Tövbe: Tövbe ve Ümit Kapısı
Her tövbe edenin tövbesi kabul olunur. Cenâb-ı Hak ayet-i kerimede kendisini tövbeleri kabul eden olarak vasıflandırmıştır. Bir kimse içki içiyor, tövbe ediyor, tekrar içiyor, tekrar tövbe ediyor olsa dahi o kimseyi ümitsizliğe sevk etmemek gerekir.
Hadis-i kudsîde buyurulmuştur: Kul günah işledi, kendisini affedecek Rabbini hatırladı ve tövbe etti. Allah onun günahlarını affetti. Kul yine günah işledi, yine Rabbini hatırladı, Allah onu yine affetti. Bu süreç devam eder.
Şeytan, sizin affedilmeyeceğinizi düşündürmeye çalışır. Tövbe kapısının kapandığını, günahlarınızın affedilmeyeceğini vesvese eder. Veya bir başkası hakkında “onun tövbesi kabul olmaz” dedirtir. Bunların hepsi şeytanın vesvesesidir. Asla ne kendi günahlarınızın üzerinde ne de bir başkasının günahları üzerinde affedilmeyeceğini düşünün.
Namaz ve Kötülüklerden Uzaklaşma
Sahabeden birisi ara sıra serkeşlik yapar, içki içerdi ama namaza da devam ederdi. Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem Hazretleri “Namaz insanı kötülüklerden alıkor” buyurmuştur. Bir müddet sonra o kimse tamamıyla tövbe edip serkeşlikten kurtulmuştur. Resulullah buyurmuştur ki “Demedim mi, namaz insanı kötülüklerden alıkor.”
Kendinizi iyiliğe doğru yönlendirin, etrafınızı iyiliğe doğru yönlendirin. Ümit kapısında bekleyin, ümitsizlik kapısında beklemeyin ve başkalarını da bekletmeyin. Ümit ettirin, sevdirin, kolaylaştırın. Merhamet ve rahmet saçın etrafınıza. “Ben kulumun zannı üzereyim” hadis-i kudsîsi gereğince Allah’ı affedici olarak bilelim.
Sufinin en güzel hallerinden biri her gün tövbe etmesidir. Günaha düşüp düşmemesi önemli değildir. Sufi günaha düşmese dahi tövbe eder; bu tövbe bir şükür, bir nimet, bir lütuf ve Allah’a yaklaşmanın bir adımı olur.
Evlilik ve Cüzi İrade
Bir şeyde ceht etmek, yani çaba göstermek bütün peygamberlerin sünnetidir. Evlenmek de bu ceht gerektiren ibadetlerdendir. Ruhi ve fiziki bir eksikliği olmayan kadın ve erkeklerin evlenmesi farzdır. Mali durumu yerinde olan, bir kadını idare edebilecek ruhi ve fiziki yapıya sahip erkeğin evlenmesi farzdır. Aynı şekilde bir erkeğe kadınlık yapabilecek ruhi ve fiziki yapıya sahip kadının da evlenmesi farzdır.
“Nasibimi bekliyorum, bana gelecek” demek nefsin sesidir. Yusuf değilsen Yakup ol; Yakup gibi gayret göster. Nasıl namaz kılmak için abdest alıyorsak, nasıl bir dükkan çalıştırmak için ceht ediyorsak, evlenmek için de gayret göstermemiz farzdır.
“Beni sen kime istersen evlendir” gibi teklifler ağır şeylerdir. Bir sufi, kendisine söylenen bir şeyi o an yapabilir ama beş yıl sonra, on yıl sonra, yirmi yıl sonra “keşke yapmasaydım” dememesi gerekir. Bunu dersen bitti. O yüzden herkes cüzi iradesiyle ceht edecek.
Dervişler Arasında Kıskançlık ve Yarış
Bir dervişin başka bir derviş kardeşini üstadından kıskanması nefsindendir. Yarışmayı göze alamayanlar kıskanırlar. Yarışmaya gönül yetişemeyen, sevmeye kalbi yetişmeyen kıskanır. Gıpta ile bakmak, hayran olmak farklıdır; kıskanmak ise çelme takmayı, arkadan çekiştirmeyi gerektirir.
Sufi düşüncesinde yarış vardır ama bu yarış kendi nefsiyledir. Bir başkasının hızlı gitmesini alkışlayalım, muhabbetini ve hizmetini takdir edelim. Biz de elimizden geldiği kadar koşturalım, sevmeye çalışalım. Yol Allah’ın yoludur; Abdülkadir-i Geylânî’nin, Ahmed-i Rufai’nin, Mevlânâ’nın yoludur.
Her Şey Allah’tandır: Şirk Tehlikesi
Bir yerde zikrullah halkası varsa o halka Allah’ındır. Orada insanları toplayan Allah’tır, sevdiren Allah’tır, koşturan Allah’tır. Eğer kardeşlerden birisi kendi nefsine paye çıkarırsa bu şirk olur. “Ben olursam ders olur, ben olmazsam olmaz” demek şirktir. “Sen olursan toplanılır, sen olmazsan toplanılmaz” demek şirktir.
Hazreti Ömer Efendimiz, koca Halid bin Velid’i savaştayken görevden almıştır. Neden? Çünkü insanlar arasında “Halid’in olduğu savaş muhakkak galip olur” inancı yayılmıştı. Hâlbuki galip getiren Allah’tır. Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem Hazretleri de on altı on yedi yaşında bir sahabeyi başkomutan yapmıştır; onun emrinde Hazreti Ömer, Hazreti Osman, Hazreti Ali ve Halid bin Velid vardı.
Sakın nefsimize paye vermeyelim. Kıskanmak nefse paye vermektir. Toplayan Allah’tır, söze dirayet veren Allah’tır, sözü dinleten Allah’tır, gönüllerde yer ettiren Allah’tır. İnsanların elinde bir şey yoktur. Etrafınızdaki insanları kıskanmayın, çelmelemeyin. Bırakın herkes Allah’ı sevsin, herkes Allah’ı zikretsin.
Öfke ve Pehlivan Hadisi
Dinimizde pehlivan öfkesini yenene denir. Bir kimse öfkesini yeniyorsa asıl pehlivan odur. Öfkesini yenemiyorsa ne kadar güçlü kuvvetli olursa olsun zayıftır çünkü şeytanın oyuncağıdır. Öfke şeytandandır; öfkesine yenilen şeytana yenilmiştir.
“Ben sinirliyim, saman alevi gibi parlayıveriyorum” demek ahlaksızlıktır. Şeytan insanın üzerine benzin döker, insan da saman alevi gibi alevlenir. Sonra “geçti” der ama kırdı döktü ortalığı, perişan etti. Sufiler öfkelerini yenmeyi öğrenmelidirler.
Rüya, Emanet ve Çeşitli Meseleler
Rüya Görmek
Herkes çok rüya görecek diye bir kaide yoktur. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Hazretleri bütün ashabı için rüyaları sahihtir dememiş; ama ezanı rüyasında gören sahabe için onun rüyaları sahihtir buyurmuştur. Bir cemaatin içerisinden bazıları salih rüyalar görecektir ve bu etraf için hüccet ve delil olacaktır.
Emanet Hadisi
“Emaneti olmayanın imanı yoktur. Ahde vefası olmayanın dini yoktur” hadis-i şerifi çok kapsamlıdır. Emanet sadece birisinin size verdiği bir şey değildir. Din emanettir, güzel ahlak emanettir, vefa insanlık emanetidir. Hepsine ihanet etmemek gerekir.
Büyü ve Sihir İddiaları
İnsanlar kendi kötü ahlaklarını, düşük seviyelerini başkasının üzerine yüklememelidir. “Bize büyü yapıldı” denildiğinde çoğu zaman mesele kötü ahlaktır. Bir kimse eşine hakaret ediyor, kötü söz söylüyor, sonra bunun sebebini büyüye bağlıyor. Bu doğru değildir. Kimin yaptığını biliyoruz demek kolaydır ama yaparken gözünüzle görmediyseniz bu suizan ve iftiradır. Gıybet ölü eti yemek, iftira ise zinadan büyük günahtır.
Sabah Namazı ve Ev Düzeni
Bir evde sabah namazı kılınmıyorsa oranın rahmeti, bereketi, lütfu ve ikramı yoktur. Sabah ezanları okunurken bütün ev ayağa kalkmalı, herkes abdestini almalı, namazını kılmalıdır. Kısa bir tevhid çekilmeli, zikrullah yapılmalıdır.
Bir baba, 8-9 yaşından itibaren erkek çocuğunu sabah namazına kaldırmakla vazifelidir. Bir anne, kız çocuğunu namaza alıştırmakla vazifelidir. En iyi kıyafetleri almayı bilen ama sabah namazına kaldırmayı bilmeyen anne babalar, o çocuktan ahirette hesap vereceklerdir.
Sufilerin evi cennet bahçesi gibi olmalıdır. Bu hayal olmaktan öteye gitmeli, gerçek olarak yaşanmalıdır. Evlerde öfke, kin, kötü kelam çıkmamalıdır. Haklı olsanız dahi susun, sünnete uyun. Ahir zaman hak aranacak zaman değildir; hakkınızı Allah’tan bekleyin. Birbirinize muhabbetle, merhametle, şefkatle yaklaşın.
Kaynakça
Hadis-i Şerif ve Hadis-i Kudsi Kaynakları
- Tövbelerin kabulü hadis-i kudsisi: “Kul günah işledi, Rabbini hatırladı, tövbe etti…” — Buhari, Tevhid, Hadis No: 7507; Müslim, Tevbe, Hadis No: 2758
- “Ben kulumun zannı üzereyim” — Buhari, Tevhid, Hadis No: 7405; Müslim, Zikir, Hadis No: 2675
- “Namaz kötülüklerden alıkor” — Ankebut Suresi, 29:45; Tirmizi, Tefsir, Hadis No: 2956 (Sahabe uygulaması)
- Asıl pehlivan öfkesini yenendir — Buhari, Edeb, Hadis No: 6114; Müslim, Birr, Hadis No: 2609
- “Emaneti olmayanın imanı yoktur, ahde vefası olmayanın dini yoktur” — Ahmed b. Hanbel, Müsned, Cilt 3, Hadis No: 11935; İbn Hibban, Sahih
- Ezanın rüyada görülmesi — Ebu Davud, Salat, Hadis No: 499; İbn Mace, Ezan, Hadis No: 706 (Abdullah b. Zeyd rivayeti)
- Hz. Ömer’in de aynı rüyayı görmesi — Ebu Davud, Salat, Hadis No: 498; Tirmizi, Salat, Hadis No: 189
- Bilal-i Habeşi’nin ezanı okuması ve cennette ezan sesi — Tirmizi, Menakıb, Hadis No: 3690; İbn Mace, Ezan, Hadis No: 723
- Hz. Ömer’in Halid b. Velid’i görevden alması — İbn Sa’d, et-Tabakatu’l-Kübra, Cilt 7; Taberi, Tarihü’l-Ümem ve’l-Müluk
- Üsame b. Zeyd’in komutanlığı (16-17 yaşında) — Buhari, Megazi, Hadis No: 4469; Müslim, Fedailü’s-Sahabe, Hadis No: 2426
- Hz. Ali’nin ikinci evlilik meselesi — Buhari, Nikâh, Hadis No: 5230; Müslim, Fedailü’s-Sahabe, Hadis No: 2449
- Gıybet ölü eti yemek gibidir — Hucurat Suresi, 49:12 tefsiri; Müslim, Birr, Hadis No: 2589
Ayet-i Kerime Kaynakları
- “Şüphesiz namaz hayâsızlıktan ve kötülükten alıkoyar” — Ankebut Suresi, 29:45
- “Allah tövbeleri çok kabul edendir” — Bakara Suresi, 2:37; Tevbe Suresi, 9:104
- “Birbirinizin gıybetini yapmayın; sizden biriniz ölü kardeşinin etini yemekten hoşlanır mı?” — Hucurat Suresi, 49:12
- “Allah’ın rahmetinden ümit kesmeyiniz” — Zümer Suresi, 39:53
Fıkıh ve Tasavvuf Kaynakları
- Tövbe adabı ve tekrar günaha dönme — İmam Gazali, İhyau Ulumi’d-Din, Kitabü’t-Tevbe
- Evlilik hükümleri ve farziyeti — İbn Abidin, Reddü’l-Muhtar ale’d-Dürri’l-Muhtar, Kitabü’n-Nikâh
- Mürid-mürşid ilişkisinde cüzi irade — İmam Rabbani, Mektubat-ı Rabbani, 1. Cilt
- Şiş Burhanı — İmam Şarani, et-Tabakatu’l-Kübra, Ahmed-i Rufai Bölümü
- Öfke kontrolü ve tasavvufta nefis terbiyesi — İmam Gazali, İhyau Ulumi’d-Din, Kitabü Zemmi’l-Gazab
- Sufide kıskançlık ve yarış — İmam Kuşeyri, er-Risaletü’l-Kuşeyriyye, Gıpta ve Haset Bölümü
- Sabah namazının fazileti — İmam Nevevi, Riyazü’s-Salihin, Kitabü’l-Fazail, Sabah Namazı Bölümü
Diğer sohbetler: Dergah Sohbetleri
Kaynak: TDV İslâm Ansiklopedisi
Ek kaynaklar:
- Kur’an-i Kerim: Zümer 39/53; Tahrim 66/8; Al-i Imran 3/135: tövbe, ümit ve bağışlanma.
- Kur’an-i Kerim: Rum 30/21; İnsan 76/30: evlilik, cüzi irade ve Allah’ın dilemesi.
- Kur’an-i Kerim: Al-i Imran 3/134; Fussilet 41/34: öfke kontrolü, affetme ve iyilikle karşılık verme.
- Kur’an-i Kerim: İsra 17/78; Nur 24/58: sabah namazı ve namaz vakitleri.
- Buhari, Daavat; Muslim, Tevbe: tövbe, istiğfar ve Allah’ın rahmeti hadisleri.
- Buhari, Edeb; Muslim, Birr: öfke kontrolü, yumuşaklık ve güzel ahlak rivayetleri.
- Buhari, Mevakitü’s-Salat; Muslim, Mesacid: sabah namazının fazileti ve namaz vakitleri rivayetleri.
- Tahavi Akaidi, irade, kader ve kulun fiilleri bahisleri.
- Nevevi, Riyazu’s-Salihin, Tövbe, Öfke, Namaz ve Ümit bölümleri.
- Gazzali, Ihyau Ulumi’d-Din, Tevbe, Öfke ve Hiddetin Tedavisi, Namazın Sırları bahisleri.
İlgili Sözlük Terimleri: Mürşid, Zikir, Tevhîd, Kalb, Şükür, Dervîş, Dergâh. → Tasavvuf Sözlüğü’nün tamamı