Cumartesi, 13 Haziran 2026
YOLUMUZ NÜBÜVVET YOLUDUR
Mustafa Özbağ
İrşad & Tasavvuf · Resmî Site
Dergah Sohbetleri Serisi ·

168. Dergah Sohbeti — Hakiki Sevgi, Allah’ın İpine Sarılmak ve Tasavvufi Aşk

Mustafa Özbağ Efendi'nin dergah sohbeti: 168. Dergah Sohbeti — Hakiki Sevgi, Allah'ın İpine…. Tasavvuf, ahlâk ve mânevî yol üzerine kapsamlı açıklamalar.

Allah’ın: Hakiki Sevgi ve Sevdiğine Kavuşmak

Bir kimse sevgide hakikate ulaşırsa, onun için sevdiğine ulaşamama kaygısı yoktur. Sevgisinden şüphe edenler sevdiğine ulaşamayacaklarına inanırlar. Eğer sevgisinden şüphesi yoksa, o kimse sevdiğine kavuşacağına şu duvarı görüp inandığı gibi inanır. Hakikat noktasında seven kimsenin gözünden sevdiği için çektiği gözyaşı olmaz.

Hz. Mevlânâ meclisinde der ki: “Gerçek seven Yemen’de de olsa canımızdadır. Ama sevmeyenler yanımızda da dursa Yemen’dedir.” Bir kimse hakiki manada her şeyini feda ederek sevmişse, sevdiğine kavuşacağına inananlardandır. Kavuşamıyorsa kendi sevgi eksikliğindendir — engeller, sebepler çoktur ortada.

Aşk Örnekleri

Mecnun öylesine sevdi ki Leyla tıpış tıpış ayağına geldi. Züleyha öylesine sevdi ki Yusuf tıpış tıpış ayağına geldi. Ferhat öylesine sevdi ki dağları açtı, ulaştı Şirin’ine. Sahabeler öylesine sevdi ki Hz. Peygamber (s.a.v.) dedi: “Kişi sevdiğiyle beraberdir.” (Buhari, Edeb 96; Müslim, Birr 165) Demek ki bir kimse severse sevdiğidir; aşık, maşukunun sokağındadır.

Konuşamamak, ulaşamamak, buluşamamak bizim kendi ettiklerimizdendir. Sevemeyişimizdendir, sevgilinin hakikatine eremeyişimizdendir. Önce sevgiye değer vermek gerek; sevgiye değer veren sevgiliye de değer verir. O sevda kuşunu dalımızdan uçurduysa kendi mevsimizden, kendi yanlışlığımızdan, sakın başkalarına bahane bulmayalım.

Sevmek küçük insanların işi değildir. Sevmek büyük insanların işidir. Gönül vermek, koşmak, yürümek büyük insanların işidir. Vefalı olmak, istikametli olmak, istikrarlı olmak, sımsıkı tutunmak büyük insanların işidir.


Allah’ın İpine Sımsıkı Yapışmak

Şeriat Mertebesi: Yolun Başlangıcı

Cenâb-ı Hak, Al-i İmran Suresi’nde “Allah’ın ipine sımsıkı yapışın” buyuruyor (3/103). Bu sevenin halidir; seven, sevdiğine giden sebeplere sımsıkı yapışır. Allah’ın ipi zahiri manada Kur’an ve Sünnet’tir. Bu kimse Kur’an ve Sünnet’e sımsıkı yapışır — yolun ağacına başlangıçtır bu.

Sebepler önemlidir: Kur’an Allah’a ulaştıran sebeptir, peygamberler sebeptir, veliler sebeptir, tarikatlar sebeptir, ehli tasavvufun zikirleri sebeptir. Sebebe sımsıkı tutunmak avamın ve hasın işidir. Sevdiğinin çizgilerine sadık olmak, onun açtığı yolda yürümek, hadd-i aşmamak — Allah’ın sınırlarına riayet etmek.

Tarikat Mertebesi: Hasların İşi

Ayet-i kerime devamında “Allah’tan hakkıyla korkun ve Müslüman olarak ölün” buyuruyor (Al-i İmran 3/102). Bunlar nefsi mutmainneye ermiş olanlardır. Allah’tan hakkıyla korkarlar, asla Kur’an’dan taviz vermezler, asla Sünnet’ten taviz vermezler, asla yolun adab ve erkanından taviz vermezler. Tarikat-ı aliyyenin adab ve erkanına riayet ederler.

Hakikat Mertebesi: Velilerin İşi

“Topluca Allah’ın dinine sarılın” buyruğu hasların ötesindeki velilerin halidir. Onlar Allah’tan olurlar, Allah’tan verirler. Hadis-i kudsi tecelli eder: “Gören gözü, duyan kulağı, söyleyen dili, tutan eli, yürüyen ayağı olurum.” (Buhari, Rikak 38) Onlar Allah’ın dinine ermiş, kalbe ilham gelenlerden olmuşlardır. İçlerinden bir grup da insanlara tebliğ edecek, doğru yolu gösterecek, nasihat edecektir.


Cemaattan Ayrılmamak

Kardeşler, sımsıkı yapışın. Cemaattan, topluluktan ayrılmayı düşünmeyin, kopmayı düşünmeyin. Ayağınızın topal olduğunu görün ve deyin ki: “Ben bu topal ayağımı yolda tedavi edeceğim.” Tövbe kapısı açık; tövbe etsem bu yolda yürüyeceğim, cemaattan ayrılmayacağım.

Başkasının eksikliğine, fazlalığına uğraşmayın. Allah size bir nimet vermiş, bir yol vermiş, gidecek bir istikamet vermiş. Sımsıkı Kur’an ve Sünnet’e yapışın. Dedikodudan, gıybetten, su-i zandan uzak durun. Bir kimsenin imanına vesile olmak, yerdeki ve gökteki meleklerin yaptığı ibadetlerden daha evladır.

Birbirine düşenler hep kaybetmişlerdir. Resulullah (s.a.v.) buyuruyor: “Ümmetim yetmiş üç fırkaya bölünecek; bir tanesi fırka-i naciyedir, geri kalanı ateştedir.” Fırka-i naciye kimdir? Kur’an ve Sünnete sımsıkı yapışanlardır.


Tarikatların Ticaret Haline Gelmesi

Bugünkü tarikatlar ne yaktı ki dünyayı? İçlerine ticaret almışlar, para almışlar, şirketler almışlar. Dergi bastırıyorlar, paralar kol geziyor. Kitap bastırıyorlar, paralar kol geziyor. Hac ticareti var, umre ticareti var, masa ticareti var. Her türlü ticareti koymuşlar tekkenin içine — bu tarikattan değildir.

Tarikat ticaret hane olmaz, tasavvufi bir grup ticaret hane olmaz. İnsanların aldatıldığı, kandırıldığı bir yer değildir tarikatlar. Ben “tarikatın ipine sımsıkı yapışın” derken bugünkü dünyevi tarikatları kastetmiyorum; uhrevi tarikatı kastediyorum. Uhrevi tarikat ise Resulullah (s.a.v.)’in en az kademede sünnetine tabi olmaktır.


Dervişlerin Birbirini Şikayet Etmesi

Allah rahmet eylesin, Şeyh Efendi’nin zamanında yıkılan dervişlerin büyük çoğunluğu, derviş kardeşlerinin eksikliklerini ve noksanlıklarını yüzlerine vuranlar yıkıldılar. Nice hal dervişleri yıkıldı. Zakirlerin yıkıldığı yer, kendi yanlarındaki dervişlerin hatalarını ve kusurlarını dile getirmelerinden dolayıdır.

Bir zahir, bir turşucu, bir nakip dervişini şeyhine şikayet ediyor. Bu tarikatın adabına, erkanına aykırıdır. Herkes nefsine uymadan yolun adabına sımsıkı yapışacak. Eğer bir kişi nefsine uydu, sen de nefsine uydun — birbirinden farkın kalmadı. Nefsine uymadan tarikatın adabına, erkanına sımsıkı yapış ki hatirlerden olasın.


Sevgi ve İlahi Aşk

Allah kendisini seven kuluna diyor ki: “Ben de onu severim. Ben onu sevdim mi gören gözü, duyan kulağı, söyleyen dili, tutan eli, yürüyen ayağı olurum.” (Buhari, Rikak 38) Bir kimse bir şeyi öylesine severse ona ulaşmaması mümkün değildir.

Eğer seviyorsak ve sevdiğimize ulaşmak, kavuşmak istiyorsak, Allah diyor ki: “Yolumuzda mücahede edenlere yollarımızı açarız.” (Ankebut 29/69) Allah’ı sevdiysen Allah kendisine gelen yolu seve seve açacaktır. Kişi sevdiğiyle beraberdir — başka hiçbir şey değil.

Sevelim inşallah. Namazı sevelim, orucu sevelim, zikri sevelim, ibadeti sevelim, arkadaşlarımızı sevelim, kardeşlerimizi sevelim. İslam toplumumuzu sevelim, cemaati sevelim. İpine sıkı sarılalım, birbirimizin arasını bulalım, tefrikaya düşmeyelim, birbirlerimize acımasız davranmayalım, hatalarımızı-kusurlarımızı örtelim.


Kaynakça

Ayet-i Kerimeler

  • Al-i İmran Suresi 3/102 — “Allah’tan hakkıyla korkun ve ancak Müslüman olarak ölün”
  • Al-i İmran Suresi 3/103 — “Topluca Allah’ın ipine sımsıkı yapışın, tefrikaya düşmeyin”
  • Al-i İmran Suresi 3/104 — “İçinizden hayra davet eden, iyiliği emredip kötülükten nehyeden bir topluluk olsun”
  • Ankebut Suresi 29/69 — “Yolumuzda mücahede edenlere yollarımızı açarız”
  • Zariyat Suresi 51/50 — “Allah’a koşun”

Hadis-i Şerifler ve Rivayetler

  • “Kişi sevdiğiyle beraberdir” — Buhari, Edeb 96; Müslim, Birr 165
  • Hadis-i Kudsi: “Gören gözü, duyan kulağı, söyleyen dili olurum” — Buhari, Rikak 38
  • “Ümmetim yetmiş üç fırkaya bölünecek” — Tirmizi, İman 18; Ebu Davud, Sünnet 1
  • “Gerçek seven Yemen’de de olsa canımızdadır” — Hz. Mevlânâ, Mesnevi; Divan-ı Kebir

Tasavvuf Kaynakları

  • Mecnun-Leyla, Züleyha-Yusuf, Ferhat-Şirin aşk kıssaları — Fuzuli, Leyla vü Mecnun; Molla Cami, Yusuf u Züleyha
  • Şeriat-Tarikat-Hakikat mertebeleri — Kuşeyri, er-Risale; Hücviri, Keşfu’l-Mahcub
  • Nefsi mutmainne — İmam Gazali, İhyau Ulumi’d-Din, Kitabu’r-Riyaze
  • Tarikat adabı ve derviş edebi — İmam Rabbani, Mektubat, 1. Cilt

Diğer sohbetler: Dergah Sohbetleri

Kaynak: TDV İslâm Ansiklopedisi

Ek kaynaklar:

  • Kur’an-i Kerim: Al-i Imran 3/31, 103; Bakara 2/165: hakiki sevgi, Allah sevgisi ve Allah’ın ipine sarılmak.
  • Kur’an-i Kerim: Maide 5/54; Tevbe 9/24: Allah sevgisinin ölçüsü ve sevginin imtihanı.
  • Buhari, Iman; Muslim, Iman: Allah ve Resulü’nü her şeyden çok sevme, imanın tadı rivayetleri.
  • Tirmizi, Zühd; Muslim, Birr: Allah için sevgi, kardeşlik ve muhabbet hadisleri.
  • Kuseyri, er-Risale, muhabbet, aşk, üns ve marifet bahisleri.
  • Hucviri, Kesfu’l-Mahcub, muhabbet, fakr ve sûfî aşk anlayışı bölümleri.
  • Gazzali, Ihyau Ulumi’d-Din, Muhabbet, Şevk, Üns ve Rıza kitabı.
  • Ibn Ataullah el-Iskenderi, el-Hikemu’l-Ataiyye, sevgi, ihlas, yöneliş ve kulluk hikmetleri.
  • Mevlana Celaleddin Rumi, Mesnevi, aşk, muhabbet ve Hakk’a yöneliş bahisleri.
  • Diyanet Kur’an Yolu Tefsiri, Al-i Imran 3/31, 3/103 ve Maide 5/54 açıklamaları.

İlgili Sözlük Terimleri: Zikir, Nefs, Sünnet, Şeyh, Aşk, Dervîş, Dergâh, Nefs-i Mutmainne. → Tasavvuf Sözlüğü’nün tamamı