Perşembe, 14 Mayıs 2026
YOLUMUZ NÜBÜVVET YOLUDUR

Mustafa Özbağ

İrşad & Tasavvuf · Resmî Site
Dergah Sohbetleri Serisi ·

715. Dergah Sohbeti | Kur’an Zikirdir — Müddessir Suresi 54-56

49. Nasihat: Müddessir 54-56 üzerine — Kur'an'ın zikir olduğu, meallerdeki tercüme sorunu, zikrullahın ibadetlerin zirvesi oluşu ve Allah dilemeden zikredilemeyeceği hakikati.


Açılış Duası

Selamün aleyküm! Allah gecenizi hayırlı eylesin. Hayırınızı, yılınızı, ömrünüzü hayırlı eylesin. Rabbim cümlemizi ve cümle-i ümmet-i Muhammed’i Hakk’ı Hak, batılı batıl bilenlerden eylesin. Hakk’ı Hak bilip Hakk’ı yaşayan ve haykıran ve tebliğ eden, batılı batıl bilip batılı karşı cihat eden kullarından eylesin. Nerede ümmet-i Muhammed’e zulmediliyorsa, küm ümmet-i Muhammed’in hakkına, hukukuna, namusuna, şerefine, haysiyetine tecavüz ediyorsa, ettiriyorsa, Cenâb-ı Hak hepsini de kahreperişan eylesin. İsrail’i ve destekçilerini batırsın. Batıyı batırsın. Roma’yı batırsın. Washington’u batırsın. Pekin’i batırsın. Rusya’yı batırsın. Almanya’yı ve Avrupa’yı batırsın. İslam’ı faydalar eylesin. Ejmeyem. Geçen hafta işlememiştik konu. Bu haftada kaldığımız yerden devam edeceğiz inşallah. 49. Nasihat. Müdessir Sûresi, ayet 54-55-56. Allah’ı affeylesin, Allah’ın sebebini affeylesin. Bismillahirrahmanirrahim. Kevla, innehu tezkiretun, femen şâ’a zekere. Vema yadzikurûn illâ yeşâ Allah. Vahlu’l-teqvâ ve ahlu’l-mâfira. Sadaka Allah’ül-Azîm. Amin. Müdessir, ayet 54-55-56. Hayır, hayır. Yüz çevirdikleri bu Kur’an gerçekten bir zikirdir. 55. Ayet. Dileyen onu zikreder. 56. Ayet. Ancak Allah dilerse zikreder. Allah kendinden korkulmaya ve affetmeye daha layıktır. Bunu meallere bakarsanız, enteresan bir şekilde meallerde bu ayet-i kerime zikir yerine öğüt olarak çevirmişler.


715. Nasihat — Dergah Sohbeti

Yani meallere baktığınızda hayır hayır yüz çevirdikleri bu Kur’an gerçekten bir öğüttür. Meal olarak böyle çevirmişler ama ayet-i kerime’nin normalde aslında zikir olarak geçiyor, mastar olarak. E şimdi yine 55. ayette de hani dileyen onu bu öğüdü dinler olarak çevirmişler. Ama yine ayet-i kerime’de dileyen onu zikreder. Normalde çünkü orada da ayet-i kerimin aslı zikir olarak geçiyor. Yine 56. ayette de ancak Allah dilerse öğüd alırlar. Bu ayet-i kerime’nin mealde öyle ama tabi dilerse Allah ancak dilerse zikreder. o kimse Allah onu zikrullah etmesini dilemezse o zikredemez. Kendinden korkulmaya ve affetmeye Allah layıktır. Şimdi bir ayet-i kerime daha var. Şimdi burada mesela 56. ayette ancak Allah dilerse zikreder. Buradaki o zikir kelimesini öğüt olarak almışlar ya en am 138’de ise aynı kelime geçiyor. Yine orada zikir olarak geçiyor. En am 138’de ise bir kısım hayvanlar da var ki onları keserken üzerlerine Allah’ın adını zikretmezler yazıyor. La yaskurine. Yani burada aynı bu la yaskurine öbür günlerde de geçiyor aynı kelime. Ama ve lakin en am 38’de Allah’ın adının zikredilmesi gerektiğini söylerken öbür ayetlerde aynı Kur’an-ı Kerim’i öğüt olarak geçiriyor.

Yani normalde zikirden uzaklaşın da nasıl uzaklaşacaksanız uzaklaşın. evet Kur’an bir zikirdir. Öğütü de içine alır. Kur’an zikirdir. Evet Kur’an zikirdir. Öğütü, nasihatı, ibadeti, kısasları, hukuku her şeyi içine alır. Bu konuda hani Kur’an zikirdir derken biz oturup zikretmek olarak da onu da içine alır. Ama ve lakin burada zikir kelimesini neden değiştiriyorsunuz? Neden zikir kelimesini öğüt olarak değiştiriyorsunuz? Benim durduğum nokta burası. Yani Kur’an-ı Kerim’deki ayet-i kerimin siz değiştirmeyin. Bırakın zikirden kim ne anlıyorsa onu anlasın. Birisi oturup ondan sonra Fatiha bin sefer okursa o hem Kur’an okudu hem Allah’ı zikretmedi mi olacak? Veya da o kimse beş bin tevhid çekerse Kur’an’da La ilahe illallah tabi sonuçta ayettir. O zaman onu da zikretmiş oldu. Burada normalde benim durduğum nokta şu. Kur’an-ı Kerim’de zikir ayeti geçen yerlerde, zikir bildiğiniz zikir ayeti geçen yerlerde işte öğüt. bilmem kim hatırlatma. Yok işte şu, yok bu. Bununla alakalı kendilerince hani zikir örtelim de nasıl örtersek örtelim. Ama örtelim. Bu zikri dar bir daireye alalım, örtelim.

Yok hayır. Kur’an’ın neresinde zikir geçiyorsa o zikirdir. Öğütü de içine alır, hatırlamayı da içine alır. Ne bileyim işte kalbin temizlenmesini de içine alır, nefsin temizlenmesini de içine alır. Evet o zikirdir, oturup Kur’an-ı Kerim’i okumayı da içine alır. Evet o zikirdir, Kur’an’ın hükümlerini de içine alır. Kısas ayetlerini de içine alır. Kaldırmaya çalıştığınız, yok etmeye çalıştığınız kısas ve cihat ayetlerini de içine alır. cihat öyle cihat kalmadı. Nasıl cihat kaldı? Nasıl cihat kaldı? İşte İsrail her gün cayır cayır Müslümanları katlediyor mu? Evet. Çin her gün Doğu Türkistanları Müslümanları katlediyor mu? Evet. Dünyanın her yerinde Müslümanların canları, malları, namusları, haysiyetleri, şerefleri ayaklar altına alınıyor mu? Evet. Daha nasıl cihat bekliyorsunuz siz? Hangi cihat ayetini kaldıracaksınız? İslam dünyasını sömürmek, köleleştirmekse, köleleştirdiniz, sömürdünüz zaten. Hala da sömürüyorsunuz. Ne düşünceniz ne isteğiniz ne? Yok. Yani bizim Yusuf atmış bana Mehmet Aydın’ın bir sözlerini. Nerede Yusuf? Atmış bugün okudum. Mehmet Aydın’ın eski diyanet işlerinden sorumlu Devlet Bakanı. Kur’an’dan bazı ayet-i kerimelerin kaldırılması lazım diyor.

Kur’an’ı ne zannediyorlarsa bildiğiniz Kur’an’ı Kerim’den bazı ayetlerin kaldırılması lazım diyor. Dondum bugün. Onu birkaç yerde daha ben okumuştum. Ama açıktan böyle bir yazı hani varsa itirazı o kimsenin mahkemeye vermesi lazım. Şunu bunu yapması lazım. Öyle bir şey yok. Allah muhafaza eylesin. O yüzden normalde evet Allah’ı zikir en büyük iştir. Bunun içerisinde Kur’an’ı Kerim’i okumak da vardır. Bunun içerisinde Kur’an’ın hükümlerini uygulamak da vardır. kısas uygulamak da bir zikirdir. Cihat da bir zikirdir. İslam hükmüyle hükm olunması da bir zikirdir. Ama zikirdir. Bakın zikirdir. İnşallah biz bunun savunuculuğunu yapacağız. Allah muhafaza eylesin. Amin. Termizi naklediyor. Sizin en hayırlı amellerinizi haber vereyim mi? Allah’ı zikretmektir. En hayırlı ibadetiniz Allah’ı zikretmektir. En hayırlı ibadetiniz. Demek ki ibadetlerin özü, ibadetlerin zirvesi, ibadetlerin bu noktada en yükseği Allah’ı zikretmek. Çünkü Ankabut ayet 45’te de Allah’ı zikir en büyük iştir diyor. Kalpler ancak Allah’ı zikretmekle mutmain olur. Bu hem Bakara ayet 152’de geçiyor hem de Rahat ayet 28’de geçiyor. Kalplerimizin mutmain olması ancak Allah’ı zikretmekle mümkün.

Bir kimse Allah’ı zikretmiyorsa onun kalbi mutmain olması mümkün değil. Kalbin mutmain olması ne demek? Ne demek? Nefis meratipler olarak emmare levvame mülhümeyi geçip mutmain’e makamına gelmeniz. Çünkü kalpler ancak zikrullah ile mutmain olur. O makama zikrullah ile gelir o kimse. Eğer o kimsede zikrullah tam olarak oturmadıysa Allah’ı çokça zikir. Bir ayet-i kerime Allah’ı çokça zikredin. O ayet-i kerime o kimsenin üzerinde yerleşmediyse o kimsenin kalbi mutmain olmaz. Kalbi mutmain olmayan bir kimse eksiktir, noksandır. Kalbi mutmain olmayan kimse eksiktir, noksandır. O yüzden Cenab-ı Hak bizi yeniden kendi huzuruna alırken kalbiniz mutmain olarak Rabbinize dönünüz der başka bir ayet-i kerimede. O yüzden biz Allah’ı çokça zikretmekle mükellefiz. Kim ne derse desin, kim ne söylerse söylesin, kim neyi nasıl eleştirirse eleştirsin. Biz Allah’ı çokça zikredenlerden olacağız. O yüzden bir kimse, evet Kuran-ı Kerim’e okumak da zikirdir. Bu konuda herhangi bir şeyim yok. oturursunuz Kuran-ı Kerim okursunuz o da zikirdir. Ya da ne yaparsınız oturursunuz Allah’ı zikredersiniz o da zikirdir. O da zikirdir.

Ama normalde eğer ki siz öyle yapmaz iseniz o zaman sizde bir eksiklik, sizde bir noksanlık olur. Hatta cemaat haline geldiğinizde cemaat halinde Allah’ı zikretmezseniz sizde bir noksanlık, bir eksiklik söz konusu olur. Üç kişi, Hanefi’ye göre üç kişi oldu mu cemaattir. O yüzden üç kişi böyle sohbet etseniz o sohbetlerinizde hatalarınız, kusurlarınız olmuş olsa eğer o sohbetten sonra Allah’ı zikrederseniz sizin hatalarınızda kusurlarınıza o zikir ne yapar? Kefaret olur. Şimdi yine Cenab-ı Hak Ayet-i Kerime’de dileyen onu zikreder der. Dileyen onu zikreder. Burada baskı söz konusu değildir. Bir kimse dilersen Allah’ı zikreder. Sen Allah’ı zikretmek için bir adım atarsın ardından ayet-i kerime de diyor ki Allah ancak zikrullah edilmesine izin verir. Sen o zaman bir adım atmak kulluğuna aittir. Sana bu nasip olur olmaz. Cenab-ı Hak bunu sana bahşeder, bahşetmez. Bu Allah’ın bileceği iş. Senin ne yapacaksın? Dileceksin. Dileyen Allah’ı zikreder. Dileyen onu zikreder. Dilemek sana aittir. Bunu tesis etmek, bunu yaratmak. Bunu yaratmak Allah’a aittir. O zaman çünkü kim Allah’ı zikrederse Allah da onu zikretecek. bu fakir der Allah necaseti zikretmez.

Allah necaseti zikretmez. O yüzden bir kimse zikrullah’a bir adım attı ve Allah’ı zikrediyorsa Cenab-ı Hak onu zikretmiştir. Cenab-ı Hak onu, onu kendisinden önce zikretmiştir. O yüzden Allah’ı zikredenler özel yaratılmış, özel bir damara aittir. Herkese nasip olacak olan bir değildir bu. Bu normalde herkese tebliğ edersin, herkese söylersin. Herkes Allah’ı zikredemez. Cenab-ı Hak’ın ona hususi bir teveccühü olması lazım. Cenab-ı Hak’ın ona hususi bir yaratması lazım. Hususi. Çünkü Allah o kapıyı herkese aralamaz. Aralanırsa da herkes o kapıda son nefesine kadar gidemez. Bu da ayrı bir meseledir. O yüzden Allah’ı zikir en büyük iştir. En büyük işi de ancak seçilmişler yapabilir. Ancak seçilmişler yapabilir. Seçilmeyen, yani bunu ben böyle açık açık, bunu önceden bu kadar açık söylemiyordum. Herhalde yaşım kemali erdi artık. Açık açık Allah bir kimse zikrullahını dilemiyorsa o Allah’ı zikredemez. Bu direkt Cenab-ı Hak’ın dilemesidir. Sen gider anlatırsın, söylersin, tebliğ edersin. Seninle alay ettiği veyahut da sana burun kıvırdı, kalbi mühürlendi onun. Neden? Çünkü Allah’ın zikrini tebliğ ediyorsun ona.

Allah’ı zikre davet ediyorsun. Eğer o zikri küçük görürse, zikredeni küçük görürse, zikirle ve zikredenlerle alay ederse onun kalbi mühürlenir. O ebediyen zikrullah’a karşı soğuk, zikrullah’a karşı defanslı olur. Ve öylece kafir olarak ölür. Çünkü kim zikrullah’a düşman oldu, kim zikrullah’a sırtını döndü, Allah da ona sırtını döner. Siz çokça namaz kılan görürsünüz, zikrullah’a düşman ise kafir olarak göçer gider bu dünyadan. Çokça oruç tutanı görürsünüz. Allah’ın zikrine düşman ise, Allah’ın zikrine sırtını döndüyse, zikirle ve zikredenlerle alay ediyorsa o kimse bu dünyadan kafir olarak göçer gider. Hani böyle bakara makara takara tukara diyorsa, o kimse kafir olarak göçer gider bu dünyadan. Cenab-ı Hakk’ın herhangi bir ayet-i kerimesini eksik noksan gören, eksik noksan gören kafir olarak göçer gider bu dünyadan. Allah’ın bir kısım ayetlerini ortadan kaldırmayı düşünen Müslüman tipindeki münafıklar kafirlerin, kafirlerin tövbeleri bile zor kabul olur. Çünkü direkt onları kitabullah’a saldırıyorlar, direkt kitabullah’a saldırıyorlar. Allah’ın dinini değiştirmeye çalışan, Allah’ın ayetlerini değiştiren, bunlar direkt kitabullah’a saldırdıklarından dolayı bunlar kafir olarak göçerler giderler.

Tövbe ederse Cenab-ı Hakk’la kendi arasındadır, beni ilgilendirmez ama bu hâlle göçer giderlerse kafir olarak göçerler giderler. Rabbim cümle ümmet-i Muhammed’i bu hâlden korusun. O yüzden özgürdür herkes. Dileyen Allah’ı zikreder, dileyen Kur’ân-ı Kerim’e tâbi olur, dileyen Kur’ân ve Sünnet’e tâbi olur, dileyen İslam’a tâbi olur, dilemeyen bu konuda zorlama yoktur, yapmak istemeyen kimse de yapmaz. Zorla bir şey olacak bir değildir bu. Bir kimseyi siz zorla Kur’ân’a tâbi tutamazsınız, bir kimseyi siz zorla zikrullah hâlakasına oturtamazsınız, bir kimseyi zorla tevhid çektiremezsiniz. Bir küçücük bir anı zikrullah yapıyoruz, bayındırırız Furunu köyünde çocuğun birisi koşturdu, yetişin babam ölüyor dedi. Biz ders yerinden koşturduk, adam böyle upuzun yatıyor sanki son nefesinde gibi. şey var ya hadis-i şerif var hani böyle bir hastanın yanında hafif sesle tevhid çekin, la ilahe illallah deyin diye ben böyle yavaş yavaş la ilahe illallah, la ilahe illallah, la ilahe illallah diyorum ben. Adam gözünü açtı, siz ne benim başımda toplanıyorsunuz, ne la ilahe illallah diyorsanız ben ölüyorum muyum dedi.

Hemen kalktım, ondan sonra çekildim oradan, arkadaşlara dedim yürüyün. Adamın la ilahe illallah diye bana dediği bir yok. Adam la ilahe illallah demiyor, la ilahe illallah diye, yok demiyor, herkese nasip olmaz. Bakın herkese nasip olmaz. Sağlığın yerindeyken, aklın yerindeyken, aklın yerindeyken la ilahe illallah devam et. Rabbim muhafaza eylesin. O yüzden Allah’ı zikreden kimse, öyle diyor ya, dileyen Allah’ı zikretsin. Allah dilersen o kimse zikreder. Cenab-ı Hak birinci ayette dileyen onu Allah’ı zikreder diyor, ikinci ayeti kerimede diyor ki ancak Allah dilersen zikreder. Bu ne demek biliyor musun? Bu senin zikrini Cenab-ı Hak kendi üzerine aldı. Ey Sufi kardeş, sen kendi kendine ben Allah’ı zikrediyorum diye böbürlenme. Sen kendi kendini tepelerde, yükseklerde dolaşma. Sen kibir deryasına kendini atma. Allah dilersen sen zikredersin. Hani başka bir ayeti kerimede Allah dilemeyince siz dileyemezsiniz der. O zaman Allah dilemi sen zikrediyorsun. Bunun normalde şükrünü, bunun hamdini eda etmenin yolunu ara. Eğer zikrullah halakasına oturduysan, dünya değil, dünyanın ve ahiretin en önemli ibadetini yapıyorsun.

Dünya ve ahiret zenginliğinin zirvesindesin. Allah’ın zikrine oturan bir kimse, dünya ve ahiret zenginliğinin hazinesinin ortasına oturmuştur. mescitte Allah Resulü sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri zikrederken üç kişi girdi. Birisi halakanın içine oturdu, birisi halakanın dışına oturdu, edep etti. Birisi de döndü gitti. Allah Resulü zikrullahdan kesilince dedi ki, ey ashabım bu üç kişiden size haber vereyim mi? Ver Resulallah. Halakanın ortasına oturanı Allah zatında barındırdı. Edep edip de dışarıda oturanı Allah’a mağfiret etti, rahmet etti, bereketlendirdi, affetti. Dönüp gidene de dedi, Allah ve melekler lanet etti. Zikrullah’tan dönme, ne olursan ol, hangi tarikata gidersen git, hangi şeyhe intisap edersen et. Başına ne geldiyse geldi, ne gelmediyse gelmedi. Zikrullah halakasına devam et. Allah’ı zikretmeye devam et. Ve asla ve asla o zikrullah kapısını terk etme. Allah’a vefasızlık etme. Ve sen eğer zikrullah’a ve zikir edenlere karşı küstahlık beslersen, bil ki zikrullah halakasından ve zikrullah etmekten manevi olarak rızkın kesilir. Rabbim bizleri onlardan eylemesin. Rabbim bizleri bu noktada sırat-ı mustakimde eylesin.

Unutmayın. Rabbim kalpler Rahman’ın iki parmağının arasındadır. Onları dilediği yöne çevirir. O yüzden Cenab-ı Hak kalplerimizi onun zikrullahında daim eylesin. Onun dininde daim eylesin. Onun Kur’an ve Sünnet yolunda daim eylesin. Rabbim bizleri her daim Cenab-ı Hak’ı gözeten, onu daim zikreden, onun emirlerini yerine getiren kullarından eylesin. Ejmeyn. Üç İhlâs bir Fâtiha-i Şerîfe. Amin. Amin. Üç İhlâs bir Fâtiha-i Şerîfe.

Tasavvuf hakkında daha fazla bilgi için tıklayınız.

İlgili Sözlük Terimleri: Zikir, Tevhîd, Kalb, Sünnet, Dergâh. → Tasavvuf Sözlüğü’nün tamamı