1. Bölüm
Selamın aleyküm. Allâh gecenizi, gündüzünüzü, ömrünüzü hayırlı eylesin. Âmîn. Daha gelenler var. Aslında dokuzda başlayacağım dedim de ben normalde dışarıdan gelenler de var. Herhalde üç beş dakika sözümüzü yerine getirmezsek hakkınızı helal edersin değil mi? Evet. Allâh razı olsun inşâAllah. Bu üç beş dakika içinde de şu sorulara bakalım. Gelen arkadaşlar da yönlendirin arkaya doğru. Kapının önünde yığılma olmasın hiç kimsenin. Daha burada arka tarafta da boş yer var. Havalandırmaları da ara ara kim vazifeliyse çalıştırsın. Hoş ne kadar çalışırsa çalışsın. Yine terleyeceğiz. Rutubetimiz eksik değil elhamdülillah. Aile de olan sıkıntıdan dolayı eşimle ayrı evlerde yaşıyoruz. Boşanmadık. Birbirimize gidip geliyoruz.
Ailemi bir türlü aynı çatı altında toplayamıyorum. Sıkıntım nedir acaba? Bir ailede dağınıklık varsa birinci derecede erkekler sorumludur. Erkekler evin ailenin reisidir. O dağınıklığın birinci sebebi erkektir. O yüzden normalde erkek kendince Kur’ân’a sünnete imamların iştahadına uygun bir aile reisi yaparsa bundan sorumluluğu gider. Ama vela ki bütün herkes kendince bizim toplumumuzda her şeyde o Kur’ân ve sünnete uygun hareket ediyor noktasında duruyor herkes kendi kendine. En büyük problem bu. Ama bir evde problem varsa problemi birinci derecede aşmak, birinci derecede halletmek, birinci derecede sıkıntıya gidermek erkeğe ait. Bir dağınıklık yaşanıyorsa o birinci derecede erkeğe ait. Ama normalde gerçekten Kur’ân sünnete doğru o kimse yapıyor yapacağını, yapıyor yapacağını hala da olmuyorsa ve bu konuda erkek gerçekten afil meselelere hakim bir kimse tarafından.
Ya sen her iki tarafı da dinleyip de bu erkek bu işi üstesinden gelmiş yapacağını yapmış ama kadın bunu anlamamış. Söyleyecek bir laf yok. O zaman da erkeğin kendince evliliğine, evine, durumuna, vaziyetine, kendi kültürünce, kendi ekonomisince, kendi felsefesince bakması kalıyor işin. Felsefesi ne? Kültürü ne? Ekonomisi ne? Neye göre davranacak? Mesela bir kimsenin ekonomisi iyidir. Ha kadın laftan anlamıyor. sert huylu, sıkıntılı, problemli, aşılmıyor bir türlü. O zaman der kadına sen burada evde dur ya. Allâh muhafaza eylesin. Çoluğun çocuğun başında da dur ama ben senden kadınlık beklemiyorum diyebilir. Yine dağıtmayı düşünmeyecek. Dağıtmayı en son düşünecek. Rabbim muhafaza eylesin. Âmîn.
Ama kadın gitmek istiyorsa bunun altını çiziyorum hep. Bakın bir kadın. Adama dedi ki ben senden boşanmak istiyorum. Adam ona tatlılıkla söyleyecek. Neyse sebeplerini söyle. Ben o sebepler makulse ben onları düzeltmeye çalışayım. Kur’ân ve sünnete göre eksikliklerim varsa o eksikliklerimi gidereyim. Adam bunu söyleyecek. Ama hala da bir eksiklik söylemiyor da. Ottan çöpten meseleler söylüyor da. Ben boşanmak istiyorum. Diyorsa kadın erkek onu zorlamayacak. Erkek onu zorlamayacak. İllaki evli kalacağız. Devam edeceğiz diye. Bu son dönem şeyler var. insanlar bir tuhaf. Kadına zulme diyor. Kadın boşanmaya kalkınca kadını öldürmeye kalkıyor. Kadına zulme diyor. Zulüm etmek sadece tokat vurmak değil.
2. Bölüm
Önceden insanlar bu kadar sapkın değildi. Şimdi evli erkekler bunları söylemekten utanıyorum. Evli erkekler eşlerini arkadan kullanmak için ısrar ediyorlar. Dövüyorlar. Bayılanı var. İlaç içireni var. Hap içireni var. Kadına illaki livatat edecek. Zorla. Zorla. Zulme diyor. Sonra kadın boşanmaya çalışıyor. Vurmaya kalkıyor. Öldürmeye kalkıyor onu. Kızların anne babalarında da hata var. Kızı gelmiş derdini anlatıyor. Sen kocana git diyor. Kızı gelmiş annesine derdini anlatıyor. Açık açık anlatıyor. Annesi ne var bunda diyor. Git kocana diyor. Toplum bu hale geldi. Allâh muhafaza eylesin. O yüzden herkes ailesini iyi geçindirmenin yoluna bakacak. Derviş kardeşler eşleriyle çocuklarıyla ailelerini iyi geçindirmenin yolunu arayacaklar.
Herkes eşine çocuğuna işine sahip çıkacak. Herkes eşine işine ve çocuklarına sahip çıkacak. Başıboş bırakmak yok. Ailenin reislisiniz erkekler. Eşlerinize ve çocuklarınıza bakmakla mükellefsiniz. Hiçbir derviş kardeş eşinin kazandığı paraya, eşinin annesinden babasından gelen babasından Eşinin annesinden babasından gelen malına veya annesinden babasından gelen gelire gözünü dikmeyecek. Hiçbir derviş kardeş başka bir kimsenin kazancına, malına, mülküne, gelirine gözünü dikmeyecek. Çalışacak, Cenab-ı Hakk’ın bereketini isteyecek. Koşturacak, gayret edecek. Koşturacak, gayret edecek, mücadele edecek. Gücünün yettiğince eşine, çoluğuna, çocuğuna bakacak inşâAllah. Meryem Suresi 54. ayette geçen Hz.
İsmail’den de bahset. Sadık bir kul olması, ayrıca onun nebi ve kitap verilen resul olduğunu söylüyor. Bahsi geçen kitap sizce hangisidir? İsmail aleyhisselâm’a da bir rivayette 30 sayfa kitap indirildi. Evlat edinmenin hükmü nedir, caiz mi, haram mı, ashab süresi ve hadisler ışığında teşekkür ederim. İslam’da evlat edinme diye bir şey yok. Ancak süt annesi olabilir. Bir kadının evladı yoksa, yeni doğmuş bir çocuğa bu noktada süt emzirirse, ona sütü gelirse süt annesi olur. Süt annesi olursa, o çocuk erkek de olsa kadına haram olmaz, kız olursa kocasına haram olmaz. Dejavu’nun yaşanmış bir durumun başka bir zaman tekrar yaşanıyormuş gibi olması dinimizce bir ilgisi var mı? İslam’da buna dejavu demezler.
Bir kimse rüyasında görür, halinde görür, rüyasında halinde gördüğü bir şeyi zahiren yaşayabilir. Bunun adı dejavu değildir İslam’da. Bir kimse rüyasında gördüğü, rüyasında yaşadığı bir şey gerçekte de, şehadet aleminde de yaşayabilir mi? Yaşayabilir. Alemi misal denir, alemi misalde görmüş olduğu rüyayı, görmüş olduğu rüyayı. Zahiren şehadet aleminde yaşar mı? Evet. Zahiren şehadet aleminde yaşar mı? Evet. Bir kimse zikrullah alakasında bir hal görse, o hali misal aleminde gördü. O da misal alemidir. O normalde zahirde tecelli eder mi? Evet. Ama Hazreti Mevlânâ Celalettin’in, Rûmî Hazretlerinin bir şeyi vardır. Ne o? Tesbiti vardır. Bu noktada o kimse konuşmayacak. Üstadımız Allâh rahmet eylesin.
3. Bölüm
Abdullah Efendi Hazretleri derdi, evladım konuşma derdi. Konuşursan Hadîs-i Şerif var ya, rüya semada durur. Rüya semada durur. Yorumlandığı gibi tecelli ederler Hadîs-i Şerif’te. O yüzden normalde bir kimse rüya görür, rüyasını kendi kendine yorumlamayacak. Rüya görür, rüyasını ona buna önüne geleni anlatmayacak. Rüya gördüğü zaman bekleyecek. Kim var bu konuda ehliyetli? Kime anlatılması lazım? Filanca’ya anlatılması lazım. Yok ben ulaşamadım da Filanca ablamızı anlattım da. Yok ben ulaşamadım da Filanca abiyi anlattım da. Yok ben ulaşamadım da camide bir imam efendi var onu anlattım da. Yok ben ona ulaşamadım da mahallede bir yaşlı bir amca var onu anlattım da değil. Bunlar değil. Sufiler için rüya anlatacakları yerler bellidir.
Vakti vardı yoktu zamanı vardı yoktu. Sûfîlik sabır işi kardeşim. Dervişlik sabır işi. Bekleyeceğim. Yûnus 18 yıl beklemiş kapıda. Bekleyeceğim. Ya hemen o rüyasını anlatacak ama. Ha bir daha anlattığında anında da tevilini olacak onu. Onu tevil edeceksin ona. Kimisi whatsapp’dan yazıyor mesajdan yazıyor. Ondan sonra mail’den yazıyor bir de dayatıyor. Yorumlar mısınız rüyama? Yorumu ne? Tabi sen işini gücünü her şeyini bırakacaksın. Hazretin rüyasını yoracaksın. Ya bir de at soyat da yok. Onu herkes tanıyor. Ben diyorum ki mesaj yazarken adınızı soyadınızı yazın. Ya birisine bir mektup gönderiyorsun. Mektubun altına gönderenin kim olduğunu yazmıyor musun? Bir dilekçe yazıyorsun bir yere. Dilekçe yazarken altını boş mu bırakıyorsun?
Beni herkes tanıyor mu diyorsun? Ama onu herkes tanıyacak. Ben de yazıyorum at soyat yok. Sizi tanıyamadım. Bir tek telefon numarası var çünkü. Cevap yazıyor tanıyamadınız mı? Ha yok diyorum tanıyamadım. Ben o kadar ermedim daha diyorum. telefon numarası var. Telefon numarasından kim olduğunu tanıyacağım ben. bir tek telefon numarası var. Bir tek telefon numarası var. Böyleleri de var Allâh muhafaza eylesin. At soyat bari yaz altına. Yok at soyat da yazmayacak. Düşünün ben sile sile 1200 tane telefona indirdim. 1800 kusurdu. Telefonda kayıtlı rehberde. Hiçbir yere sığmıyor çünkü. Oraya buraya aktarıp döndürmeye çalıştığında aktarıp döndürülmüyor. Bir de tanımıyorum büyük bir çoğunluğunu. Adı soyatı var.
Ne fotoğrafı var ne kimlik var ne kişilik var. Ne şehir var hiçbir şey yok. Allâh muhafaza eylesin. Evet biri Kuranı Kerim okuyor ve yanındakiler de onu dinlemiyorsa vebal var mıdır ve varsa vebal var mıdır. Kuranı Kerim okuyor ve yanındakiler de onu dinlemiyorsa vebal var mıdır ve varsa vebal kime aittir. Kuranı Kerim muhakkak ki böyle evin içerisinde bir odada okuyorsa camide okunuyorsa umuma ait olan yerlerde değil. Kuranı Kerim okuyacaksın. Camide imam Kuranı Kerim’i namazın arkasından okudu. Bitti. Kalktı herkes. Adamın birisi alıyor Kuranı Kerim oradan başlıyor orada okumaya. Ya herkes gidecek işi var gücü var. Bekle on dakika yirmi dakika sonra ne okuyacaksan oku. Milleti mecbur etme.
4. Bölüm
Burada şimdi bir topluluk var. Birisi birinin orada kalkacak şimdi sesli Kuranı Kerim okumaya başlayacak. Toplanma amacı belli. Toplanma maksadı belli. Böyle bir şeyse o zaman Allâh muhafaza eylesin sıkıntılı bir durum. Allâh bütün askerlere yardım etsin inşâAllah. Perşembe geceleri bayanların tarafında esmaları sizin verdiğiniz şekilde daha hızlı, farklı ve yüksek sesle çeken kardeşler oluyor. Bayan Zakir’imiz sorunu çözmek için oraya geldiğinde sorun ortadan kalkıyor. Ancak o olmadığı zaman sorun tekrarlanıyor. Bu konuyla alakalı adabı bizlere tekrar açıklayarak anlatır mısınız? Bunu defalarca anlattık. Eşofmanlı hoca gibi oldu bu. Geçen birisi gönderdi Allâh razı olsun. Bu normalde erkeklerde de var.
Bu sadece bayanlarda yok. Bu kardeşler kendilerine süs yapıyorlar, caka yapıyorlar, nefis yapıyorlar. Bunu gençliğimde olsaydı kulağından tuttum gibi atardım en arkaya. Şimdi atmaz diye düşünmeyin kendi içimden kendi kendime fren yapıyor. Ben çok fren yapmasını bilmem. Hadi diyorum şimdi dervişliğimden etmeyin. Hadi diyorum dervişliğimden etmeyin. Bu arada ben de arada çok dolaştığımdan fazla yapan yok şu anda bu tarafta. Ama bayanlar tarafında bu sıkıntı var. Bu kardeşler bunu birkaç sefer ikaz etmeme rağmen hala da yapıyorlarsa bir de onlar çok seviyorlardır beni. Çok seviyorum diyen edebi aşıyor hep. Çok seviyorum diyen belimize kazmayı vuruyor. O çok seviyor ya o sevdiğinden yapıyor. Oysa Cenâb-ı Hak diyor ki ey Habibim de ki eğer Allâh’ı seviyorsanız bana uyu.
Ya sen Allâh’ı seviyorsan Resûlullâh sallallâhu aleyhi ve sellem hazretlerine uyu. Sen Üstad’ını seviyorsan Adaba Erkan’a uyu. Adaba Erkan’a uyu. Onun söylediğine uyu. Onun dediğini yerine getir. Öyle bir derdi yok ki. O nefsini seviyor. O nefsini seviyor. Kıbrıs’ta yasal bir bahis sitesinin web tasarım alanında çalışmak uygun olur mu? Darül hak, darül İslam hukuku girer ortaya. Ben bu işin hukukundan fazla insanın bir de gönül hukuku olacak ya gönül hukukuna bakarım. darül hak’ta faiz fıkıh olarak söylerim ya darül hak’ta faiz darül harbiyle müminin arasında var mıdır yoktur. Ben gönül hukuku olarak uzak durmaya gayret edin derim ya bu da onun gibi. Fıkıh açısından söylenirse darül hak fıkıh açısından sıkıntı yok ama gönül hukuku noktasından sıkıntılı.
Evet kardeşler şimdi derse başlayacağız. Önce bağışlamaları yapacağız. Bağışlamaları yaptıktan sonra üç tevhid okuyacağız her zamanki gibi. Üç tevhid okuduktan sonra ardından Fatiha-i Şerife’ye okuyoruz ya üç ihlas bir Fatiha okularak. Üç ihlas bir Fatiha okuduktan sonra herkes niyetini yapacak. Neyse niyeti. Neye niyet edecekse. Ne derdi sıkıntısı niyeti neyse onları yapacak. Ardından ayağa kalkacağız. Ayağa kalktıktan sonra hatmeye başlayacağız. Hatme bildiğimiz Kadir-i Hatme’si yapacağız. Baştan yüz tövbe. Subhanallahü ve bi hamdihi. Subhanallahü ve bi hamdihi. Estağfurullahü ve lazim. Yüz tane Allâhumme salli ala Seyyidinâ Muhammedin ve sahbihî ve sellim. Yüz tane la havle ve la kuvvete illa billahi aliyyil azim.
5. Bölüm
Yüz tane ya fettah. Beş yüz tane hasbina allahu ve nimel vekin. Yüz tane selamun kavle min rabbin rahim. Beş yüz tevhid. Ondan sonra zikrullah. Ondan sonra inşâAllah hatmemiz son bulacak. O yüzden hatmeye daha önce katılmayanlar, ayakları ağracak olanlar, dili dönmekte zorluk çekcek olanlar, ön halakalarda durmak için gayret etmesinler. Birinci, ikinci, üçüncü halaka, dördüncü halaka, daha önce hatmeye katılan arkadaşlardan kurulsun ki, önde bir karışıklık, telaffuz bozukluğu, herhangi bir sıkıntılı bir durum olmasın. Belli ağrıyan, ayağı ağrıyan, ne bileyim işte, tansiyonu düşen bir sıkıntısı, bir rahatsızlığı olan, arka taraflarda olsun, bayanda erkeklerde, onlar oturabilirler, çocuğu sıkıntılı, çocuğuyla ilgilenebilir, onlar arka taraflarda kalsınlar, bayanlar için söylüyorum.
Erkekler tarafında, yaşlılar, ayakta daha fazla uzun süre duramayacak olanlar, onlar duvar diplerinde, kenarlarda, onlar oturdukları yerden devam edebilirler, ama içerde halakaları bozmayalım, ritmi bozmayalım, telaffuzları bozmayalım, birbirimizi dinleyelim, birbirimize saygılı olalım, inşâAllah bu konuda birbirlerimize karşı da merhametimizi, sevgimizi yitirmeyelim, inşâAllah. Baştan da bir helallaşalım, önce ben başlayayım, burada kardeşlerinin arasında bana hakkını helal etmeyecek olan bir sıkıntısı, bir problemi, benimle bir derdi olan varsa, şimdi açıkça söylesin, helallaşalım. Bayanların tarafında da, bayan Zakir kardeş benim hakkımda, herhangi bir hakkını helal etmeyen bir kardeşimiz varsa, bir sıkıntısı, bir problemi olur ya, gözümüzden kaçmıştır, dilimizden kaçmıştır, gönlümüzden kaçmıştır, bir yerden kaçmıştır bir şey, eğer varsa bir sıkıntı, problem, herhangi bir hal, o yüzden de kardeşimiz burada, ken işimiz hallolsun.
Bunları söylemek istemiyorum ama genelde benim bildiğim kadarla kardeşlere bir borcumun olmaması lazım. Unuttuğum, hatırlamadığım herhangi bir şey varsa, o kardeş de şimdiden söylesin, onunla da bu konuda helallaşmış olalım. Önce can sonra canan değil, ben önce baştan çünkü hep beraber helallaşacağız, kardeşlerinin arasında borç alacak buna karışmayız biz. Birisi birisiyle ticaret yapmıştır, bir sıkıntısı vardır, helal etmek zorunda değil. Ama kardeşlerin arasında burada baba oğul varsa, burada iki kardeş varsa, burada problemli kardeşler var ise, birbirlerine haklarını helal etmeyecek olan kimseler var ise, ayağa kalksınlar biz orada bunlar bu kardeşleri helallaştırmanın yolunu bulalım. Tekrar söylüyorum, burada kardeşlerinin arasında birbirleriyle problemi olan, borç alacakla alakalı bir şey ona ticaret yapmıştır, bir şey yapmıştır ona bir şey diyemeyiz.
Birbirlerinin arasında ticaret borç alacağı arasında herhangi bir meselede birbirine gönül koymuş, kırılmış, küsmüş, iki kardeş olabilir, baba oğul olabilir, dede torun olabilir, arasında problemi olan varsa burada helallaştıralım, bir sıkıntısı varsa sıkıntısını giderelim. Bayan kardeşlere sesleniyorum, orada aralarınızda kendi aranızda bir problemi olan bir sıkıntısı olan, kendi arasında borç alacak hariç, birbiriyle küs olan, birbirine hakkını helal etmeyecek olan varsa, orada birbirlerinin arasında helallaştırsın oradaki sorumlu kardeşimiz. Eğer helallaştıramıyorsa ben geleyim orada müdahale edeyim. Boğazını sıkıp da helallaştıracak değilim. Arasını bulalım. Eğer bir sıkıntı yoksa oradan kapıdan birisi bana bir işaret versin sıkıntı olmadığına dair.
Bayan kardeşler sessiz bir şekilde oradaki bayan sorumlu kardeşi dinlesinler. Bu konuda bir problemi bir sıkıntısı olan varsa tekrar söylüyorum, birbirine hakkını helal etmeyecek olan, birbiriyle problemi olan kardeş varsa orada problemini çözelim. Gelin kaynana, iki kardeş, görümce, elti her ne var ise. Çabuk olun vaktimiz geçiyor. Bir sıkıntı yok, herkes helal ediyor inşâAllah. Zaten onlar helal ettin burası süt liman olur ya. Evet orada evli olan kadınlar varsa kocalarıyla burada problemleri olan onu da söylesinler. Biz herkese helallaşın gelin dedik ama olur mu olur. Bir sıkıntı olur orada kocasına ben hakkımı helal etmiyorum, babasına ben hakkımı helal etmiyorum. Yok abisine ben hakkımı helal etmiyorum diyen varsa orada yine de bir ses çıkarabilirler.
Efendim ben Yusuf abiye arıyorum da. Kim Yusuf? Hangi Yusuf? Bizim Çanakkale’li Yusuf Hoca’yı mı arıyorsun? Tamirci. Tamirci Yusuf’u mu arıyorsun? Ondan mı helallaşacaksın? Orada bak orada Yusuf. Tamam bulduk efendim helallaştık Allâh razı olsun. Nereden helallaştın duymadın. Tamamdır efendim. Yusuf helal ettin mi? Evet. Ahma yakaladı seni Yusuf ha. Tamam. Yusuf helal ettin ya değil mi? Evet. Hah ettim de lafı da duyduk tamam. Tamam bayan kardeşler tamam mı işleri? Tamam. Bayan kardeşler oradan bir yine ses versinler. Var mı kocasına hakkını helal etmeyen abisine, amcasına, dayısına? Yok ya ben ne yapayım? Tamam mı? Bayan tarafı biraz daha sessiz olalım. Tamam mı? Tamam mı? Tamam mı? Tamam mı?
Üç ilaç mufatıya şerefe. Âmîn. Lâ ilâhe illâllah Üç ilaç bir Fatiha şerefe ve niyet. Bom. Ba dum. Ba dum. Ya Rabbi ümmet-i Muhammed’in maddi-i manevi dertlerine derman olmasına Âmîn Ya Rabbi ümmet-i Muhammed’in maddi-i manevi bütün borçlarının ödenmesine Âmîn Ya Rabbi ümmet-i Muhammed’in sıkıntılarının def olmasına Âmîn Kafirlerin elinde oyuncak olmasının son bulmasına Âmîn Ümmet-i Muhammed’in tüm dünyaya hakim olmasına Âmîn Kur’ân ve Sünnet’in nefislerimize hakim olmasına Âmîn Kur’ân ve Sünnet’in evlerimize hakim olmasına Âmîn Kur’ân ve Sünnet’in şehirlerimize hakim olmasına Âmîn Kur’ân ve Sünnet’in tüm dünyaya hakim olmasına Âmîn Ülkemizin üzerinde dolaşan kara bulutların da olmasına Âmîn Ümmet-i Muhammed’in üzerinde dolaşan kara bulutların da olmasına Âmîn Her türlü bireysel sıkıntılarımızın define, her türlü bireysel dertlerimizin şifa bulmasına, her türlü bireysel müşkilatlarımızın hal olmasına, evlerimize mutluluk, hayır, bereket, ihsan olunmasına, kazançlarımızın hayırlı, helal ve bereketli olmasına, vesile olmasına, eşi olmayan kardeşlerimize eş nasip olmasına, evladı olmayan kardeşlerimizin hayırlı evlat nasip olmasına, işi düzgün olmayan kardeşlerimizin hayırlı işlerinin olmasına, ülkemizi yönetecek olanların Kur’ân ve Sünnet’e göre yönetmelerine vesile olmasına, en güzel, en hayırlı, en tatlı, en uygun bir şekilde yöneticilerin yönetmesine vesile olmasına, dergahımızın birlik ve beraberliğine, dergahımızın devamiyetine, kardeşlerimizin heva ve hevesine uymamasına vesile olmasına, şeytana ve nefislerine dur demesine, kardeşliklerimizin tesis olmasına, Ya Rabbi, senin razılığına doğru koşmamıza, senin cemalullahına vasıl olmamıza, senin nurunla nurlaşmamıza, niyet ettik Ya Rabbi, niyetlerimizi kabul eyle, niyetlerimizi kabul eyle, niyetlerimizi kabul eyle, bu niyet üzerinde yürüyenlerden eyle, son nefesimize kadar iman üzerine yaşayanlardan eyle, kabrimizi ve kendimizi nurlandırdıklarından eyle, hesap gününde nurdan minberleri oturtturduklarından eyle, nurdan elbiseler giydirdiklerinden eyle, nurdan tacile taşlandırdıklarından eyle, her daim nurun tecelliyatına mazhar olanlardan eyle, ecmaye.
Kaynakça
Mustafa Özbağ Efendi’nin sohbetinden derlenmiştir.
Kaynak video: YouTube
İlgili Sözlük Terimleri: Zikir, Tevhîd, İhsân, Nefs, Sünnet, Sabır, Dervîş. → Tasavvuf Sözlüğü’nün tamamı