Perşembe, 14 Mayıs 2026
YOLUMUZ NÜBÜVVET YOLUDUR

Mustafa Özbağ

İrşad & Tasavvuf · Resmî Site
Dergah Sohbetleri Serisi ·

26. Dergâh Sohbeti — Affedilmeyecek Günah Yok, Gerçek Tövbe ve Küçük Günahların Affı

Mustafa Özbağ Efendi'nin dergah sohbeti: 26. Dergâh Sohbeti — Affedilmeyecek Günah Yok, Gerçek…. Tasavvuf, ahlâk ve mânevî yol üzerine kapsamlı açıklamalar.


1. Bölüm

Sevdiğimizi o zaman anlayacak. Bu çok güzel yani. İtikaba girdiğimiz zaman siz namaz kıldırdıktan sonra müezzin birkaç defa estağfirullâh çekti. Sonra görebildi arkadaş müezzine biz namazda günah mı işledik dedi. Ve rahmetli şeyh efendimiz bunu yasakladığını ve dergonumuzun ağrılığını duymadığını söyledi. Bu meseleyi açarmış. Bu meseleyi de açıklanacak bir şey yok. Namandan selam verir vermez hemen tövbe istiğfar etmek sünnete de aykırı bidat. Namaz kılar kılmaz hemen selam verildikten sonra Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem hazretleri hemen müezzinin şu anda yaptırdıkları gibi bazı yerlerde yapıldığı gibi böyle estağfirullâh çektirmemişler. Zikrullah var, tesbihler var. Onu yaptırmamışlar.

O biraz böyle o mesele şey. Allâh rahmet eylesin şeyh efendi hazretleri onu zaten pek uygun görmezdi. Onun da çorum hacı Mustafa efendi hazretleri ona söylemiş. O yüzden şeyh efendi hazretleri onu pek uygun görmezdi. Günahların en büyüğü hangisidir veya hangi derdir? Cenab-ı Allâh’ımız eğer tövbedersek işlemiş olur mu, günahları affeder mi? Affedilmeyecek günah var mı? Affedilmeyecek herhangi bir günah yok. Yeter ki insanlar işlemiş oldukları günahlardan geri dönsün. Bakın bir kimse bu günah affolmaz diye düşünürse o zaman Allâh’ın affı mağfiretine karşı çıkmış olur bu küfür. Bu günah affolmaz diye böyle bir kaide yok. Günahların en büyüğü şirktir. Tövbe edelim, geri dönelim. Allâh o günahını affeder. ondan sonra günahların büyük olarak büyük günahı kebair olarak haksız yere adam öldürmek, hizmet etmek, bir namuslu kadına iftira etmek gibi sıralanır bildiğiniz malum günahların içki içmek, riba yemek, dokuz tane.

Bazı rivayetlerse yedi tane büyük günahı kebair olur. Normalde bazıları da birkaç tane Aziz Şerif’i birleştirmiş günahı kebairler ona çıkarmış. Kimisi 15’e çıkarmış. Ama hepimizin malumudur büyük günahlar. Bunların içerisinde hiçbirisinde şunu Allâh affetmez diyemeyiz. Bu Allâh’ın affına bir pranga vurmak, Allâh’ın affına bir set çekmek. Böyle bir şey söz konusu değil. Ve insanlar bu günah affolmaz dediği anda Allâh adına karar vermiş oluyor. Tabiri caizse ilahlık yapmış oluyor. Allâh muhafaza eylesin. Şu günah affolmaz demeyi Aziz Şerif yok. Allâh şunların ibadetlerini kabul etmez. Şunların tövbelerini kabul etmez. Kim? içki içmeye devam eden kimsenin. diyor ya şey ile alakalı, berat gecesi ile alakalı.

Allâh şu insanların günahlarını bu gece affetmez. Kim içkiye devam eden, kim zinaya devam eden, kim kumara devam eden, kim anne babasına ağası olan, küs olan ona devam eden. Bu gece Allâh bu insanların günahlarını affetmez. Kadir gecesi ile de alakalı böyle bir hadîs-i şerif var. Bu farklı bir şerif. O kimse üzerinde günah-i kebaye var. O günah-i kebaye ile devam ediyor. Ve o günah-i kebayeden tövbedip geri dönmüyor. Ve o gece aff istiyor. Ama mesela içki içmeye devam ediyor. Veya da zina etmeye devam ediyor. Eşkara. Ve ondan tövbedip ondan geri dönmemiş. zinadan tövbedip dönmemiş. İçkiden tövbedip dönmemiş. Anne babasıyla kavgalı, gürültülü, küs. Anne babasının gönlünü almamış. Anne babasıyla muhabbet celbetmemiş.


2. Bölüm

Onunla ilişkiye girmemiş. O gece tövbe edeceğim diye uğraşıyor. Hayır. Önce onun yapması gereken şeyler var. Bakın, tövbe bir günah-ı terk etmektir. Yoksa din ile tövbe herkes yapıyordur. Fiil olarak bir günah-ı terk edeceksiniz. Tövbenin özü o. Ve tövbenin daha içselliği o günahı kalbinizden geçirmeyeceksiniz. Aklınızdan geçirmeyeceksiniz. Tekrar geri dönmeyi düşünmeyeceksiniz. Tövbenin hakikisi, nasuhi tövbe dediğimiz tövbe o. bir kimse günah işledi işledi. Eyvallâh. Ondan geri dönecek ve ondan tövbe edecek. Ve ondan geri daha geri dönmeyecek. Oradan bir daha geri dönerse Allâh, Cenâb-ı Hak tekrar affeder. Ayrı bir mesele. Ama oradan geri dönmemeyi kendine hadd edecek. Anne-babayla ilişkisini düzeltecek.

Bir daha artık anne-babayla ilişkiyi bozmayacak. İçkiyi terk edecek, içkiden tövbe edecek, geri dönecek. Bir daha içmeyi düşünmeyecek. Veya kumarı terk edecek. Bir daha kumar oynamamayı düşünmeyecek. Oynamayı düşünmeyecek. Namaz kılmıyor. Namaz kılmamak büyük günahı kebayet. Namaz kılmaya başlayacak. Bir daha namazı terk etmeyecek. Oruç tutmamak büyük günahı kebayet. Oruca devam edecek. Bir daha geriye dönmeyecek. Bir daha terk etmeyecek orucu. Bunun gibi. insanlar bir günahı işler iken ve işlemeye devam eder iken onların tövbesi hasreti Ali efendimizin temesine göre çok uygun bir tövbe değil. Bu kimse kendi kendini aldatıyor. O günaha devam ederken, o yanlışlığı, o eksikliği bile bile devam ederken senin tövbe etmen kendini aldatmaktan başka bir şey değil.

Tövbe öz olarak oradan geri dönüyor. bu güne kadar namaz kılamadım. Ya Rabbi beni affeyle. Ben tekrar namazsız bir hayat yaşamak istemiyorum. Döndüm namazı kılacağım. Ben hiç oruç tutmamıştım. Bu günahı kebayet işledim. Ben döndüm. Bundan sonra oruçlarıma devam edeceğim. Ya Rabbi yaptım ben bu hatayı. Bu günahı işledim. Ne günahıysa sen ondan geri döndün. Bir daha yapmayacağım ya Rabbi. Eğer yapmaz ise geri dönerse Allâh’ın vaadi var. Allâh diyor ki geçmiş işlediği günahları ben sevaba çeviririm. Sevaba çeviririm. Allâh’ın rahmeti, bereketi, lütfu, ikramı her şeyin üstündedir. Allâh rahmeti, Allâh’ın rahmeti gibi hiçbir şeyin rahmeti olmaz. Düşünülemez zaten. O zaman bir kimse işlemiş olduğu günahlardan geri dönecek.

Ha muhakkak ya arada küçük günahlar olacak. Cenab-ı Resûlullâh diyor ki sizin kapınızın önünden bir nehir geçse günde beş kez o nehire girseniz, çıkarsanız keriniz kalır mı? Kalmaz ya Resûlullâh. beş vakit namaz da bunun gibidir. Sizin iki namaz arasında işlemiş olduğunuz küçük günahları Cenâb-ı Hak affeder. O zaman bir de cumadan cumaya var. Cumadan cumaya Allâh aradaki günahları affeder. Oruçtan oruca Allâh aradaki günahları affeder. Zikirden zikire Allâh aradaki günahları affeder. Hep bunlar müjde. Ramazan’dan Ramazan’a Allâh aradaki günahları affeder. Haç’tan hacca Allâh aradaki günahları affeder. Allâh öyle mübarek günler, mübarek saatler, mübarek dakikalar, mübarek aylar koymuş ki arada ümmeti affolsun.


3. Bölüm

Ümmet uyansın kendine gelsin ve kendini affetirsin. Allâh sizinle dostluk kurmak istiyor. Sizin kendinize kendisine dost olmasını istiyor. Siz istemiyorsunuz, O istiyor. Ve O’nun istediği kadar kulları istemiş olsa hepsi de dost olacaklar. O dostluk kapılarını açmış. O rahmet ve bereket kapılarını açmış. O lütuf kapılarını açmış. Kim subhanallahü ve bihamdihi, subhanallahülazim ve bihamdihi estağfurullahlazim derse deniz köpükleri kadar olsa günahını affederim. Müjde. Gel kardeşim. Günde yüz sefer söyle bunu. Hakkında hadîs var, hakkında dişi kutusu var. Bu müjdeye nayun. Geceleri çek bunu, günahsız olarak yap. Uyku sahih olsun. Rüyan sahih olsun. Uykudayken daha ibadet etmiş gibi sevaba gir.

Gel sevaba gir. Sabah ile bismillah çıkmadan bunu söyle. Gece ola ki, kalktığında, yattığında, onu bunu yaptığında, sabah namazını geciktirmişsindir, kılamamışsindir. Sabah ile çek bunu. Çek. Çek. O müjdeye nayun. O dostluya kapı arala. O dostun kapısını açmış, diyor ki gelin kullarım gelin. Gelin benimle dost olun. Siz ne kadar günahınız çok, evet kusurunuz çok, evet hatanız çok, evet siz isyandan isyana sürüklenirsiniz. Bataklıktan bataklıya girersiniz. Çölden çöne düşersiniz. Ama gelin ben sizin Allâh’ınızım. Tövbe edin. Şu müjdelere sarılın. müjde biraz sonra zikrullah yapacağız. Af olmuş olarak dağılınız. Ben demedim. Ahmet Mehmet Hüseyin demedi. Buradakiler de demedi. Allâh dedi. Hadisi kutsi.

Hadisi kutsi. Ondan dost olacak olanlar. Perşembeden perşembe, pazartesinden pazartesi. Eski mutasavvuflar, eski sahâbeler, ta sahabelere kadar gidelim. Her namazdan sonra zikrullah alakasını kurarlardı. Hazreti Abbas’ın oğlu Abdullah diyor ki biz ashabın namazı bitirdiğini mescideki zikrullah seslerinden anlardık. Derdik ki bunlar namazı bitirmişler. Neden? Neden? Her namazdan sonra cehri olarak Allâh’ı zikrederlerdi. Sebeb? Af olmuş olarak kalkınız. Eski dervişler her gece toplanırlardı. Sebeb? Af olmuş olarak evlerine gideceklerdi. Kısa, hemen 20 dakika. 25 dakika zikrullah yaparlar. Yarım saat zikrullah yaparlar. Hemen 10 dakika zikrullah yaparlar. Neden? O afva nail olmak için. Pasartesi perşembe derslerini hiç kaçırmazlardı.

Ben bu eski dervişlerin son kalıntılarına denk geldi. Elhamdülillah. Cenâb-ı Hak nasip etti. Hastayken daya onlar pasartesi perşembe derslerine giderlerdi. Hasta. Hatta dersi hastanın evine alırlar. Hasta gidemeyecekse. Hasta derse gidemeyecek. Hemen oranın çavuşun, zakiri, nakibi, nükabbası nesi varsa toparlarlar 15-20 kişi. Hastanın evine giderler. Zikrullah yapman için. Ya bu bizim derviş kardeşimiz, ihvanımız. Bu zikrullahsız geçirmesin perşembeyi. Bu pasartesiyi zikrullahsız geçirmesin. Ola ki ecel gelir. Ola ki ölüm gelir. Ola ki vade biter. O affolmuş olarak gitsin. Onun kusursunda dağsız gitsin. Aman zikrullah alakasında dua edememiş. Ya Rabbi bizi zikrullah alakasında nefesimizi al.


4. Bölüm

Dua ediyorum ya Rabbi. Ben zikrullah alakasında derim ki. Ya Rabbi bitmedim içimden bir çürtü alıverken onu. Allâh derken almak. Ola ki nefsimizi uyarız. Hataya düşeriz. Ola ki gaflete düşeriz. Dışarıda orada buradan hem trafik kazası olur, zehirlenme olur, bela olur, musibet olur, sıkıntı olur, her şey olur. Ola ki aldınız. Allâh muhafaza eylesin. Zikrullah alakasında Allâh etti bitti. Bundan daha güzel bir şey var mı? Bunlar hepsi de af kapısı, dostluk kapısı. Bunlara dikkat edeceksiniz. Aman Allâh dersinizi dikkat edin. Ölüm uzak gibi gelir insana. Niceler ölür gider. Var mı kazık çakıp duran? Yok. Babalar gidiyor, neneler gidiyor, dedeler gidiyor, genç kardeşler gidiyor, arkadaşlar gidiyor.

Gidiyor mu? Müjde kapısında durun. tövbeye dikkat edin. Müjde kapısında durun. Bu tip ibadetlere dikkat edin. pazartesi perşembe oruç. Pazartesi perşembe ders. Cumadan cumaya cumaya gitmek. Cumaya namazını kılmak. Ramazan’dan namazını oruç tutmak. hacca gitmek. Bunun gibi böyle günlük, aylık, yıllık temizleyen ibadetler. Aman bunlara dikkat edin. Allâh’ın muhafaza eylesin. Ve bu noktada da tövbe. Tövbenin hakikisini işte. Hepimiz, şimdi birimiz desek ki ben bakmıyorum, yalan söylüyoruz. Benim gözüm kaymıyor hatunlara. Yalan. Yalan. Kafanı nereye çevirirsen çevir, var kardeşim. Nereye çevirirsen çevirsen. Tövbe. Bundan kurtuluşun, bundan, bunun etkisini üzerinden atma hemen tövbe. Ve hemen o gözüne ilişti kimseye dua edin.

Yarabbi sen buna hidayet eyle. Yarabbi sen buna İslam eyle. Buna İslam ahlakı nasip eyle. Buna dua edin. Gerçekten dua edin. Gördüğünüz olumsuzluklara dua edin. Yarabbi şunu içkiden kurtar. Yarabbi şu kardeşi kumardan kurtar. Yarabbi şu kardeşi yalandan kurtar. Yarabbi şu kardeşi gıybetten kurtar. Yarabbi hidayet eyle. Bunu affeyle. Bunu muhafaza eyle. Dua edin kardeşler, dua edin. Niçin? Bir kişi cehenneme gitsek terbiye edecek misin? Biz ona dua edelim. Bir kişi daha cennetlik olsun. Biz ona dua edelim. Bir kişi daha İslam olsun. Biz ona dua edelim. Bir kişi daha ahlaklı olsun. Bir kişi daha Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem hazretlerini muhabbet etsin, sevsin. Aman buğuz yok. Aman onları kötülemek lanet olsun.

Allâh cezanı versin. Bağır, kahrol, perişan ol. Sakın ha. Derviş dua eder. Mümin dua eder. Müslüm dua eder. Bizim belayla lanetle işimiz yok. Allâh muhafaza eylesin. İhyâ için varız, ihya. Dua edeceğiz, dirilteceğiz onu. Dua ile dirilteceğiz. Ne yapardı İsa aleyhisselâm? Dua ile ölüleri diriltirdi. Onlar kirin içine girmişler. Pasın içine girmişler. Pisliğin içine girmişler. Onlar kirin ve pasın içerisinde kir ile pasla ölmüşler. Onları dua ile dirilteceğiz yeniden. Onlar uyuyorlar. Dua ile uyandıracağız. Onlar bataklığın içerisinde. Dua ile bataklığın içerisinden kurtaracağız onları. Allâh’ın izniyle. Temelli batırmaya gelmedik dünyaya. Derviş ışık verir etrafına. Derviş güneş gibidir. Derviş İsa nefeslidir.


5. Bölüm

Nefes verdiği yer dirilir. İsa nefesli olun. Nefes verdiğiniz yer dirilsin. Muhammed nefesli olun. Huu dediğiniz zaman karanlıklar aydınlığa çevirilsin. Ama bu çok zikrullahla, aşık olmakla, gözyaşı dökmekle, Allâh’a dost olmakla, Allâh’la hemal olmaktan geçer. Aman kardeşler. Aman kardeşler. Dua edin annenize, babanıza, eşlerinize, çocuklarınıza, arkadaşlarınıza, kardeşlerinize, mahallemize, etrafınıza, her şeye dua edin. İyi olması için, güzel olması için, tatlı olması için, lezzetli olması için, affolmaları için dua edin. Aman sakın ha. Eşlerinize Allâh belanı versin, Allâh seni lanet etsin. Senin gibi çocuk olmaz olsun. Keşke sen o, sen o canın taş olsaydın. Aman ha. Aman. Duayla, duayla, kayadan su çıkar.

Duayla, Söğüt ağacından üzüm yenir. Söğüt ağacından üzüm yenir. Duayla, çam ağacından armut yenir. Duayla, dua edin. Bol bol dua edin. Secdelerde ağlayın, namazlarınızda ağlayın, derslerinizde ağlayın. Dua edin çoluğumuza, çocuğumuza, etrafımıza, affolmaları için. Siz kendinize de tövbe edin, dua edin. Allâh dualarınızı kabul etsin inşâAllah. Âmîn. Zikirden sonra hasta babam için dua edebilir miyiz? İnşâAllah hatırlatın. Cenâb-ı Hak ona da şifa versin inşâAllah kardeşimizi babasına. Rabbim muhafaza eylesin inşâAllah. Ebu Zervel De’l-Lahvanur Allâh Resulü sallallâhu aleyhi ve sellem buyurdu ki Dünyada zahitlik helal olan şeyi kendine haram etmek ve mal ziyan etmekle olmalı. Zira züht Allâh katında ona kendi elindekinden daha çok güvenmen bir bela ile karşılaştığınız zaman onu da elde edeceğiniz sevap nedir ve o belanın devamını daha çok istemezsiniz.

Evet, züht malı mülkü terk etmek değildir. Züht elde etmek, zahitlik, asla Allâh asla. Dünya ile ilişkini kesmek demek değildir. Her ne kadar bazı ehli tasavvuf veya ehli tarikat olanlar dünya ile ilişkilerini kesip ne bileyim mal ile mülk ile ilişkilerini kestiklerini söyleyip böyle göstermiş olsalar da bizim züht anlayışımız bu değildir. Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem hazretleri hiçbir sahabeye dünyayı terk etmelerini söylememiştir. Dünyayı sevmemek farklı bir şeydir, dünyayı terk etmek farklı bir şeydir. Bizim züht anlayışımız dünyayı tapmamaktır, dünyayı sevmemektir. Dünyayı terk etmek değil. Hepiniz işinize gücünüze dikkat edeceksiniz. Sabahleyin herkes sekizde işine gidiyorsa sen sekize çeyrek kala işine gideceksin.

İşinize gücünüze dikkat edeceksiniz. Malınızı, mülkünüzü muhafaza edeceksiniz. Zekatınızı doğru doğru vereceksiniz. İşinize dikkat edeceksiniz. İşi terk etmek yok, işi keşfetmek yok. İşle ilginçinizi kesmek yok. Tembellik yok. Tembellik yok. Tembellik yok. Züht Allâh’a güvenmektir. Allâh’a güvenirken tembellik yapmak değildir yalnız. Çalışmak, de ki Allâh gerildir ya. Hayır çalış kardeşim. Allâh’ın kerameti, Allâh’ın kerimliği çalışanın üzerine. Çalışmak, o lütfu, o ikramı talep etmektir. Talep etmektir. Allâh, dua isteyenin duasını kabul eder. Çalışmak, dua etmektir. Dükkanı açmak, talep etmektir, dua etmektir. Sen git sabahleyin dükkanını aç. Sen rafını düzelt, malını düzelt. Gücün miktarındaki çeşitini al, koy dükkanına.


6. Bölüm

Çalışıyorsan sen git sabahleyin. Saatinde iş yap. Sen git sabahleyin. Saatinde işinde ol. Saatinde işinde ol. Derviş, adama diyorsun gel burada bir gün dikiş var. Burun büküyor. Boş geziyor adam. Bizim sahip, şahit, boş geziyor adam dervişlerden. Dedim al da fırçayı buraya boya dedim ben. Amacım boyatmak değil. Dedim ki şunları boyasın, harçlık vereceğim işin doğrusu. Eline fırçayı almadım. Bıraktı gitti dükkanda sahihte dedim sahip bu adamın işe ihtiyacı yok mu var abi dedi. Boş geziyor dedim. Lan tembel adamın ne işi var lan bu dergatta dedim. Gelmiyor zaten derse şu anda. Tembellik yok. Zülf yapıyorum diyerekten tembellik yok. Zülf yapıyorum diyerekten tembellik yok. Sabahleyin git işine bak.

Ne iş yapıyorsan yap. İster çalışıyorsun işçisin, ister pazarcısın, ister dükkan sahibisin, ister fabrikada çalışıyorsun. Tembellik yok. Tembellik yok. Ben Zülf dehliyim. Biz dervişiz dünyaya tamayetteyiz. Eee çalışma. İş yok git yok hiçbir şey yok. Böyle dervişlik yok. Çalışmayacak olsam ben çalışmam. Benim meşhur lafım. Ben 47 yaşındayım. Ben gece saat 2’de 3’de bunu konuşmak istemiyorum. 300 kilometre 500 kilometre yoldan geliyorum ben. Yatsam yatarım orada. Diyorum ki sabahleyin dükkan başında duracağım. Örnek olacağım diyor. Çalışmaya ihtiyacım olduğumdan değil. Örnek örnek sabahleyin saat 9 ama 10. Yaş geçti, vücut geçti. Gece geliyorum yorgun. Olmuyor. Ama ben gidiyorum dükkanda duruyorum.

Sahihte soruyorum yapılacak bir iş var mı diye. Ben soruyorum ona yapılacak iş var mı diye. Çalışacak. Oturayım, oturayım orada önemli değil. Herkes kendi ekmeğini kendisi kazanacak. Diyeceksiniz ya buna iki devirde söylüyorsun. Evet iki devirde söylüyorsun. Evet iki devirde söylüyorsun. Evet iki devirde söylüyorsun. Evet iki devirde söylüyorsun. Diyeceksiniz ya buna iki devirde söylüyorsun. Evet iki devirde söylüyorsun. Benim için önemli bir şey. Asalat derviş olmayacak bizim arkadaşlar. Başkasının sırtından geçen, başkasının eline bakan derviş olmayacak. Züht, züht. Kendi elindekine dahi güvenmeyip Allâh’a güvenmektir. Bırak başkasının elindekine. Kendi elindekine dahi güvenmeyip Allâh’a güvenmektir.

Züht odur. Kendi param var. Güvenme parana. Allâh’a güven. O para biter. Ben ömreye gidiyordum. Bir milyon dolardan ben zekat verdim. Bir dakika ömreye borç parayla gittim. Malına güvenme. Nasıl gittiğini bilemezsin. Yürür gider elinden. Yürür gider. Akar gider elinden. Akar gider sakın ha. Allâh’a güven. Züht odur. Ay montHuhudundan isok h Mickey’ne gideceksin scheataja. Züht limitini date sil Maybe añadeyerolliy punch錢 flank, that just be going to be overwhelming. Zühtü başkası predecessor kilosu. Zühtû behir ve tekerreynin mu nota service servicecken baganmelisin. Kendisi de aç kaldı. Kendisi de susuz kaldı. Kendisinin de dudakları patladı susuzluktan. Demedi ki Allâh kerimdir. Allâh’ın zaferinde mutlaktır.


7. Bölüm

Yatalım. Yatmadık. Asraftan birisi geldi, hicret etti. Ona dediler ki sana malum verelim hayır dedi. Dedi ki ya Resulallah bana bir develik akçe verin bir develik ben dükkanım dedi. Hemen ona bir develik sermaye verdiler. Borç. O gitti bir tane deva aldı. Hamudunu koy deve. Götürdü deveyi aynı paraya sattı. Gitti bir deve de aldı. Getirdi hamudunu tekrar koy deve. Götürdü aynı paraya sattı. Deveyi on akçeye alıyor. Getiriyor. Hamudunu bırakıyor. Deveyi çıplak satıyor. Hamudu hep kar kaldı. On tane öyle deva aldı. Hamudunu bıraktı. Ondan sonra hamutları da aldı. On akçeye sattı. Bir deve parası kazanmış oldu. Demedi Resûlullâh sallallâhu aleyhi ve sellem hazretleri ona. Sen Allâh’a güven otur.

O on akçeye elini aldı gitti ya Resulallah. Al dedi bu benim aldığım para. Ben sermayemi düzdüm. Ne aldın? On akçe aldın mı? Demek ki züht Allâh’a güvenmek ama bu terbiyellik değil. Bu aymazlık değil. Bu boş vermişlik değil. Bu böyle sokak soytarılığı, sokak haytalığı değil. Değil. Allâh muhafaza eylesin. **** Öyle arkadaş da istemiyorum zaten. Öyle arkadaş istemiyorum. Bazen kardeşler beni yanlış anlıyor olabilirler. Ticaret yapanlar, iş yapanlar adam iş yapan, ticaret yapanların dükkanlarından çok fazla gidip oturmayacak kardeşler. Işi varsa gidecek işini görecek Selamünaleyküm, aleykümselam. Oturmayacak orada enem köşken. Ben görüyorum başka derviş kardeşlerin dükkanlarına bakıyorum. Oturmuşlar bir iki kişi orada.

Konuş Allâh konuş. Konuşmanın sonu yok. Oturma kardeşim adamın dükkanında. Adamın küçücük tezgahı var. Küçücük dükkanı var. Iki kişi daha orada oturdum mu bitti. Git adamdan işini gör. Selamünaleyküm, aleykümselam. Çek git dükkanından adamın. Adam borçlusuyla konuşacaktıdır. Alaklısıyla da konuşacaktıdır. Birisine yalvaracaktır. Yapma etme, çekimi vurdurma. Üç gün sonra ödeyim, on gün sonra ödeyim. Bir başkasının yanında diyemez ki bunu. Veya bağıracaktır adama öderlen diyecektir. Diyecektir, ticaret dur. Senin yanında diyemez. Desen sen dersin ki ulan dervişe bak be. Bir de orada ağlıyor. Adama öderlen dedi. Dervişe bak ya. Bir de zenginim diye bak. Ama yalvardı ha adama üç kuruş için. Allâh muhafaza eylesin.

O yüzden esnafların dükkanlarında işlerinizi görün gidin. Memurların yerinin yanına fazla gitmeyin. Otur git orada çay iç, kahve iç, otur, hayır yok. Bizim kardeşimiz ya kardeşinse kardeşin. Allâh muhafaza eylesin. Zühdehli olun. Evet. Allâh’a güvenin, Allâh’a yaslanın, Allâh’a dayanın. Asla evinizdekine, asla bir başkasının elindekine göz dikmeyin. Hele bir başkasının elindekine göz dikmeyin. Hele bir başkasından ummayın. Ya ne güzel pantolonlukmuş ya falan. Lan keser verir adam sana o zaman. Deme. Ya ne güzelmiş ya. Mis gibi koktu yemek canım. Deme. Bu dervişliğe yakışmayan şeyler. Ya gideceğim ama benim de param yok. Deme. Deme. Zühdehli ol. Ot ye, dudanda kürdan taşı. Dermişlik odur. Ot yersin ot.


8. Bölüm

Bizim orada ot kavurması yaratan dudana kürdanı takar. Et yiymiş gibi dolaşır. Ben ona derim ki ot ye dudanda kürdan taşı. Herkes seni et yiyor bilsin. Yayan yürü, spor yapmak için yayan yürüdüm de. Cebimde param yoktu da ben yayan yürüdüm de yayan geldim de otur. Söyleme halini arz etme. Allâh muhafaza eylesin. Zühdehli ol. Allâh bizi onlardan eylesin inşâAllah. Hakkınızı helal edin. Saat on olmuş. Burada bir sekiz tane soru var. Inşallah önümüzdeki haftaya fırsat olursa cevaplandıralım. Ramazan geldi. Inşallah pazartesi herhalde değil mi oruç? Pazartesi gün oruç. Allâh’a izin verirse herkese nasip olsun inşâAllah. Kardeşler. Ramazan’da külahı alın derviş kardeş istemiyorum. Tekrar söylüyorum bunu.

Ramazan’da külah almış bir derviş kardeş olmayacak. Yapabilirseniz hepiniz Ramazan’da tartılın. Pazar günü tartılın. Kaç kilo? Doksan sekiz. Ben kendi kilomdan bahsedeyim. Doksan yedi. Ramazan bittiğinde yüz olduysam yazıklar olsun bana. Bu lafı söyleyen benim bana yazıklar olsun. Doksan yedi ise doksan yedi ile Ramazan’ı bitireceksiniz. Oruç tutuyoruz diye sofralarınızda çok yemek olmayacak. Misafirlerinize yaptırın, yedirin. Ne yediriyorsanız yedirin. Çok yemek mi istiyorsunuz? Çok çeşit mi istiyorsunuz? Evinize misafir olun. Misafirle yemeniz cahildir. Tek başınıza üç dört çeşit yemek yemek yok. Fazla yemek yemek yok. Savurda, iftarda tıka basa yemek yok. Ramazan’ın Ramazan gibi. Orucu oruç gibi tutun.

Hanımlarınıza, çoluğunuza, çocuğunuza eziyet etmeyin Ramazan’da. Bizim Allâh rahmet eylesin. Seyit Seyit Taş saat onda bir telefon açıyordu. Bu ne yaptınız? Şunu yaptık. Yanına şunu yapın. Saat birde bir daha telefon açıyordu. Hep örnek veriyor bana. Bir de telefon açıyordu. Ne yaptınız? Şunu yaptık. Şunu da yapın yanına. Saat dörtte beşte bir daha arıyordu. Ne yaptınız ya? İyi misiniz? Iyiyiz. Şunu da yapın yanına. Bir gün ben de orada oturuyorum. Bırak birader dedim ya. Her telefon açışının bir siparişi olur. Böyle baktı bana. Böyle tuhaf tuhaf durdu. Tamam mı? Şimdi ben öyle deyince iftara beraber ederim. İyi edelim dedim ben. Söyleyeceğim ya ona. Hemen telefon açtı. Dedim bir şey ilave ettirme yani.

Yeter ilave ettirdiklere. Yettik. Hanımına dedim bacı bütün yemeklerden birer tabak koy. Yaptırdı ya dedim hepsine. He dedi. Hepsinden dedim koy yaptırdıklarından. Hepsinden koydu şimdi. Bir kaşık ondan, iki kaşık ondan, üç kaşık ondan. He ben de buradan alıyorum zaten. Kaldı hepsi de. Dedim hacı ne oldu? Bir sürü yaptırdın. Ya insanın canı durmuyor ya dedi. Dedim yalnız yazık değil mi ya? Bu kadına da yazık. Ramazan günü habire yemek yaptı. Ramazan mı? Yemek bayramı mı? Ya bir İslam memleketinde, bir Müslüman memleketinde Ramazan gelince gıda fiyatları artar mı? Nerede durulmuş böyle bir şey? Ramazan giriyor, gıda fiyatları patlıyor memlekette. Bütün o kocaman marketler Ramazan’a hasıllık yapıyorlar.


9. Bölüm

Ettir, peynirdir, zeytindir. tavuktur, piliştir, pirinçtir. Ne bu ya? Allâh muhafaza eylesin. Iyemeyeceğiz kardeşler. Resûlullâh şunu düşüneceksiniz. Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem hazretleri hiçbir günden bir güne doymadı karnı. Sen nasıl doyurursun? Savur etmiş bir tane hurmayla. Demiş ki savur da hurma ne güzel tahammı. Bir hurma ya. Allâh Allâh. Bir hurma. Bir bardak suyla da olsa savur ediniz. Bir bardak su içecek. Savur et. Bir çorba iç ya. Savur et. Yok. Savur da şişecek. Iftarda şişecek. Tıstı söçecek teravide. Ders de tıstı söçecek. Geyirecek boğba. Kim bu? Dermiş. Yok böyle bir şey ya. Gargur. Yok böyle bir şey ya. Böyle bir dervişlik yok. Pasap uyuyacak. Bire kadar gündüz ne?

Oruçluğa kadar. Öğlen bir de kalk. Akşam altı buçuk yedide sekizde iftar et. Olmadı arada bir de kaygı ve sünnet. Öğleninden sonra bir daha yesin. Orucu uykuya tuttur. Yok böyle bir şey. Böyle bir şey yok. Allâh muhafaza eylesin. Az yiyeceksiniz. Göbekleriniz eriyecek Ramazan’da. Evlerinizde de söyleyeceksiniz. Fazla yemek yok. Çorba, pilav yemek. Tamam. Bunu böyle koymuş Hazreti Mevlânâ’nın hanımı hanım soframız firamın sofrası oldu demiş. Iki çeşit yemeğe. Soframız firamın sofrası oldu demiş. Allâh muhafaza eylesin. O yüzden özellikle talimat vereceksiniz eve. Diyeceksiniz ki bir yemek, çorba, pilav, ana yemek. Başka ilginci bir ana yemek olmayacak. Özellikle talimat vereceksiniz. Misafir geliyor.

Ona söylenecek bir laf yok. Ama onlara da ölçü olsun. Herkes birbiriyle yarışmasın. Üçer, beşer çeşit yemek çıkarmasın. İsraf misafir geldiğinde yanına bir ilave al. Yemek yapın. Tamam bitti. Bitti bu kadar. Varsın millet sizin hakkınızda dedik o desin. Evine gittik de iki çeşit yemek çıkardı. Desin. Özellikle Ramazan gelirken bunu böyle tasarı tasarı halde kafamda tuttuğum perşembe gün dedim. Bunu muhakkak sohbet edeceğim yine dedim. Muhakkak bir muhakkak Ramazan’ı Ramazan gibi yaşayacağız. Oruçlarımızı düzgün tutacağız. Düzgün bir hayat yaşayacağız. Ramazan’da böyle gayet günün ufak işlerimiz olacak. Hayatımızda olacak da Ramazan’da dikkat edeceğiz. Dilimize dikkat edeceğiz. Fiyiliyatlarımıza, hal ve hareketlerimize dikkat edeceğiz.

Kimsenin gönlünü kırmamaya, kalbini kırmamaya, herkesin gönlünü almaya gayret edeceğiz. Allâh bizi affetsin inşâAllah. Haklarınızı helal edin. Bizden yana da helal olsun inşâAllah. Üç İhlas bir Fatiha şerife. Ağabey, Hasunadan sabaplar evvelen bize atfah-i şahinatı da sayın mevcudat peygamber efendimiz sallallâhu aleyhi ve sellem’e gelmiş geçmiş bütün peygamberin nişan öfelerimizin uflarına hayrı eyle dedik vasfı ve seder eyle yarabbi. Ağabey. Önler eyle yarabbi peydondan ehemmetden inşâAllah üzerlerimizden eksik eyle yarabbi. Ağabey. Osman’ı dün duruyen Allâh’ın ıskınımızın aşer-i bibeşeriden evladı Resûlullâh’ın, zevziatı Resûlullâh’ın, şöyler Resûlullâh’ın, yetmişki şeytanın uflarına, imam adım Ebu Hanifeman, müşafi imam Malik imam Muhammeli Hazretleri’nin uflarına ayrayla eyle dedik vasfı ve seder eyle yarabbi.

Ağabey. Önler eyle yarabbi peydondan ehemmetden inşâAllah üzerlerimizden eksik eyle yarabbi. Ağabey. Üç Eyyat-ı Fatiha. Ağabey. Ağabey. Şah-ı Mevlânâ Celalettin Ruhu’nda şüpheli hadib-i bayrami veli Mehmet-i Muhittin İftada Hazretleri’nin ruhanız ruhlarına ayrayla ehledik vasfı ve seder eyle yarabbi. Ağabey. Önler eyle yarabbi peydondan ehemmetden inşâAllah üzerlerimizden eksik eyle yarabbi. Ağabey. Üç Eyyat-ı Fatiha. Ağabey. Ağabey. Geçmiş müşri kamilleri velilerin evliyaların dervişleri hükmünden çoklarına, şeyhimiz, üstadımız, müşri bir canımız, cananımız, sultanımız, bayındırlarımız, Mustafa Efendi Hazretleri’nin ruhanı tükürselerine, Mehdi Hazretleri’nin ruhanı tükürselerine, yaşayan müşri kamilleri velilerin evliyaların, dervişlerin hükmüllerin ruhanı tükürselerine, Turik aleminde gelmiş geçmiş, Osman aleminden gelmiş geçmiş, Kavai tarifatımızdan gelmiş geçişlerin ruhlarına, ruhan etlerine ayrayla ehledik vasfı ve seder eyle yarabbi.

Ağabey. Seder eyle yarabbi peydondan ehemmetden inşâAllah üzerlerimizden eksik eyle yarabbi. Ağabey. Estağfirullâh. İlla Allâh. Lâ ilâhe illâllah. Ahmetun ve Rasulullah, ceme-i enbiya-yü ve elbüm salim ve elhamdulillahi rabbil alemin. el-Fâtiha.


Kaynakça

Mustafa Özbağ Efendi’nin sohbetinden derlenmiştir.

Kaynak video: YouTube

İlgili Sözlük Terimleri: Zikir, Sünnet, Şeyh, Muhabbet, İstiğfâr, Dervîş. → Tasavvuf Sözlüğü’nün tamamı