Perşembe, 14 Mayıs 2026
YOLUMUZ NÜBÜVVET YOLUDUR

Mustafa Özbağ

İrşad & Tasavvuf · Resmî Site
Dergah Sohbetleri Serisi ·

327. Dergâh Sohbeti — Sâdıklık, Dâvâ Aşkı ve Cinni Taifesinden Sakınmak

Mustafa Özbağ Efendi'nin dergah sohbeti: 327. Dergâh Sohbeti — Sâdıklık, Dâvâ Aşkı ve Cinni…. Tasavvuf, ahlâk ve mânevî yol üzerine kapsamlı açıklamalar.

Cinni: Sâdık Kimse: Günde Kırk Sefer Halden Hale Döner

Cüneyd-i Bağdat Hazretleri ‘Sâdık kimse günde kırk defa halden hale döner durur; münâfık ise kırk sene ızdırapsız olarak kaldığı yerde kalır’ buyurmuştur. Sâdık kimse bugünkü anlamda Kur’an ve Sünnetin hâkim olması için mücadele eden, üzerinde vazife alan ve o vazifenin peşine düşen insandır.

Eğer bir kimsenin böyle bir mücadelesi yoksa, ilâhî hakkı etrafına ve yeryüzüne hâkim kılma noktasında bir derdi yoksa, sâdıklık noktasında eksiktir. Sâdık kimse bir gönüle daha girmek, bir kimseye daha müjdeyi ulaştırmak, bir kimsenin daha Allah demesini istemesi için günde halden hale girer. Ümmetin herhangi bir köşesinde parmağına bir iğne batsa ve o kimse bunu hissetmiyorsa, sâdıkliğinden şüphe edilir.

Dert İnsanı İmdâda Yetiştirir

Bir kimsenin bir derdi varsa, o derdin önünde dere tepe düz gider. Dişleri misfaklamak güzel bir sünnettir ama bir kimseye Kur’an ve Sünneti ulaştırmak misfaklamaktan daha evlâdır. Sarık sarmak harika bir sünnettir ama bir kimseyi Allah’a âşık etmek sarık sarmaktan daha önemlidir.

Münâfık ise yalancıdır; gözlere iş yapan, iki yüzlü, tam inanmamış, kendine dahi saygısı olmayan kimsedir. Sûfînin derdi olmalı ve o dert İslâm, Kur’an ve insan olmalıdır.


Üstada Ulaşmak ve Kuruntular

Müminler bazen üstadına ulaşma konusunda kuruntulara kapılırlar: ‘Anlatsam ne düşünür acaba? Beni siler mi? Mevkimi kaybeder miyim?’ Bunların hepsi kuruntudur. Telefonum şarjı bitince ancak kapanır; yılda iki üç sefer denk gelirse gelir. Her perşembe buradayım, her cumartesi tekkede. Herkes görüşür, herkes hastalığını anlatabilir.


Hastalığı İtiraf Etmek ve Şifasını Bilmek

İnsanlar kendi hastalıklarını söylemek istemezler; kendi kendine tedavi etmeye çalışırlar. Ama bir kimse gelip üstadına ‘Ben hırsızım, bu hırsızlıktan kurtulamıyorum’ dese, Cenab-ı Hak o hastalığına bir şifa verir. Önemli olan hastalığından kurtulmayı istemesidir.

Sohbetler hastalıklara şifadır. Perşembe veya cumartesi sohbetini dinlemiş bir kimse hastalığına oradan şifa bulacaktır. Dergâhımızdan ders alıp dersini çeken, zikirlere gelen bir kimse hastalığının ne olduğunu da bilir, şifasını da bilir. Mesele tembellik ve nefsine aşırı güvendir.


Hak ve Hakikat Nereden Gelirse Gelsin

Eğer sen nefsinden değil de hak ve hakikatten konuşursan köpekler bile senin önünde diz çöker. Dağdaki ayılar seni dinlemeye gelirler. Otur dağ başında zikrullah yap; börtü böcek, kurt, köpek, çakal, tilki hepsi etrafında toplansın, seninle beraber zikrullah yapsın.

İnsanın nefsine uyanı gelip sana tabi olmaz. Nefsine uyan, hayvandan daha aşağı mahlûk olur. Ama nefsine duran, bir anda insân-ı kâmil seviyesine çıkabilir. Hazreti Mevlânâ der ki: ‘Sakın o padişahın huzuruna çıkmaya yüzümüz var mı deme; o padişahlar öyle lütfederler ki hiç huzura alınmayacak olanı dahi huzura alırlar.’

Hak ve hakikati tanımakta Hazreti Ebu Bekir Efendimiz kulağını açtı, ne söylendiyse almış kabul etmiştir. Hazreti Ali Efendimiz çocuk yaşta hak ve hakikati tanıdı. Musa aleyhisselâm ateş yanan ağaçtan gelen sesi ‘Sen Rabbimin sesi değilsin’ demedi. Hak ve hakikat nereden gelirse gelsin kabul edin.


28 Şubat Döneminde Dâvâ Aşkı

28 Şubat’ta herkes zikrullah halkalarını tatil etti, ders yerlerinin kapısına kilit vurdular, evlerinde dahi ders yapamadılar. ‘Toplanın, üç sefer de olsa Lâ ilâhe illallah deyin, dağılın’ dedim. Beni şeyhime şikâyet ettiler. Çileyi yoksa aşıklık hoşuna gelir insana. Âşığın aşıklığı çilede meydana çıkar. Bir yolda zorluk yoksa herkes koşar.

Dâvâsı İslâm olan kimse için yatak diken gibi gelir, yediği yemek zehir gibi gelir. Sahabe yatakta ölüyorum diye yüzlerini duvara çevirmişlerdir. Sâdık kimse derdiyle kıvrılır; dâvâ haksa canını verir.


Cinni Taifesini Kullanmak ve Yolun Sapkınlığı

Cinni taifesine tam olarak hükmeden bir tek Süleyman aleyhisselâm vardır. Bazı büyük velilere cinni taifesinden hizmetkârlar verildiği görülmüştür. Ancak veli görüntüsü çizen bazı kimseler cinni taifesini kullanarak insanları aldatırlar.

Cinni Taifesiyle İrtibat Kurmanın Tehlikeleri

Beşinci makamda seyir-i sülûk esnasında cinni taifesi dervişlerle irtibata geçebilir. Kendilerini tanıtır, vazifeli olarak tayin edildiklerini söylerler. Ama bu yola tevessül eden sapıtır. Cinni taifesi kulağına fısıldar: ‘Bunun şu hastalığı var, şu düşüğü var.’ Sen de o bilgiyi söylersin; insanlar seni ilahlaştırır. Ama o cinni bir gün seni aldatır, kandırır.

Kalbinden gelen hakikat pınarına bak. Kalbin hakikati nasıl akar? Allah’ı seversin, zikredersin, üstadına tam bağlanırsın, şeksiz şüphesiz yürürsün. Kalbine hakikat pınarı üstadının sesinden gelir. Bu sağlam yoldur. Geri kalanı sağlam yol değildir. Bir kimseye Fâtiha-i Şerîfe okuduğunda şifa olacağını bilsen bile, o kimse bununla seni ilahlaştıracaksa okuma.

Kur’an ve Sünnete sımsıkı yapışın. Sizi sûfî görmesinler, tasavvuf ehli görmesinler; eksik ve noksan görsünler. Şatahata düşmeyin, şatafata düşmeyin. Bir kişiye Allah dedirtmeye bakın. Hizmet edin Allah için.


Kaynakça

  • Cüneyd-i Bağdat (ö. 910) — ‘Sâdık kimse günde kırk defa halden hale döner’ sözü (Kuşeyrî Risâlesi)
  • Kur’an-ı Kerim, A’râf Suresi 7/179 — ‘Onlar hayvanlar gibidir, hatta daha da aşağıdadır’
  • Kur’an-ı Kerim, Tâhâ Suresi 20/9-14 — Musa aleyhisselâmın ateş yanan ağaçtan Rabbi’nin sesini duyması
  • Kur’an-ı Kerim, Neml Suresi 27/17 — Süleyman aleyhisselâmın cinni taifesine hükmetmesi
  • Hadis-i Kutsî — ‘Kulum nafilelerle bana yaklaşmaya devam eder’ (Buhârî, Rikâk, No: 6502)
  • Sahîh-i Buhârî, Rikâk — Arş’ın gölgesinde gölgelenecek yedi sınıf (güzel kadının davetini reddeden)
  • Sahîh-i Buhârî, Cihâd — Sahabenin cihatta ‘Ben olmalıyım’ diye öne atılması
  • Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî, Mesnevî — ‘Padişahlar öyle lütfederler ki huzura alınmayacak olanı dahi alırlar’
  • Hazreti Ebu Bekir (r.a.) — İlk iman eden olarak hak ve hakikati kabul etmesi
  • 28 Şubat dönemi — Zikrullah halkalarının tatil edilmesi ve direniş

Diğer sohbetler: Dergah Sohbetleri

Kaynak: TDV İslâm Ansiklopedisi

İlgili Sözlük Terimleri: Zikir, Sülûk, Sünnet, Aşk, Dergâh. → Tasavvuf Sözlüğü’nün tamamı