Allah’ı: Allah’ın Sevgisi ve Kulun İstikameti
Allah’ı nasıl sevmeliyiz? İstediği gibi sevmeliyiz, yeter ki Allah’ı sevsin. Bir kulun üzerindeki sevginin tecelliyatı o kulun Kur’an ve Sünnet istikametinde olmasıdır. Eğer kulun üzerinde Kur’an ve Sünnet çizgisi varsa, gerçekten Allah’ın onun üzerinde bir muhabbeti, bir sevgisi vardır.
Biz zannederiz ki Allah’ın sevgisi dünyevi nimetlerle ölçülür. Bir kimsenin işi iyi olur, sağlığı yerinde olur — deriz ki Allah’ın sevgilisi. Hayır! Bir kimse hastalığa müptela olmuştur ama sabrediyor, göğüs geriyor, o halde Allah’a şükrediyor, hamdiyor, istikamet üzerinde duruyor — o da Allah’ın sevgili kuludur.
Nimete bakarak bakacak olursanız, Firavun’daki nimeti hiç kimsede yoktur. Dünyevi zenginlik olarak bakacak olursanız, dünyanın en zenginlerinde hiçbir şey eksik değildir. O zaman bu dünyevi nimetlere bakarak Allah’ın sevgili kulları olduğunu zannedersek yanılırız. Ölçü: Kur’an ve Sünnet üzerinde, iman, İslam ve ihsan üzerinde olmaktır.
Kul Allah’ı Seviyorsa
Siz Allah’ı seviyorsanız çok basittir: Allah’ın emri üzere yaşarsınız. Bir insan sevdiğini küstürmek ister mi? Sevdiğini gadaplandırmak ister mi? Sevdiğiyle arasını bozmak, mesafe koymak ister mi? Sevdiğinin emrini yerine getirmemek ister mi? ‘Yok ben seni seviyorum ama senin bu emrini yerine getirmiyorum’ — bu sevgi değil.
Hayatımız boyunca kime derviş olursak olalım, hangi cemaate gidersek girelim — inanç olarak Kur’an ve Sünneti kendimize kutup verelim. Yaşantı olarak Kur’an ve Sünnet çizgisini ölçü edelim. Ve kendimizi o yaşantıda ihsan noktasına getirmeye çalışalım.
Kendini Günahkar Görmek: Tasavvufun Özü
Dinde kendinden öndekilere bak, gayret et. Dünyevi olarak kendinden aşağıdakilere bak, haline hamdet. Ama dinde kendinden aşağıda olanlara bakılmaz — insan kendisini hep aşağıda görür. ‘Benden aşağıda olanlar var’ dediğin anda günah-ı kebair işledin. Sokakta gördüğün en günahkar insanı dahi kendinden günahkar bileceksin.
Tasavvuf insanın kendisini hiç görmesidir, yerde görmesidir. Tasavvuf insanın kendisini devamlı kusurlu, devamlı günahkar görmesidir. Nefsin seni sarhoştan üstün görmesin, kumarbazdan üstün görmesin, sokaktaki insandan üstün görmesin, bir başka dervişten kendini üstün görmesin.
Mevlevi üstadı semaya çıktığında son semazenle selamlaşır. Son semazen en çömezdir — üstad onunla selamlaşarak ‘ben senden de çömezim’ demek ister. Bir mahallenin zahiri, nakibi, halifesi, şeyhi, üstadı, kendini dergaha gelen en küçük çocuktan dahi aşağıda, daha günahkar görmezse onlara hizmet edemez.
Üç Kimsenin Duası Geri Çevrilmez
1. Oruçlunun Duası
İftar edinceye kadar oruçlunun duası geri çevrilmez. O zaman oruçlu ağzımızla, bilhassa da sofranın başında iftar için 5-10 dakika öncesinden oturup beklemek sünnettir. O bekleme anında Resulullah (s.a.v.) Allah’ı zikreder, tesbih eder ve dua ederdi. Günümüz ümmetinin en büyük eksikliklerinden birisi duadır. Duayı namaz ve oruç gibi ibadet olarak görün.
Eskiler bir belaya, bir musibete, bir sıkıntıya maruz kaldıklarında muhakkak oruç tutarlardı ve oruçlarıyla dua ederlerdi. Oruçsuz ağızla dua etmemeye gayret ederlerdi. Oruçlu olmak o kadar önemli, oruçluyken dua etmek o kadar önemli.
2. Adaletli Devlet Başkanının Duası
Adaletli devlet başkanının duası da geri çevrilmez. Adaletin olabilmesi için Kur’an ve Sünnete uyulması gerekir. Adalet Kur’an ve Sünnetten geçer. Bir kurumun adı ‘adalet’ olması, o kurumun adaletli olduğunu göstermez. Adaletin göstergesi Kur’an, Sünnet ve imamların içtihadıdır.
3. Mazlumun Duası
Allah zulme uğrayanın duasını bulutlar üzerine yükseltir, ona göğün kapılarını açar ve şöyle der: “İzzetim hakkı için yemin ederim ki sana bir müddet sonra da olsa mutlaka yardım edeceğim.” Mazlumun duası keskin kılıç gibidir, ateş topu gibidir; o zalimi yerle yeksan eder. Kesinlikle hiç kimseye haksızlık yapmayın, mazlumun bedduasını almayın.
Misafirin Duası
Başka bir hadiste üç kimsenin duasının geri çevrilmeyeceği bildirilir: İftar edinceye kadar oruçlunun, intikamı alınıncaya kadar mazlumun ve evine dönünceye kadar misafirin. Büyükler bu yüzden misafirlere ikram ederler, yemeğe davet ederlerdi. Misafir de gittiği yere dua etmek zorundadır — onun teşekkürü duadır.
Ramazan Ayının Fazileti
Ramazan ayının ilk gecesi cennetin kapıları açılır, hiçbir kapısı kapatılmaz — bütün Ramazan boyunca böyle devam eder. Cehennemin kapıları kapatılır, hiçbir kapısı açılmaz. Cinlerin azılıları kösteklenir. Gökten bir münadi her gece sabaha kadar seslenir: “Ey hayır isteyen, hayra yönel ve çoğalt! Ey şer peşinde koşan, şerri terk et! Bağışlanmayı isteyen yok mu? Günahı bağışlanır. Tövbe eden yok mu? Tövbesi kabul olur. Dua eden yok mu? Duası kabul olur.”
Allah Ramazan ayının her gece iftar vaktinde 60 bin cehennemliği cehennemden azat eder. Bayram günü olunca Ramazan boyunca azat ettiği kimselerin toplamı kadarını daha azat eder.
Secdenin Hikmeti: Allah’a En Yakın An
Peygamber (s.a.v.) buyuruyor: “Kulun Allah’a en yakın olduğu an secde halidir.” (Müslim, Salat 215) Secdede o kimse kendi ilahlılığından, benliğinden, bilgisinden, kibrinden, benciliğinden vazgeçer. Kendisinden daha büyük bir ilah olduğunu, kendisinin ilah olmadığını ve bir ilahının — Allah’ın — var olduğunu gösterir. Secde anında bütün sahte ilahlar reddedilmiştir.
Cebrail’in (a.s.) Üç Amini
Peygamber (s.a.v.) bir gün hutbeye çıkarken birinci adımda amin dedi, ikincide amin dedi, üçüncüde amin dedi. Sahabeler sordu: ‘Ne oldu ya Resulallah?’ Dedi ki: Cebrail (a.s.) geldi. Birincide: ‘Ramazan ayına ulaşıp da kendini affettiremeyen kimseye lanet olsun’ dedi, amin dedim. İkincide: ‘Anne ve babası yanında ihtiyarlayıp da cennetini kazanamayana lanet olsun’ dedi, amin dedim. Üçüncüde: ‘Senin adın anıldığında sana salavat getirmeyene lanet olsun’ dedi, amin dedim.” (Tirmizi, Deavat 100)
Teravih Namazı ve Rekat Sayısı
Resulullah (s.a.v.)’ın bir rivayette 8, bir rivayette 12, bir rivayette 20 rekat kıldığı söylenir. 8 rekat rivayetleri çoğunluktadır. Hanefiler 20 rekatı baz almışlardır. Hanbeliler ise 2 ile 20 rekat arasında kılınabileceğini söylemişlerdir. Bir kimse gücünün yettiğince kılsın. Kaza namazı olanlar evlerinde kılıyorlarsa kazaya niyet etsinler.
Fetva ve Takva İlişkisi
Bugün için fetvayı yaşamak takvanın özüdür. Biz kendimizi ilk önce fetva noktasında istihkam edelim, fetvayı yaşamaya çalışalım. Takva gelir sonra. İmam-ı Azam Hazretlerinin içtihatlarına uymaya çalışıyorum; tek başıma da kalsam, hiç kimse de yanımda olmasa yapabildiğim kadarıyla onlara uymaya çalışacağım.
Kaynakça
Ayet-i Kerimeler
- Al-i İmran Suresi 3/102 — “Allah’tan hakkıyla korkun ve Müslüman olarak ölün”
- Al-i İmran Suresi 3/103 — “Topluca Allah’ın ipine sımsıkı yapışın”
- Ra’d Suresi 13/11 — “Bir kavim kendini değiştirmedikçe Allah onların durumunu değiştirmez”
Hadis-i Şerifler ve Rivayetler
- “Üç kimsenin duası geri çevrilmez: oruçlu, adaletli devlet başkanı, mazlum” — Tirmizi, Deavat 47
- “Misafirin, mazlumun ve oruçlunun duası” — Bezzar; İbn Mace, Sıyam 48
- “Kulun Allah’a en yakın olduğu an secde halidir” — Müslim, Salat 215
- Cebrail’in üç amini — Tirmizi, Deavat 100; Hakim, Müstedrek
- “Ramazan ayının ilk gecesi cennetin kapıları açılır” — Tirmizi, Savm 1; İbn Mace, Sıyam 2
- “Kim faziletine inanarak oruç tutar ve gece ibadeti yaparsa günahlarından kurtulur” — Buhari, İman 25; Müslim, Müsafirin 173
- Hadis-i Kudsi: “Gören gözü, duyan kulağı olurum” — Buhari, Rikak 38
- “Kişi sevdiğiyle beraberdir” — Buhari, Edeb 96; Müslim, Birr 165
Fıkıh Kaynakları
- Teravih namazı rekat sayısı — İbn Abidin, Reddü’l-Muhtar, Vitr ve Teravih Bahıs
- Oruç bozan şeyler — Merginani, el-Hidaye, Kitabu’s-Savm
- Kaza namazı hükümleri — Kasani, Bedaiu’s-Sanai, Kitabu’s-Salat
- Zekat hesaplama — İbn Abidin, Reddü’l-Muhtar, Kitabu’z-Zekat
Tasavvuf Kaynakları
- Nefsi kendinden aşağı görmek — Kuşeyri, er-Risale, Tevazu Bölümü
- Mevlevi sema adabı — Eflaki, Ariflerin Menkıbeleri
- İhsan makamı — İmam Gazali, İhyau Ulumi’d-Din, Kitabu’l-Murakabe
Diğer sohbetler: Dergah Sohbetleri
Kaynak: TDV İslâm Ansiklopedisi