Ünsiyet: Allah’la Ünsiyet ve Dostluk
Bir peygambere kuşla ünsiyet peyda etmesi sebebiyle hitap gelmiştir: “Ey dostluk iddia eden! Ben varken nasıl kuşla ünsiyet peyda edersin?” Bu ağır sır sohbetlerdendir. Allah’la dostluk peyda eden başka bir şeyle ünsiyet peyda etmez. O garipleşir; dili, hali, sözü insanlara yabancı gelir. Onunla ünsiyet edenlerin halk içinde dostu azdır, onu anlayanlar çok azdır.
Allah kişinin özüyle kalbi arasına girer. Allah en ince mahrem noktanızda dahi vardır. Allah’a gizli kapaklı hiçbir yer yoktur, Allah’ın tecelli etmediği hiçbir nokta yoktur. Ama aradaki perde kulun kendisindendir; kulun meşguliyetinden, gafletindendir.
Allah’ı Sevmek ve Emirlerine İtaat
Yusuf ve Züleyha Kıssası
Yusuf aleyhisselama hanım olan Züleyha bir müddet sonra onun yüzüne bakmaz olmuştu. Yusuf aleyhisselam ona dedi ki: “Allah bana senden iki evlat verecek, bu iki evladın ikisi de peygamber olacak. Seninle birlikteliğim Allah’ın emrindendir.” Züleyha döndü, “Teslimim” dedi. Allah’ın böyle bir emri varsa riayet etti.
Allah’ı seven, onun emirlerine direkt riayet eder. Dost dostun sözünü geri çevirmez, kırmaz. Dosta tabi olur, itaat eder. Hem Allah’ı seviyorum deyip hem Kur’an’a itaat etmemek, hem Muhammed Mustafa’nın sünnetine uymamak, hem istediği haramı işlemek; böyle bir sevgi yoktur. Sevme yolundayız; Allah hepimizi o yolda eylesin.
Resulullah Sevgisi
Hazreti Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem Hazretleri buyurmuştur: “Beni de Allah sevdiği için sevin.” Resulullah’a muhabbet beslemeden bu yoldan geçilebileceğine inanmayın. Resulullah’ı postacı gibi görenler Allah’ı asla sevmiyorlar. Dua: “Allah’ım, senin sevgini, seni sevenin sevgisini ve seni sevdirecek olanın sevgisini bana bahşeyle.”
Allah’ın Takdirini Sevmek ve Ümitsizliğe Düşmemek
Bir kimse Allah’ı seviyorsa Allah’ın takdirini de sever. Bir işimiz olmadı, evlenemedik, istediğimiz gibi gitmedi; bunlar Allah’ın takdiridir, onu da severiz. Bir iş yapıyorsun, bir sonuç çıkıyor ortaya, o sonuçtan yıkılıyorsun. Allah’ı seviyorsan oradan kalkmasını bil; hayatın sonu değil. Sıçra oradan, yürü, mücadele et.
Allah’ın alanı mı yok, insanı mı bitti, hazinesi mi tükendi ki sen tükendin? Madem ki tükenmeyen bir Allah var, neden şeytanın ümitsizlik girdabına dalıyoruz? Ölçü Kur’an ve sünnettir, ölçü harama dalmamaktır. Dün battın, bugün çıkarsın. Dün karanlıktaydın, bugün aydınlığa geçersin. Dün zelildin, bugün aziz eder seni.
Evlilik ve Boşanma
Biz Katolik değiliz. Evleniriz, boşanırız, bir daha evleniriz. Boşanmak suç olsaydı Hazreti Hatice Validemiz, Resulullah’tan önce iki evlilik yapmış olmazdı. Hazreti Ömer Efendimiz de hanımını boşamıştı. Evlenme kapısını kapatmak ayet-i kerimeyi, Muhammed Mustafa’nın sünnetini ve nikâh ibadetini inkâr etmektir. Evlenmeyi düşünmeyen erkekler ve kadınlar günah-ı kebair işliyorlar.
Kibir, Tevazu ve Şeytan Ahlakı
Nefsine uyma, kibrinle düşme, Azazil’le ortaklık yapma. Asla kibirlenme, böbürlenme, tepeden bakma. Tevazuyu elinden bırakma, zikri dilinden gönlünden bırakma; bir anda zelil olduğunu görürsün. Kur’an ve sünnet edebine sarıl; ondan muhakkak felaha ulaşacaksın.
Tevazu Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem Hazretleri’nin ahlakıdır. Tabi olmak Resulullah’ın ahlakıdır. Kur’an ve sünnet dairesinde durmak Resulullah ve ashabının ahlakıdır. Dışında durmak ise şeytan ahlakıdır. Tülü develer gibi kafası havada olan, her şeyi bildiğini sanan ama Kur’an ve sünnetten nasibi olmayan kimse şeytan ahlakındadır.
Gariplerin Hali ve Anlaşılamamak
Mevlana’nın yoluna istinaden “Gitme, kendini kaptırma” diyenlere öfke duymayın. Onlar tanımıyorlar, bilmiyorlar. Hazreti Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem Hazretleri Taif’te taşlandığında “Ya Rabbi, onları affeyle, onlar bilmiyorlar” demiştir. Siz de öyle davranın, öfke duymayın.
Avam size kızacak çünkü siz onlardan değilsiniz. Tarih boyunca bir tarafta avam, bir tarafta haslar, bir tarafta hassü’l-has olmuştur. Cenab-ı Hak ebrar halinde olanlara naim cennetleri süslemiştir. Sizler gariplerin topluluğusunuz; Allah’ı sevenler gariplerin topluluğudur. Karşıdaki kimse sizi dinliyormuş gibi yapar, dinlemez; onun kafasında sizin hakkınızda hüküm bellidir.
Sarhoş Sahabe Kıssası: Zahire Göre Hükmetmeyin
Sahabeden Nuhayman adında birisi ara sıra içki içerdi. Bir gün ona ceza uygulandığında birisi “Allah lanet etsin, hep içiyor” demiş. Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem Hazretleri müdahale ederek “Lanet okuma! O Allah’ı ve Resulünü sever” buyurmuştur.
Bazı içki içenler, içki içmeyenlerden daha fazla Allah’ı ve Resulünü severler. Onların yanında Allah’a küfredemezsin, velilere laf söyleyemezsin. Ama sufiyim diyen bazı kimseler, mangalda kül bırakmayan bazı insanlar, yanlarında her şeyi söylersin de “Evet öyle” derler. Nice sarhoşlar vardır ki nice sufiyim diyenlerden daha fazla Allah’ı severler. Zahire göre hükmetmeyin, hiç kimseye “aşktan nasibi yok” demeyin.
Sıkıntıda Suçu Kendinde Bulmak
Başınıza bir sıkıntı, bir musibet geldi; bir işiniz yoluna gitmiyorsa muhakkak bilin ki Allah’la irtibatınızda bozukluk vardır. Etrafınızdaki insanlarla ilişkiniz bozulduysa muhakkak zikrullahınızı ihmal ettiniz, Allah’ı unuttunuz. Hemen zikrullaha, hemen tövbeye dönün. Başkasını suçlamayın.
Hazreti Âdem aleyhisselam buyurmuştur: “Ya Rabbi! Ben nefsime zulmedenlerden oldum.” Bu peygamberlerin duasıdır; hep peygamberler, hep veliler bu duayı yapmışlardır. Bir musibet, bir sıkıntı olduğunda “Suç benim, kabahat benim” deyip tövbe edin. Allah’la irtibatınızda bir problem vardır, araya bir perde girmiştir.
İş Yerinde Dedikodu ve Sebat
İş yerinde haksız yere dedikodunuz yapılıyorsa işinize devam edin. Bir yerde sıkıntı olduğunda oradan ayrılırsanız o suçlamaları kabul etmiş olursunuz. Disiplinli bir şekilde işinize devam edin. Dönüp gitmek, bırakıp gitmek bizim şiarımız değildir. Bize kapıyı gösterirlerse selamünaleyküm aleykümselam; bir daha geri dönüp bakmayız. “Nasibimiz buraya kadarmış” deriz, Allah’ın arzı geniştir, yürürüz.
Kaynakça
Hadis-i Şerif Kaynakları
- “Beni de Allah sevdiği için sevin” — Tirmizi, Menakıb, Hadis No: 3789; Hâkim, Müstedrek
- “Allah’ım, senin sevgini, seni sevenin sevgisini ve seni sevdirecek amelin sevgisini ver” — Tirmizi, Deavat, Hadis No: 3490
- Nuhayman kıssası: “Lanet okuma, o Allah ve Resulünü sever” — Buhari, Hudud, Hadis No: 6780; Ahmed b. Hanbel, Müsned
- Hz. Resulullah’ın Taif’te “Onlar bilmiyorlar” demesi — İbn Hişam, es-Siretü’n-Nebeviyye, Taif Kuşatması; Buhari, Bed’ü’l-Halk
- “Ben kulumun zannı üzereyim” — Buhari, Tevhid, Hadis No: 7405; Müslim, Zikir, Hadis No: 2675
- Hz. Hatice Validemiz’in önceki evlilikleri — İbn Sa’d, et-Tabakatu’l-Kübra, Cilt 8, Hz. Hatice Bölümü
- Hz. Ömer’in hanımını boşaması — İbn Sa’d, et-Tabakatu’l-Kübra, Cilt 8
- “Allah kişinin özüyle kalbi arasına girer” — Enfal Suresi, 8:24 tefsiri; İbn Kesir, Tefsirü’l-Kur’ani’l-Azim
Ayet-i Kerime Kaynakları
- “Allah kişi ile kalbi arasına girer” — Enfal Suresi, 8:24
- “Eğer sen kaba ve katı kalpli olsaydın etrafından dağılırlardı” — Âl-i İmran Suresi, 3:159
- “Ebrar (iyiler) naim cennetlerindedir” — İnfitar Suresi, 82:13; Mutaffifin Suresi, 83:22
- “Allah’ın rahmetinden ümit kesmeyiniz” — Zümer Suresi, 39:53
- “Rabbimiz! Biz nefsimize zulmettik” — A’raf Suresi, 7:23 (Hz. Âdem’in tövbesi)
Fıkıh ve Tasavvuf Kaynakları
- Allah’la ünsiyet ve halvetten sonraki gariplık — İmam Kuşeyri, er-Risaletü’l-Kuşeyriyye, Üns ve Vahşet Bölümü
- Yusuf ve Züleyha kıssası — İmam Gazali, İhyau Ulumi’d-Din, Kitabü’l-Mahabbe; Mesnevi-i Şerif
- Avam-has-hassü’l-has ayrımı — İmam Kuşeyri, er-Risaletü’l-Kuşeyriyye, Mukaddime
- Şatahat ve benlikten geçme — Hücviri, Keşfü’l-Mahcub, Şatahat Bölümü
- Allah’ın velilerini gizlemesi — İmam Gazali, İhyau Ulumi’d-Din, Kitabü’l-Mahabbe; Kuşeyri, er-Risale, Velayet Bölümü
- Evlilik ve boşanma hükümleri — İbn Abidin, Reddü’l-Muhtar ale’d-Dürri’l-Muhtar, Kitabü’t-Talak
- Tevazu ve kibir — İmam Gazali, İhyau Ulumi’d-Din, Kitabü Zemmi’l-Kibr ve’l-Ucb
Diğer sohbetler: Dergah Sohbetleri
Kaynak: TDV İslâm Ansiklopedisi