Perşembe, 14 Mayıs 2026
YOLUMUZ NÜBÜVVET YOLUDUR

Mustafa Özbağ

İrşad & Tasavvuf · Resmî Site
Dergah Sohbetleri Serisi ·

489. Dergâh Sohbeti — Müslümanların Başına Gelen Belâların Hikmeti, Âileye İnfâk, Cennete ve Cehenneme İlk Girecekler

Mustafa Özbağ Efendi'nin dergah sohbeti: 489. Dergâh Sohbeti — Müslümanların Başına Gelen…. Tasavvuf, ahlâk ve mânevî yol üzerine kapsamlı açıklamalar.


1. Bölüm

Selamun aleyküm. Allâh gecenizi hayır etsin inşâAllah. Cenâb-ı Hak gündüzünüzü hayırlı eylesin. Hayırınızı, yılınızı, ömrünüzü hayırlı eylesin inşâAllah. Geçen sohbetinizde Allâh Müslümanları koruyup kolladığını söylediniz. İnandık, iman ettik fakat Müslümanların durumu ortada. Allâh Celle Celaluhu sevdiğini tokatlar cinsinden mi korur muhafaz eder? Müslümanların canı, ırzı, namusu, malının bir değeri yokken ve yeni dünyanın köleleri olarak Müslümanlar gösterilirken Allâh Celle Celaluhu’nun koruması bunun neresinde? Hakkınızı helal edin. Biz bu konuyla ilgili zahiri gördüğümüz budur. Ama işin hak ve hakikatini, manevi durumunu bilmiyoruz. Bizi bu konu ile ilgili bilgilendirir misiniz? Müslümanlar Müslümanlıklarını yerine getiremezlerse yerine getiremediklerinden dolayı başlarına bela, müsibet ve sıkıntı gelirse Cenab-ı Hakk’ın onları temizlediğine işarettir.

Eğer Müslümanlar Müslümanlıklarını yerine getiremeden bu dünyadan göçer giderlerse ötede işleri çok zordur. O yüzden bir hastalık Müslümana temizliktir. Maddi sıkıntı Müslümana temizliktir. Başına gelen belalar, müsibetler, sıkıntılar inananlar için bir temizliktir. Başınıza ne tür bir sıkıntı gelirse, ne tür bir bela, müsibet gelirse bilin ki o temizliktir. Allâh sizi katına temiz olarak almak istediğindendir. Eğer Müslümanlar iman ettikleri dinin gereğini yerine getirmezler de başlarına bela, müsibet, sıkıntı gelmeden bu alemden göçüp giderlerse o zaman korkulur ki o zaman daha büyük sıkıntı vardır. Bu dünya geçicidir. O yüzden bu dünyada biz güç, kuvvet, kudret sahibi olmaya gelmedik. Biz bu dünyaya Allâh’ın varlığını, birliğini tanıyıp O’na ibadet etmeye geldik.

O yüzden dünya üzerine hükmetmeyi isterseniz önce nefsinizi hükmedin. Nefsine hükmedemeyenler, dünyaya hükmedemezler. O yüzden önce nefsimizi temizleyelim. Nefislerini temizlemeyenler, dünyayı mı temizleyecekler, hükmedecekler? Eğer bir toplum kendini Kur’ân ve Sünnet tarihisinde pişirip Kur’ân ve Sünnet tarihisinde yürümezse onların elde ettikleri her şey onların başlarından aşağı geçirilir. Bir kimse dünya malına tamah eder ama dünya malını gerektiği zaman, gerektiği yerde kullanmazsa dünya malından onu hesaba çekerler. Dünya malı onun için bir zul olur. Dünya malı onun için bir Allâh’tan uzaklaşmasına sebep olan meta olur. O zaman biz her şeyin hayırlısını isteyelim. Evet, Müslümanlar şu anda zahiren baktığımızda sıkıntıdalar.

Bu sıkıntıyı görmüyor, pembe rüyalar içerisinde dolaşıyor zannetmeyin. Ama bu sıkıntıların tamamı Müslümanların dinlerinin gereğini yerine getiremediklerinden dolayı. Eğer dinlerinin gereğini yerine getirmiş olsalardı bu sıkıntı başlarına gelmeyecekti. Madem ki bu sıkıntı geldi başlarına, Cenâb-ı Hak dünyada onları temizlemeyi istiyor. Bir hastalık diyor ya, yolda giderken ayağınıza taş olsa sizin günahınıza kefarettir. Bir hastalığa bulaşsanız, bir öksürseniz, grip olsanız sizin günahınıza kefarettir. Eğer bir hastalıktan vefat ederseniz, sizi şehit hükmünde karşısına almak istiyor. Bir zalimin zulme altında canınızı verirseniz, şehit hükmünde sizi karşınıza alıyor. Bu farkında olmadan perdenin gerisinde Cenab-ı Hakk’ın korumasıdır.


2. Bölüm

Kulunu tertemiz, huzurunu almak istiyor. Kulunu temizlenmiş olarak huzurunu almak istiyor. Diyor ki, siz benim yolumdan gitmediniz. Siz benim peygamberlerin yolundan da gitmediniz. Siz benim gönderdim kitabın hükümlerini çiğnediniz. Siz her türlü melaneti işlediniz. Her türlü yanlışlı eksikliği kendinize doğruymuş gibi kabul ettiniz. Ama ben yüceler yücesi Rabbim. Ben lâ ilâhe illâllah Muhammeden Resûlullâh diyen temizlenmiş olarak karşıma almak isterim. O yüzden ümmetin başındaki sıkıntılar, ümmetin başındaki dertler, problemler Allâh’ın korumasındandır. Eğer Cenâb-ı Hak üzerimizden, komple ümmetin üzerinden korumasını alırsa o zaman yandığımız gündür. O zaman kafirlerden farkımız kalmaz bize.

Zaten biz dini bu manada tam Müslümanca, tam mümince yaşayan Müslümanlar değiliz. Bakın hayatınıza. Hayatınıza baktığınızda kendinizi tam mümince görüyorsanız bu sözlerim, özür dilerim bana ait. Ben kendi açımdan konuşuyorumdur. Başınıza bir bela, bir musibet, bir sıkıntı, bir dert geldiyse deyin ki kendi içinizden benim yaptıklarımın karşılığıdır. Ben bu geleni iyilikle savuşturayım da benim günahıma kefaret olsun diye düşünün. O yüzden ümmet de başına gelenleri, başına gelenleri günahına kefaret olarak düşünsün. Neden silahlanmadınız kafirler gibi? Neden kafirler gibi bir ve beraber olmadınız? Neden ayrılığa düştünüz? Neden parçalandınız? Neden benim cemaatım senin cemaatın oldunuz? Neden benim tarikatım senin tarikatın oldunuz?

Neden bir tarikatın şeyhi, öbür tarikatın şeyhinin arkasından konuştu? Neden insanların zekat topluyoruz deyip paralarını iç ettiniz? Neden insanların sadaka topluyoruz deyip paralarını iç ettiniz? Neden insanları Kur’ân ve sünnet dairesinde çalışacağız deyip iktidarı ele geçirip Kur’ân ve sünnet dairesinde çalışmadınız? Neden belediyelerde peşkeş çektiniz? Neden siyasette peşkeş çektiniz? Neden siz vazifeleri ehline vermediniz? Neden zekatlarınızı düzgün hesaplayıp, zekatı yerli yerine vermediniz? Neden Allâh yolunda koşmadınız? Neden Allâh yolunda mücadele etmediniz? Neden fisebillillah hayatınızı Allâh yolunda vakfetmediniz? Neden geceleri oturdunuz, televizyon izlediniz, orada burada vakit geçirdiniz, Allâh’ı zikretmediniz?

Neden heva ve hevesinize göre dininizi yorumladınız? Neden Kur’ân ve sünnete tabi olmadınız? İmamların iştahadına tabi olmadınız? Neden ayrılığa düştünüz? Neden kalkıp da Osmanlı’ya arkadan vurdunuz son İslam devletini? Neden Osmanlı askerlerini Yemen’de, Bağdat’ta, Şam’da, Arnavutluk’ta, Balkanlar’da, Bosna’da, Kırım’da, Hindistan’da, Pakistan’da arkadan vurdunuz kardeşlerinizi? Neden ümmet kendi içerisinde masonuyla, o sucusuyla, bu sucusuyla parça parça oldu? Bunları böyle göz önünde bulundurunca hiçbir şey de başınıza gelmeden ölürseniz vay ki hesabınız sizin. Vay ki hesabımız hepimizin de. Vay ki hesabımız. Eğer evleriniz Allâh yolunda değilse evinizden hesaba çekilirsiniz. Arabalarınız Allâh yolunda değilse hesaba çekilirsiniz.


3. Bölüm

Paranız Allâh yolunda değilse hesaba çekilirsiniz. Malınız mülkünüz Allâh yolunda değilse hesaba çekilirsiniz. Nefesiniz Allâh yolunda değilse hesaba çekilirsiniz. O hesap da çetin bir hesaptır. O hesap çetin bir hesaptır. Çetin bir hesap. O yüzden başımıza bir hastalık geliyorsa, ümmetin başına bir müsubet geliyorsa, ümmet böyle gavuru ellerinde rezil zebil oluyorsa, rezil zebil oluyorsa, Cenab-ı Hakk’ın onları temizlemesindendir. Allâh diyor ki uyanın, kendinize gelin. Uyanın kendinize gelin, titreyin. Bize mesaj veriyor. Ayrılırsanız, dağılırsanız, perişan olursunuz. Perişan olursunuz. Siz Allâh yolunda mücadele etmez, cihâd etmezseniz perişan olursunuz. Birbirlerinizle kardeşlerinizi tesir etmezseniz perişan olursunuz.

Başınıza dinsiz yöneticiler seçen kimsiniz? Dinsiz yöneticiler seçer, dinsiz yöneticileri getirirseniz perişan olursunuz. Zulme karşı, zalimlere karşı, dost oğlu, hakkınca, yerli yerinde mücadele etmezseniz, dağılırsınız, perişan olursunuz. O gün için sizin canınıza comcomdur, size dokunmuyorlardır. Yarın dokunan gelir size. Yarın dokunan gelir. O yüzden herkes, şapkasını önüne koyacak. Ben ne yaptım da bizim başım benim başıma geldi diyecek. Bu bir. İkincisi, benim ailem ne yaptı ki bu başımıza geldi? Üçüncüsü, biz topluluk olarak ne yaptık da bizim başımıza geldi? Yoksa suçu başkalarında aramak işin kolayı. İşin kolayı. Biz 28 Şubat’tan önce arkadaşlara derdik ki, arkadaşlar dışarıda toplanmayın, dışarıda konuşmayın.

Dışarıda kendi kendinize boş muhabbetler yapmayın. Dersden çıktınız mı hızlı arabalarınıza gidin, dağılın. Öyle demiyoruz da. Siz dışarıda cigara için, birbirinizle muhabbet edin. Kakara kukara yapın, görüntü yapın. Tak telefon açıyorlardı. Burada toplanıyorlar, zikrullah yapıyorlar. Şu oluyor, bu oluyor. Haydi polis basıyordur. Yapmayın. Dinlemiyor ki adam. Dikkat edin. Dikkat edin. Dinlemiyor ki adam. Adam başındaki çavuşundan iyi biliyor. Zakirinden iyi biliyor. Şeyhinden iyi biliyor. Hepsinden de iyi biliyor. Zaten o çavuşundan iyi görmezse problem olursa, çavuş mu yok memlekette. Öbürkünü arıyor. Selâmün aleyküm, aleyküm selâm. Abi ya, burada böyle böyle oluyor abi ya. Öbürkü de diyor ki olmaması lazım ya.

Burada öyle değil. Haydi. Böyle çok bilenler de olur. E kardeşim, Bayındır’ın derdi ayrı, Tire’nin derdi ayrı. Ödemiş’in derdi ayrı, İzmir’in derdi ayrı. İnsan ayrı, anlayış ayrı. Sen başındakine baksana. Yok. Onu dinlemeyecek ya. Nefsini dinleyecek. Ali olmazsa belli olur. Semazen başı kim? Ali. Ali’den kopattıramadı ya. Birini bulmak lazım. Kim lazım? Adem vardır ya. Adem abi ya. Böyle böyle oldu ya. Örnekliyorum ha. Adem diyor, böyle olmaması lazım ya. Tamam, bitti iş. Adam Ali’yi dinler mi? Dinlemez. Örnek. Biz çok biliriz ya. Bu önceden de aynı. Değişmiyor bir şey. Şimdi de aynı. Herkesin idolünde bir şey vardır. Çavuş vardır. Kendi çavuşu değildir ama. Ben ahmak. Senden önce o ders almış.


4. Bölüm

Neredeydin? Senden önce nefsini uğurmuş yere. Nefsini uğurmuş yere. Neredeydin? Senden önce o oturmuş halakaya. Neredeydin? Öyle değil. Bir de buğday vardır ya. Biz basılıyorduk. Ondan sonra diyorduk ki arkadaşlar aha sonuç. Hadi yer arayalım şimdi bir daha. E ne oldu? E basıldık. Yer alınıyor harıl harıl. Ya kim verir bize Zikrullah’a yerini? Kaç kişi verir? Nimet’i görmüyor insanoğlu. Görmüyor. İçindeyken bilmiyor. Aynı şey Osmanlıyken bilmiyorlardı. O günün âlim-i uleması şeyhi şeriat istediği için Osmanlıyı yıktı. Şeriat istedi diye Osmanlıyı yıktı. O günün âlimi uleması. Osmanlı yıkıldıktan sonra yıkıntının altında kendileri de kaldılar. Ondan sonra pişmanlık risaleleri yazdılar. Ne anlamı kaldı?

Yıkıldı mı? Yıkıldı. Yıkılırken bir tuğla da sen çektin mi? Çektin. Bir tuğla da sen çektin. Yıkılırken bir tuğla da sen çektin. Sen bin bir tane tuğla koysan şimdi o tuğlanın bir tuğlanın karşılığı değil o. Bin bir tane tuğla koysan o bir tuğlanın karşılığı değil. Gitti. Yüz yıl gitti ümmet için. Ümmet yüz yıldan beri kan ağlıyor. Yüz yıldan beri kanı dökülüyor. Yüz yıldan beri peşkeş çekiliyor. Yüz yıldan beri ümmetin başına gelen geliyor. Ondan sonra bin bir tane risale yazsan eski sahip böyleydi yeni sahip böyle de. Ondan sonra bin bir gece sen tövbe edeceğim de. Neden? Eskisi böyleydi yenisi böyleydi de. Yıkıldı. Ümmetin bir halifesi yok bir komutanı yok. Yok. Yıkıldı. Yıkıldı yıkıldı. Sen yazdın mı risale olarak bunun yıkılması için yazdın.

Sen yazdın mı bunu yazdın. Sen yaptın mı bunu yaptın. Yaptın. Sen yürüdün bu yolda yürüdün. Kim bir kötülük yaparsa geçen bütün kötülüklerden nasibini alır. Al nasibini şimdi. Al nasibini. Osmanlının yıkılmasına fetva veren sebep olan ne kadar âlimi, şeyhi, osu busu varsa hepsi de sorumlu. Ümmetin içerisindeki karhanelerden, meyhanelerden, barlardan, pavyonlardan, akılan kanlardan, yapılan zinalardan, katliamlardan, Osmanlının yıkılmasına sebep olanların hepsi de sorumlu. Ne temizleyecek? Ne temizleyecek? Sorumlu. Sorumlu. Sen yıktın mı kardeşim yıktın. Sorumlusun. Sebep oldun. Bir tuğla çektin mi oradan. Sen çektin. Sorumlusun. Eee 28 Şubat’tan da sorumlu. Eee Kerhem desteklediler. Sorumlusunuz kardeşim.

Sorumlusunuz. Desteklediniz mi? Desteklediniz. Tekkelerinizi kapattınız mı? Kapattınız. Mücadele ettiniz mi? Hayır. Kelepçeyi gözü aldınız mı? Almadınız. Ne yaptınız? Efendim burada baskı var. Polisler kapının önündediriyor. Dersleri iptal edelim mi? Edin. Ettiniz dersleri iptal. mücahettiniz? çok sufidiniz? Allâh yolunda koşardınız siz ya? Çeklerinizi Mustafa abi mi ödeyecek efendim? İçeri girersek Mustafa abi mi dükkanlarımızı açacak? İyi. 28 Şubat’a Kerhem destek oldunuz mu? Oldunuz. İmam ateplerinin kapanmasından sorumlusunuz. Kur’anı Kerimler Kur’ân kurslarının kapanmasından sorumlusunuz. Türkiye’deki İslami gelişmeye 20 yıl geriye itti. Sorumlusunuz. Sorumlusunuz. Başınıza bir hastalık gelirse temizleyecek Allâh sizi.


5. Bölüm

Diyeceğiz ki lan bir hastalık gelmiş bunlara taun hastalığı gibi bunlar temizlendi diyeceğiz. Gelirse rahat yataklarında yatarlarsa eyvah eyvah. Bilin ki hesapları ağır. Neden? Neden? E o Kur’ân kursunun kapanmasından sorumlusun. Destekledin ya. E o imam ateplerinin kapanmasından sorumlusun. Destekledin ya. Şimdi HDP’ye oy verenler Güneydoğu’daki şehitlerden sorumsuz mı? Dolaylı olarak PKK’yı desteklen cemaatmiş, tarikatmış adı neyse sorumluluğu yok mu? Olur. Ne zaman gazetesini destekleyenler sorumlu değiller mi? Yazarları ben HDP’ye oy atacağım derken HDP’yi bizim önümüzde avlayıp pullarlarken onca şimdi şehit veriliyor orada. Her gün şehit veriliyor. Sorumlu değiller mi? Allâh’ın tokadı böyle göstere göstere gelir.

Derler ya görünmez görünür o, zahir o. Göstere göstere gelir. O yüzden bir hastalık geliyorsa, bir bela, bir musibet, bir sıkıntı geliyorsa deyin ki bu bizim işlediklerimizden dolayıdır. Cenâb-ı Hak yine merhametini coşturmuş temizleyip dalıyor karşısına. Merhametini coşturur. Merhametini coşturmazsa zulüm bataklığında küfür bataklığında debelenir gider insan Allâh muhafaza eylesin. O yüzden ben bu bela, musibet sıkıntıları ümmetin temizliği olarak görüyorum. Diyorum ki bir tarafta hiç kimse zulme istemez. İster mi? Kim ister zulme? Kim ister? İnsanın içi dayanmıyor. Pazara gidiyorsun, domates alacaksın, bakıyorsun Suriyeli bir kadın alamıyor, dolanıyor ortalıkta. Dilenemeyenleri var. Bir dilenenler dileniyor zaten.

Dilenemeyenler var. Dolaşıyor. Orada burada öyle bakıyor. Alamıyor. Buna kimin diğeri dayanır? Veya hatta büro’nun olduğu yerde orada bir okul var bizim. Suriyelilerin geldiği bir okul var. Her gün görüyorum onları kapının da. Kimin ciğeri dayanır ona? Her gün. Ben her gün onlarla içeceğim. Her gün. Oraya okula gidiyor. Oraya okula gidiyor. Onlar iyileri gene. Kimin ciğeri dayanır? Ama bunun sorumlusu ümmet. Bunun sorumluları bizderiz. Biz dinimizi tam olarak yaşayıp tam olarak dinimizin üzerinde duramıyoruz ki. Biz laylölom’dayız biz. Yok sarığını öyle mi sardı? Yok sarını böyle mi sardı? Yok kırmızı mı olsun? Yok yeşil mi olsun? Adam koca profesör ya. İzmir’de bile onu soruyor. Neden böyle renkli giyiniyorsunuz diyor.

Adam Kur’ân Sünnet’ten eksiklik var mı yok mu diye bakmıyor. Adam senin kıyafetine takmış. Neden yeşilsin, neden beyazsın? Neden sarısın? Adam meselenin özüne bakmıyor. Oturmuş ümmet kendi içerisinde habire olup olacak şeyleri tartışıyor. Organ bağışının üzerinde fırtına koparıyorlar. Bu. Allâh bizi temizleye inşâAllah. Bu uzun sidretül müntaha neresidir? Neresidir? Ağma ile bilinmezlik arasında mıdır? Yok diye bir şey yok mudur? Her şey var mıdır? Bir şeyin kavram anlamıyla mecaz anlamını nasıl ayırt edebiliriz? Sidretül müntaha Cenâb-ı Hak’la Hz. Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem hazretlerinin miraçta miraçta görüştükleri yer neresi olduğunu bilmiyoruz. Bu manada biz buna mekan izaf etmek mümkün değil. o amaya mekan olarak bir şey izaf etmek de mümkün değil.


6. Bölüm

Orada Müslümanlar bu manada meseleyi anlasınlar diye hiçbir şey yaratmazdan önce neredeydi? Ağmadaydı diyor ağma halindedir Bunu mekansal olarak anlatmak mümkün değil. Aravi bunu normalde kendince mantık önermelerinde ağma demesi mekan olarak izaf edilir diyor Ben buna katılmıyorum Ağmaya mekan izaf edilmez Evet belki de normalde ağmaya mekan izaf edemem ben Ağma bir südur haldir kendi içinde zatıyla alakalıdır O yüzden ben ona neresidir dediğimde ben ona burasıdır deme noktasında değilim. Ağma ile bilinmezlik arasında mıdır? Bu noktada buna bir şey söylemem mümkün değil bu bir hal meselesi bunu normalde geçen gün Çanakkale’de de söyledim bir hali olmayan bir kimsenin bunları anlaması bunları normalde bilmesi bunların üzerinde fikir yürütmesi sadece ve sadece edebiyat olur o kimsenin ağma ile bilinmezlik arasında mı diye bunun sorması normalde bu kimsenin hiç halinin olmadığına işaret hiç ben normalde bazen arabiden bir şey bir söz veya bir şey naklediyorlar bakıyorum ben ve onunla alakalı bir şey soruyorlar diyorum ki kendi içinden hiç hal ile alakalı bir şey yok anlaşılması mümkün değil arabiyi anlamak isteyenler keşf ilmi olacak keşfleri olacak bunun başlangıcı da hal keşf ilminin başlangıcı haldir hal keşf ilmidir bir kimsenin halinin açılması keşfinin açılmasıdır bir kimsenin kalbine ilham gelmesi keşfinin açılmasıdır bunları normalde zahir olarak ben yine okuyacağım buraya sonuna kadar vaktimiz kalmayacak belki de ama kırılmasın incinmesin diye okuyorum bunları bakın kırılınmasın incinilmesin diye okuyorum bakın kırılınmasın incinilmesin diye okuyorum yok diye bir şey yok mudur vardır niye göre yoktur yokluk bir kavramdır niye göre yokluk vardır niye göre yoktur aslında bunu yazan kardeş de diyeliklik yapmamız lazım erkeklerden mi buradan mı bu soruyu yazan bayanlardan mı oradan bayanların sorumlusu işaret versin bize ne cihaz vermiyorsun kardeşim bu Allâh Allâh Hak Hak sordunuz mu?

Diyeceksiniz ki ben sordum Hatalı, hatasız Doğru, yanlış Kimsenin boğazını sıkmıyor burada En yanlış bir şeyi sorsan dahi ben sordum En absürt bir şey dahi olsa ben yazdım Bu kadar Bu herkes için geçerli Allâh muhafaza eylesin Evet Zevceye ve aile fertlerini infah etmek Allâh yolunda harcadığın para Köle azad etme hususunda Harcadığın para Miskinlere tasattuk ettiğin para Ve ailene harcadığın paradan Sevabı en büyük olan Aile fertlerine harcadığındır Demek ki birinci derecede bir kimse Önce ailesine Aile fertlerine para harcayacak Birinci cömerttiği bir kimsenin Eşine Çocuklarına Ondan sonra Etrafındaki akrabalarına Aile bireylerine Birinci derecede İnsanın İnfak edeceği Para harcayacağı Aile bireyleri Allâh bizi onlardan eylesin Çeşinin harcadığı En hayırlı para Ailesine harcadığı para Allâh yolunda Cihâd etmek üzere Atına harcadığı para Ve Allâh yolunda Arkadaşlarına harcadığı paradır Birinci derecede neymiş Ailesine harcadığı para İkincisi neymiş Allâh yolunda Cihâd etmek üzere Harcadığı para Sohbete gitmek Zikrullah’a gitmek Bu noktada Allâh yolunda Koşuşturmaya gitmek Oraya harcadığın para Ne oldu İkinci derecede önemli Üçüncüsü ne Allâh yolundaki Arkadaşlarına harcadığın para Allâh yolundaki Arkadaşlara harcadığın para Yolda yemek yediniz Yolda çay içtiniz Arkadaşının bir eksiğini Gördün yolda Asıl önemli olan Nelermiş bunlar bir Önce kendi ailene Eşine, çoluğuna, çocuğuna İki, ondan sonra Allâh yolunda Koşmaya Üç, Allâh yolunda Koşan kardeşlerine Arkadaşlarına Bana cennete ilk girecek olan Üç kişiyle cehenneme İlk girecek olan üç kişi Arzulundu Cennete ilk önce girecek Üç kişi şunlardır Bir, şehitler İki, Rabbine güzel güzel İbadet edip Efendisine itaatte bulunan Köle Üç, fakir bir aile Sahip olup başkalarına El açmaktan çekinen kimse Cehenneme ilk önce Girecek olan üç kişi de Şunlardır Bir, zalim idareci Eğer bu devlet başkanı Bu belediye başkanı Bu bir müessesede Amir, memur, müdür Bir yerde çavuş Zakir Şeyh Zalim idareci Zulm ediyor Allâh muhafaza eylesin İkincisi çok mal ve Servet sahip olup Zekatını vermeyen kimse Cehenneme ilk girecek olan Üç kişinin ikincisi Zekatını düzgün hesaplayıp vermeyen kimse Üç, kendini beğenen kibirli fakir Fukara ama kibirli Vakarlı değil, kibirli Vakarlı olmak şu Hiç kimseden hiçbir şey istememek Hiç kimseye halini harc etmemek Bu vakardır Sufiler hiç kimseden hiçbir şey istemezler Bu vakardır Ama birisi ona bir tasattukta bulunmak istiyor O kibirlenip onu red ediyor Onu reddettiği anda kibirli o Allâh muhafaza eylesin O yüzden bir kimse bir şey istememek O yüzden bir kimse bir şey istemeden Kendisine bir şey ikram edilirse Bir şey tasattuk edilirse Alır İhtiyacı yoksa İhtiyacı olana verir Ona karşı verilen Mala verilen Herhangi bir şeye karşı Kibirlenmez Bunu mu bana vermiş Ben bunu mu giyeceğim bunu mu ikram etmiş bize Biz bu çorbayı mı içeceğiz şimdi Bu kibirlilik Allâh muhafaza eylesin O yüzden normalde bir kimse Birisi ona bir şey tasattuk ettiyse Onu alır İhtiyaçlı olan bir kimseye verir Bunun için bir kimse de Durumu normalse Normal giyinir Sufilerin adabıdır bu Ona birisi ihtiyacı varmış gibi görmesin Ona birisi ihtiyacı varmış gibi görmesin Çünkü Hali vakti yerinde olup da Hali vakti yerinde olup da Palaz pandarası giyinmek Sufilikte yoktur Sûfî tertiplidir Düzenlidir Öyle kendince Palaz pandarası giyinmez Böyle kendi kendine Dağınık bir şekilde durmaz Zakirler Zakirler, çavuşlar dağınık bir şekilde giyinmeyecekler Zakirler, çavuşlar dağınık bir şekilde giyinmeyecekler Olur olunuz kıyafetle dolaşmayacaklar Olur olunuz kıyafetle dolaşmayacaklar Çok titiz davranacaklar Bir yere gidersin bu bizim Zakirimiz der millet Gömlek bir tarafta, pantolonu bir tarafa Sarığı bir tarafta Öyle şey olmaz Her şeyiyle muntazam olacak Gömleğiyle Haydarisiyle, sarığıyla Pantolonuyla Konuşmasıyla Ağız bakımıyla, diş bakımıyla, vakarıyla Arkadaşların olan hitabıyla Dervişler muntazam olur Kıyafetleriyle, yemeleriyle İçmeleriyle Bu fakirlikle Zenginlikle alakası yok bunun İki tane gömleği vardır Hiç önemli değil Ütülüdür onun gömleği Üç tane pantolonu vardır Önemli değil Ütülüdür, bakımlıdır Öyle ayağından çorabından içinden parmak çıkmaz Çorabı eski olabilir Rengini atmış olabilir Hiç önemli değil Çorabından parmağa çıkmayacak Alacak iğne, ipliği, dikecek sünnet Sûfî’nin gömlek düğmelerinden bir tanesi kopuk değildir Alır oradan bir tane iğne, iplik Gömlek düğmesini diker kendisi Sünnettir Öyle pantolonun, gömleğinin orası burası sökük değildir Alır bir tane iğne, iplik Diker Sûfî kadınların da Derli toplu olmaları gerekir Öyle bak Üstlerinde çamaşır sulu Bilmem orası yırtık, pırtık, sökük bir şey giymez Yamala Dik Çocuklarını düzgün dolaştırır Sökük, dik Kopuk, dik Çocuk deyip gezdirme O çocuğu da titiz yetiştir Allâh muhafaza eylesin Bir kimse bir kimseye bir tasattuk ettiğinde O kimse de ne yapacak?

Red etmeyecek Meşhur söz İstersek dilimiz kopsun Verirler de almazsak kolumuz kopsun Bunu kendi nefsim için söylemiyorum Bana hediye de getirmeyin Bana hediye de getirmeyin, bir şey de getirmeyin Hiçbir şey getirmeyin Hiç, açıkça söylüyorum Hiç ama Ya hediyeleşmek sünnet Eyvallâh Ben sünneti reddetmek değil burada derdim O kapı açıldığında herkes yığılır Şeyhine bir şey götürmek için Yok Bizim yolumuzda olmasın Allâh muhafaza eylesin Karının ağzına koyduğuna varıncaya kadar Allâh rızasını gözeterek Harcadığın her masraf için Ecir ve sevap kazanırsın Eşinin ağzına bir lokma koydun Bir hurma koydun O dahi senin sadakandır Ama bunu eşinin yüzüne Kalkma Çocuklarının yüzüne kalkma Ben size bakmak için neler çekiyorum Değil mi?

Allâh muhafaza eylesin Bir adamın mükafatını Allâh’tan bekleyerek Ailesine harcadığı her masraf Bir adamın mükafatını Allâh’tan bekleyerek Ailesine harcadığı her masraf Kendisi için sadaka olur Kendi nefsine yedirdiğin Senin için sadakadır Çocuğuna yedirdiğin Senin için sadakadır Zevcene yedirdiğin Senin için sadakadır Hizmetçine yedirdiğin Senin için sadakadır Kendine yedirdin içirdin Sadakadır Hatta bunu yemek olunca Bunu normalde Bir kimsenin Asli ihtiyaçları olarak Görebiliriz Yemek asli ihtiyaçtır Kıyafet asli ihtiyaçtır Bir kimsenin kendisine harcadığı Asli ihtiyaçlar Eşine harcadığı asli ihtiyaçlar Çocuklarına harcadığı Asli ihtiyaçlar Onlarında çalışanlarına harcadığı Asli ihtiyaçlar Bunların hepsi de nedir Sadakadır Veren el Alan elden daha hayırlıdır İnfaka geçimini Üzerine aldığın kimselerden Annen baban kız kardeşin Erkek kardeşim ve yakın akrabalarından Başla O zaman biz bir Hayır hasenat edeceksek Önce ne yapacağız Annemizden babamızdan Kız kardeşimizden başlayacağız Bir kimsenin Kendisine başkalarına Muhtaç olmamak üzere Harcadığı masraf sadakadır Yine bir kimsenin karısına Çocuklarına ve aile fertlerine Harcadığı da Sadakadır Allâh bizi Doğru yolunda gidenlerden eylesin İnşâAllah Yüzdeki hafta bu konuya Devam edeceğiz Fala minnahu La ilaha illAllah el-Fâtiha Âmîn


Kaynakça

Mustafa Özbağ Efendi’nin sohbetinden derlenmiştir.

Kaynak video: YouTube

İlgili Sözlük Terimleri: Zikir, Nefs, Sünnet, Şeyh, Halife, Muhabbet. → Tasavvuf Sözlüğü’nün tamamı