Perşembe, 14 Mayıs 2026
YOLUMUZ NÜBÜVVET YOLUDUR

Mustafa Özbağ

İrşad & Tasavvuf · Resmî Site
Dergah Sohbetleri Serisi ·

575. Dergâh Sohbeti — Kurban İbâdeti, Kurbanın Başında Bulunmak, Vekâletle Kurban Eleştirisi

Mustafa Özbağ Efendi'nin dergah sohbeti: 575. Dergâh Sohbeti — Kurban İbâdeti, Kurbanın Başında…. Tasavvuf, ahlâk ve mânevî yol üzerine kapsamlı açıklamalar.


1. Bölüm

Selamun aleyküm. Allâh gecenize hayır versin inşâAllah. Cenâb-ı Hak gündüzünüze hayırlı hayır versin inşâAllah. Kaderin üstünde bir kader vardır. Bu sözden maksat nedir? Uzun bu mesele bunu arabi söylersin biraz da. Lef-i mahfuz ayrıdır. Lef-i mahfuzun tecelliyatları vardır der. Bu kaderle alakalı bu çok şey değil. günü geldiğinde zamanı geldiğinde söylenmesi konuşulması lazım. Uzun bir mesele. İnce keçi derisinden mest olur mu? Mest hakkında bilgi verir misiniz? Geçen hafta sormuşlardı bunu. Ben ince kalın önemli değil, önemli olan mest denilince mestin ayakta durması demiştim. Ayakta durursa çorap hükmünden çıkar. Ayakta durmazsa bu sefer çorap hükmünde olur, olmaz. İman edenler azdır. Çok azınız iman eder der.

İman edenler az demez. Çok azınız iman eder sözü ile iman edenler azdır sözü aynı değildir. Çok azınız. Herkes iman etmiştir ama hakeki olarak imanın kemale ermesi noktasında çok azdır bu. Bu o manada. Bir derviş neden bisiklet sürmemelidir? Böyle bir şey söylemedim. Bu da daha önce bu soru gelmişti. Kaderi biz mi yönlendiriyoruz yoksa Allâh’ın yazdığı kaderi mi yaşıyoruz? Kadere iman ederiz. Kaderin ne olduğu üzerinde hükmümüz yoktur. Bu sorular bu akşam mı? Geçen haftanın soruları değil mi bunlar? Bunları cevaplandırmıştım çünkü. Evet. Hepsi aynı. Geçen haftaki soruları neden atmadınız? Malum kurban bayramı önümüzdeki salı günü. Allâh izin versin inşâAllah. Kurbanla alakalı birkaç tane hadîs okuyorum diye niyet ettim inşâAllah.

Malum peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem hazretleri Medine-i Münevvere’ye hicret edince Kurban ve Ramazan bayramları Medine-i Münevvere’de tesis oldu. Mekke-i Mükereme’de bayram yoktur. Medine-i Münevvere’de bayram tesis oldu. Bunu özellikle altını çizerekten söylüyorum. Şu yüzden altını çiziyorum. İslam’ın bölgelerde, beldelerde bir Mekke devri var bir de Medine devri var. Bu anlayışı biz şimdi terk ettik, unuttuk. Evet din tamam oldu ama dinin yaşanmasıyla alakalı din indiriliş vahiy noktasında tamam oldu. Hz. Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem hazretlerinin sağlığında Hz. Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem hazretleri dinin bütün vecibelerini yerine getirdi ve getirtirdi. Bu konuda eksiklik ve noksanlık kalmadı.

Din tamam ama dinin yaşanmasıyla alakalı şu anda Müslümanlar bu tamamı yaşayamıyorlar. Tam bir İslam yaşamak, dini vecibelerini yerine getirmek şu anda dünyanın hiçbir yerinde Müslümanlar bunu başarmış değiller. Bunu ister biz Müslümanların eksikliğine verelim. İstersek biz bunu Müslümanların üzerindeki baskı, Müslümanların üzerindeki terör, Müslümanların üzerinde oynanan oyunlar, Müslümanların üzerinde yapılan zulümler, Müslümanların kendi içlerinden satılmış devlet adamları, siyaset adamları, askeri adamlar, ekonomik adamlar, Bunlarla beraber bunlar bir bütün düşündüğümüzde hepsinin de etkileri, hepsinin de bunun üzerinde değişik tecelliyatları var. Hepsi de bir bütünün içerisinde. Ama Müslümanlar şu anda dinlerini tam olarak yaşayamıyorlar.


2. Bölüm

Biz yaşayabildiklerimizi yaşamaya, yapabildiklerimizi ayakta tutmaya gayret eden anlayıştayız. Biz diyoruz ki neyi yapabiliyorsak şu anda yapalım. normalde yaşayamıyoruz deyip de yapabilirdiklerimizi terk etmeyelim. Bunun mücadelesini veriyoruz. Bunun mücadelesini verirken de bazı şeyleri es geçtiğimiz, bazı şeyleri görmediğimiz düşünülmesin. Biz Müslümanların Mekke devrinde yaşadığının bilincindeyiz. Müslümanlar bir Mekke devri yaşıyorlar. Müslümanlar o Mekke devrinden hatta daha sıkıntılı bir devre yaşıyorlar. Mekke döneminde Müslümanlar azdılar, bilinçliydiler, şuurluydular, mücadele ediyorlardı, direniyorlardı. Bu mücadele ve dirençlerini Medine-i Münevvere’ye taşıdılar. Medine-i Münevvere’de bu dirençleri, bu mücadeleleri devam etti.

Ve Medine-i Münevvere’de bu dirençle, bu mücadeleyle ilk devletlerini kurdular. İlk devletlerini kuraraktan İslam’ı bir bütün olarak yaşamanın, İslam’ı bir bütün olarak haykırmanın faziletini erdiler. Ve böylece biz o döneme altın çağ, altın devir, altın zamanlar olarak görüyoruz. Ama o Müslümanlar, o Müminler öylesine direndirler, öylesine mücadele ettiler. Müslümanlar uğrunda can verilecekse, can ekonomik olarak para verilecekse, para mal verilecekse, mal eşten vazgeçmekse, eşten vazgeçmek, çocuktan vazgeçmekse, çocuktan vazgeçmek olarak o direnişlerini, o mücadelelerini her alanda, hem nefisleriyle olan mücadele de hem de etraftaki müşriklerle, kafirlerle olan mücadele de, şimdik durdular, direndiler ve devletlerini kurdular.

Ve devletlerini kurduktan sonra, kurduktan sonra hidayet güneşini bütün etrafa yaymaya başladılar ve yaydılar. Biz bunu biraz hazır miras olarak aldık. Ama Müslümanlar şu anda bu dirençte değiller, bu şuurda değiller, bu mücadele azmi yok. Hem nefisle olan mücadelelerinde hem de gavurlarla olan mücadele de ne yazık ki bu direnişlerin yok. Bu yok diye biz geri adım atma noktasında değiliz. Böyle bir şey düşünmeyin. Ama bunun şuuruna varalım, bunun bilincine varalım, bunun bilinciyle, bunun bilinciyle yaşayalım. Meseleyi toparlayacak olursak kurban da Medine-i Münevvere’de kesilmeye başlandı. Kurban bayramı da Medine-i Münevvere’de tesis edildi. Hz. Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem hazretleri Müslümanlar için iki bayram tesis etti.

Birisi oruçtan çıkınca Ramazan bayramı ardından da haçla alakalı kurban bayramı. Bunun herkesi de kameri aylarla tespit edildi. Bunları değiştirmeye çalışıyorlar şimdi, değiştirmek istiyorlar. Bunun da altını çiziyorum. Bu gecenin konusu bu değil. Bu gece biz kurbanla alakalı üç beş hadîs inşâAllah okumaya gayret edelim diye niyet ettim. Tekrar söylüyorum, bu kurbanla Ramazan bayram günlerini değiştirmeyi düşünüyorlar. Bunları normalde miladi takvime göre bir yere sabitlemek istiyorlar. Mesela Ramazan bayramını Ramazan orucunu kışa getirmeyi ardından da haccı da kışa getirmeyi. Böylece kolaylık olsun, kolaylaştırınız terenenlisiyle hadîs-i şerifi istismar ederekten. Hadîs-i şerif terenenli değil bunlarınki terenenli.


3. Bölüm

Yapmaya çalışıyorlar. Biz Hz. Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem hazretleri neyi nasıl bize nasihat ettiyse, bize nasıl yaptıysa, kendisi ümmeti Muhammed’e nasıl uyguladıysa ve uygulattıysa biz onun mücadelesini vereceğiz. O nasıl yaptıysa biz de öyle yapmaya gayret edeceğiz. O nasıl yaşattıysa biz de o yaşatma mücadelesini inşâAllah vereceğiz. Kurban bu manada hanefilere göre tekrar söylüyorum hanefilere göre kurban kesmek zekat veren kimselere vaciptir. Zekat veren kimselere şafiye göre nafile bir ibadettir. Ama hanefilere göre vacip bir ibadettir. Kime? Kendisi zekat veren kimseye. Kim zekata mütalikse, kadınsa kadın erkekse erkek. Kadının altınları var. Altınları zekat miktarınca var ise kadın kurban kesmekle mükellef.

Erkeğin parası varsa erkek kesmekle mükellef. Eğer yapabiliyorlarsa, kadının parası olmasa dahi erkeğin eşinin niyetine de kurban kesmesi caiz midir? El cevap caizdir. Hadîs-i şerif, ey Fatıma, kurbanın için kalk ve yanında bulun. Onun kanının her damlasına karşılık senin geçmiş günahların bağışlanacaktır. Dedi ki Hazreti Fatıma, bu sadece biz ehli beyte mi mahsustur yoksa bütün Müslümanlar da buna dahil midir? Bilakis bize de ve tüm Müslümanlara da şamildir buyurdu. Kurban kesenlerin, kurbanlarının başında durmaları, kurbanlarının başında durmaları sünnettir. Kadın erkek kurban kesiliyorsa, kadınların da erkeklerin de kurbanlarının başında bulunması, kurban kesimine bizatihi dahil olmaları gerekir.

Hazreti Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem Hazretleri birkaç yıl kurbanını kendisi boğazladı. Ondan sonra vekaleten etrafındaki asap boğazlamaya başladı ama hepsinin başında bulundu. Öyle evde otur, marketin birisinden kurbanı al, paketlenmiş bir şekilde eve gelsin. Evde otur, otur ondan sonra internetten bir yerlere vekalet ver. Evde kurbanla uğraşma, bu sünnette yok. Sünnet olan kurbanının başında bizatihi durman ve kurbanını kesmen. Sünnet olan bu. Ben Sünnet-i Seniye’yi savunan insanım. Ben Sünnet-i Seniye’den zerrece sapmaya çalışan bir kimse değilim. Yapabilirim, yapamam bu ayrı bir meseledir. Ama fikir olarak, düşünce olarak, istikamet olarak Sünnet-i Resûlullâh’tayım. Tekrar söylüyorum, öyle vekalet ver, başka yerlerde kurbanını kessinler sen evinde otur, paketlenmiş olarak kurbanın gelsin.

Bu Sünnet-i Seniye’de yok. Ya nerede keseceğiz? Siz kesmeye devam edin. Belediyeler size kesimhaneler yapsın. Her mahalleye kesimhane yapsın. Dilekçe verin. Dilekçe verin. Şehirleşmeleri İslam’a göre yapsınlar. Madem ki bu ülkenin yüzde doksanı Müslüman, bu Müslümanlar kurban kesecekler. Kurban kesecek. Kurban kesecek. Sokakta kesme. Sen kesim yeri yap o zaman. Kesim yeri yap, millet sokakta kesmesin. Her şeyi düşünüyorlar ya. Ev alırken müteahhit’e soruyor musunuz? Kardeş, bu sitenin kurban kesimi nerede olacak? Bu sitenin cenaze yıkama işi nerede olacak? Bir kimse öldü, cenazesini burada yıkamak istiyor. Burada bu sitenin içerisinde bin kişilik daire yapmışsın. Bin daire var, iki bin daire var, beş yüz daire var.


4. Bölüm

Bunun camisi nerede? Bakkalını düşünüyorsun, çakkalını düşünüyorsun, alışveriş merkezini düşünüyorsun. Evlerin altına kocaman devasa dükkanlar yapmasını, mağazalar yapmasını düşünüyorsun, camiyi düşünmüyorsun. Nerede namaz kılacak bu insanlar? Almış olduğunuz evlerden ezan sesi duyuluyor mu? Ev aldın, ezan sesi duyuluyor mu kardeşim? Yürüyerek namaza gidebilecek kadar cami yakın mı? Bir kilometre içerisinde, iki kilometre içerisinde cami var mı? Ejdat her mahalleye bir cami yapmış. Her mahallede bir cami yapmış Ejdat. Madem Müslümanız. Belediyeler bunu düşünmek zorunda. Kesim yerleri yapsınlar, halkı açık. İnsanlar kurbanlarını kessin. Herkes kurbanının başına geçsin, kessin. Kapitalistleşiyoruz.

Kapitalistleşiyoruz. Kurban bayramında, ramazan bayramında tatil. Nereye? Antalya’ya. Nereye? Bilmem ne otellerine. Ne yapacak? Tatil yapacak. Bayramdan bir gün iki gün önce bayramda burada olamayacağız. Hayırlı bayramlar dileriz sizden. Defol git nereye gidiyorsan git. Ne hayırlı bayramı? Annesini bırakıyor, babasını bırakıyor, çoluğunun çocuğunu bırakıyor, akrabalarını bırakıyor bir yerlere gidiyor. Neymiş? Bayramda fırsatmış da bir dokuz günlük tatil yapıyorlarmış. Güzel. On dokuz gün kalk. Yüz on dokuz gün kalk. Orada kalk. Dönme geri. Kapitalist sistem. Farkında değiliz. Ne yapacak arkadaş? Tamam. Kestir. Bilmem hangi market. Lan adam yıl boyu her türlü içkiyi satıyor. Yıl boyu her türlü her şeyi, melaneti işliyor.

Kurbanda kurban satıyor. Bu şuna benziyor. Yıl boyu bütün melaneti işliyorlar Ramazan’da iftar veriyorlar. Nerede Ramazan iftarı? Filancı lüks otelde. Beş bilmem ne ile otelde. İftar var. Fukarayla iftar eden yok, mahallelerde iftar eden yok, varoşlarda iftar eden yok. Nerede? Filancı otelde iftar verdi. Hangi Filancı iş adamı? Alkışladık seni. Kapitalist şerefsiz. Bir de Müslümanlık taslayacak bize. Filancı kimse Filancı otelde Filancılara iftar verdi. Olur. Kapitalist yaşıyoruz. Daha doğrusu deccallaşıyoruz. Deccallaşıyoruz başka bir şey değil. Şimdi kurbanı da aynı yapıyorlar. E ne olacak? Çıkar birisi, ondan sonra balıktan da kurban olur. Çıkar birisi, ondan sonra horozdan da kurban olur.

Çıkar birisi ayakkabıdan da kurban olur der. Bizimle alay eder. Biz de ona sessiz kalırsak, tabi ne olacak ki? Ne olacak ki? Birisi çıkıp da buna dur dermezse ne olacak ki? Neden? Vakıflar, cemaatler, adı vakıf, adı cemaat, adı tarikat. Vekaletle kurban kesme terenanesiyle milletin parasını topluyorlar. Hala daha devam ediyorlar. Ya bu FETÖ yaptıydı, bunu çok kızmışlardı. E siz ne yapıyorsunuz? kötüydü, yanlıştı? Ne onun izinden gidiyorsunuz şimdi? Aynısını yapıyordu o da. Ne farkınız var? Farkınız ne? E siz de topluyorsanız kurbanları, siz de topluyorsanız böyle milletin parasını Yarın öbür gün siz de bir ihtilal yapabilirsiniz. Para olunca azıyor demek ki insanlar. E kızdınız, tuğ kaka dediniz herkes.


5. Bölüm

E şimdi ne yapıyorsunuz? Doğruysa neden kızdınız o zaman? E doğru değil, neden yapıyorsun? Bırak millet kurbanını kessin. Etini de, derisini de nereye istiyorsa versin. Allâh bizi affetsin. Rabbim cümlemize akıl fikir versin inşâAllah. Enam suresi âyet 162 Şüphesiz namazım, kurbanım, ölümüm, diriliğim Allâh içindir. O zaman kurbanımız da ne olacakmış? Allâh için olacakmış. Et için değil, kurban ibadet. Et için değil, Allâh için. Kanını Allâh için akıtacaksınız. Et bayramı değil, kurban Allâh için olan bir ibadet. Allâh bizi affetsin. Kurban bayramı günü Sılay Rahim Arıc Ademoğlu kurban kanı akıtmaktan daha üstün bir amelde bulunamaz. O zaman kurban bayramında en üstün amel neymiş? Kurban kanı akıtmakmış.

Ey insanlar her yıl her hane halkına bir kurban bir de atire kesmek gerekir. Atire nedir bilir misiniz? Atire recebiye dediğiniz rece bayında kesilen kurbandır. Demek ki o sene rece bayında da kesilen kurbanı da ne yapmış? Kurban bayramına almış. Önceden büyükler bunu Arife günü keserlerdi. Arife günü bir hayvan keserler. Onu da derlerdi ki bu nezir kurbanı. Onu keserlerdi, ıtırlardı. Bir de kurban bayramın birinci günü kurban keserlerdi. Bunu yaparlardı büyükler. İbn Ömer bir adam ona kurban kesmek vacip midir diye sordu. Şu cevabı verdi. Allâh Resulü sallallâhu aleyhi ve sellem Müslümanlar kurban kesmişlerdir. Allâh Resulü ve Müslümanlar kurban kesmişlerdir. Adam soruyu tekrarladı. Bunun üzerine cevap verin anlamıyor musun?

Allâh Resulü ve Müslümanların kurban kestiklerini söylüyorum dedi. İki tane daha hadîs okuyacağım inşâAllah. Enteresan bunlar. Birincisi kimin imkanı olup da kurban kesmezse namazgahlarımıza asla yanaşmasın. Ya bir kimse vacip olan kurbanı veya hatta nafile önemli değil. Kurban kesmeye muktedir olur da o kimse kurban kesmezse diyor namazgahlarımıza yaklaşmasın. Allâh muhafaza eylesin. Âmîn. Burada bir hadîs var. Enteresan. Bunu da okuyacağım. Meseleyi bitireceğim. Kurban gününü bayram yapmamla emrolundum. Allâh onu bu ümmet için bayram kılmıştır. Hadîs-i şerif. Bir adam ona dedi ki Hz. Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem Hz. Sütünden istifade ettikten sonra geriye verecek olduğum dişi bir hayvandan başka bir şey bulamazsam onu kurban edeyim mi?

Hayır. Arkasını iyi dinleyin. Kendi saçlarından biraz al, tırnaklarını kes, bıyıklarını kırp, etek tıraşı ol. Allâh katında bunlar kesecek olduğun kurbanının yerine geçer. Kurban kesmeye muktedir olmayanlar. Kurban kesmeye muktedir olmayan. Parası yok, hayvan bulamadı. Olabilir. Kıtlık oldu, hayvan bulamadı. Veyahut da ne bileyim, kalktı bayram sabahı kurban alırım diye gitti pazara, yok. Veyahut da parası yok. O kimse ne yapacakmış? Bir. Biraz kendi saçlarından kesecekmiş, tırnaklarını kesecek, bıyıklarını kırpacak, etek tıraşı olacak. Bu da diyor kurbandan alacak olduğun sevaba karşılık olur. Demek ki muhakkak yine bir şeyler kesecek. Anlaşıldı. Allâh’ım Rabbim cümlemizin kurbanlarını kabul etsin inşâAllah.

Kesmeyenleri de kesecek, kudret nasip eyleyecek. Bir de neymiş dişi hayvan. Sütünden ve doğurganlığından istifade edilen hayvanlardan mümkün olduğunca uzak duracaksınız. Ola ki bu da bir ayrı bir sünnet. Ola ki bir kıtlık olur, bir şey olur. Ama hayvan kısırsa bir sıkıntı yok. Allâh’ım iyi etsin inşâAllah. Mehdi zuhur ettiğinde zamanın kutbu ve diğer mürşid-i kamiller ona biat edecekler mi? Onların makamı Mehdi’den yüksek değil mi? Mehdi zuhur ettiğinde bütün ehli manevi tıpış tıpış gidecek, ona biat edecek inşâAllah. Lâ ilâhe illâllah, lâ ilâhe illâllah. el-Fâtiha. Âmîn.


Kaynakça

Mustafa Özbağ Efendi’nin sohbetinden derlenmiştir.

Kaynak video: YouTube

İlgili Sözlük Terimleri: Mürşid, Sünnet, Dervîş. → Tasavvuf Sözlüğü’nün tamamı