1. Bölüm
Ramazan’dan sonra Şevval’de 6 gün oruç tutardı. Ashabın bu noktada ittifakı var. Akabinde tabi imamların da ittifakı var. Ve peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem hadretleri kim Ramazan orucunu tutardı. Yalnız burası önemli bütün hadislerde bu konuyla alakalı hadislerin hepsinde üzerine bastıra bastıra Resûlullâh sallallâhu aleyhi ve sellem hadretleri kim Ramazan orucunu tutardı. bunun böyle başka türlü anlayanlar var. Ramazan orucunu tutmadan Şevval’in 6 gün orucunu tutup da bütün senin oruçluymuş gibi geçirecek fikirler de var. böyle bir yazı acizane düzenleyip sayfaya koyduk. Bana dönüp de böyle söyleyenler var. Bu noktada bizim ayrıldığımız bir şey var. Onların kimler olduğunu söylememe gerek yok.
Biz ehli sünnet olarak din noktasında, ibadet noktasında Kur’ân’la sünnete bağlayız. Uydurma şeylerle işimiz yok. Bu noktada bütün hadîs kitaplarında kim Ramazan orucunu tutarsa diye söylüyor. Mazeretinden dolayı tutamayan bayan veya erkek kimseler mazeretlerinden sebebinde Ramazan orucunu tamamlayacaklar. Ve tamamladıklarında onlar da Ramazan’ı tam olarak tutmuş kabul edilecekler. Karşıdan terk etmemişler çünkü. Mazeretinden dolayı tutmamış. Mesela bir kimse yolculuğa tutmuş, mazeretinden dolayı tutmamış. Veya bir kimse ilaç almak zorunda mazeretinden dolayı tutmamış. Bir kimse rahatsızlanmış, hastalanmış mazeretinden dolayı hastalık günü, hastalık zamanda orucunu netbiyetten dolayı bozmuş.
O gün orucunu tutmamış. Mazeret veya bir kimse halsiz düşmüş, takatsiz düşmüş. Birkaç gün o takatsizlikten dolayı doktor demiş ki kendini toparla, iki gün, üç gün tutma. O kimse mazereti kabul edilen, kasten orucu terk edenler için değil, bir hastalıktan, bir sıkıntıdan, bir musibetten herhangi bir malum ve makul bir mazeretten dolayı orucunu tutamayanlar oruçlarının ya karşılık olarak fidesini verecekler veyahut da oruçlarını tutacaklar. Bir kimse mazeretinden dolayı eksiklikler bundan üst esnaf. Oruç tutmayanlar için söylüyorum. Eğer bir kimse kasten orucunu tutmadıysa, o zaten günah-ı kebail işlemiştir, bu onu bağlamış, bu onun içine girmiyor. Eğer bir kimse ramazan orucunu tutardı, şevval ayında da 6 gün oruç tutar ise bütün ramazın yılı oruçlu geçirmiş gibi sevap oldu, öyle sayılır.
Ve Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem Hazretleri hadîs-i şerifin bir tanesini iki tanesini yorumda diyor ki âyet-i kerime de koymuş, o zaman bir günlük oruca Cenâb-ı Hak 10 günlük oruç sevabı verir. Böyle olunca 60 gün yapıyor. 30 günde ramazanda tuttu 360 gün. 4 gün kurban bayramı, 3 gün ramazan bayramı etti 367 gün. Ve böylece o kimse bütün yılını oruçlu geçirmiş gibi sevap alır, oruçlu geçirmiş gibi oluyor. Bir rivayette de kim şevvalde 6 gün oruç tutar ise o yıl işlemiş olduğu günahlarını Cenâb-ı Hak affeder diyor. En Teberan’ın rivayetinde en cagal oluyor. Kim ramazanın ayını oruçlu geçirir, şevvalden de 6 gün oruç tutar ise annesinden doğduğu günkü gibi olur. Allâh onu temizler. O zaman kalbi uyanık olanlar, Allâh’la dostluğunu pekiştirmek isteyenler, dostluk pekişecek, dostluk kurmak isteyenler değil, dostluk kurmak isteyenler 30 ramazan oruçlarını tutar zaten.
2. Bölüm
Dostluğunu pekiştirmek isteyenler şevvalde 6 gün oruç tutacaklardır. Bazıları peş peşe tutulması gerektiğine dair fetva vermişler. Haneviler peş peşe tutulması için fetva vermemişler. Mevkumunu da bir hadise dayandırmışlar. Resûlullâh, sarullah ve selam hazretleri peş peşe söylememişler. Bir hadîs-i şerifte peş peşinde var, bir hadîs-i şerifte peş peşinde değil. O zaman peş peşe diyenler de kendilerince bir dayanakları var mı? Evet cevap var. Ama haneviler ve büyük çoğun peş peşe tutulmasa da olur demişler. Çünkü şevval ayın içerisinde 6 gün oruç tutulacak. Bu ibadetleri belki de dedenizden, ninenizden daha önce duymuş olabilirsiniz. Veyahut da bunu duyamaz. Ya benim dedem tutuyordu, benim ninem tutuyordu.
Veyahut da ninemin annesi, büyük ninemiz tutarmış. Falan diye duyulabilir. Çünkü insanlar yaklaşık 100-150 yıldan beri Kur’ân ve Sünnetin temel öğretisinden, uzaklaştığından ve uzaklaştırıldığında yeni bir şeymiş gibi öğreniyorlar. Bu yeni bir şey değil. Bu bütün hemen hemen hadîs kitaplarında vardır. Buhari’de, Müslüm’de, Tirmizi’de, Tebarani’de, Nesai’de, mutabel hadîs kitaplarının hepsinde var. Veyahut Tergip’i açarsanız, Tergip’de var. Rudani’yi açarsanız, Rudani’de var. Hadîs kitaplarında bunu bulmanız mümkün. O zaman arkadaşlarımız, kardeşlerimiz muhakkak eşlerinizi, çocuklarınızı tavsiye ederekten şevval ayında 6 gün oruç tutmaya gayret edeceksiniz ve tutacaksınızlar. Allâh bizi onlardan eylesin.
Derviş, mümin, nuruna nur ekleyendir. Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem hazretleri ibadetlerini inkutaya uğratmazdı. Bir ibadete başlarsa onu devam ederdi. Namazını hiç terk etmezdi, orucunu hiç terk etmezdi. Muhakkak her ay oruç tutardı. Muhakkak. Bir nafile ibadete başlarsa onu devam ederdi. Derviş zihniyeti, mümin zihniyeti o kimsenin bir şeyde devamiyet kesbetmesidir. Ben hep söylerim, her perşembe derse gelmeyi kendinize örneğin, övce edin. Bunu bırakmayın. Hayatımız boyunca, ölünceye kadar bırakmayın. Bakın, ölünceye kadar bırakmayın. Nereye giderseniz gidin. Mutlaka her perşembe bir zikrullah alakasını oturun. Her perşembe bir zikrullah alakasını oturun. Bir perşembeniz zikrullahsız geçmesin.
Bu size küçükmüş gibi gelebilir. Hayatı boyunca, ölünceye kadar her perşembe zikrullah alakasını oturan bir kimsenin, oturan bir kimse cennete girip girmeyeceği üzerinde şüphe etmesi yanlıştır. O ehli cennettir. Allâh’ın izniyle. Bakın, o ehli cennettir. Çünkü Allâh, öyle ibadetlerini cennetlik olmayacak olanlara nasip etmez. Ne yaparsanız yapın. Hayatınız boyunca namazı hiç terk etmeyin. Namazı kasten bıraktığınız, bir vakti dahi kasten bıraktığınız an, bilin ki cehennemden bir kapı araladınız kendinize. Hangi şartlarda, nerede olursanız olun, hangi noktada, hangi durumda olursanız olun. Namazı terk etmeyin. Bu size böyle, dinin emri benden fakirhane, azizhane bir tavsiye. Nerede, nasıl, ne şekilde olursanız olun.
3. Bölüm
Oruçcu terk etmeyin. Ramazan’ın halisinde muhakkak oluş tutun. Ramazan’ın halisinde muhakkak oluş tutun. Kendinize pazartesi mi, perşembeyi mi, iki günü mü, ayda üç günü mü, herhangi bir gün, üç gün. Başı, ortası, sonu veya 14-15-16’sı veya her pazartesi veya her perşembe. Kendinizi ölçe edin ve o orucu terk etmeyin. Bu konuda kendinizi disiplin edin. Deyin ki, ben bu orucu terk etmeyeceğim. Kendinize şunu disiplin edin. Hangi tarikata giderseniz gidin. Hangi cemaata giderseniz gidin. Hangi üstada bağlanırsanız bağlanın. İsterseniz şu anda burayı terk edin gidin. Ama şunu terk etmeyin. Şunu terk etmeyin. Günde her gün tövbe edin. Cemaatler gelir geçer, şehirler gelir geçer, her şey gelir geçer.
Ama Kur’ân ve sünnetle sabit olan, olmazsa olmaz olan, insanın manevi, manevi atardamarı gibi büyük münte olan ibadetler vardır. Bunlar olmazsa insan helak olur, batar. Batar. Maddende, manete batar. Bakın maddende, manete batar. Bu nedir birisi? Tövbe. Nereye giderseniz gidin. Bakın, ne kadar söylüyorum size. Herkes desin ki, bu adam battı. Öyle günah işleyin. etraf böyle bir şeyi insanın üzerine giydirir ya, bırak ya battı bu adam. Nefsini uydur, helak oldu, kaydı, yıkıldı. Hele böyle dervişim diyenler birbirlerine bunu daha fazla söylerler. Sen kaydın oğlum. Bırak ya o battı, helak oldu. Veya o çöktü ya bırak onu ya. İnsanlar çok yükmederler ya, Allâh’tır ya insanlar. Evet. İnsanların içlerinde Allâh’lık duygusu vardır.
Hükmeder insanlar. Birisinin arkasından hükmeder, önünden hükmeder, yüzüne hükmeder. Sen battın, helak oldun. Bırak ya cehennemlik o adam ya. Resûlullâh sallallâhu aleyhi ve sellem hazretlerinin söylemediğini söylerler insanlar. Söylerler. Şunu unutmayın, ne yaparsanız yapın. Benim meşhur sözüm vardır ya, kumarda oynasanda gel, içki de içsen, zinat etsen, ne halt işlediysen işledin. Tövbe et. Günlük tövbeni unutma. Ama her gün yatmazdan önce, ama her gece, ama sabahın seherinde, ama gecenin karanlığında, ama gündüzün aydınlığında, ama hüznünün bastığı yerde, ama karanlığın bastığı yerde, ama ta semaların üstünde dolaşırken dahi, en zirveyn dediğin anda dahi. Ve Resûlullâh sallallâhu aleyhi ve sellem hazretlerinin de diz dize, göz göze, gönül gönülle sohbet ediyorsan dahi.
Dediklerini unutma. Zikri, tövbeyi, namazı, orucu, terk etme. Sakın, her gün Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem hazretlerine sohbet etseniz, görüşseniz dahi, gecenin yarısında tövbeyi unutma, gecenin yarısında zikri unutma, namazı ve orucu terk etme, zikur ve halakasını terk etme. Bir evde zikurlar yapacaksın, bir de halakayı terk etmeyeceksin. Halakayı, şurada biraz sonra kurulacak halaka var ya, ancak ahmaklar, geri zekalar, embesil olanlar, kalpleri kararmış, kalp gözleri tıkanmış, gönül gözleri tıkanmış, gönül kulakları tıkanmış olanlar halakayı zikrin kıymetini bilmezler ve terk ederler. Evet, ancak zikrullahı münafık gönüllüler terk eder, tövbeyi münafık gönüllüler terk eder. Allâh muhafaza eylesin.
4. Bölüm
Namazı münafık gönüllüler terk ederler, orucu münafık gönüllüler terk ederler. Evet, tekrar söylüyorum, münafıklar demiyorum, münafık gönüllüler. Allâh muhafaza eylesin. şevvalde tutulan oruç, aşıkların orucudur. Allâh’ın ruhunu hep tespih tanesi gibi ardı ardına gelsin isterler. Allâh’ın feyzi, bereketi tespih tanesi gibi ardı ardına gelsin isterler. Tesbih alırsınız. Çektikçe biter mi tespih? Bitmez. lâ ilâhe illâllah bitmez, hiçbir şey bitmez. Tesbih tanesi aslında o bir işarettir. Ne işaret? Ya Rabbi, ben o nur perdelerinin teker teker açılmasını istiyorum. Ben her tesbihde Allâh dedikçe bir perdenin gözümün önünden kaldırılmasını istiyorum. Her lâ ilâhe illâllah dedikçe, dedikçe gönlümdeki o karanlık perdelerin yırtılmasını istiyorum.
Her namaz kıldıkça o karanlık odadan çıkmak istiyorum. Her orucu tuttukça seni dudağımın kenarında hissetmek istiyorum. O yüzden oruç tutuyorum. Dedim ya, oruçluğunun nefesi bana miskan verdir. Ben dudağımın kenarından senin dudağının kaybolmasını istemiyorum. Ben dudağımın kenarında senin dudağını istiyorum. Senin dudağını istediğim için oruç tutuyorum. Sen oruçluğunun miskanber kokusuna aşıksın ya. Aşıksan, aha ben de senin aşıkın olmaya adayim. Sen kokuya aşıksın. Yap. Ben o kokuyu verene aşığım. Ben sana aşığım. O yüzden dudağımın kenarında durmanı istiyorum. Gündüz 6 saat, 6 saat, 8 saat, 8 saat. Sen dudağımın kenarında dur. Sen dudağımın kenarında dur. Derviş Allâh’a aşık demektir. Ehli Tasavvuf Allâh’a aşık demektir.
Allâh’a aşık olanlar hep maşukunu ararlar. Hep maşukunu isterler. Hep maşukunun kokusunu dilerler. Hep maşukunun hayaliyle yaşarlar. Maşukunun nefesini kendi nefeslerinde hissetmeye çalışırlar. Aşıklıktır, odur. O zaman derviş aşık olacaksa bunları terk etmeyecek. Bakın hepimiz geleceğiz, geçeceğiz. Hepimiz geçeceğiz, hepimiz yürüyeceğiz, gideceğiz. Meşhur lafım ya, mezarlıklar vazgeçilmez adamlarla dolu. Emir Sultan’a da göçtü gitti, iftadesi de göçtü gitti. Hepsi de göçtü gitti. Biz de göçeceğiz, gideceğiz. Sizler de göçüp gideceğiz. Hiç kimse kalmayacak. Ama göçüp giderken, temiz göçüp gidin. Temiz göçüp gidin. Göçüp giderken, annenizden doğduğunuz gün gibi göçümeyi hedefleyin. Ne büyük müjde kim Ramazan orucunu tutar da, şevvalde altı günde oruç tutarsa, annesinden doğduğu günkü gibi temiz göçer gider.
Kim söylemiş Resûlullâh’ın salona? Bu fırsatı kaçırmayın. Bu fırsatı kaçırmayın. Bu nasıl mı sıkı yapışın? Bu nasıl mı sıkı sarılın? Annenizden doğduğunuz gün gibi göçüp gideceksiniz. Yarın ölüm geldi. Ertesi gün ölüm geldi. Bir saat sonra ölüm geldi. Niyet etmişin o orucu tutmaya. Tutmayanlar şimdiden niyet etsinler. Ölüm vati olursa, niyetlerinin yüzü sürmetine tutmuş gibi göçerler giderler. Niyet edin, tutmaya ve kahret edin. Ve kahret edin derslerinizi çekmeye, o zikrullahı yapmaya. O derzi çekerekten Allâh’a yol yürüdüğünüzü hissedin. Onu zikredin ki o da sizin zikresi. Ona bir adım gidin ki o size on adım gelsin. Ona yüz adım giderseniz o size koşacak. Onu zikredin. Tövbe edin. Kim tövbe ederse Allâh onu temizler.
5. Bölüm
Kim tövbe ederse Allâh onun günahlarını affeder. Kim tövbe ederse, Cenâb-ı Hak bunu annesinden doğduğu günkü gibi temizler. O zaman her gün tövbe edin. Sakın tövbenizi ertesi güne bırakmayın. Sakın dersinizi ertesi güne bırakmayın. Sakın namazınızı, orucunuzu ertesi güne bırakmayın. Aşıklık ciddiyet ister. Aşıklık dirayet ister. Gevşek insanlar aşık olamaz. Cımbıldak insanlar aşık olamaz. Cımbıldak insanlar derviş olamaz. Gevşek insanlar derviş olamaz. Olamaz. Dervişlik dirayet ister. Dervişlik cesaret ister. Dervişlik mangal gibi yürek ister. Dervişlik kapı gibi, liman babası gibi, direk gibi, dağlar gibi durmak ister. Karakteri zayıf olanlar, özü zayıf olanlar, gevşek olanlar, toprağı gevşek olanlar asla iri tasavvuf olamazlar.
Olamazlar. O noktada duramazlar. Bir taraftan vurur onlar. Allâh muhafaza eylesin. O yüzden çıtır çıplak olun bu noktada. Sıkı sıkı durun. Sizi dersinizden hiçbir şey alıkoymasın. Sizi virdinizden hiçbir şey alıkoymasın. Haftalık dersinizden hiçbir şey sizi alıkoymasın. Günlük virtlerinizden hiçbir şey alıkoymasın. Namazınızdan, orucunuzdan, farzlara tabi olmaktan hiçbir şey sizi alıkoymasın. Muhakkak ve muhakkak farzlara sımsık bir şey alıkoymasın. Muhakkak ve muhakkak farzlara sımsık yapışın. İsterse dünya ile ahiret birbirine karışsın. İsterse cenneti sizin elinize versinler dünyadayken. Desinler ki ahan cennet senin elinin altında. Ahan sofra senin cennet nimeti. Evet. Aha desinler ki bunlar bütün peygamberler şükalesi.
Hepsinden de, istediğinden de görüşebilirsin. Gözünü yumdunda, üstadınla şakır şakır konuş istersen. Sakın vartaya düşmeyin. Farzlara sımsıkı yapışın. Sakın varteye düşmeyin. Ben iyi dermişim canım yalan söylemekle bir şey olmaz. Söyleyiverin yalan. Sonra affederim. Affettirin kendini. Sakın göz göre göre haram işlemeyin. Bile bile harama yeltenmeyin. Sakın küstahlık yapmış olursunuz Allâh’a. Aşıklığa yakışmaz. Aşık göz göre göre maşukunu kızdırmaz. Aşık göz göre göre maşukuna küsmez, küstürmez. Aşık bile bile maşukuna isyan etmez. Böyle aşıklık yok. Allâh muhafaza eylesin. O yüzden nerede olursanız olun. Nerede olursanız olun. İsterseniz üstadımızın yan cebine girin. İsterseniz peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem haddettirin sizin cübbesinin altında gezmesin.
Yapar o açar cübbe gel buraya gel girersin sen içine. Gezdirir seni istediğin yere. Evet. Sakın. Bu senin haram işlemenin bu senin farzları terk etmene sebep olmasın. Avlanırsın, yanarsın. Perişan olursun. Allâh muhafaza eylesin. Farzları asla ve asla terk etmek yok. İbadetleri asla terk etmek yok. Allâh’a yaklaşmak ve Allâh’ı sevmek var. Tasavvuf bu. Farzları istemeyen bir kimse ehli tasavvuf olamaz. Haramların içerisinde yüzen bir kimse. O haramdan nefret etmiyorsa, o haramdan iğrenmiyorsa, o haramdan geri dönmüyorsa Allâh’a düşmanlık yapıyor. Nerede dostluk yapacak? Nerede dostluk yapacak? Allâh muhafaza eylesin. Muhakkak haram helal noktasında duracağız. Muhakkak farzları yerine getireceğiz.
6. Bölüm
Ve muhakkak Allâh’ı sevme yolundaysak nafile lel Allâh’a yaklaşacağız. şevval orucu gibi. Ve muhakkak Allâh’ı sevmeye gayret edeceğiz. Tasavvuf Allâh’ı sevmek çünkü. Allâh’ı seveceğiz. Bu sevmenin şekli şemali anlatılmaz. Bu duygu. Onun tecelliyatı nedir? Farzları yerine getirmek. Tecelliyatın alt zemini ve üst zemini nedir? Nafile lel Allâh’a yaklaşmak. Perşembe zikrini terk etmeyin dediğim gibi. Günlük vürtlerinizi terk etmeyin dediğim gibi. Allâh’a yaklaştıracak sizi çünkü. Günlük tövbenizi terk etmeyeceksiniz. Allâh’a yaklaştıracak çünkü o sizi. Allâh’tan en fazla korkanınız benim. Ben günde en az 70 kez, başka bir rivayeti 100 kez Allâh’a tövbe ederim. 100 kez. Hz. Ayşe Validemiz diyor ki Ya Resulallah senin gelmiş geçmiş, gelecek geçmiş.
Ne vardı? Sen hepsinden arındın, temizlendin. Ya Ayşe Allâh’a şükreden bir kum olmayayım mı? O tövbe ediyorsa bize haydi haydi tövbe etmek yakışır. Allâh’ın salatu selam getirdi. Peygamberlerin salatu selam getirdiği bir peygambere. Onun ümmetin diyen insanız. Utanmaz mı kendinizden ona salatu selam getirmez de? Allâh kezesini ben ona Habibime salatu selam getiriyorum derken. Onun kulları hangi yüzde salatu selam getirmez der ki? Niçin Allâh’ın adetiyle, ahlakıyla, sünnetullahıyla adetlenmez, sünnetlenmezler ki? Sünnetullahıyla adetlenmez, sünnetlenmezler ki? Bu küstahlığı nereden alırlar ki? Bu aymazlığı, bu gönül kemirliğini nereden alırlar ki? Meleklere dahi salatu selamı getirttiren Allâh’a.
Ona aşık olanlar nasıl peygamberi tanımazlar ki? Onun ümmetiyim diyenler nasıl ona salatu selam getirmezler ki? Onun yolundan gitmeye çalışanlar nasıl ona salatu selam getirmezler ki? Her gün peygamberin salatu selam getirir. Onun sevmenin sınırı yoktur. Ona salatu selam getirmenin sınırı yoktur. Ya Resulallah sana ne kadar salatu selam getireyim? Günümün üçte birini sana salatu selam getirsem yeter mi? Fazlalaştırabilirsen fazlalaştır. Dörtte ikisini getirsem olur mu? Fazlalaştırabilirsen fazlalaştır. Dörtte üçünü getirsem olur mu? Fazlalaştırabilirsen fazlalaştır. Ya Resulallah günümün bütün gününü salatu selam getirsen o yeterlidir. Salatu selam. Allâhumme salli ala Seyyidinâ Muhammed. Sakın terk etmeyin.
Sakın. Burada dersi terk edebilirsiniz. Buradaki halakayı terk edebilirsiniz. Buradaki cemaatı terk edebilirsiniz. Burada birisine yan bakmışımdır bakışım kahrolsun. Birine yan görmüşümdür görüşüm kahrolsun. Birisinin gitmesine sebep olduysa. Ama sakın ha. Tövbe-i zikri, halakayı zikri terk etmeyin. İnsanları terk edebilirsiniz. Bu şeyh benim hoşuma gitmedi. Terk ediyorum bunu terk et. Bu cemaat benim hoşuma gitmedi terk et. Terk et. Ama şu fakiri dinle. Allâh için zikrullah halakasını, tövbe-i günlük salatu selamını, günlük zikrini terk etme. Terk etme. Allâh muhafaza eylesin. Bu seni batırır. Bu seni götürür. Evet, o münafıklar var ya Âyet-i Kerime, Allâh’ı az zikrederler. Eyvah! Az zikretmenin ölçüsünü kim koyacak?
7. Bölüm
Ne kaderinin az olduğunun ölçüsünü kim koyacak? O münafıklar var ya evet, onlar Allâh’ı az zikrederler. Var mı ölçüsünü koyacak olan az zikrini? Yok. Sen diyebilirsin ben günümün dörtü üçünü zikrullahla geçiriyorum. Ya derse ki sen az zikrettin? Allâh zikri terk etme. Her günlük bir dini terk etme. Hem de cemaatle olan zikri terk etme. Ne için? Kim cemaatle zikrullah’a katılırsa, affolmuş olarak kalksın. Kaymaklı et, ekmek kadar yap. Kaymaklısından, affolmuş olarak kalksın. Allâh bizi onlardan eylesin. Cenâb-ı Hak cümlemizi korusun inşâAllah. Cenâb-ı Hak kulluklarımıza nair eylesin, koruduklarımıza namus muhafaza eylesin. Allâh bizi onlardan eylesin. İnşaAllah sıraladığımız ölçülere uyanlardan eylesin cümlemizi korusun.
Son zamanlarda yaşanan Avrupa, Amerika ve dünya krizi hakkındaki görüşleriniz nelerdir? Sizce bu kriz de İslam âlim için bir umut kapısı var mıdır? Bu kriz Avrupa’nın çok bir şey olabilir mi? Hakkınızı helal edin. Ya bir yer çok şey mi olacak ki? Bir yer çöktü. Bir yer çöktü, bir işletme düşürdü, yan taraftaki şirket battı. Sizde iş yapabilme yeteneği yoksa o şirketin boşluğunu doldurabilir misiniz? Ve sizde iş yapabilme yeteneği var ise, zaten o şirket sizin şeyinizdir, rakibinizdir. Çöktüğü zaman evet piyasa size kalır. çöken ne? Kapitalist ister. İslam dünyası dünya ekonomisine faizcilik mi yapacak ki yerini alsın? Zulüm mü yapacak? Batı dünyasının zalimlerinin zulmünün yerine kendisi mi alacak?
Batı dünyasının vahşiliğini, batı dünyasının cebbarlığını, batı dünyasının yoksul ülkeleri hileklerine kadar sömürmesini, insanların namuslarını, haysiyetlerini, şereflerini, insanlıklarını yerle bil eder. O düşüncenin, o vahşetin sahibi mi alacak? Sahibi mi alacak? Ne yapacak? Irak’ta gidip kadınlara İslam dünyası mı tecavüz edecek? Afganistan’daki kadınlara, kızlara gidip de İslam dünyası mı tecavüz edecek? Ne yapacak? İslam dünyası gelişememiş 3. sınıf, 4. sınıf ülkelere faizle para mı satacak? Ne yapacak? O gelişememiş ülkelerin gidip de beyaz kadın ticareti mi yapacak? Terör çıkarıp, insanları birbirine vurdurup, onlara silah mı satacak? Bir bölgede terör çıkarıp, oradaki insanların sürgün gidilip de büyük şehirlerde basit, zayıf, ucuz kadın ticarların eline düşürüp de o kadınları mı pazarlayacak İslam dünyası?
Bir yerlerde terör çıkarıp, oradaki köylünün sürgün edilir, gidip de testil fabrikalarında ucuz işçi olmalarını mı sağlayacak İslam dünyası? Evet, Allâh zalimlerden intikam alır, zulmedenlerden intikam alır. Ve o zulmedenlerin başına bir zalim tayin eder, o zalimle zulmedenlerden intikam alır, döner zalimlerden intikam alır Allâh kendisi. Yüz elli yıldan beri insanlığı sömüren, insanlığı katleden, kanını içeren, namusunun üzerine binalar diken, insanlık namusunun üzerine zenginlikler diken ve kendilerine lüks hayat, şatafatlı ve şatafatlı hayatı tercih eden, deccaliyet düşüncesinin batışını evet seyrediyorum. Evet onu seyrediyorum, deccaliyetin sistemlerinin o kartondan evlerinin yıkılışını seyrediyorum.
8. Bölüm
Evet seyredeceğim hem de, seyredeceğim. Müslümanlar tuhaf insanlar. Her gün bu deccaliyet sisteminin yıkılması için dua ederler, yıkılırken de ne yapacağız diye düşünürler. Neredeyse yıkılmasın diye dua edecekler. Doları olanlar düşünsün. Ruslar arası şirketlere para yatıranlar düşünsün. Üç koyup on üç alacağız deyip de kapitalist deccaliyet kurulansına düşenler düşünsün. Hiç düşünmüyorum. Ne karışacağım? Hem dua edeceğiz, her dersimizde, her namazda, her niyazda. Yarabbi zalimlerden intikamımızı al. Kafirlerden intikamımızı al. Sizin için söylemiyorum bunu, yıkılış alıyorsunuz. Bir telaş insanlardan. Yıkılıyor, yıkılsın. Dua ediyoruz ya yıkılsın diye. On iki yaşındaki Iraklı kızın namusunu kim kurtaracak?
Tecavüz edip parçalanıp sokaklarda sürüklenen kadınların intikamını kim alacak? Kim aldı? Hala Filistin’in açlıktan ini milimi inlerken, Afrika’daki, Somali’deki Müslümanlar açlıktan inlerlerken, Müslümanların namusları paramparça edilmişken, kanları oluk oluk akıtılırken, beter olsunlar, cehennemin dibine koyulasınlar. Allâh yıksın onların başlarına makuls eylesin kendi kurdukları planları. Üçkağıtçılık yaparak da Müslümanların bütün dünya insanların paralarını ötüyorlardı. Üçkağıtçılık yapıyorlardı. Sahtekar hepsi de. Bas paraları orada, getir çantayla al milleti ürettiklerini. Niye kağıt parçası elinde? Ondan sonra da ilan et. Bundan sonra kağıt parçalarını ben verdim size, kaset kağıtlarını.
Onların karşılığı yok bende de. 1933’te adam söylemiş bunu. Demiş ki ben bu kadar doları bastım, piyasaya da verdim. Bak demiş, bunların karşılığında bende yok ha. Bir gün getirir bu dolarları benim kapıma dayanır da, bunların karşılığında ben buradan sizden bir şey istiyorum derseniz, yok demiş bunların karşılığı. Ve ahma, adam bunu açıklamış. Zalim adam açıklamış bunu. Bunu sana yaptırmıyor. Diyor, sen yaparsan senin enflasyonun çıkar meydana, enflasyonun artar. Ha, sen batarsın. O batmıyor, sen batıyor. Sana diyor ki sakın sen para basma. Lan sen de bas, dağıt millete. Sen de Merkez Bankası’na de ki gün 24 saat çalıştır kardeşim. De ki gün dönüm başına bir milyar lira size şey veriyorum, ne o?
Kredi veriyorum, ekip dikin de. Herkes eksin diksin. Memleket bolluk olsun ya, eksin diksin. De ki her esnafa aylık bir milyar lira kredi veriyorum. Lan diksin millet dükkan açsın, çalışsın, hiç yapsın. Bunlar diyorlar ki yapma onu. Ya yaparsan memleketin ekonomisini bozarsın. He, böylece ne olacak? Herkes yatıyor şimdi. Tarlalar boş, işletmeler boş, fabrikalar boş. Dağlar boş. Adam on tane koyun bakıyordu orada, bir de terör çıkardılar. İki tane yaylım ateşi. Bir yaktılar köyleri, bir duman ettiler. Doğu, güneydoğu hayvancılığı boşalttı geldi. Nereye geldi? Geldi Bursa’ya. Bizim tekstilci amcanın yanına. 350 liraya bizim gencecik kızlar dikiş dikiyorlar. Öbürküde bıyık vuruyor. Güzellik ha.
9. Bölüm
Televizyonlar, lüks yaşantımız. Görüyor musun? Bizim doğu Anadolu’da, güneydoğu’da, Anadolu’da kızına yan baktığında kan çıkaran birisi yan bakmış. Eee kan davası. Takır. Adam öldüren, insan öldüren zihniyet kızını kendi elleriyle şimdi teslim ediyor. Canavarlara. Kendi yavrusunu, gencecik yavrusunu canavarlara teslim ediyor. Kaç para? 200 lira para getirecek aylık. Vahşi kapitalisi. Vahşi deccaliye. Vahşi. Doymak bilmez karına sahip. Bir karın var, bir mide var, doymak bilmiyor. Bütün dünya insanlığının kanını, namusunu, haysiyetini, şerefini içireceksin, doymayacaksın. O kahtan sermaye, o kahtan evler, minarelerin yerini alan, minarelerin yerini alan, o kahtan batakhaneler batacak. Allâh batıracak.
Müslümanların bu gayret teşhidine, Müslümanların bu tembelliğine bakılacak olursa, yandı ha yandı, Allâh batırıyor. Allâh batırıyor, toparlayamıyorlar. Toparlayamayacaklar, toparlanmasın da zaten. Al parayı, ver parayı. Kağıt. Kağıt. Kağıtla dünya ülkelerini sömür. Kağıtla. Kağıtla sömürüyor adam. Adam basmış parayı, dünya ülkeleri onun kağıdından dönüyor. Tam deccaliye. Birisi ben bu kağıttan çıkacağım, öbür deccalin yan kolunun kağıdına gireceğim deyince, onu da vuruyor. Çıkamazsın buradan. Şeyi, en son 28 Şubat’ın zamanında rezerv paralar var. Adam diyor ki ne, sen ticaret yapıyorsan ee, benim bankamda senin rezerv paran duracak diyor. Türkiye’nin Amerikan Merkez Bankası’nda rezerv doları var. 65-70 milyar dolar.
Milyon değil, milyar dolar. 28 Şubat’tan önce 65 milyar dolar varmış. Biz IMF’nin kapısında 10 milyar dolar alacağız diye beklerken, Amerikan Merkez Bankası’nda Türkiye’nin rezerv parası 65 milyar dolar. bir ödeme varmış. 10 milyar dolar mı, 5 milyar dolar mı ne? Erbakan Hoca demiş ki ya o rezerv paradan ödeyin 5 milyar dolar. Ödeyin der demez adam başbakanlığından oldu. Başbakanlığından oldu adam. Bir Ticaret yaygarası, bir Müslümanlığınız, bir Emine Şah’ın güldürk gitti. Müslümanlar da vay be, bak gördün mü böyle canım bunlar. Bir seçimlerde adamcağız 4 milyon oy aldı, bir dahaki seçimde 1 milyon oy almadı. Hangi ümmeti Muhammed’e güveneceğiz? Doğru mu? Doğru. İstikametsiz ümmet. İstikametsiz ümmet.
İstikametsiz ümmet. Vefasız ümmet. Cesaretsiz ümmet. Korkaklığın şerrinden Allâh’a sığınırım diyen Peygamber’in ümmeti. Ürkek, korkak, keyklik gibi. Keyklik, keyklik. Allâh muhafaza eylesin. Siz işinize bakın. Ticaret yapanlar ticaretlerine devam etsinler. Bir yerde çalışanlar çalışmalarına devam etsinler. Öyle o deccanın sesine kulak vermeyin. İş yapanlar işlerine devam etsinler. Yok torgunluk var, vardır. Yok yoksunluk var, vardır kardeşim haline şükret. Başbakan hamd olsun bir bir şey yok demiş bugün internetteki haber sayfalarında krize çare bulundu. Hamd olsun. Evet hamd olsun. Hamd et Allâh’a. Başbakanın borazancısı değilim. Hamd olsun. Allâh’a hamd etmekle nasıl halay edersin kahir kafalı.
10. Bölüm
Kim hamd ederse hamd etsin. Hamd etmiş Allâh’a hamd etmekle dalga mı geçirir? Biz her namazımızda her gün Allâh’a hamd ediyoruz. Benim hamd etmemle nasıl halay edersin? Minafık zihniyeti. Evet krize çare hamd olsun. Hamd edin halinize. Evet halinize hamd edin ki Allâh halinizi yükseltsin. Allâh’a hamd edin ki Allâh sizi korusun. Allâh’a hamd edin ki Allâh sizi sarmalasın, sarsın. Allâh’a hamd edin ki Allâh sizi lütfetsin, ikram etsin, ihsan etsin. Kim hamdini artırırsa Allâh onun yutfunu ikramını artırır. Kahir kafalı. Ya bütün gazetelerde internet sayfalarında başlık krize çare bulundu. Hamd olsun ve tırnak içerisini almışlar. Başbakan hamd olsun demiş ya. İllaki kriz pompalıyorlar memlekete.
Tutmuyor. Ya tutmuyor. Ne bombalarsa bombalarsınlar tutmuyor. Allâh tutturmuyor ya. Allâh tutturmuyor. Allâh yıkmıyor ya. Yıkacak olan Allâh. Allâh bir yerleri yıkıyor yalnız. Allâh bir yerleri yıkıyor. Hem de kendi elleriyle yıktırıyor. Hem de kendi içlerinden yıktırıyor. Hem de yıktıracak da. Allâh. Geçen gün İbrahim Telefonu açtı. Sonra televizyonlarda da dinledim. Papa dayanmamış bu demiş bu ilahi bir ikaz. Papa’nın sözünü söylüyoruz ilahi ikaz diye. Eğer Papa’nın sözünü söylemesek bizi de alacaklar kelepçeye gidecekler. İlahi ikaz dedin diye. Biz çünkü ilahi ikaz diyemeyiz. Dersek laikliğe aykırı davranmış oluruz. Laikliğe aykırı davrandığımız için kollar kelepçe de hadi Allâh yolundan çıkarsın öbür tarafa doğru.
Ne oldu? İlahi ikaz dedin sen bunu diyemezsin. Yüzüme bakmayın öyle. Adam gitti iki buçuk yıl yattı. Deprem ilahi ikazdır dediği için. Yatmadı mı? Yaptı. Yaptı. Adı değil biriniz ilahi ikaz diye bunu. Sakın ha bir yerlerde ilahi ikaz deyin demedim. Papa böyle diyor diye. Ne günlere kaldık değil mi? Askerlik haç seferi yükmüne girer mi? Kalan namazlar iki rekat bulur. Askerde bir kimse bir yere tayin olduysa orada onun yatıyor kakıyorsa orada olduğu belliyse seferilikten orada çıkar. Ama askerde göreve çıktı. Ne zaman döneceğim belli değil. Nereye diyelim ki adam balıkesire tayin edildi. Balıkesir’de onun yeri. Balıkesir’den bir göreve gönderdiler. Ne zaman döneceğim belli değil. Dönünceye kadar seferi.
Biz Allâh rızası için hizmet etmek için okul açacağız. Üniversitede açacağız. Talebeler için yurt yapacağız. Deyip para toplanması hakkında ne dersiniz? Bunlar delil olarak hadîs söylüyorlar. Insanlar bir şey yapacaklarsa kendilerini delil bulurlar ya. Yapıyorlarsa Allâh yardımcılar olsun. Söyleyecek bir lafım yok bu noktada. Hiç kimseye taş atmak istemem. Eğer gerçekten topladıkları paralarla okullar yapıp yurtlar yapıp orada insanların o yaptıkları yeri para kazanma amaçını yapmadılarsa Memleketin fakirisi fukarası yoksulu kimsesizi oralarda okuyup da gerçekten iyi bir yerlere geliyorlarsa söyleyecek bir lafım yok. Ama oralarda da para aldıklarını duyuyorum. Öyle yaptıkları okulun, öyle ettikleri üniversitelerden de para aldıklarını duyuyorum.
Ben şimdi bunu açık açık konuşayım. TGRT televizyonu var mıydı? Var. Bunun yansıtıcılarının paralarını müslümanlardan topladılar mı? Topladılar. Ben biliyorum toplandığını. Benden de gelip istediler çünkü ben vermedim o zaman. Peki. O televizyon kurulurken, müslümanlardan para toplanarak kuruldu mu? Kuruldu. Kuruldu. Ve müslümanlara yönelik, müslümanların lehine program yapıp müslümanların lehine şeyler yapacaklarını söylediler mi? Söylediler. Sonra gece yarısından sonra 1’den 2’den sonra değişik evliya filmlerini izlettiler mi insanlara? İzlettiler. Saat 8’de 11 arasında taansöz, 11’den sonra Hacı Bayram-ı Veli. Öyle olmadı mı? Öyle oldu. Reality söylüyorum. Sonra bu televizyon satıldı mı? Satıldı.
Satıldı mı? Bunun parası müslümanlara tekrar hiyat edildi mi? Ha iyi. Edilmediğini biliyorsunuz değil mi? Evet. Ha tamam. Söyleyecek bir laf mı bu kadar? Arkadaşlar çok güzel şeyler ama insanın içi bulanıyor ya. Allâh yes. Muhakkak. Şunu unutmayın. Bir yapılan şeyler, müslümanların yaptığı şeyler boşa gitmiyor ha. o gün için TGVT’ye para veren insanların paraları boşa gitmedi. Öyle de anlaşılmasın. Onun başındaki insanlar o meseleyi istismar ettiler. Onlar cehennemde, ahirette, mahşerde neredeyse onun hesabını verecekler. İstismar etti şimdi. Ama onun bir faydası oldu. Bu muhakkak bir kapı aralandı. Bir yol aralandı. Şunu unutmayın. Mesela ben böyle bir yerde daha önce bozuk bir tarikat varmış değil mi?
Tarikat varmış ama. Ben buna çok düşman olmam. Bir şeyin bozuluğu varsa insanlar düzgünlüğü bulaşmak için çaba gösterirler. Düzgünlüğü bulurlar sonra insana. Bir şeyin yamuğunu denk gelebilir insana. Sen uğraşıp gidinirsen onun düzgünlüğü bulursun. Düzgünlüğü yaparsın. Bu insanın gayretiyle alakalı. O yüzden İslam dünyasındaki mücadele kolay yollardan geçmiyor. Bunu istismar edenler, bunu kullananlar, bunun üzerine kendi kendilerine menfaat sağlayacak olanlar, bunu bir yerde yönlendirmeye, yönetmeye açık olanlar olacaktır. Olacaktır. Ama su, su akıyorsa kendine bir yol bulacak, deryaya gidecek misin? Siz su olup akmaya çalışın. Allâh yardımcınız olsun. Üç ilahtır ağabey. Âmîn.
Kaynakça
Mustafa Özbağ Efendi’nin sohbetinden derlenmiştir.
Kaynak video: YouTube
İlgili Sözlük Terimleri: Zikir, İhsân, Nefs, Kalb, Sünnet, Şeyh, Hamd, Tesbîh. → Tasavvuf Sözlüğü’nün tamamı