Perşembe, 14 Mayıs 2026
YOLUMUZ NÜBÜVVET YOLUDUR

Mustafa Özbağ

İrşad & Tasavvuf · Resmî Site
Dergah Sohbetleri Serisi ·

488. Dergâh Sohbeti — Kadının Kocasına Karşı Vazifeleri, İtâat Sırası, Kocanın Hakları ve Namazı Kabûl Olmayan Üç Kişi

Mustafa Özbağ Efendi'nin dergah sohbeti: 488. Dergâh Sohbeti — Kadının Kocasına Karşı Vazifeleri,…. Tasavvuf, ahlâk ve mânevî yol üzerine kapsamlı açıklamalar.

Kadının: Giriş

Kaldığımız yerden devâm ediyoruz. Allah’a inanan hiçbir kadının kocası istemediği hâlde yapması helâl olmayan beş şey hakkında hadîs-i şerîflerle konuşacağız.


Kadının Kocasının Evine Birini Almaması

Birincisi: Kadın, kocası istemezse birisinin evine girmesine müsâade etmeyecek. Bu kim olursa olsun; kadının ister annesi olsun, ister babası olsun, ister adamın kendi annesi babası olsun, ister bir komşu olsun. Evli bir erkek hanımına “Filancayı eve almayacaksın” dediğinde almayacak. Hanefîler, kadın bunu yapması hâlinde boşanma sebebi olarak görmüşlerdir.


Kadının Kocasından İzinsiz Dışarı Çıkmaması

İkincisi: Kocası istemediği hâlde kadın dışarı çıkmayacak. Kocası “Şuraya gitmeyeceksin, evden çıkmayacaksın” derse kadın çıkmayacak. Hanefîler burada bir parantez açmışlar: Ölüm söz konusu olursa, ağır bir hastalık söz konusu olursa, acil çok önemli bir ihtiyâç olursa ve eşine de ulaşamıyorsa, o zaman kadın çıkabilir.

Erkek “Bakkala git, markete git, bir şey lâzım olduğunda benden izin almana gerek yok, yap yapacağını, gör işini” dediyse o zaman söylenecek lâf yok. Ama böyle bir şey dememiş erkek; kadın ondan izin alıp çıkmak zorundadır. Gittiği yeri söylemek zorundadır. Söylemez de giderse boşanma sebebidir ve büyük günâh, kebâirdendir.


Evli Kadının İtâat Sırası

Üçüncüsü: Başka birine itâat etmesi. Evli bir kadının itâati Allah’a, Resûlüne, ondan sonra kocasınadır. Evli bir kadın “Abim böyle istedi, annem bunu istedi, babam geldi böyle dedi” diyemez. Kocasından başka itâat edeceği ikinci bir merci yoktur.

“Allah’a itâat edin, Resûlüne itâat edin, sizden olan emir sâhiplerine itâat edin.” Bu işin siyâsî tarafı da mânevî tarafı da var. Ama burada “şeyhine itâat eder” diye yazmıyor. Bir kadın kocasına itâat eder; Kur’ân ve Sünnet dâiresinde kocasına itâat eder. Öyle annesi, dayısı, babası, şeyhi değil. Biz Kur’ân ve Sünnetin izinden gideceğiz. Allah muhâfaza eylesin.


Kadının Yatağı Terk Etmemesi

Dördüncüsü: Yatağından ayrılması helâl değildir. Kadın yatağı terk edeceği zaman kocasından izin alacak. “Ben rahatsızım, şuraya yatabilir miyim? Çocuk rahatsız, müsâade edersen ben çocuğun yanında kalayım.” Adam izin verirse kadın yatağı terk edecek. Adam izin vermezse kadının yatağı terk etmesi haramdır, büyük günâh kebâirdendir. Adamdan izinsiz yatağı terk ederse Hanefî’ye göre boşanma sebebidir.


Kadının Kocasını Dövmemesi

Beşincisi: Kadın adamı dövmeyecek. Bu tuhaf gelmesin size; kocalarını döven kadınlar var. Şimdi erkek sığınma evleri açılıyor. Allah muhâfaza eylesin.


Kocanın Haksızlığı Durumunda Kadının Tutumu

Kocası haksızlık yapıyorsa kadın onu râzî etmeye çalışsın. Diyecek ki: “Bak burada bir rahatsızlık var, burada bir haksızlık var, burada bir yanlışlık var.” Onu anlatacak. Eğer kabul ederse ne âlâ; Allah da o kadının özrünü kabul eder, delîlini kuvvetlendirmiş olur, bir günâha da girmez. Kocası râzı olmasa artık kadın Allah katında mâzur sayılır. Kocası o haksızlığa devâm ediyorsa o kadın Allah katında haklıdır; susuyor ama Allah’ın himâyesine girdi.


Kocanın Karısı Üzerindeki Hakları

Bir kadın geldi ve dedi ki: “Yâ Resûlallah, kocanın karısı üzerindeki hakkının ne olduğunu bana bildir. Ben bekâr bir kadınım. Eğer o hakları yerine getirmeye gücüm yeterse evlenirim, yoksa kocasız dururum.” Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri buyurdu ki:

Birincisi: Kocanın karısı üzerinde hakkı, bir deve üzerinde bile olsa kendisiyle cimâ etmek istediğinde ona karşı koymamasıdır. Kadın “Başım ağrıyor, migrenim tuttu, kendimi kötü hissediyorum” demeyecek. Adam gel dediğinde ve hattâ gel demesine gerek yok, o tarafa doğru meyletttiğinde kadının hayır kelimesi olmayacak. Erkeklere de bu konuda eşinin konumunu, durumunu gözetin; onun da istekli olduğu zamanları gözetin denmiştir.

İkincisi: Kocasının izni olmadan nâfile oruç tutmamasıdır. Kadın kendi kafasından “Ben oruçluyum” deyip cimâya kapı kapatmayacak. Eğer izinsiz tutacak olursa aç ve susuz kalmış olur, sevap elde edemez.

Üçüncüsü: Kocasının izni olmadan evinden dışarı çıkamaz. Eğer çıkarsa gökteki melekler, rahmet ve azap melekleri, geri dönünceye kadar kendisine lânet ederler.


Namazı Kabûl Olmayan Üç Kişi

Şu üç kimsenin namazları başlarının üzerinden bir karış yükselmez:

  • İstemedikleri hâlde bir topluma imâm olan kişi — darbe yaparaktan toplumun başına geçenler, değişik ayak oyunlarıyla iktidârı ele geçirenler gibi. Bir kimse atamayla şeyh olmayacak; mecbûr o şeyhe inkısâb edecek diye bir şey olmayacak.
  • Kocası kendisine kızgın olduğu hâlde geceyi geçiren kadın — bu kızgınlık cimâ ile alâkalıdır.
  • Birbirinden alâkayı kesen iki kardeş — hem dergâh kardeşliği mânevî olarak hem de zâhir kardeşlik. Kardeşler birbirleriyle ilgi ve alâkalarını kesmeyecekler.

Hiçbir İyiliği Semâya Yükselmeyen Üç Kişi

Şu üç kimsenin hiçbir namazı makbûl olmaz ve hiçbir iyiliği semâya yükselmez:

  • Efendisinden kaçan bir köle — sâhiplerine dönüp onların hizmetine girinceye kadar.
  • Kocası kendisine kızgın olan kadın — kocası râzı oluncaya kadar.
  • Sarhoş olan kimse — ayılıncaya kadar.

Allah bu üç hâlden de bizleri muhâfaza eylesin inşaAllah. Bir kadın kocası istemediği hâlde evinden çıkarsa dönünceye kadar gökteki bütün melekler ve insanlarla cinlerden başka uğradığı her şey ona lânet eder. Allah bizi muhâfaza eylesin.


Kapanış

Kocasının iyiliklerine şükretmeyen bir kadına Allah rahmet nazarıyla bakmaz. Allah izin verirse inşaAllah zevciye ve âile fertlerine infak etmekten devâm edeceğiz. Lâ ilâhe illallâh. Âmîn.


Kaynakça

Hadîs-i Şerîf Kaynakları:

  • “Allah’a inanan hiçbir kadının kocası istemediği hâlde…” hadîsi — Taberânî, el-Mu’cemü’l-Kebîr, XI/367; Heysemî, Mecmau’z-Zevâid, IV/312
  • Kocanın karısı üzerindeki hakkı hadîsi (deve üzerinde olsa dâhi) — Ahmed b. Hanbel, Müsned, IV/381; İbn Mâce, Nikâh, 4 (Hadis No: 1853)
  • Kocasından izinsiz nâfile oruç tutma yasağı — Buhârî, Nikâh, 86 (Hadis No: 5195); Müslim, Zekât, 84 (Hadis No: 1026)
  • Kadının izinsiz evden çıkması ve meleklerin lâneti — Taberânî, el-Mu’cemü’l-Kebîr; Heysemî, Mecmau’z-Zevâid, IV/313
  • Namazı kabûl olmayan üç kişi hadîsi — İbn Mâce, İkâmetü’s-Salât, 43 (Hadis No: 970); Tirmizî, Salât, 150
  • Namazı ve iyiliği semâya yükselmeyen üç kişi hadîsi — Taberânî, el-Mu’cemü’l-Evsat, III/219
  • Kocasının iyiliklerine şükretmeyen kadın hadîsi — Buhârî, Küsûf, 9 (Hadis No: 1052); Müslim, Küsûf, 1 (Hadis No: 907)
  • “Allah’a itâat edin, Resûlüne itâat edin, sizden olan emir sâhiplerine itâat edin” — en-Nisâ 4/59 (âyet-i kerîme)

Fıkıh Kaynakları:

  • Kadının kocasından izinsiz eve birini alması ve boşanma sebebi oluşu — Hanefî fıkhı: Kâsânî, Bedâiu’s-Sanâi, II/334; İbn Âbidîn, Reddü’l-Muhtâr, III/188
  • Kadının izinsiz evden çıkmasının boşanma sebebi oluşu — Mergînânî, el-Hidâye, II/287; İbn Âbidîn, Reddü’l-Muhtâr, III/190
  • Zarûret hâlinde kadının izinsiz çıkabilmesi (ölüm, ağır hastalık, acil ihtiyâç) — Kâsânî, Bedâiu’s-Sanâi, II/335
  • Kadının yatağı terk etmesinin hükmü — İbn Âbidîn, Reddü’l-Muhtâr, III/192; Kâsânî, Bedâiu’s-Sanâi, II/336
  • Evli kadının itâat sırası — İbn Âbidîn, Reddü’l-Muhtâr, III/186; Mergînânî, el-Hidâye, II/285

Diğer sohbetler: Dergah Sohbetleri

Kaynak: TDV İslâm Ansiklopedisi

İlgili Sözlük Terimleri: Sünnet, Şeyh, Dergâh. → Tasavvuf Sözlüğü’nün tamamı