Açılış Duası
Selamun aleyküm. Allah gecenizi hayırlı eylesin. Ameen. Ayınızı, yılınızı, ömrünüzü hayırlı eylesin. Ameen. Rabbim cümlemizi ve cümle ümmet-i Muhammed’i hakkı, hak, batılı, batıl bilenlerden eylesin. Ameen. Hakkı, hak bilip, hakkı yaşayan, haykıran, batılı, batıl bilip, batılı karşı cihat eden kullarından eylesin. Ameen. Nerede Müslümanlara haksız, hukuksuz davranan var ise, nerede Müslümanların kanı, namusu, şerefi, haysiyeti, toprakları ayaklar altında alınıp çiğneniyorsa, bunları yapanlardan Cenab-ı Hak intikamımızı alsın. Ameen. Hepsini yerle yeksan eylesin. Ameen. Güçlülerini dağıtsın. Ameen. İslam ümmeti Muhammed’ini komple bir ve beraber eylesin. Ameen. İsrail’i yerle yeksan eylesin. Ameen. Destekçilerini yerle yeksan eylesin. Ameen. Doğu Türkistan’ı özgürlük nasip eylesin. Ameen. Tüm ümmet-i Muhammed’i özgürlük nasip eylesin. Ameen. Ejmai. 45. nasihatmış. Tûr Sûresi, ayet 29. Eudu billahi min ash-shaytanirracim. Bismillahirrahmanirrahim. Fadakkir fema ente bi ni’mati rabbik. Bi ni’mati rabbik bikahinin vela mecnun. Sadaka Allah’ül razîm. Ameen. Cenab-ı Hak bu ayet-i kerimede Habibine ithafen diyor ki, Resulüm, sen yine de zikret. Çünkü Rabbinin nimeti sayesinde sen ne bir kâhinsin ne de bir delisin.
710. Nasihat — Dergah Sohbeti
Tabi burada ayet-i kerimenin aslında özünde zikir olarak geçiyor. Bu normalde genel olarak tefsirciler bunu hani nasihat et, tebliğ et noktasında almışlar bu ayet-i kerimi. Ama ayet-i kerimi bu noktada direkt sen yine de zikret. Allah’ı zikret. Çünkü sen ne kâhinsin ne de mecnunsun. Ayet-i kerime bu. Bu da Cenab-ı Hakk’ın sana nimetidir diyor. O yüzden peygamberler genel olarak hepsi de Allah’ı zikriyle memur olmuşlar. Ve Allah’ı zikretmeyi de insanlara öğretmişler. Ve Hazreti Peygamber’in Sallallahu Aleyhi ve Sellem Hazretleri için de, Sen Allah’ı zikret, sen kâhin de değilsin, sen mecnun da değilsin noktasında Cenab-ı Hak ona böyle söylüyor. Ve peygamberlerin hepsinin de bütün fiil ve hareketleri, bütün davranışları, bütün düşünceleri dahi birer zikir veriyor. Cenab-ı Hak’ın lütfudur, ikramıdır. Ve Allah’ı zikredenlerin de Allah’ı zikredenler de bu noktada Allah’ın lütfuyla, ikramıyla, ihsanıyla zikrederler. Ve zikredenler de kâhin değildir, mecnun değildir yani deli değildir. Normalde çünkü dünkü müşrikler de, bugünkü müşrikler de, dünün müşrikleriyle bugünün müşriklerin arasında bir fark yok. Müşrik müşriktir çünkü Adem’den itibaren müşriklerin hemen hemen genel yapıları, münafıkların genel yapıları, kafirlerin genel yapıları, fiiliyatları, düşünceleri birbirlerine benzerler, müminlerin de benzer.
Çünkü Adem’den itibaren bütün dinler İslam’dır. Onun karşısında olanların da hepsi de kafirdir, münafıktır, mürtettir adına ne derseniz deyin. O yüzden nasıl dünün müşrikleri o kör akıllarıyla ve kafirleri o nasıl kör akıllarıyla zikrin derinliğini hissedemedilerse, zikrin derinliğini anlamadılarsa, anlamadılar çünkü, zikrin kıymetini de anlamadılar. Öyle olunca Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Hz. üzerinde mecnun, hani deli hükmünü koydular. Şimdi de Allah’ı zikredenlerin üzerinde müşriklerin, kafirlerin, münafıkların, mürtetlerin, Allah düşmanlarının zikredenlerin üzerinde de koydukları hüküm bu. siz delisiniz. Hatta ne derler, bir gün delireceksiniz. 38 yıldan beri benim delirmemi bekleyenler var. dervişlikle tanışınca bir gün delireceksin sen, bir gün kafa gidecek senin deyip de 38 yıldır beklediler. Çünkü normalde o zikrin kıymetini bilmediklerinden, derinliğini ölçemediklerinden dolayı, hem Peygamberlerin üzerinde hem de Allah’ı zikredenlerin üzerinde konuşulan şeylerin hepsi de birbirine yakındır. İşte bu bir kahin, işte bu bir deli, bu bir büyücü, bu bir sihirci, bu bir şarlatan, bu münafık. Allah’ı zikredenler için. Dinde bunun yeri yok, siz kafirsiniz. Hz.
Peygamber böyle bir şey yapmadı. Normalde sanki Peygamber zikretmemiş hiç. Onca zikir ayetleri, onca zikir hadisleri sanki yokmuş gibi. O yüzden kendilerince, bugününde, dününde müşrik kafaları, dününde, bugününde zikir düşmanları, dününde, bugününde Peygamber düşmanlarının söylediği sözler, davranış biçimleri üç aşağı, beş yukarı hepsi de aynı. Oysa hani deli diyor ya, mecnun diyor, Hz. Peygamber de sallallahu aleyhi ve sellem Hazretleri hadis-i şerifte Allah’ı öyle zikredin ki insanlar size mecnun, deli desinler diyor. Sen Allah’ı öyle zikret. Ve yine başka bir hadis-i şerifte münafıklar size gösterişçi yapıyorsunuz. Deyinceye kadar Allah’ı çok zikredin. Yani münafıklar ne diyeceklermiş? Göstereş yapıyorsunuz siz. Siz gösteriş yapıyorsunuz. Münafıkla zikreden kimseye sen gösteriş yapıyorsun diyor. Veyahut da insanların geneli ne diyor? Geneli de size deli desinler diyor. Siz öyle Allah’ı zikredin ki size deli desinler. Yine başka bir hadis-i şerifte münafıklar size mürayi deyinceye kadar Allah’ı çokça zikrediniz. Bu Beyhak-i Heysemi, Suihite, bunları nakletti, Tirmizi’ni nakletti hadisler bunlar. Ve oysa Allah’ı zikredenlerin, peygamberler dahil buna Allah’ı zikredenlerin her hali Allah’ın bir lütfu, ikramı ihsanıdır.
O normalde zikredenlerin her hali ve yaptıkları zikir Allah’ın lütfu, ikramı, ihsanıdır başka bir değildir. Ve insanın o zikrullah’taki hali, tavrı, tarzı Cenab-ı Hak’ın lütfu, ikramıdır. Hatta senin zikrullah’a oturman, zikrullah’a gelmen Allah’ın lütfu, ikramı, ihsanıdır başka bir şey değildir. O yüzden zikir ister lisan ile yap, ister kalp ile yap, ister akıl ile yap, tefekkür etmekle alakalı. ister namaz kılarak yap, ister oruç tutarak yap, ister cihat ederek yap, ister hacca giderek yap, ister ömre yaparak yap. Hepsi de bunların zikir şemsiyesinin altındadır. Hepsi de zikir şemsiyesinin altındadır. Zikrullah bu yapılan ibadetlerin herhangi birisinin altında değildir. Bunun altını tekrar çizeyim. Allah’ı zikrin böyle bir şemsiye gibi, kubbe gibi düşünün. O kubbenin altında namaz vardır, oruç vardır, Kur’an-ı Kerim okumak vardır, hacca gitmek vardır, cihat etmek vardır, hayır hasenat etmek vardır. İyi amellerin, salih amellerin hepsini de o zikir şemsiyesinin altında gör. Onun üstünde en zirvesinde Allah’ı zikir vardır. An-kabut ayet 45’te de Allah’ı zikir en büyük iştir der. Gazali Allah’ı zikretmenin faziletini namaz kılmaktan da, oruç tutmaktan da, Kur’an okumaktan da üstün görür.
Bu namaz kılmayacaksın demek değildir. Ama zikrin fazileti namazın faziletinden daha yüksektir. Zikrin fazileti orucun faziletinden daha yüksektir. Zikrin fazileti haccın da, ömrenin de faziletinden daha yüksektir. O yüzden buradaki maksat amaç en faziletli ibadeti yapmak. Bu namazı terk etmek, orucu terk etmek değil. Allah muhafaza eylesin. O yüzden zikrullah kalbi pak eden, temizleyen bir ibadettir. Zikrullah insanın gönül penceresini açan, gönül kapısını açan, gönül perdesini parıldatan ibadettir. Çünkü kalpler ancak zikrullah ile mutmain olur. Kalbin mutmain olması Raat Suresinde geçer. Kalbin mutmain olması zikrullah iledir. Ve İslam toplumunu Osmanlı’dan sonra ve Osmanlının son zamanlarında zikrullah ile bağını kopardılar. Zikrullah ile bağını kestiler. Zikrullah ile bağını kopardılar. Bağını kestikten sonra İslam toplumu köleleşti. Neden? İçimizdeki münafıklar, içimizdeki mürtetler, içimizdeki siyahi bozuntuları, içimizdeki mosad bozmaları, içimizdeki İngiliz yosmaları. Bunların hepsi de bizim içimizdedir, İslam dünyasının içindedir. Hepsi de zikrullah düşmanıdır. Bunlar normalde siyasetçiler de bunun içerisindedir, bürokratlar da bunun içindedir. Topyekün zikrullah düşmanlarıdır. Çünkü o kimse Allah’ı zikrederse kalbi parlar, kalbi temizlenir.
Kalbi temizlenince o kimsenin basireti açılır. Basiret nuruyla gönlün nurlanır. Basiret nuruyla nurlanınca da işin hakikatini görür. İşin hakikatini kalbine Cenab-ı Hak ilham eder onun. Bunundan uzaklaştıracaklar zikrullahdan uzaklaştıracaklar ki onlar sömürmeye devam etsin. Zikrullahdan uzaklaştıracaklar ki kapitalist vahşi sistem bizim içimizde çalışmaya devam etsin. Zikrullahdan uzaklaştıracaklar ki herkes heva ve hevesini ilah edilsin. Zikrullahdan uzaklaştıracaklar ki herkes nefsinin kölesi olsun. Zikrullahdan uzaklaştıracaklar ki siz batı emperyalizminin bir uşağı olun. Zikrullahdan uzaklaştıracaklar ki siz batı emperyalizminin uşağı olanlarının uşağı olun. Sizin başınıza bir tane dayı başı gibi bir kimse koysunlar siz koyunlar gibi bir o tarafa gidin bir bu tarafa gidin. Çünkü Allah’ı zikreden Allah’a kul olacak. Allah’ı zikreden hakikati öğrenecek. Allah’ı zikredenin kalbinden pastar silinecek. Hani hadis-i şerifte demir suda kalırsa pastanır kalpler de pastanır. O kalbin pasını silecek olan yegane ibadet Allah’ı zikirdir çünkü. O kimse Allah’ı zikrederse kalbinin pası silinecek. Kalbinin pasının silinmesi önemli. Bir Müslümanın kalbinin pasının silinmesi önemli. Eğer o kimsenin kalbinin pası silinmediyse onun namazı namaz değil orucu oruç değil hakikatte sebep.
Onun çünkü kalbi başka yerlerde dağınık çünkü. O namazda Allahu Ekber dediğinde Beytullah’ı göremeyecek. O oruç tutacak ama Allah’ı zikir olmadığından dolayı oruç iftar vaktinde gelip de onunla beraber iftar etmeyecek. Oruç iftar etmeyecek. Görmeyecek onu çünkü. Veyahut o namaz kılarken namaz onun başında dua ederken ya Rabbi bu kulunun namazını kabul et diye onu görmeyecek. Veya haccını yaparken Beytullah’ın kendisini tavaf eden o Müslümanın ya Rabbi bunun günahlarını affeyle diye duasını duymayacak. Kör, sağır, dilsiz bir şekilde Beytullah’ı tavaf edecek. Kör, sağır, dilsiz bir şekilde Medine-i Münevvereyi o ziyaret edecek. Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerinin kavri şerifinin başına gittiğinde Esselamu aleyke ya Resulallah dediğinde ve aleyküm selam sözünü ve selamı alışını duymayacak. Neden? O çünkü heva ve hevesini ilah edinmiş vaziyette namaz kılıyor. Heva ve hevesini ilah edinmiş vaziyette oruç tutuyor. Heva ve hevesini ilah edinmiş vaziyette o ibadetlerini yapıyor ve kendince şeytan onu sen ibadetlerini yapıyorsun diye onu aldatıyor. O kimse Allah’ı zikretmiş olsa namazı namaz olacak, o kimse Allah’ı zikretmiş olsa orucu oruç olacak, o kimse Allah’ı zikretmiş olsa haccı hac olacak, ömresi ömrü olacak, meselenin hakikatini bulacak, hakikatine erişecek.
Ama zikrullah’tan uzak olacaksın ki kalbin körlenmiş olsun. Zikrullah’tan uzak duracaksın ki sen hanımına küfür edeceksin. Zikrullah’tan uzak duracaksın ki sen çocuğuna küfür edeceksin. Zikrullah’tan uzak duracaksın sen annene babana dedene ninene hakaret edip küfür edenlerden olacaksın. Zikrullah’tan uzak olacaksın o İslam ahlakından da uzak olacaksın. Namazın görüntüde olacak, orucun görüntüde olacak, hacın görüntüde olacak, hatta dervişliğin görüntüde olacak. Hanım bir hata yaptığında başına yumruğu vuracaksın. Tabii Allah’ı az zikredersen hanım da ağzına geleni kocasına söyleyecek. Sen Allah’ı zikretmezsen dost o hakikat noktasında oğlunla narını bozacaksın, kızınla narını bozacaksın, gelininle narını bozacaksın, damadınla narını bozacaksın, herkesle narını bozacaksın. Neden? Sen Allah’ı zikretmiyorsun çünkü ve kalbin paslanmış. Demirin suda pas tuttuğu gibi senin de kalbin pas tutmuş. Bu paslanmaktan kurtulmanın yolu Allah’ı zikir. Siz bütün ümmeti Muhammed olarak, Anadolu’daki Müslümanlar olarak siz Allah’ı zikirden uzaklaşacaksınız ki bir İngiliz sevici olacaksınız, İngiliz’e alkışlayacaksınız. Allah’ı zikretmekten uzaklaşacaksınız, kalbiniz hakikatten uzaklaşacak. Siz Amerika’yı dost göreceksiniz, Avrupa’yı dost göreceksiniz, kafirleri dost göreceksiniz, Hristiyanları dost göreceksiniz, Yahudileri dost göreceksiniz.
Çünkü zikrullah’tan uzaklaştığınız kalbiniz karardı, paslandı. Kalbiniz kararıp paslandığı için Kur’an ve Sünnet’e düşman olanlara dost olacaksınız. Kur’an ve Sünnet’i istemeyenlere dost olacaksınız. Allah’ın zikrine düşman olanlara siz dost olacaksınız. Ancak böyle dost olabilirdiniz zaten. Başka türlü dost olamazdınız. Ne olması lazımdı? Tekke ve zavilerin kapanması lazımdı. Ne olması lazımdı? Sizin zikrullah’tan uzak durmanız lazımdı. Ne olması lazımdı? Birkaç ay içerisinde kalan o şehirleri de Cumhuriyet düşmanı deyip asılması lazımdı. Ne olması lazımdı? Nerede bir derviş görürseniz, tu kaka ilan etmeniz lazımdı. Ne olması lazımdı? Türk filmlerindeki derviş bozuntusu gibi tiplemeleri ırzıcı namussuz şerefsiz hasietsiz bir görünümde onları gösterilmesi lazımdı. Ne olması lazımdı? Başında sarık böyle bir işte sakalları düzensiz bir hoca kıyafetinde bir kimse kadınların namusuna şerefine göz dikmesi lazımdı. Yani hiç kimse açılan kerhaneleri görmeyecekti. Hiç kimse fuhuşu görmeyecekti. Hiç kimse hırsızlığı görmemesi lazımdı. Uğursuzluğu görmemesi lazımdı. Hiç kimsenin devletin malının, mülkünün parasının, belirli sebateist odaklara, kafir odaklarına, Yahudi odaklarına dağıtıldığında, ulüfe dağıtılır gibi görülmemesi lazımdı. O yüzden sizin gözünüze perde indirilmesi lazımdı.
Bu da zikrullahın yasaklamasıyla mümkündü. Ve ev ev basılmanız gerekiyordu zikrullah yapılan evlerin. Ev ev basılması dergah dergah tekke tekke basılması gerekiyordu. Siz irticacısınız diye. Öbür taraftaki mosat ajanları sebateistler kol geziyordu. Asıl irticacı olan muhsevilerdi, mosattı, sebateistlerdi. Çünkü ta İslam Muhammed’den öncesine gidiyorlardı. İrtica oydu. Asıl irtica çıplaklıydı. Çıplaklıktı asıl irtica ama değil. Siz zikrullahdan uzak durarak bütün kalbiniz kararacaktı. Ve siz de heva ve hevesinizi ilah edinip, ilah edinip dolaylı bir şekilde İngiliz uşağı, dolaylı bir şekilde siyahi bozması, dolaylı bir şekilde mosat yosması olup çıkacaktık biz. Evet. Evet. Birisi geldi, uyandırdı, derviş oldun, en büyük suçu işledin. Sebep? Sen çünkü uyananlardan oldun. Dirilenlerden oldun. Senin susturulman lazım. Ne diye susturulacaksın? Cumhuriyet düşman olacaksın, laiklik düşman olacaksın. Ondan sonra ne bileyim işte yeni feteci olacaksın. Ondan sonra ne bileyim bir şeyler olacaksın. Senin bir şeyler takacaklar senin sırtına, ona buna. Hatta Müslümanmış gibi görünen münafıklar, Müslümanmış gibi, bizdenmiş gibi görünenler zikrullah düşmanı olacak. Aa adam Müslüman zikrullah düşmanı.
Müslüman zikrullah düşmanı olabilir mi? Olamaz. Kafir olur ama yok zikrullah düşmanı. Eşler zikrullah düşmanı, adamlar zikrullah düşmanı, çocuklar zikrullah düşmanı aynı evin içinde yaşıyorlar. Enteresan bir öyle değil mi? Aynı aileden anne baba çocuğunun zikrullah yapmasını istemiyor. Kadın kocasının zikrullah yapmasını istemiyor. Erkek karısının zikrullah yapmasını istemiyor. Bu hale getirilmeniz lazım ki, bu hale getirilmeniz lazım ki uyuşturucuyu görmeyeceksiniz. Bu hale getirilirseniz, fuhuşlu görmeyeceksiniz. Bu hale getirilirseniz rüşveti görmeyeceksiniz. Bu hale getirilirse hırsızlığı, arsızlığı, kayırmacılığı görmeyeceksiniz. Bu hale getirilirseniz kim mümin kim değil bilmeyeceksiniz. Bu hale getirilirseniz kim sebateist, kim siyayanın yosması, kim moslatın bozması bilmeyeceksiniz. Size bir tek bir şey lazım bütün her şeyi öğrenmeniz için. Kur’an, Sünnet ve Allah’ı çokça zikir. Kalpler ancak zikrullah ile mutmain olur. Mutmain olan kalp, ilham alır. İlham olan kalp de büyük oyunu görür. O kalp ilham almıyorsa, o büyük oyunu görmez. Allah bizi zikredenlerden eylesin. Cenab-ı Hak cümlemizi o Peygamberine sen zikret emrini vermiş, Peygamberinin üzerinden bütün ümmete vermiş. Evet biz zikredenlerden olacağız inşallah.
Haklarınızı helal edin. Böyle aykırı ayet-i kerimeymiş gibi bunlar. Hani normalde baktığınız zaman tefsirlerde, sen yine zikret sözünü, sen yine tebliğ et olarak. Bunu tefsirciler öyle söylemişler. Zikret, zikir, zikir. Tebliğ de o zikrin içinde. Sen öyle zikret, tamarlarında senin zikrullah dolası. Karşıdaki kimse tebliğinde alır. Allah bizi onlardan eylesin inşallah. Haklarınızı helal edin tekrar. Allah razı olsun. Soruya bak. Hayırlı akşamlar. Bu durumda ne yapmalıyım? Dokuzuncu sınıf öğrencisiyim. İmamın tip lisesinde okuyorum. Sınıftan bir arkadaşım da bir vakfa gidiyor. Ama zikre karşıya. Evet. Enteresan. Cömertin günahından uzak durun. Zira her ayağı kaydında Allah onun elinden tutar. Soru, Allah’ın elinden tutmasını nasıl anlamalıyız? Cenab-ı Hak cömertlerin günahlarını örter, affeder. Rabbim cümlemizi cömertlerden eylesin. Amin. Şahsi amaçlarla yurtdışı ziyaretinde nasıl hareket etmek edebi uygundur? Örneğin İran, Bosna, Sudan, Almanya, Mekoday’ın ziyaretinde. İnsanlar seyahatlerinde hür. Derviş kardeşler istedikleri ülkeye giderler. Bu noktada nasıl hareket edilecek diye bir kaidemiz. Bu konuda herhangi bir kuralımız yok. Bosna’ya giderse, Bosna’ gider. gezer. Mekoday’a gidiyorsa Mekoday’a gider.
Orada tanıdığı bir dergah, bir varsa gider. Oraya vakti varsa ziyaret eder. Bunda bir sıkıntı yok. Suriye kuzeyinde veya Irak’ın kuzeyinde kurulacak Federe bir Kürt devleti, federasyonu, Türkiye’ye veya Suriye veya Irak’a bağlı olması durumunu değerlendirebilir misiniz? Bu konular çok üzerinde böyle hesap kitap ediyorlar. İşte Federe devlet kurulacak. Orada bir federasyon olacak, burada bir federasyon olacak. 40 yıldan beri bu tip Federe devletlerin kurulmasıyla alakalı bizim üzerimizde böyle kuracağız, ha kuruyorsa ha kuruyorsa ha kuruyorsa ha kuracağız. Ensebimizde boza pişiriyorlar. Tabii bu devletin, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin gücüyle alakalı. bir de başındaki kimselerin siyaye yosması, Mossad bozması, İngiltere yosması olup olmaması ile alakalı. Böyle bir insanlar var ise evet, bu tip şeylere müsaade ederler, yaparlar. Ama böyle bir şey yoksa da o zaman o biraz zor. Yani bu saatten sonra hepsi de zor bunların. aslında Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin normalde Amerika’yı parçalaması gerekiyor. Bunu bir devlet çalışması yapmaları lazım. Amerika’daki Kızılderileri toplamaları lazım. Onlar Türk çünkü, onların Türk lükslerini hatırlatmaları lazım.
Amerika’da bir Kızılderili Türk Devleti’nin kurulması lazım. O yüzden Amerika’da siyahileri toplamaları lazım. Onları da Amerika’da siyahi bir Afrika Devleti kurmaları lazım. Asıl Amerika düşünsün bunu. Türkiye’nin bu noktada bu tip çalışmalar yapması lazım. Mesela oradaki Kızılderileri, hani Kızılderili demiş ya Avrupalılar bize, bize öyle yutturmuşlar. Bizim Türk kardeşlerimiz onlar. O yüzden o Türk kardeşlerimiz de Türkiye’nin ilgilenmesi lazım. Amerika’da böyle bir, oradaki Türklerden oluşan bir eyalet, o eyaletten sonra da devlete dönüşmesi lazım. Mesela İrlanda’nın, İngiltere’nin tasallutundan kurtulması lazım. Türkiye böyle çalışma yapması lazım. Asıl İngiltere düşünsün. İngiltere’nin vesayetinde olan bütün ülkeleri Türkiye’nin uyandırması lazım. Türkiye onları uyandırarak her birinin özgürlüğünü ellerine alması lazım. Türkiye bunun ucunda orada bir Kürt Devleti mi kurulacak, Ermeni Devleti mi kurulacak diye düşünmesine gerek yok. Bir sabahı ansızın gidivercekler Yavuz Sultan Selim gibi oradan aşağı doğru taa Yemen’e kadar sıyırıp atacaklar. Ne öyle düşünsünler ki? Türkiye’nin öyle, yok oraya bir federe devlet mi kurulacak, şu mu kurulacak, bu mu kurulacak diye düşünmemesi lazım.
Türkiye’nin gidip Macaristan’ın Türk olduğunu söyleyip, Bulgaristan’ın Bulgar’daki Bulgarlar’ın da Türk olduklarını söyleyip, Boşnakların, Arnavutların, Pomakların hepsinin de Türk ırkına ait olduğunu söyleyip, kocaman bir Türk İmparatorluğu kurması lazım. Müslüman Türk İmparatorluğu. Hedefinin oraya gitmesi lazım. Ne olacak orada? Şeyde, Irak’ta yok Kürt Devleti mi kurulacak? Yok. Çelik çomak oynayınca onlar. Oyalıyorlar. Onlarla oyalıyorlar. Bizim yönümüzü oraya çekiyorlar. Biz de oturacağız, korkacağız yani burada Kürt Devleti mi olur diye. He olsun ne olmuş bir de? Ondan mı korkacak? Türkiye Cumhuriyeti devletinin ve milletinin artık belli şeylere aşması lazım. Fetih ruhunun geri gelmesi lazım. Cihat ruhunun geri gelmesi lazım. Bu böyle donsuzlar, üçsüzlerle olacak bir değil tabi. Türkiye’nin yeniden yapılanması lazım. Yapılanırken Kur’an ve Sünnet dairesinde yapılanmanın içerisinde olması lazım. Cihat ruhunun olması lazım. Cihat ruhunun yerine gelmesi lazım. Cihat ruhuyla ilerlemek lazım. Geriye dönmeyin. O yüzden Türkiye yeniden kendi özünü bulması lazım. Yani oradan Kıytırık, Yunanistan laf söylememesi lazım Türkiye’ye. Oradan Kıytırık, İsrail laf söylememesi lazım. Biz öz güvenimizi yitirmişiz. O yüzden. Ama millet olarak biz uyutulduğumuzdan körleştiğimizden oluyor. Allah bizi affetsin inşallah. Üç İhlas ve Fatiha-i Şerife. Amin. Amin. Ve bütün mezhep imamlarımızın ruhlarını hediye edelim.
Kaynakça
▸ Tirmizi
Tasavvuf hakkında daha fazla bilgi için tıklayınız.
İlgili Sözlük Terimleri: Zikir, Kalb, Sünnet, Dervîş, Dergâh, Tekke. → Tasavvuf Sözlüğü’nün tamamı