabını öğreniyor şu anda O da diyorlar ki Mustafa bey bir sorunuz var mı, vardı mı buyurun diyorlar, Allâh nedir, nasıl sevilir Herkes birbirine bakıyor çünkü kitapta olmayanın sorunu bir şart dolaşıyor mu, birisi okuyor boyuna ne önünü görüyor ne arkasını görüyor okuyor, ikinci şartta gene denk geldi okuyor, okurken de önünü arkasını görmüyor arkadan kitabını vuruyor, bir şey görmüyor, bir şey görmüyor, bir şey görmüyor ben kitabımı böyle o küçük el kitabı Hac Ömre kitabları var ya, çektim kitabı arkadan hiç ucumu kaybetmiş gibi şaşırdım dedim, satırdan okuma dedim satırdan oku bundan okuyacağım diye uğraştığına dedim Allâh demiş Böyle baktı o gözlerinden anlandığından mutluyordu ki dedim ben sen delisin.
Sen kafayı kırmışsın diyor dedim ben. Kitabı aldım gene tekrar böyle kitaplıya bırakır gibi bıraktım. Anlamadı bir şey. Onlara da onu soruyorum. Allâh nedir? Nasıl seviliyoruz? Kendine sordun mu? Bu soruyu kendine sor. Allâh nedir? Nasıl seviliyoruz? Çocuk gibi mi seversin? Adam gibi mi seversin? Kadın gibi mi seversin? İşin gibi mi seversin? Nasıl seversin? Anne gibi mi seversin? Baba gibi mi seversin? Kediyi sever gibi mi seversin? Köpeği sever gibi seversin? Evini sever gibi mi seversin? Eşyanı sever gibi mi seversin? Arabanı sever gibi seversin? Nasıl seversin? Nasıl seviliyor acaba? Bunu ben soruyorum. Onlara da bunları anlatıyorum. Diyor ki nasıl seviliyor? Bir kadını sever gibi mi seviliyor?
Bir kadını sever gibi sevilirse ben onu biliyorum diyorum. Bir babayı sever gibi sevilirse onu da biliyorum. Bir anneyi sever gibi sevilirse az bir şey unutabiliyorum. Çok değil. Diyor ki bir çocuğu sever gibi sevilirse çocuğum yok. Onu bilmiyorum. Allâh nasıl sevilir? Allâh yenilir mi, içilir mi, koklanır mı? Allâh nedir? Allâh nedir? Bu iş büyüdü. Ben Allâh nedir, nasıl sevilir dedimi dediler ki bir dakika ya hocamızı getireceğiz. Getirin dedim. Beni de çağırın. Bir dakika ya hocalarını getirdiler. Böyle geldi böyle şey kim o arkadaş? Dedim beni. Neydi sorunuz dedi. Söylemediler mi siz? O yüzden getirdiler ya sizi dedim ben. Söylediler dedi. Madem söylediler neden nedir sorun diye neden soruyorsun ki dedim.
Baktım. Biz bir de bir sert kayaya çarptık herhalde. Sert kayaya çarpmadım dedim. Ben kaya değilim. Dedim gönlümdeki mühür çözüldü. Önceden kaya diyebilirdim. Şimdi dedim arıyorum. Allâh nedir, nasıl sevilir? Allâh nedir, nasıl sevilir? Soru bu kadar. Başladı bana zati sıfatlarının anlamına. Soru subiti sıfatlarını geçiyor. Bunlar kitapta yazıyor hocam dedim. Bunu istemiyorum. Gönlüme dedim, gönlüme konuş benim. Allâh nasıl sevilir gönlüme konuş. Sen dedim Allâh’ın azametinden bahsediyorum gözlerine bakıyorum dedim. Azametin ışığı yok gözlerinde. Kudretinden bahsediyorsun. Gözlerinde kudret nişanesi yok. Sen şundan bahsediyorsun gözünde yok, bundan bahsediyorsun, dilinde yok. Bundan bahsediyorsun gönlünde yok.
Ben bunları istemiyorum dedim. Sen ezberlemişsin, ezberini konuşuyorsun bana dedim. Ben ezberlediğimi istemiyorum seninle. Aldım senin elinden bütün kitapları dedim. Bütün öğretirlerini aldım elinden. Bana Allâh nedir söyler. Cevap beğenmedi. Kaldı. Ya bu biraz dedi, sufiye gidiyor dedi, dervişliye gidiyor bu iş dedi. Bir dervişlikten uzakıldım. Herkesin içinde söyledi. Ben de kalktım. Dedim Allâh’a emanet olun. Yolunuzu şimdiden gidesin dedim. Ben de sizden uzaklanayım dedim. Kardeşler, Allâh’ı sevin. Her şey onun üzerine koruluyor. Her şey onun üzerine koruluyor. Testinizi Allâh sevgisiyle doldurun. Eğer testinizi Allâh sevgisiyle doldurursanız dilinizden Allâh sevgisi çıkacak. O zaman eşinize, çocuklarınızı, arkadaşlarınızı, akrabalarınıza, etrafınıza Allâh sevgisiyle yaklaşacaksınız.
Derdimiz bu, sıkıntımız bu, eksikliğimiz bu. Testimize Allâh sevgisiyle dolduralım. böyle sıkıntılı bir zamanlarda böyle ne yazık uzun zamandan beri bu kavusluk, kavusik yapı devam ediyor.
Kavusluk (Kavus Yayı Eğri Çizgi) Yapısı — Müslümanların Bu Çağdaki İmtihânı: Depremler-Sel-Yangın-Pandemi-AB Entrikaları-Emperyalist ABD-Terörist İsrail; «Bizi de Kadere İlâhîden Payımıza Düşen Buymuş»; Birlik-Beraberlik İçinde Gelecek Nesillere Tertemiz Kur’ân-Sünnet Bırakma Niyâzı; Berat Kandilinizin Mübarek Olması
Yaklaşık isterdim ki dört beş yıldan beri, hatta baya uzun zamandan beri bu kavusik yapıyı anlatmaya çalışıyorum. Ve bu son denen Müslümanların kadere ilahiyesi buymuş. Biz böyle bir kavusik yapının içerisinde dinimizi yaşama ve yaşatma gayreti verecekmişiz. Depremlerle, serfelaketlerle, yanınlarla, yok pandemilerle, yok Avrupa’nın, Gavurların, kafirlerin değişik entrikalarıyla, oyunlarıyla, yok Emperyalist ABD, terörist İsrail’i, değişik iç ve dış oyunları entrikalarıyla, içeride satılmışlarla, dışarıda Gavurlarla uğraşarak da böyle bir zaman yaşayacakmışız. Bizi de kadere ilahiden payımıza düşen buymuş. O yüzden, ama ne olursa olsun, ne kadar etrafımızda sıkıntılı şeyler de olsa, içimizde de sıkıntılar da olsa, biz birlik ve beraberliğimizi koruyarak da hem ülke için hem ülke dışı bütün ümmet olarak birlik ve beraberliğimizi tesis etmek, onu korumak, onu ayakta tutarak da inşallah gelecek nesillere tertemiz bir Kur’ân ve Sünnet düşüncesi, fikri ve hayatı bırakmaya gayret edeceğiz.
O yüzden şimdiden Berat Kandili’niz mübarek olsun inşallah ve inşallah nice kandiller burada toplanırız. Şimdi de gece bizle alakalı sohbete geçelim inşallah.
Duhan 1-6 Tilâveti ve Meâli — «Hâ-Mîm. Aydınlatan Kitaba Yemin Olsun, Biz Onu Mübârek Bir Gecede İndirdik, O Gecede Hüküm ve Hikmet Konusu Olan Bütün İşler Ayrılır»; Sufî Yolunun İlkesi: Kur’ân-Sünnet ve İmâmların İçtihâdına Bağlılık; Bidat Olanlar Reddedilir; Mustafa Efendi’nin İlk Sahâbe-Tâbiîn-Tebe-i Tâbiîn Yolunu Tercih Etmesi
Evet, duhan sözü âyet 1 ve 6’ya kadar. Bismillâhi’r-Rahmâni’r-Rahîm Bismillâhi’r-Rahmâni’r-Rahîm Bismillâhi’r-Rahmâni’r-Rahîm Haa’min Vell kitabil ubi’n Inna huzallahu fi leylajin mübarek’in inna cunna mündireen Fiyaha isradu kürri emrin hakim Emran min uindina Inna cunna mursideen Rahmetan min rubbik Inna huzallahu fi leylajin Salam Allahu Allahi Allâh razı olsun. Haa’min Aydınlatan, yolu gösteren, yolu nurlandıran o kitab var yemin olsun. Biz onu mübarek bir gecede indirdik. Biz daima huyarmaktayız. O gecede bizim katımızdan bir emirle hüküm ve hikmet konusu olan bütün işler ayrılır. Rabbinden eğer doğru biliyorsanız, köklerin yerin ve bunlar arasında olan her şeyin Rabbinden bir rahmet olarak biz devamlı göndermekteyiz.
O her şeyi işitir ve öğretir. Kıymetli dostlar, bizim sufi yolumuz ve düşüncemiz Kur’ân ve Sünnete bağlıdır. Biz ibadet noktasında bir şey yapıyoruz isek, muhakkak bunun delili Kur’ân’da, Sünnete imamların ictihâdında bulunması gerekir. Eğer Kur’ân’da, Sünnete imamların ictihâdında böyle bir şey yok ise bizim için o bidattır, atındır, batındır. Bu fakir, bunu hemen hemen her sohbette dile getirmeye çalışırım. Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem hazretlerinin, siz esprilerin yolunu tutun, buyruna tabi olun. Ben ne yazık ki son iki zeki zeki yıllım, ahlim ve ulema arasında çok tabi olmayı uygun görmüyorum. Benim için o ilklerin yolu, ilklerin anlayışı belki de bugünün insanına keskin gelse de, bugünün insanına biraz ağır da gelse ben sapmamak ve saptırmamak adına onların yolunu tâbiri câizse, sahabelerin, sahabelerden sonra tabi’nin, temay tabi’nin ve ondan sonrakinlerin yolunu izlemeyi kendime Destûr edildim.
Ben çok öyle derinlemesine bir alimli kimse değilim. Çok bilgili bir insanla değilim. O yüzden o eskilerin yolunu tutmayı kendime Destûr edildim. Ve kardeşlere, arkadaşlara bir şey anlatırken, o ilklerin, o baştakilerin yolunu anlatmaya gayret ediyorum.
Müfessirlerin Berat Gecesi Tahkîki — Beyzâvî, Nesefî, Hâzin, Hâlûzî, İkrime ve Birçok Tefsîrcinin «Mübârek Gece» Tâbirinden Berat Gecesini Anladıkları; İmâm Şâfi, İmâm Hanbelî, İmâm A’zam’ın Onayı; Abdülkâdir Geylânî, Ahmed er-Rufâî, Ahmed el-Bedevî gibi Pîrlerin de Tasdîki; Berat Gecesinde Olacak Olayların Levh-i Mahfûz’dan İndirilip Kadir Gecesinde Tamamlanması
İşte bu Duhan Suresini de o eskiler, o büyükler bu sureyi beraber yapmaya çalıştılar. Bu Duhan Suresini de o eskiler, o büyükler bu sureyi berat gecesi ve alakalı ilimtelemişler. Beydavi gibi, Nesefi gibi, Hazin gibi, Halüzi gibi birçok mutaber alimler tefsirlerinde bu âyet-i kerimeye bakarlarken, mübarek geceden maksadın her ne kadar kader gecesi ise de bu gecenin berat gecesi olduğuna hükmetmişler. Bunlara ikrimeyi de ilave edebiliriz. Bunlara öncekilerden ve sonrakilerden birçok tefsirci, birçok fıkhçı, imam-ı şafi gibi, imam-ı hamdeli gibi, imam-ı azam gibi ilave edebiliriz. Bu geceye berat gecesi denildiğinde, bu âyet-i kerimeye berat gecesiyle alakalı olduğunun, Abdülkadir Geylan’ı, Ahmet el-Rufay’ı, Ahmet el-Bedevi bütün kir efendileri buna ilave edebiliriz.
Bir kısım ulema her ne kadar bu geceyi kastedilerin kader gecesi olduğunu söylese de, bu gece Ekser ulemanın Allâh’ın katından olacak olayların berat gecesinde indirilmeye başlanıp, kader gecesinde tamamlanma olarak nitelendirilmiş. Şimdi böyle bir Türkiye’de ve aynı zamanda bu Türkiye dışarıdan sıçradı geldi. Bu yeni neo-Senefi vahabi düşüncesi, bu bizim mübarek kandil gecelerimizi reddedip, Hz. Muhammed Mustafa’nın mucizelerini de reddedip, hatta bir kısmı Hadîs-i Şerîf’den de reddederekten, kendi kafalarından emperyalizme uygun, sömürücülere uygun yeni bir İslam üretmek istiyorlar. O yüzden onlar bunları sıyırmaya çalışıyorlar. Daha ileri giderek bazı âyet-i kerimelerin ortadan kaldırılmasından yana, bu âyet-i kerimelerin şu anda yaşanması mümkün olmadığından, tarihselcilik olduğundan bunların ortadan kaldırılması gerektiğine inanıyorlar. bunlara da bir karşı duruş olarak, berat gecesinin Kur’ân’da var olduğunu bu ayetle, ve hasreti Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem hasretlerinin mübarek, temiz, saf Hadis-i Şerifleriyle de sabit olduğu görülmüştür.
Ve, hasreti Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem hasretleri, Şabanın 15.
Vahabî Kandil Reddi — Yeni Neo-Selefî-Vahabî Düşüncesinin Kandil Gecelerini, Hz. Peygamber’in Mu’cizelerini, Hatta Bazı Hadisleri Reddetmesi; Emperyalizme Uygun Yeni Bir İslâm Üretme Hedefi; Bazı Âyetlerin Tarihselcilik Üzerinden Devre Dışı Bırakılma Plânı; Allah Resûlü’nün Şaban’ın 15. Gecesi Zikr-Namaz-Tövbe ile Geçirdiğine Dair Tirmizî, İbn Mâce Hadîsleri
gecesini zikrederekten, namaz kılarakten, tövbe ederekten geçirdiğine dair, Tirmizi’de, İbn-i Macide Hadisler mevcuttur. Ve, hasreti Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem hasretleri, bu gece berat gecesini, bu manada kendince idrak etmiş, ibadet etmiş, Allâh’ı zikretmiş, gündüzünü oruçlu gecesini de zikirle namazla geçirmiş. bu gecede malum, bu halk arasında da bilinen şeylerdir, eceller, rızık var, insanın başına gelecek olan her ne var ise, yaşayacağı her ne var ise, Cenâb-ı Hak’ın İmm-i Mullahisinden, Lef-i Mahbuz’a doğru bir iliş söz konusu. Ve, Lef-i Mahbuz’dan da malum, semavata doğru ve insanların başına doğru o geliyor. Biz, bu tür şeyleri biliyorsunuz, çok fazla konuşmak istemem. Ama velakin bununla alakalı hadîs-i şeriflerde var mı?
Evet. Ümmet-i Muhammed’in büyük âlimleri tarafından bunlar kabul edilmiş mi? Evet. Zaman-ı Şerif bir senedir hadiselerin Lef-i Mahbuz’dan, Lef-i Mahbuz’dan, kader olarak, kaderi ilahi olarak Lef-i Mahbuz’dan, dünya semasına indirilmesi, onunla alakalı görevli meleklere, bu dosyaların tâbiri câizse verilmesi olarak nitelendirilir. İşte, rızıklarla ilgili dosyalar, Mikail aleyhisselâm’a, Cebrail aleyhisselâm’a, harplerle ilgili dosyalar Cebrail aleyhisselâm’a, depremler, yıldırımlar, yeryak çöküntüleriyle ilgili, bir de kulların amellerini zaptederek, birinci kat semanın görevlisi olan İsmail isimli büyümmeleğe, hastalıklar, ölümlerle ilgili kayıtlarda ölüm meleği azraile teslim edilir demiş.
Recep-Şaban-Ramazan Üçlüsü Faziletleri — Recep’in Fazileti İlk Gecesi, Şaban’ın Fazileti Yarım Gecesi, Ramazan’ın Fazileti Kadir Gecesi; Berat Gecesi Kadir Gecesinin Müjdeleyicisi; «Beş Gece Vardır ki Onlarda Duâ Geri Çevrilmez» Hadîsi: Recep İlk Gecesi, Şaban Yarım Gecesi (Berat), Cuma Gecesi, Ramazan Bayramı Gecesi, Kurban Bayramı Gecesi (Deylemi); Levh-i Mahfûz’dan Sema’ya İniş Süreci ve Görevli Meleklere Dosya Tevdîi
O yüzden, ulema, Recep’in fazileti ilk gecesinden dolayı, ilk onunda Şahab’ın fazileti yarım gecesinden dolayı, ortasında Ramazan’ın fazileti ise Kadir gecesinden dolayı, son onundadır demişler. Malum, velaat gecesi aynı zamanda da Kadir gecesinin müjdeleyicisidir. Kadir gecesinin müjdeleyicisi demek, Ramazan ayının müjdeleyicisi demek. Biz bugünden itibarı Ramazan ayına on beş gün kaldı demek. Ümmeti Muhammed’in kurtuluşu, dualarının kabulü, tövbelerinin kabulü, inşallah, onun için beraber zikirle, şükürle, hamtle, Ramazan’ın sonunda af-u mahfirete uğrayan hürmet olma dileğiyle, velaat gecesi, bu manada Ramazan’ın da müjdeleyicisi. İşte, bu Ramazan müjdeleyen, bu velaat gecesi, denilebilir ki, kısaca, bir insanın bir sene boyunca başından ne geleceğini, Allâh’ın ilmi ilahisinden semaya indirilişi diyebiliriz.
Buradan şunu çıkarmayın yalnız. Allâh bunu yazdı, bunu da indiriyor, biz onun yazdığını yaşayacağız diye düşünmeyin. Allâh ilmi ilahisiyle bizim ne yaşayacağımızı biliyor, ne yaşayacağımızı bildiği için onu indiriyor. Biz onun evvel dini yaşamıyoruz. Çünkü sizin önünüzde sizin yaptıklarınız vardır. Böyle bir halkıya da düşmeyin. Biz hayır istersek, hayır ekmiş oluruz, önümüzde hayır olur. Şer ekersek, biz şer içeriz, önümüzde şer olur. Ama bunu bütünüyle, Cenâb-ı Hak’ın kaderini kendi aklımıza ve fiiliyatımıza bağlamak değil bu. Biz kaderimizde şer oluruz. Biz yaptıklarımızdan sorumluyuz. Biz eylemlerimizden sorumluyuz. Allâh da bizim ne yapacağımızı, ne yapacağımızı biliyor. O bildiği şeyi ne yapıyor?
Left mouse’dan aşağı doğru indiriyor. Hazret-i Peygamber, sallallâhu aleyhi ve sellem hazretleri, 5 gece vardır ki onlarda duare duruyorlar, Bunlar Recep’in ilk gecesi, Şaban’ın yarı gecesi, Cuma gecesi, Ramazan bayramı gecesi ve Kurban’ın bayramı gecesidir. Ve-i Hak-i Deylemin ibnası açar. Demek ki bu 5 gecede dualar geri çevrilmiyor. Ramazan’ın, pardon Recep’in birinci gecesi, Malum idrak ettik. Bu şimdi Şaban’ın orta yeri, deraf gecesi, idrak ediyoruz. Bir de neymiş? Kadir gecesiymiş. Malum idrak edilecek önümüzde Ramazan’da. Bir de neymiş? Bayram geceleri.
Arafat ve 100 Derece Vakfesi – Hac Mağfiret-i Kübrâsı — İmâm A’zam’ın 100 Derece Vakfesi’ni Vâcip Görmesi; Diyânet ve Hac Şirketlerinin İzdihâm Bahanesiyle Bu Vakfeyi Yaptırmaması; Mustafa Efendi’nin 1992 Hac Tecrübesi: Bohça-Çadır Aramasıyla 100 Derece Vakfesini İcrâ Etmesi; «Arafat’ta Kul Hakkı Hâriç Her Şey Affedilir, 100 Derece Vakfesinde Kul Hakkı Da Affedilir»; Şaban Ayında Allah Resûlü’nün Hiçbir Ayda Tutmadığı Kadar Oruç Tutması
Bunu başka bir hadislerde Kurban bayramı gecesiyle, Hacılar Arafat’a çıkıyorlar ya, Arafat gününün gecesi, bayram sabahına çıkılırken, O Hacılar Arafat’tan sonra 100 derece vakresi yapıyorlar sabah namazında, O Arafat günü ile 100 derece vakresi yapıyorlar. O vakreye baktıkları zaman, O yüzden İmam Ağzım bunu da burada belirteyim, 100 derece vakresini vacip görmüştür. Bir kimse 100 derece vakresini terk ederse, Hac’da ona kurban gerekir. Şimdi Diyanet, veyahut da bir kısım, Hac organizasyonu yapan şahsı, O vakreye baktıkları zaman, O vakreye baktıkları zaman, Bir kısım, Hac organizasyonu yapan şirkette, Ne yazık ki Müslümanları 100 derece vakresinde durdurmuyorlar. Şeytan taşlamada izdian olacak düşüncesiyle, 100 derece vakresinde vakre yaptırmayın, Sabah namazına kadar bekletmeyin, Gece çobanlar için verilen fetvayı uyguluyorlar.
Allâh Resûlü’ne çobanlar geldiler, Dediler ki Ya Resulallah bizim hayvanlarımız var, Bu hayvanlar çobanların ama kurban kesecek olan, Orada sabahına bütün ümmet, Hac’ı orada kurban kesecek Hac’lar, O kurbanları ne yapıyorlar? Emaneten orada bakıyorlar, Diyorlar ki bu kurbanlara yırtıcı hayvanlar gelebilir, O yüzden biz gece şeytanı taşlayıp, Hayvanların başına gidebilir miyiz? Onlara siz gece şeytanı taşlayıp gidin diyor. Şimdi, Diyanet veya diğer Hac’a götüren şirkette, Bu hadiseden kendilerine bir yol çıkarıp, 100 derece vakresinde sabah namazında olan vakreyi bekletmeden yürütüyorlar. Bunu da dikkat edin, Eğer Hac’a gidecek olanlarınız varsa, 100 derece vakresi sabah namazı vaktinde olur, Sünneti olur, Sabah namazı kılınır, Ondan sonra Beytullah’a doğru dönülür ve dua edilir.
İmam Azam Hazretleri der ki, Bir kimse kul hakkı üzerinde var ise, Burası çok enteresanlar, Hadis-i şerif paylaşın orada, Kul hakkı dahi olsa, 100 derece vakresinde Allâh’ını affederler. Bakın bu büyük bir ücredir, Bir kimseden arafat meydanına çıkar, Hakkıyla arafat vakresini yapar, Arafat vakresinde alma, Kul hakkı hariç her şeyini affederler. Bu da hadîs-i şerîf, 100 derece vakresine çıkar, 100 derece vakresinde de Allâh, Onun kul hakkını da affederler. Eğer yol bulabilir, Hac’a giderseniz, Muhakkak 100 derece vakresini 100 derecede icra edin. Biz kardeşlerle Cenâb-ı Hak nasip oldu, gitti, Onlara ben muhakkak dedim ki, 100 derece vakresinde biz vakreyi yapacağız, Bir hayli zorluk çektik, Evet sıkıntı çektik, Evet, Hac manşekattır dedik, Hac doğrultur dedik, Kendi kendimize birbirimizi destekledik, Kol kola girdik, 100 derece vakresinde orada bulunduk, Yok boş çadır aradık, Yok kıyıdan köşeden oradan buradan yoldan aradık, Kaçak köçek bir çadır bulduk kendimize, Biraz dinlendik orada, Her seferinde de öyle oldu, Biraz zorluk oldu, Allâh’ın 100 derece vakresinde sabah namazından sonra, Hiç önemli değil, dua et yeter, Hamdolsun o duamızı da ettik, Öyle bütün Hac yolculuğumuz, 92’de Cenâb-ı Hak bana nasip etti, gitti, Sonraki yıllarda da Hac’da o vazifeyi yerine getirdik, O zaman ne yapar?
Orada da insanın, harafatta da, Cenâb-ı Hak duaları kabul eden, Tahkiniz eder, 100 derece vakresinde de kul hakkı da kalmaz, Neymiş? Ramazan’ın gecesi, bir de kurbanın gecesi, Bir de ne? Berat gecesi, bir de ne? Kadir gecesi, Şimdi Berat gecesi, Kadir gecesini de sonra 10 gün içerisinde arayacaksınız, 27. olduğuna inanırız, Ama son 10 gün arayacağız, Ramazan’ı boş geçirmeyeceğiz, Şimdiden Ramazan’a hazırlanın, Bu geceden itibaren Ramazan hazırlığını başlasın, Tevbe edin, zikredin, az da olsa tasattür edin, Şaban ayının son 15 gününü dolu dolu geçelim, Allâh Resûlü sallallâhu aleyhi ve sellem Hazretleri, Şaban ayında oruç tuttuğu kadar hiçbir ayda oruç tutmazdı, Hz.
Hz. Peygamber’in Şaban’ında Hiç İftar Etmeyecekmiş Gibi Oruç Tutması — Mübarek Eşleri Ramazan’da Tutamadıkları Oruçları Şaban’da Tamamlardı; Şaban Ayı Ramazan’a Yaklaşma Müjdesi; Allah Resûlü’nün Ramazan Üçüncü Yılında Son On Günde Kadir Gecesini Bulması; Sahâbenin 27. Geceyi Tasvîb Etmesi; Berat Gecesi-Kadir Gecesi Arası Hummalı Manevî Çalışma — Yağmur Tanesinin Bile Buluttan Yere İndirilecek Meleğin Tâyîni; Şaban’da Az Uyu Çok İbadet Et
Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem Hazretlerinin mübarek eşleri, Ramazan ayında muayyen günlerden dolayı tutamadıkları oruçları, Şaban ayında tutarlardı, Çünkü Hazret-i Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem Hazretleri, Şaban ayında hiç iftâr etmeyecekmiş gibi oruç tutardı, hiç iftâr etmeyecekmiş gibi derken hiç boş gün bırakmayacakmış gibi, Şaban ayında oruç tutardı, Ve Şaban ayında o kadar çok oruç tutardı ki, Eşleri de gönül rahatlığıyla eksik kalan oruçları hepsi de, Şaban ayında tamamlarlardı, Orucunu o kadar çoğaltırdı Şaban ayında, Çünkü Şaban ayı, O Ramazan ayına, O müjdevi aya, O içinde Kadir gecesini saklayan aya yaklaşmayız, Çünkü Hazret-i Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem Hazretleri, Hazret-i Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem Hazretleri, Ramazan geldiğinde, İlk yıllar ilk on gün Kadir gecesini aradı, İlk on günde aradı, Bir dahaki yıl ortadaki on günde aradı, Bir dahaki yıl üçüncü yıl, Üçüncü yıl son on günde aradı, Ve üçüncü yıl son on günde aradı, Ve aradığını buldu, Aradı ve aradığını buldu, Ve Kadir gecesi son on günde olduğu sabit oldu, Bazı hadisler okuyor bazı kardeşler, Ramazan’ın ilk onu mu?
Diye evet, ilk onu mu diye aradığı yıl söylediği söz o, Sonra ikinci on gün mü dediği bir dahaki sene söylediği söz o, Sonra sonuncu da sabit kaldı, Ve ümmet bilhassa sahabenin yıldırı yirmi yedinci gece olduğunda ittifak etti, Ve sahabeden sonra tabi’in tabay tabi’in sonra gelen alimler, Bütün ümmet Kadir gecesinin son on gündür olduğuna kanaat etti, Son on günün içerisinde yirmi yedinci gece olarak tesvir ettiler, Bu önemli bir şey ve Beraat gecesi Kadir gecesini müjdeleyen gece, Ve Beraat gecesiyle Kadir gecesi birbirlerine bağlantılı, Nasıl birbirlerine bağlantılı? Bağlantılı, Beraat gecesinde olacak olan hadiseler lef-i mahfuzdan ayrılıp, Kadir gecesine kadar perde, perde pek indiriliyor hükümler, Ve Kadir ve Beraat gecesiyle Kadir gecesinin arasında gökte tabiri cari ise çalışma var, Büyük bir çalışma var, hummalı bir çalışma var, Çünkü siz bunu sadece sizin başınıza gelecek olaylar olarak görüyorsunuz değil, Bu bütün vatlık aleminde toprağın üzerine düşecek olan bir yağmur tanesi dahi, Hatta yağmur tanesinin içindeki oküzen ve hidrozen dahi, Bütün zerrelerin, bütün zerrelerin Kadir’i hangi yollardan geçeceği, Bütün varlığın üzerinde yıl boyunca neler yaşanacağı, Hepsi de Beraat gecesinden başlayıp Kadir gecesine kadar tamamlanıyor, Tabiri cari ise bütün varlıkta cübüş var, varlık aleminde bir hareketlenme var, Varlık alemi ayakta tabiri cari ise bütün melekler olacak olan kendilerine ilham ediyor, Vahyedilerden inip toplamakta her melek bir yağmur tanesini buluttan alıp yer
Şaban’da Az Uyu Çok İbadet — Allah Resûlü’nün Bu Aylar Hayır-Hasenet, Tasaddûk, Yardımı Arttırması; Berat Gecesi Sahabe’den Bir Dostunun Hurma Bahçesinde Allah’ı Zikretmesi; Bekarlığa Bakış: «Genç Erkekler Beni İyi Anlayın, ‹Seven Kadın Alayım› Diye Düşünmeyin, Rahat Edemezsiniz»; Hz. Ayşe Annemiz’in Kıskançlığını Saklamadan Hurmalığa Yardıra Yardıra Gelmesi
evine indirecek melek dahi bu günler arasında tayin ediliyor, Ve melekler tabiri cari ise kendilerine düşen vazifeyi almak için onlar da çırpılıyorlar, Büyük meleklerden tutun küçük meleklere kadar Cenâb-ı Hakk’ı varetle ne kadar askeri var ise, Hepsi de istimada, hepsi de kendilerine gelecek olan emri beklemekte, Ve emri alan hızla o işine koyulmakta, berat gecesi ile kadir gecesi arası birbirlerine bağlantılı ve birbirlerine yol var, Ve bu işler bu işlerler bu günler arasında hızla devam etmekte, Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem adletleri de bunları bildiğinden dolayı, Şaban ayı birer günler orucunu arttırır, zikrini arttırır, hayır hasenetini arttırır, tasattıkını arttırır, Ve ümmeti Muhammed’i bunu ölçü olarak örnek olarak gösterir, Ve az uyumayı, az konuşmayı, çok ibadet etmeyi, çok yargım etmeyi daha da arttırırdı, Ve hatta berat gecesi ile alakalı, o kadar zikretmiş, o kadar böyle tâbiri câizse evden uzaklaşmış, Malum sahabeden bir dostunun hurma bahçesi var ya, artık bu nasıl bir hurma bahçesi ise, Her dağ altında oraya gidiyor gece, yine oraya gitmiş, orada yine hurma bahçesinde Allâh’ı zikredip Allâh’a dua ederken, Hazreti Ayşe annemiz, malum annelerimizin içerisinde kiskançlarını hiç saklamadan böyle orta yere koyan annemiz, Çıkıyor, gecenin yarısı nerede diye, biliyor, ohurmalıkta olabilir diyor, koşa koşa ohurmalıya geliyor, Ohurmalıya bir bakıyor ki, orada bazı hadisevlerde de, baki mezarlığında diyor, bazı hadisevler, Demek ki bir sene baki mezarlığında gittiyse, bir sene belki de hurma bahçesine gitti, ama hurma bahçesine, zannediyorum bu berat gecesi gitti, Hazreti Ayşe annemiz, kolay değil, bir peygamberle evli olmak da zor, Yanına yakılı harun halı hurma alıyor, bir bakıyor ki baki mezarlığında, öyle seven kadın kolay değildir, Her erkek kendince der ki bir seven kadın alayım kendime, rahat edeyim diye düşünür, rahat edemezsin yanılıyorsun, Sizlere bakmayın, siz hepiniz de bu şansı kaybettiniz, arkadaki bekarlığa bakayım ben, Şimdi erkekler kendileri düşünü düşünürler, bir seven kadın alırsan rahat edelim der, rahat edemezsin, Tabi, bütün projektörleri açar, bütün antenleri kaldırır, hafreseni izler, gözlüğünden kaşığından yetmez, O zahir tarafı, işimi de öbür tarafım çalıştırmaya başlar, seven kadın erkekler için zor, Genç erkekler, beni iyi anlayın, iyi dinleyin, siz kendi kendinize aldırırsınız, bir seven kadın alayım da, gönlüm rahat etsin diye, hayır, yok.
Hz. Ayşe Annemiz Hurma Bahçesi Anekdotu — «Öbür Hânımlardan Birisine Gitti mi Zannettin?» «Yâ Resûlallah, Doğru»; Allah Resûlü’nün Müjdesi: «Şaban’ın 15. Gecesi Allah Kelk Kabilesinin Koyunlarının Tüyleri Miktarınca İnsanların Günahlarını Affeder»; Kelk Kabilesi En Çok Koyun Sahip Çoban Aşiret; Affedilmeyenler Vardır — Birinci Sırada Şirk Ehli
Ve asıl Hazreti Ayşe annemiz, yanına yakılı harun harun, yardıra yardıra geliyor, bir bakıyor ki orada, koca peygamber diyor ki ne oldu, Öğür kümlere gitti mi zannettin diyor, öğür kümlere mi gitti zannettin, o da diyor ki, ya Resulallah doğru söylüyorsun, öbür hanımlardan birisine gitti mi zannettin diyor, Ama Allâh Resûlü diyor ki hayır, Şaban’ın diyor on beşinci getesi, herhalf getesi, Allâh diyor tek kabilesinin koyunlarının tüyleri miktarınca insanların müminlerin günahlarını affeder, Bu müjdeyi veriyor ona, Allâh Resûlü Şaban’ın on beşinci getesi ümmeti için ağlıyor, çünkü Kelk kabilesi Çoban bir kabile, Arap yarımadasında en fazla koyun onlarla var, o kabileden var, işleri o, ve diyor ki o kabilenin koyunlarını saymak mümkün değil, adet olarak, diyor ki o kabilenin koyunlarını düşün, onların bir de koyunlarının kıllarını düşün, o kadar insanları Allâh affediyor diyor, o gece bu gece, ama bu gece affetmedikleri de var, Bu müjde güzel de, bu gece affetmedikleri de var, kimler?
Berat Gecesinde Affedilmeyen Şirk — Şirk Küfürden Gelmez, Şirk = Kuvveti Başkasından Görmek, Kur’ân-Sünnet Hâricinde Hukuku Hayat Görmek; Sigara/Alkol Düzensiz Kabul: «Sarhoş Olmadığımız Müddetçe Hiçbir Haram Değil» Yanılgısı; Allah’ın Haramını Helâl, Helâlini Haram Saymak da Şirk
Birinci derecede şirk ediyorlar, şirke düşenler, onlar o şirkte oldukları mümteci Allâh ondan affetmeyecek, Şimdi farkındaysanız son yıllarda aff olmayacak olanları da sıralıyorlar, çünkü şöyle bir şey oturuyor Müslümanların arasında, ben ve’rat gecesi bir ibadet ederim şapkı elini kaparım, Bu din soğutalı değil, edepsiz adam, kendine gel, öyle değil, sen şirk üzerinde durduğun müddetçe Allâh seni asla affetmeyecek, şirk ne? Kürtler küfürden gelmez, küfür elde, ikiledi, şerik emri, Allâh’ı ikilemedi, sen kudreti başkasından gördün, kuvveti başkasından gördün, Evet sen Kuran ve Sünnetin dışında hukuku kendine hukuk gördün, Kuran ve Sünnetin dışındaki hayatı kendine hayat gördün, Kuran ve Sünnetin dışındaki bir şeyi sen kendine yok, böyle olmaz ya dedim, Ben kendi mümleketinden haber vereyim de öyle anlatayım, bizim orada öyle diyorlar, ya bizim olmanız sarhoş olmadığında müddetçe hiç bir haram değil yani, sarhoşları haramet ediyor, sarhoş olmadığında, bunun gibi değil, Allâh’ın haramını sen helal saydın sen, helalini haram saydın sen, o seni ne yapacak?
Anne-Babaya Asîlik – Affedilmez — «Allah’a İtaatten Sonra Anne-Babaya İtaat»; Anne-Babanın Haramı Emretmesi Hariç Kur’ân-Sünnet Tarihinde İtaat Mecbûriyeti; Anne-Babalar Çocuklarına Hak Helâl Etmeme Yasağı («Çocuğunu Cehennemde Yakaracaktın mı?»); Çocuğun Anne-Babanın Yanlışına Karşı Kendi Kur’ân-Sünnet Anlayışıyla Vazgeçirmesi; Bütün Anne-Baba ve Çocuklara Tolerans Çağrısı; Faiz Yiyenler ve Mü’minlere Faiz Verenler de Affedilmez
Affetmeyecek, ya anne babaya asi olanlar, anne babayı dinlemeyen, anne babaya isyan eden, anne babanın Kuran ve Sünnet tarihinde söylediği şeyi tabi olmayan kimse, Çünkü anne babaya itaat, Allâh’a itaatten sonra gelir, eğer gittinse anne babaya itaat etmiyorsa Kuran ve Sünnet tarihinde yalnız bu itaat, anneler babalar boş muhabbet yapmayın, bana itaat etmezsen hakkımı helal etmem var, gelip cehenneme gidersin, ne senin hakkın? Çocuklarınızla da böyle zulmetmeyin, hak meselesini oyuncak haline getirme, olur olma, oktan çöpten dolayı bak hakkımı helal etmem, kadınlar daha fazla yapıyor bunu, deme bunu, ne yapacaksın, çocuğunu cehennemde mi yapmak istiyorsun? Memnun mu olacaksın, memnun mu olacaksın çocuğunu cehennemde yakaraktan, razı mı olacaksın çocuğunu cehennemde yakaraktan, bunu konuşmayın, makul şeyler söyleyin, sen çocuğuna Kuran ve Sünnet’i öğütledin de, çocuk mu, ona mı isyan ettin?
Sen çocuğuna Kuran ve Sünnet’i öğüttün de, ona mı isyan ettin? Yok, sen mevsimden bir şeyler istedin, onu söyledin, çocuk da yapmayacağım dedi, bak hakkımı helal etmem, anla sürdüğüm haram olur sana, yok yapma. Çocuklarımıza makul Kuran ve Sünnet dairesinde nasihatler edin, makul nasihatler söyleyin, yapamayacağı şeyleri çocuklarınızdan istemeyin, kadınlar, erkekler, eşlerinizin yapamayacağı şeyleri birbirlerinizden istemeyin. Makul olun, toleranslı olun, anlayışlı olun, bakın bütün dünya zor bir koridordan geçiyor, herkes için zor, ticaret yapan erkekler, çalışan erkekler, işleri çalıştıran erkekler, çalışan kadınlar gerçekten herkes için zor bir süreç bu. Bu zor süreç, taraflar birbirlerini üzecek, kıracak, rencide edecek, birbirlerini öteleyecek, iteleyecek, tavır ve davranışlardan uzak durması lazım.
Eşler birbirlerine toleranslı davranması gereken zamanlar. Adam çalışıyor, adamın çalışması da suç oluyor. Adam çalışmıyor, çalışmaması da suç oluyor. Adamın işi var yarım saat, bir saat geç kalıyor, nerede kaldı? Bir de bana diyor, ben böyle diyorum, çok iyi diyorsun, boşamadın mı seni dedim, ben kaldı. Yok dedim, senin kocam bizim derviş değil demek ki dedim. Neden dedi? Benim öğretimi almış olsaydı dedim, sen böyle yüksek tepeden nerede kaldın diye sorguladın da, selamünaleyküm ben gideyim derdim dedim. Ya da boşadım seni derdim dedim. Ya böyle soru sorulur mu dedim? Adam çalışıyor. Ben işleri çalıştırmış mıyım sana? İşin gitmediğini bilirim. Zor dönem bu. O yüzden çocuklarınızla da bu zor dönemde yardımcı olun.
Hem tabletleri eline veren hem bu tablet evinde nedir beyler? Bu çocuğa tablet uzaydan Sirius’ten mi geldi? Annesi babası almadı mı? Bu telefon Sirius’ten mi geldi? Anne baba almadı mı bu telefonu? Ne öyle konuşuyorsun? Ona düzgün bir şekilde öğret telefonu nasıl kullanılır? Ona düzgün bir şekilde öğret tablet nasıl kullanılır? Allâh’ıma fazla evesin. anne babaya asi olanlar bu gecede nasip olacaklar. Fuluş yapmaya devam edenler. Fuluşu kendisine meslek edinen kadın erkek, fuluşu haram görmeyen, kendince o fuluşa devam eden insan. Bunlar da bu geceden nasipini almayacaklar. Müminlerden faiz alanlar ve müminlerden o faizi caiz veren faizciler. Onlar da bu geceden nasiplerini almayacaklar. Çok özür dilerim.
Eşcinseller bir de ne?
Eşcinsellik – Affedilmez — «Müslüman Eşcinseller» Diye Grup Kuranların Sapması; Erkek-Kadın Eşcinselliğine Devam Edenler Bu Geceden Nasipini Almayacak; Tövbe Edenler İçin Allah Tövbeyi Kabul Eder; Allah’ın Lânetlemiş Olduğu İşlere Devâm Edenler Geceden Mahrûm Kalır; Bu Zor Süreçte Eşler Arasında Tolerans Mecbûriyeti — Adam Çalışıyorsa Da Suç, Çalışmıyorsa Da Suç Anlayışı; «Yarım Saat-Bir Saat Geç Geldin Nerede Kaldın?» Sorusunun Müslümanca Olmaması; Çocuklara Tablet-Telefon Sınırlaması (Kim Aldı Tableti?)
Müslüman eşcinseller diye grup kurmuşlar. Eşcinseller eşcinselliklerine devam edenler. Kadın erkek önemli değil. Önceden bir tek erkekler eşcinsellik. Şimdi kadınlar da başladı uzun zamandan beri. Şimdi kadın kadına eşcinsellik yapıyorlar. Dikkat edin. Dikkat edin. Çocuklarınızla kendinize dikkat edin. Evet. Eşcinselliğe devam edenler. Buradan tövbe geri dönmüş. Allâh tövbe edenlerin tövbesini kabul eder, onları affeder. Ama tövbe etmemiş. Devam ediyor. Bu eşcinseller de bu gecenin feyzinden, bereketinden nasibini almayacaklar. Tevbe etmiş geri dönmüş. Söyleyecek bir laf yok. Bunlar Allâh’ın lanetlemiş olduğu işlere devam edenler. Kısaca. Allâh bu işi yapanı lanet etsin demiş. Ona devam eden kimseler de Allâh’ın lanetlik işlerini yapanlar da bu geceden nasiplerini alamayacaklar.
Ama yok. Bunlara tövbedir geri dönmüşler. Ve bu gece de geceyi tövbe ile, zikir ile, namaz ile geçirenler, dua ile geçirenler Allâh’ın izniyle bu gecenin feyz ve bereketinden nasiplerini alacaklar. O yüzden bu gece Cenâb-ı Hakk’ın semaya tecelli edip bugünkü dille göğe tecelli edip, sabah namazı vaktine kadar göğe tecelli edip, yok mu dua eden duasını kabul edeyim. Yok mu rızık isteyen rızkını bol atayım. Yok mu borçlu olan borçluğuna eda isteyen borçlusuna eda vereyim. Yok mu bir derdi bir sıkıntısı olan bir hastalığı olan o hastalığına o derdine o dermansızlığına dua etsin ve diyor ki Cenâb-ı Hak ben onun o hastalığına şifa olacağım. O derdine derman olacağım. O borçluğunun borcuna eda nasip edeceğim diye vaat etmiş.
Bazı şeyler tecrübe ile sabittir. Ben bunları tecrübe etmiş insanım. Bunu tecrübe etmek için yapmadım. Ben bu vaatleri Cenâb-ı Hakk’ın bu söylediklerini kendimce şeysiz şüphesiz iman ettim. Ve ben Allâh affetsin derviş olduğundan beri mübarek geceleri boş geçirmeme gayret ederim. Ve nice sıkıntıların içerisinden nice dertlerin nice gamların nice kederlerin içerisinden bu gecelerin yüzüsü hürmetine yapılan ibadetlerden yapılan duvarlardan yapılan zikirlerden Cenâb-ı Hak hamdolsun bu fakire yardım etmiştir. Bu fakirin nice sıkıntıdan kurtarmıştır. O yüzden bu geceyi ve mübarek geceleri muhakkak dolu dolu geçelim. Annelerinizden babalarınızdan helallık alın. Eşlerinizden helallık alın. Çocuklarınızdan helallık alın.
Anne babalar, eğlentilir bu. Çocuğuna sen de hakkını helal et. Sen de hakkını helal et. Seni de incitmişimdir, kırmışımdır. Ben babayım ben anneyim diye tepeden konuşmuşumdur. Sen de hakkını helal et deyin helallaşın. Öyle çocuklarına küsen anne ve babalar, siz anne ve baba değilsiniz. Bir anne baba çocuğuna küsmez. Bir anne baba çocuğuna dön olmaz. Bir anne baba çocuğunu itmez. Bir anne baba çocuğunu başı boş bırakmaz. Bir anne baba gerçekten anne babaysa çocuklarını kanatlarının altına toplar. Kanatlarının altına toplayan anne babadır. Kanatının altında iten anne baba değildir. Yok o şu günahı işledi. Yok o bu hatayı işledi. Yok şunu yaptı deyip de çocuğunu iten, sokağa atan, kenara atan, çocuğunu istemeyen anne baba değildir.
Bugün sokağa attığın çocuk senin değil. Bugün gittiğin çocuk senin değil. Hemen anında orta yerde her türlü yanlışlıklar, her türlü zalimlikler hazır. Çocuğunuzun yutulduğunu görürsünüz. Erkekler eşlerinizi asla kapının önüne atmayın. Eşlerinizi gecenin yanısı kovmayın evden. Bunları duymak istemiyorum artık dermiş kardeşlerden. Bu cahillikleri hiç kimse yapmasın.
Erkekler Eşleri Sokağa Atmaz — «Sufi Asla Bu Yola Tenezzül Etmez»; «Çok Mu Canın Sıkıldı, Selâmün Aleyküm De ‹Ahmet Kaya Gibi Kapıyı Vurma›, Gittiği Belli Olmasın»; Kadınlar Erkekleri Zorlamasın, Toleranslı Davransın; «Bu Gece Bu Tip İşlere Devam Edenler Faziletini Alamaz»; Allah’ın Sema’ya Sabaha Kadar Tecellisi: «Yok Mu Duâ Eden, Rızık-Borç Eda-Şifâ İsteyen?»; Mustafa Efendi’nin Şahsî Tanıklığı: Mübarek Geceleri Boş Geçirmemek; Oruç Bana Aittir Hadîsi
Bir kadın evden kovulmaz. Bu adamlık değildir. Bu adamlık değildir. Bu erkeklik değildir. Bu erkeklik değildir. Evden kovmak adamlık ve erkeklik değildir. Kadını ottan çöpten bir meseleden dolayı dövmek, vurmak adamlık değildir. Sufi asla bu yollara tenezzül etmez, bu yollara gitmez. Çok mu canın sıkıldı evet. Çok mu sen zorlandın evet. Selâmün aleyküm de Ahmet Kaya gibi kapıyı vurur da giderim deme. Kapıyı vurmadan git. Gittiği belli olmasın. Evet asla zamanımız öyle bir zaman ki sokağa attığın kimse senden değil. Bakın senden değil. Kadınlar sizler de kocalarınızı zorlamayın. Hocalarınızı zorlamayın. Sizler de toleranslı davranın. Zulmer mi desin kimse kimse? Allâh muhâfaza eylesin. bu gece bu tip işleri davrananlar bu gecenin faziletinden bir fayda sağlamayacaklar.
Ama tövbe edenler, Allâh’ı zikredenler, namaz kılanlar, cemaat olan tasattuk edenler, güzel ahlaklı olanlar muhakkak ki Rabbim bu gece hepsini de hepimizi de affeylecek. Ve buradan ayrılıp evlerimize döndüğünüzde muhakkak namaz kılın, muhakkak tövbe edin, muhakkak Allâh’ı zikredin. Muhakkak, muhakkak böyle gecelerde gündüzünü oruçla geçirin. Muhakkak. Ha bu gece bugün tutamadınız, hiç olmazsa yarın tutun, ertesi gün tutun, daha ertesi günü tutun. Şaban ayını orucunuzu fazlalaştırın. bir hastalık bulaştığında, bir yaşlılık bulaştığında o oruç tutmayı özlersiniz. Dersiniz ki daha fazla tutsaydım keşke. Evet, oruç büyük nimettir çünkü. Oruç zorluk değildir, oruç maşakat değildir. Oruç kurtuluştur.
Oruç seviştir. Oruç müjdedir. Oruç Allâh’a en fazla yaklaştıran amellerden birisidir. Orucu gözünüze büyütmeyin. Bu manada zorluk olarak o müjdeyi alın. Ne dedi. Cenâb-ı Hak? Oruçluğunun ağzının kokusu bana miskanberdir dedi. Bana miskanberdir. Her ibadetin karşılığı devridir dedi. Orucun karşılığı bana ait. Orucun karşılığı şudur diye yazmadı. O bana aittir. O yüzden bol bol bu ay dedim. İnşallah oruç tutun.
Hitâm Duâları — Cümlemizi Affetsin, Annelerimizin-Babalarımızın-Geçmiş Zürriyetimizin Affı; Memleketimize Yardım, Kanzede Kardeşlerimizi Düştükleri Yerden Kaldırması; Memleketin Düşmanlarına Karanlık Mahvilderde Çorap Örmek İsteyenlere Fırsat Vermesin; Yerin Altındaki-Üstündeki Şerlilerin Şerrinden Muhâfaza; Büttamcılar, Cifrciler, Cinciler, Heva-Heves Fitnelerinden Sıyânet; Faizci-Hurçcu-Eşcinsel Yöneticilerden Muhâfaza; Yöneticilerin Adâlet-Kur’ân-Sünnet Sevgisi
Rabbim cümlemizi affetsin. Cümlemizi affetip kullar cümlesini ilhak eylesin. Cümlemizi Kur’ân’a sınır sınır sıkı yapışanlardan eylesin. Rabbim cümlemizin annelerini babalarının geçmiş sürriyetlerini bu gecenin yüzü sürfetine affeylesin. Rabbim cümlemizin eşlerini çocuklarını gelecek sürriyetlerine aff-u muafret eylesin. Rabbim cümlemizin ve cümle kardeşlerimizin inşallah bu geceki ve bundan sonraki ve bundan önce yapmış olduğu ibadetleri kabul eylesin. Rabbim memleketimize yardım eylesin. Kanzede kardeşlerimize yardım eylesin. Onlara bu sisi kendi katından ikram eylesin. Kendi katından ihsan eylesin. Rabbim memleketimizi derdesin toplasın. Memleketimizi doğurtmasın. Memleketimizin insanlarını bir ve beraber eylesin.
Memleketimizin insanlarını birbirlerine dost ve samimi eylesin. Rabbim memleketimizin başına karanlık mahvilderde anlaşır çorap örmek isteyenlere fırsat vermesin. Rabbim onların oyunlarını kendi başlarına makus eylesin. Onları dağılsın. Onları parçalasın. Onları yerle yeksan etsin. Onların kalplerini çalışmaz hale getirsin. Onların akıllarını çalışmaz hale getirsin. Onlardan bize gelecek her türlü zarardan bizleri muhafaza eylesin. Rabbim yerin altındaki kötülüklerden bizleri muhafaza eylesin. Yerin altındaki şerlerden bizleri muhafaza eylesin. Yerin altındaki şerlilerden bizleri muhafaza eylesin. Yerin üstündeki şerlilerden bizleri muhafaza eylesin. Ülkemizi muhafaza eylesin. Ümmeti Muhammet’i muhafaza eylesin.
Yerin üstündeki şerlilerden Allâh bizleri muhafaza eylesin. Yerin üstündeki şerrilerin şerrilerini kendi başlarına makus eylesin. Yerin üstündeki büyücüleri, yerin üstündeki efretçileri, yerin üstündeki kendince, kendince büyü yapanları, büyü ile uğraşanları, büyüye inananların zararlarını bizlerden uzak eylesin. Bizleri muhafaza eylesin. Ümmeti Muhammet’i muhafaza eylesin. Her türlü kötülüğe koşan büttamcılardan, her türlü kötülüğe ve şerre koşan bu cincilerden, her türlü kötülüğe koşan cifricilerden Cenâb-ı Hak bizleri ve ümmeti Muhammet’i muhafaza eylesin. Gökteki şerlilerin şerrinden, gökteki kötülüklerin kötülüklerinden, gökteki ne yazık ki ne melek ne cin ne insan olan o varlıkları şerrinden bizleri ve ümmeti Muhammet’i muhafaza eylesin.
Şeytanın beslesesinden, file ve desisesinden bizleri ve ümmeti Muhammet’i muhafaza eylesin. Heva ve hevesimizin desisesinden, heva ve hevesimizin fitnelerinden, heva ve hevesimizin bizi idahlaştırmasından bizleri muhafaza eylesin. Nefsimize uymaktan, şeytana uymaktan, heva ve hevesimize uymaktan bizleri muhafaza eylesin. Rabbim saptıracak zenginlikten, aldıracak zenginlikten, yoldan çıkaracak fakirlikten bizleri ve ümmeti Muhammet’i muhafaza eylesin. Rabbim kavrim fitnesinden, dünyanın fitnesinden, haramların fitnesinden, deccalın fitnesinden, ahir zaman fitnelerinden bizleri ve ümmeti Muhammet’i muhafaza eylesin. Cenâb-ı Hak dualarımızı kabul eylesin. Korktuklarımızdan hırsı muhafaza eylesin.
Bu seçim sattığı mahallene girmiş olan ülkemizde Kur’ân’a, Sünnet’e, vatan’a, millete kim daha iyi çalışacaksa, Cenâb-ı Hak başımıza onu nasip eylesin. Rabbim bizi faizcilerin elinden, hurççuların elinden, eşcinsellerin elinden, Kur’ân ve Sünnet düşmanlarımızın elinden bizleri korusun ve muhafaza eylesin. Rabbim Kur’ân ve Sünnet’i kendisine distur etmeyenler, Kur’ân ve Sünnet yolunun kendisine yol etmeyenler bizleri muhafaza eylesin. Başımıza da onları nasip eylemesin. Başımıza zalimler de bizi imtihan eylemesin. Bizim başımıza şataata düşmüş, şatafata düşmüş, gösterişe düşmüş, hak ve hukuk tanımayan, adalet tanımayan, insanlık tanımayan, Kur’ân tanımayan, Sünnet tanımayan, tarikat tanımayan, sufi tanımayan, zikir tanımayan kimseleri başımıza bizim musallat eylemesin.
Yöneticilerimizi ve yönetecek olanlarımızı Kur’ân ve Sünnet hissiyeneye uygun olanlardan nasip eylesin. Bizi yönetecek olanlara Kur’ân sevgisi, Sünnet sevgisi, bizi yönetecek olanlara adalet sevgisi nasip eylesin. Âmîn. Âmîn. Diyelim dinlerimizi nare cehennemde nazar değilsin. Haklarımızı helal edin. Helal olsun. Haklarımızı helal edin. Helal olsun. Haklarımızı helal edin. Helal olsun. Bizden yana da helal olsun. Sufi kardeşler ticaretlerinize karışmayın. Birbirleriniz olan haklarınızı helal edin. Helal olsun. Birbirleriniz olan haklarınızı helal edin. Helal olsun. Birbirleriniz olan haklarınızı helal edin. Helal olsun.
Helâlleşme — «Birbirinizin Haklarını Helâl Edin, Helâl Olsun»; «Helâl Etmeyen Varsa Şimdi Söylesin»; Münâfıklığa Reddiye: «Kendi İçinizden ‹Filancaya Helâl Etmiyorum› Diyorsanız Yolun Münafığısınız, Bizde İki Yüzlülük Olmaz, Burası Aşk Meydanı»; Mustafa Efendi’nin Derviş Kardeşlerinin Allah Önünde Şikâyetçi Olmamalarını İstemesi; Hitâm — Selâmünaleyküm, Sema’da Buluşmak
Birbirine hakkını helal etmeyen varsa şimdi söylesin. Birbirlerine haklarını helal etmeyen varsa şimdi söylesin. Birbirlerine hakkını helal etmeyen varsa şimdi söylesin. Allâh hepinizden de razı olsun. Âmîn. Haklarınızı helal edin. Haklarınızı helal edin. Haklarınızı helal edin. Tekrar söylüyorum. Kendi içinizden ben filancaya helal etmiyorum diyorsanız yolun münafığısınız. Bizde iki yüzlülük olmaz. Tekrar söylüyorum. Bizde iki yüzlülük olmaz. Iki yüzlü olan bu bu dergatta iki yüzlü olan helal olur. Bu dergatta duramaz. Evel burası burası aşk meydanı. Burası iki yüzlü kazanırız. Burası öyle zahir olarak bitenebilecek bir yer değil. O yüzden tekrar söylüyorum. Birbirlerimize haklarımıza helal edin.
Helal olsun. Birbirlerimize haklarımıza helal edin. Helal olsun. Birbirlerimize haklarımıza helal edin. Helal olsun. Hele hala daha içinden helal etmem varsa bunu terk etsin. Ben ciddiyim. Evet. Ben derviş kardeşlerimin derviş kardeşler yüzünden Allâh’ın önünde şikayetçi olmalarını istemem. Haklarımıza helal edin. Selamünaleyküm. Inşallah Sema’da buluşacağız.
KAYNAKÇA
- Duhan 44/1-6 — «Hâ-Mîm. Vel Kitâbi’l-Mübîn. İnnâ enzelnâhu fî leyletin mübâraketin innâ kunnâ munzirîn. Fîhâ yufraku kullu emrin hakîm. Emren min ‘indinâ innâ kunnâ mursilîn. Rahmeten min Rabbike innehû huve’s-Semî‘u’l-‘Alîm». Tefsîr-i Beyzâvî, Nesefî Medâriku’t-Tenzîl, Hâzin Lübâbu’t-Te’vîl, Âlûsî Rûhu’l-Me‘ânî‘de «mübârek gece»nin Berât gecesi olduğu tahkîki.
- Berat Gecesi (Şaban’ın 15. Gecesi) Hadîsleri — Tirmizî Savm 39 (no. 739): «Allah Şaban’ın yarısı gecesi yaratıklarına bakar ve müşrik ile birinin kardeşine kin tutan dışındakileri affeder»; İbn Mâce İkâmetü’s-Salâh 191 (no. 1389) — Hz. Ayşe (r.anhâ) rivâyeti: «Bir gece Allah Resûlü’nü kaybettim, Bakî mezarlığına gittim, ‹Yâ Âişe, Şaban’ın 15. gecesi gelir, Allah Kelb kabilesinin koyunlarının tüyleri miktarınca insanları affeder› buyurdu».
- Berat Gecesinin Tasavvufî Boyutu — Abdülkâdir Geylânî el-Gunyâ; Ahmed er-Rufâî el-Burhân el-Mu’eyyed; İmâm Birgivî et-Tarîkatu’l-Muhammediyye; Aziz Mahmud Hudâyî Tezâkir; Mahmud Sâmî Ramazânoğlu Mübarek Geceler. Tasavvufta Berat Gecesinin Levh-i Mahfûz’dan dünya semâsına yıllık takdîrin indirilişinin başlangıç noktası olarak görülmesi.
- Vahabî-Selefî Reddiyesi — Necip Fâzıl Kısakürek Doğru Yolun Sapık Kolları; Hayrettin Karaman Mukayeseli İslâm Hukuku III; İslâm Ansiklopedisi (DİA) «Vahabîlik» maddesi (Mehmet Ali Büyükkara). Vahabîlerin kandil gecelerini reddetmesinin tarihsel ve fıkhî dayanağının yokluğu — sahîh hadis senetli bu uygulama bidat değildir.
- «Beş Gece Duâ Reddedilmez» Hadîsi — Beyhakî Şu’abu’l-Îmân; Deylemî Müsnedu’l-Firdevs; Aclûnî Keşfu’l-Hafâ: «Beş gecede yapılan duâ reddedilmez: Receb’in ilk Cuma gecesi, Şaban’ın yarısı, Cuma gecesi, Ramazan bayramı gecesi ve Kurban bayramı gecesi».
- Hz. Mevlânâ «Sen Testini Doldur» — Mevlânâ Celâlüddîn Rûmî Mesnevî I/2685-2700; Dîvân-ı Kebîr; Eflâkî Menâkıbu’l-‘Ârifîn: «Sen testini doldurmaya bak — bireyin sorumluluğu kendi kalbidir, kalpler dolarsa toplumlar düzelir».
- Arafat 100 Derece Vakfesi — Hac sûresi 22/26-29; Bakara 2/198; Buhârî Hac 142, 144; Müslim Hac 281; Ebû Dâvûd Menâsik 56. İmâm A’zam el-Mebsût; İbn Âbidîn Reddu’l-Muhtâr: 100 Derece Vakfesi (Müzdelife’de sabah namazından sonra Beytullah’a dönülüp duâ edilmesi) Hanefî’de vâcip; terkinde dem (kurban) gerekir. «Bütün günahlar affedilir, Arafat’ta kul hakkı hâriç, 100 Derece’de kul hakkı da».
- Allah Resûlü’nün Şaban Ayı Orucu — Buhârî Savm 52, 56; Müslim Sıyâm 175-178: «Allah Resûlü’nün Şaban’da tuttuğundan daha çok hiçbir ayda oruç tuttuğunu görmedim» (Hz. Ayşe rivâyeti); «Şaban’da o kadar çok oruç tutardı ki, hiç iftar etmeyecekmiş gibi görünürdü». Sahabe-i kirâmın da Şaban’da kazâ orucu tutma geleneği.
- Hz. Peygamber’in Kadir Gecesi Arayışı — Buhârî Leylet’ul-Kadr 3-5; Müslim Sıyâm 215-220. Hicretten sonraki ilk yıl Ramazan’ın ilk on gününde, ikinci yıl orta on gününde, üçüncü yıl son on gününde itikâfa girip Kadir Gecesini araması; sahâbe icmâ’ı 27. gecede karar kıldı; ancak son on gün ihyâsı ümmet ittifakı.
- Şirk – Affedilmeyen — Nisâ 4/48: «Allah Kendisine ortak koşulmasını bağışlamaz, bunun dışındakileri dilediği kimse için bağışlar»; Nisâ 4/116. Şirk-i celî (açık) ve şirk-i hafî (gizli — kuvveti başkasından görme, helâli haram-haramı helâl sayma) tefriki: İmâm Eş’arî el-İbâne; Aliyyu’l-Kârî Şerhu’l-Akîdeti’t-Tahâviyye.
- Anne-Babaya Asîlik — İsrâ 17/23-24; Lokmân 31/14: «Onlara öf bile deme»; Buhârî Edeb 1, 6; Müslim Birr 1: «Anne-baba hakkı, Allah’a îmândan sonra ilk farzdır». Mahmud Sâmî Efendi Musâhabe: «Anne-babanın haram emretmediği müddetçe itaat farzdır, helâl etmediği takdirde dahi» — uyarı: kadınların helâl etmeme tehdidini hafife almaları yasak.
- Faiz – Allah’a İlân Edilen Savaş — Bakara 2/275-279: «Faizi terk edin, etmezseniz Allah ve Resûl’ü ile savaşa girin»; Âl-i ‘İmrân 3/130-132. Buhârî Buyu‘ 24; Müslim Müsâkât 105: «Faiz yiyene, yedirene, yazana ve şahidine Allah lânet etti». «Enflasyon Miktarı Faiz» yenilikçi fetvâlarının fıkhî reddi.
- Eşcinsellik — Hûd 11/77-83; Şuara 26/160-175; A’râf 7/80-84: Hz. Lût (as) Kavmi’nin helâki; Buhârî Hudûd; Tirmizî Hudûd: «Lût kavminin amelini işleyene Allah lânet etmiştir». «Müslüman Eşcinseller» grup kurmanın bidat ve dalâlet olduğu fıkhî tespiti — Diyânet İşleri Yüksek Kurulu Fetvâları.
- Eşler Arası Tolerans — Bakara 2/228; Nisâ 4/19, 35: «Onlarla iyi geçinin»; Buhârî Edeb 33; Müslim Radâ‘ 60: «Mü’min bir kadın bir karakteri sebebiyle nefret etmez, eğer bir karakteri sevmiyorsa diğer bir karakteri sever». İmâm Birgivî Tarîkat-i Muhammediyye: «Erkek eşini sokağa atmaz, gücüne göre nafaka verir, kötü davranışta bulunmaz»; «Kadın da kocayı zorlamaz, ihtiyâcına göre talep eder».
- Berat Gecesi Mağfirete Engel Üç Sınıf — Müşrik, Kin Tutan, Anne-Babaya Asî — İbn Mâce İkâmetü’s-Salâh 191; Beyhakî Şu’abu’l-Îmân; sufiyye literatüründe ilâveler: Faiz yiyenler, içki içenler, eşcinsellik yapanlar, kul hakkı yiyenler, anne-babaya asî olanlar — bütün bunlar tövbe etmedikçe affedilmez. Aliyyu’l-Kârî Mirkatu’l-Mefâtîh.
- «Oruç Bana Aittir» Hadîsi — Buhârî Savm 9; Müslim Sıyâm 165 hadîs-i kudsî: «İnsanın amellerinin her biri kendisinedir; oruç hâriç, çünkü oruç Banadır, mükâfatını da Ben veririm»; «Oruçlunun ağız kokusu Allah katında miskten daha hoştur». Sufiyye’de orucun celî ibâdetler içinde en gizli ve en kıymetli olması.
- «Levh-i Mahfûz’dan Dünya Semâsına Yıllık Takdîr» — Kadr 97/1-5; Duhan 44/3-6; İmâm Mâturîdî Te’vîlât; İmâm Gazâlî İhyâ I (Mübarek Geceler); Yûsuf el-Hakkakî Edebu’s-Sûfiyye: «Berat Gecesi yıllık kazânın indirilişinin başlangıcı, Kadir Gecesi tamamlanışı; aralarda hummalı manevî çalışma — meleklere dosya tevzîi (Mikâil rızıklara, Cebrâil hârplere, İsmâ‘îl amellere, Azrâil ölümlere)».
- «Sen Münâfık mısın? Helâl Etmeyen Varsa Söylesin» — Yûnus el-Hakkakî Edebu’s-Sûfiyye; Hâris el-Muhâsibî er-Ri‘âyetu li-Hukûkillâh: «Sufî yolunda iki yüzlülük yoktur, kalbinde aksini taşırsa münâfıklık başlar»; «Helâl etmeyenin diliyle helâl etmesi sahîh değildir, kalbiyle helâl etmesi gerekir». Mustafa Efendi’nin sohbet sonu münâfıklığı reddetme ısrârının zemini.
Tasavvuf hakkında daha fazla bilgi için tıklayınız.
Ek kaynaklar:
- Kur’an-ı Kerim, Bakara 2/261; Allah yolunda infakın kat kat karşılığı.
- Kur’an-ı Kerim, Tevbe 9/34-35; malı biriktirip Allah yolunda harcamama uyarısı.
- Kur’an-ı Kerim, Haşr 59/9; kardeşini kendine tercih etme erdemi.
- Müslim, Zühd, kulun gerçek malı ve infak rivayetleri.
- Nevevi, Riyazü’s-Salihin, cömertlik ve infak bölümleri.
- İmam Gazali, İhya-u Ulumi’d-Din, cömertlik, cimrilik ve mal sevgisi bölümleri.
- Kur’an-ı Kerim, Nisa 4/59; ihtilafları Allah ve Resulüne götürme ilkesi.
- Buhari, Ahkam, hüküm ve yargı adabı rivayetleri.
- Müslim, Akdiye, hüküm verme ve delil rivayetleri.
- Merğinani, el-Hidaye, Hanefi fıkhının ilgili bahisleri.
İlgili Sözlük Terimleri: Tarîkat, Zikir, İhsân, Ruh, Kalb, Sünnet, Muhabbet, Aşk. → Tasavvuf Sözlüğü’nün tamamı