Dergah Sohbetleri Serisi

328. Dergâh Sohbeti — Mevlevîlikte Şemsî Ekol, İhlas ve Çanakkale Ruhu

Şemsî: Allah’ın Kudretine İman: İlmel, Aynel ve Hakkel Yakîn

Ahmed er-Rifâî Hazretleri, Hak Yolcusunun Düsturları adlı eserinde ‘Allah’ın kudreti, azameti, iradesi ve tasarrufu bahsinde şüpheler içinde bulunan kişi iflah bulmaz’ buyurmuştur. Varlık âlemi tamamıyla Cenab-ı Hakk’ın esmâ-i hüsnâsının tecelliyatıdır. Kul, varlık üzerinde Allah’ın sıfatlarının tecelliyatını, kudret ve iradesinin olmadığını düşünürse küfre düşer.

Mümin, kendisini hakkel yakîn iman noktasına götürecek yolda her daim durmak zorundadır. İlk olarak ilmel yakîn noktasında idrak edip, anlayıp hayatını imanına göre dizayn edecek; sonra aynel yakîn, sonra da hakkel yakîn mertebesine ulaşmaya çalışacaktır.


Mevlevîlik Kolları ve Şemsî Ekol

Mevlevîlik üç gruba ayrılmaz. İlk Mevlevîlerden bir kısmı, Şems kolu ile Çelebiler arasında kendilerini ‘Şemsî’ olarak nitelendirmiştir. Şemsî olanlar, Hazreti Mevlânâ’dan sonra kendilerini Hüsâmettin Çelebi, Sultan Veled ve sonraki silsile olarak sürdürmüşlerdir. Diğer bir kol ise Ulu Arif Çelebi’nin yolunu devam ettirmiş, selâmlama ve devir gibi ritüelleri oluşturmuşlardır.

Gönlüm Şemsî ekolden yanadır. Şemsî ekolde tacın, hırkanın, cübbenin, sarığın çok fazla anlamı yoktur. Daha aşka, ihlâsa, samimiyete ve muhabbete dayalı bir ekoldür. Bu ekolün durduğu yer Kur’an ve Sünnetin tam ortasıdır. Semazen kardeşlerin dost ortamlarında zikrullah yaparken, gerçekten birisi Hazreti Şems’in manasında kalksın sema etsin; zikrullah halkası yapılırken üstadıyla, Mevlânâ ile, Şemseddin-i Tebrizî ile, hatta semânın melekleriyle sema etsin.


Erkeklerin Namusu ve Fâhişelik Meselesi

Erkeğin de fâhişesi vardır ve kadının fâhişesinden daha kötüdür. Adamın fâhişesi dur durak bilmez. Kadın iyi bir adam bulduğunda oturur oturduğu yere, kımıldamaz. Ama adamın fâhişesini kontrol etmek çok zordur. Namussuzluk sadece kadına mahsus değildir: yalan söyleyen, yemin eden, rivet eden, dedikodu eden, aldatan, kandıran erkeğin namussuzluğudur.

Hazreti Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Hazretleri buyurmuştur: Mahşerde hiçbir gölgenin bulunmadığı anda Allah’ın yedi sınıf insanı Arş’ının gölgesinde gölgelendireceği sabittir. Bunlardan biri, soylu ve güzel bir kadın davet ettiğinde ‘Allah’tan korkarım’ diyerek gitmeyen adamdır. İşte o adam Arş’ın gölgesinde gölgelenecektir.


Kur’an’ın Manasına Ulaşmak

Hazreti Mevlânâ ‘Kur’an baştan başa manadır’ demiştir. Kur’an her gün mana itibarıyla yenilenir; hayretten hayrete geçene yenilenir. ‘Ashabım yıldızlar gibidir’ buyuran Peygamber Efendimizin zamanındaki ashap gibi, bu zamanda da bir veli bulup onun ayak izlerinden yürümek gerekir.

Kur’an’ın manasını bin yıl, beş yüz yıl, yüz yıl önce yazılmış eserlerden aramayın. Onlardan bulacağınız işin zahiri dairesidir. Kur’an her an kendisini yeniliyorsa, siz de onunla beraber kendisini yenileyen bir mana güneşi bulun. Hazreti Mevlânâ da Şemseddin-i Tebrizî’ye gelinceye kadar Kur’an’ı, hadisi, fıkhı, kelâmı, akâidi biliyordu. Ama Şems ile manaya ulaştı.

Hazreti Mevlânâ Mesnevî’sinde der ki: Sen bir veliye elini verdiysen, o senin insanındır, mehdindir, Hızır’ındır, Ahmed’indir. Mevlânâ kendisi de demiştir: ‘Ben Kur’an’ın kuluyum, Muhammed Mustafa’nın yolunun tozuyum. Kim bunun dışında benden bir söz naklederse, o sözden de o kimseden de uzağım.’


Ders Almak ve Sûfî Adabı

Ders almak bir velinin yolunu, ayak izini takip etmek demektir. Sünnete tabi olma, Kur’an’ın hükümleri dairesinde durma birinci haldir. Ders almak sadece vird çekmek değildir; o yolun adabıyla, erkânıyla, hallerle hallenmeye gayret etmektir. Günlük virdi tamamlamakta zorluk çekmek, o yolun hak olduğunu gösterir; çünkü şeytan o kimseyle uğraşıyor demektir.


İhlas: Her Yerde ve Her Şeyde

İhlas sadece namaz ve oruçta değildir. İhlaslı insan hayatının her noktasında ihlaslıdır: namazı da, orucu da, işi de, eşine de, çocuğuna da, arkadaşına da ihlaslıdır. İhlas, o mesleğin hukukuna uygun davranmaktır. Öğretmenin ihlası vazifesini tam anlamıyla yerine getirmesi, doktorun ihlası hastasına tam bakması, tüccarın ihlası ticaretinde dürüst olmasıdır.

Cömertlik de ihlas gerektirir. Allah için yapılması gereken yerde yapılmalıdır. ‘Şeyhime giydireceğim, şeyhime yedireceğim’ diye uğraşma; sen git karı ağabey kimseyi giydir, fakir fukarayı doyur. Cömert her yere ve herkese cömerttir.


Namazda El Bağlama ve Mezhep Farklılıkları

Namazda duruş şekli üç türlüdür: Birincisi, göbek hizasında bağlamak (Hanefîler ve Şâfiîler). İkincisi, elleri sarkıtmak (Hanbelîler). Üçüncüsü, göğüs hizasında tutmak (Mâlikîler). Bazı mezhepsiz görüşte olanlar göğüs hizasında tutmayı savunurlar. Ancak dört mezhep bu konuda farklı içtihatlar ortaya koymuştur.

Kendi ibadetlerimde mümkünse Hanefî mezhebinin içtihatlarına uyuyorum. Bulamazsam Mâlikî, sonra Hanbelî, en son Şâfiî mezhebine bakıyorum. Bazen bir hadis-i şerif görüp kalbimde zerrece şüphe yoksa ve toplumun dinî hayatına kolaylık sağlayacaksa onu da kendime delil edinebiliyorum. Ama kendimi mezhepler üstü veya mezhepsiz görmüyorum.


Çanakkale Cepheye Sema ve Mevlevî Alayı Yürüyüşü

Bu pazar günü 18 Mart Zafer Haftası münasebetiyle Gelibolu’da Cepheye Sema ve Mevlevî Alayı yürüyüşü düzenlenecektir. Gelibolu Mevlevihanesi’nde buluşulacak, kısa dua ve konuşmadan sonra 57. Alaya doğru yürüyüş yapılacaktır. 57. Alay’da Kur’an-ı Kerim okunup dua edildikten sonra geri dönülecektir.

Dönüşte Çanakkale’de savaşan askerlerin yediğinden yenecektir: buğday çorbası ve kuru ekmek (peksimet). Herkesin eşini, çocuğunu, torunlarını alarak gelmesi istenmektedir. Semazenler sema kıyafetiyle, efeler efe kıyafetiyle, yöresel kıyafetleri olanlar yöresel kıyafetleriyle katılacaktır. Çanakkale ruhunu gelecek nesillere aktarmak ve sûfî dünyanın vatan sevdasıyla özdeş olduğunu göstermek amaçlanmaktadır.


Kaynakça

  • Ahmed er-Rifâî, Hak Yolcusunun Düsturları — Allah’ın kudreti, azameti ve iradesi hakkında şüphe
  • Kur’an-ı Kerim, Kehf Suresi 18/60-82 — Hızır aleyhisselâm ile Musa aleyhisselâmın kıssası
  • Kur’an-ı Kerim, Neml Suresi 27/40 — Belkıs’ın tahtını getiren (Süleyman aleyhisselâm kıssası)
  • Kur’an-ı Kerim, Yûsuf Suresi 12/93-96 — Yusuf’un gömleği ile Yakub’un gözlerinin açılması
  • Sahîh-i Buhârî, Ezân, No: 660; Müslim, Zekât, No: 1031 — Arş’ın gölgesinde gölgelenecek yedi sınıf
  • Sahîh-i Buhârî, Ashâb, No: 3267 — ‘Ashabım yıldızlar gibidir’
  • Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî, Mesnevî — ‘Kur’an baştan başa manadır’; veli temsili beyitler
  • Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî — ‘Ben Kur’an’ın kuluyum, Muhammed Mustafa’nın yolunun tozuyum’
  • Bediüzzaman Said Nursî — Mana âleminden bahseden veliler hakkındaki tespitler
  • Hadis-i Kutsî — Allah’ın kuluna yakınlaşması ve vird çekmenin fazileti
  • Hanefî, Mâlikî, Şâfiî, Hanbelî fıkıh kaynakları — Namazda el bağlama şekilleri

Diğer sohbetler: Dergah Sohbetleri

Kaynak: TDV İslâm Ansiklopedisi