Cumartesi, 13 Haziran 2026
YOLUMUZ NÜBÜVVET YOLUDUR
Mustafa Özbağ
İrşad & Tasavvuf · Resmî Site
Dergah Sohbetleri Serisi ·

521. Dergâh Sohbeti – Disiplin ve İstikamet, Arkadaşlık Adabı ve Zikir Halkasının Kıymeti

Mustafa Özbağ Efendi'nin dergah sohbeti: 521. Dergâh Sohbeti – Disiplin ve İstikamet, Arkadaşlık…. Tasavvuf, ahlâk ve mânevî yol üzerine kapsamlı açıklamalar.


1. Bölüm

Selamun aleyküm. Allâh gecenize hayır etsin inşâAllah. Cenâb-ı Hak gündüzünüzü hayırlı eylesin. Aleyküm selâm. Ayınızı, yılınızı, ömrünüzü hayırlı eylesin inşâAllah. İş hayatında ve çıktığımız bu manevi yolda kimi zaman gevşeklik gösteriyor. Bu durumdan nasıl kurtuluruz? Hayat disiplinden ibaret bu manada. Eğer bir kimse kendince kendisini disiplin edemezse hiçbir konuda istikamet sahibi olamaz. Sûfîlik de disiplin isteyen bir şeydir. İslam disiplin isteyen bir şeydir. Bu manada Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem hazretleri az ama devamlı ibadetini öngördü, üstün gördü. Az ama devamlı deyince o kimsenin disiplin etmesi lazım ki o devamlı ibadete devam etsin. Mesela sufilerin günlük virtleri vardır ya, bu günlük virt onu disiplinize eder.

Namazı beş vakit kılmak o kimseyi disiplinize eder. Devamlı abdestli olmak o kimseyi disiplinize eder. O böyle kendisine disiplin haline getirir. Mesela bunlar böyle sufiliğin başlangıcında önemsizmiş gibi görür sûfîler. Devamlı abdestli durmayı önemsemez. Gece yatarken abdestli yatmayı önemsemez. Farz ibadetlere dikkat etmeyi önemsemez. Mesela bazı böyle sûfî topluluklarda vardır ya, kendilerince ibadetlerde gevşeklik gösterirler. Başarılı olamazlar. Bir kimse herhangi bir meselede disiplin göstermiyorsa o meselede başarılı olması mümkün değildir. İslam disipline bir dindir, gevşek bir din değildir. orta yoldur ama disiplin vardır. Din sizden çok ibadet etmenizi istemez örneğin. Ama istikrarlı davranmanızı, istikrarlı ibadet etmenizi ister.

Din mesela sizden böyle bir gün 100 rekat, ertesi gün 0 rekat bunu ön görmez. Der ki her gün 2 rekat. vardı ya sahabeden bir kimse. benim oruçla alakalı dedi ki Allâh Resulü sallallâhu aleyhi ve sellem hazretleri ona ayın başında ortasında sonunda tut. Ya da 14-15-16 ısında tut. Fazlasına gücüm yeter Ya Resulallah. Pazartesi perşembe tut. Fazlasına gücüm yeter Ya Resulallah. O zaman bir boş bir dolu yap bu da Davut kardeşimin orucudur dedi. Ama bundan daha fazlası da yoktur dedi. Ama o sahabenin yaşlanınca söylediği söz var. Diyor ki keşke bunu ısrar etmeseydim. Sünnet-i Resûlullâh’ın kolay tarafında devam etseydim. pazartesi perşembe tutsaydın da ömür boyu tutsaydın. 14-15-16 ısında tutsaydın ömür boyu tutsaydın.

Veya başında ortasında sonunda tutsaydın ömür boyu tutsaydın. Ömür boyu tutsaydın. O istikamet sahibidir. Mesela bir kimse dergaha gelir ilk etaplar coşar böyle. Dersler, zikirler, tesbihatlar, rüyalar coşuyor. Onun uzun müddet götürmesidir Önemli Allâh. Uzun müddet götüremez onu. Hadîs-i şerif var ya Allâh diyor yazmaktan bıkmaz. Ama siz amel etmekten bıkarsınız. Orta yolu takip et ama disipline ol. De ki benim ailem, işim, konumum, durumum ben hesapladım, analiz ettim. Haftanın 3 günü derse gidebilirim. Ama 3 günü disipline et kendine. Bakın 3 günü disipline et. Ben örneğin, örnekleme Bursa’daki bir derviş. Ha perşembe derslerine muhakkak gideceğim. Cumartesi tekkiye de gideceğim. Bir günde haftadık mahalle dersine gidelim. 3 günüm benim istihap etti. 3 güne devam et ama.


2. Bölüm

Bir ömür boyu 3 güne devam et. Kimse senin o 3 gününe dokunmasın. Eşindi, aşındı, işindi, annendi, babandı, kayınvalide kayınpederindi. Yok hanımın, dayısının, dönerinin, teyzesinin oğluydu. Bozmasın kimse. Bak bunun disipline et. Böyle disipline eden insanlar kendilerine, işlerinde disiplinli olurlar, başarılı olurlar. Dergahta disiplinli olurlar, başarılı olurlar. Baba derviş olur, anne derviş olur. Oturur oradan. Disiplinli. Ve bir istikamet üzerine, devam eder. Bu kimselerde odak problemi olmaz. Bu kimselerde dikkat problemi olmaz. Bu kimselerde unutma problemi olmaz. Bakın olmaz. Sabah kahvaltısı, saatinde disiplinli. Akşam yemeği, saatinde disiplinli. Evdeki hanım, dışarıdaki bey. Herkes kendini bir çizgide tutar.

Bu adam akşam 6’da gelir yemeğini yer. 6’da yemeğini hazırla. Bu kadının böyle bir disiplini var, bunu yapacak. Ona göre kendini çekidüzen alır. Ama disiplinli olmayan, odağı ve dikkati kaçık olan bir kimse. Saatli dakikası belli değil. Bir gün akşam yemeğini 11’de yiyor, bir gün 2’de yiyor. Gece 2’de. Bir gün saat 6’da yiyor. Ondan yol gidilmez. Bir gün dersini çeker. Bir gün dersini çekiyor, üç gün çekmiyor. Ondan sonra bir bakmışsın, günde üç ders çekmeye çalışıyor. Yok, yol gidilmez. Her gün dersini çekiyor. Bir gün sabah namazından sonra çekiyor. Bir gün öğlen de çıkıyor, ertesini akşam da çekiyor. Nasıl olsa, vakit var ya, yok. Hayır. Arada, belki de. Arada, belki de. Sen dersini saatinde yap.

Kendine bir saat bul. Kendine, bak bir saat bul kendine. De ki ben şu saatte bu dersi çekeceğim, devam et. O senin odak problemini, o senin dikkat problemini, o senin unutma problemini, yol içerisinde devam edecek. Bir vazife verilmiş. Dikkatli yap. Üzerinde titiz ol. Başkası gevşiyormuş. Seni ilgilendirmesin. Sen vazifeni yap. Sen yap vazifeni. Ya herkes derse 9’da geliyormuş. Ders kaçtı? 8.30’da. Sen 8.30’da git ya, herkese ne bakıyorsan. Git, 8.30’da oturur ya. Ama herkes 10’da geliyor. Ya ders kaç niyetini söylenir? 8.30. Bir gün gelir 8.30’da. Gittiğinin kerametini görürsün. Sen git 8.30’da derse otur. Derse sonradan gelmemeye çalış. Gelenler üzerlerine alınmasınlar şimdi. Herkesin işi vardır, gücü vardır.

Bir yerlerden geliyordur. Üzerine alınmasın kimse. Ama sen git erkenden otur oraya. Gevşemem. Benim gibi evde çaya kahve takılma. Vaktinde git otur. Başını zikretme ya. Etrafındaki arkadaşlarınla kardeşlik kur. Onlarla çay iç. Tanış. Muhabbet et. Öyle hodgam olma. Öyle kazurat olma. Kenara çekilip tek başına. Ya ben hiç kimseyle konuşmayacağım. Halktan bağımı kestim. Laf o. O laf. Cimri insanla. Cömert olmayanlar öyle yapar. Bir, geçimsiz insanlar öyle yapar. İki, Hazreti Peygamber Sallallâhu Aleyhi ve Sellem Hazreti’nin sünnetinde yok bu. İnsanlarla iyi ilişkiler kur. Etrafla hoş sohbette bulun. Sen gece git evde halvet mi etsen et. Ve gece televizyonda oyna. Yok whatsapp da oyna. Yok twitter da oyna.


3. Bölüm

Yok ondan sonra sabaha kadar internette takıl. Ondan sonra gel burada dervişlerle muhabbet kurmayacağım ben. Halkla bağımı keseceğim. Laf. Halkla iç iç ol. Dervişlerle iç iç ol. Etrafında iç iç ol. Onların dertleriyle, programları ile ilgilen. Onlarla arkadaşlık, bağı kur. Samimiyet kur. Sünnete Resûlullâh bu. Sünnete Resûlullâh kenara çekilip hayatta. Hayat yaşamak değil. Sünnete Resûlullâh yalnız bir hayat yaşamak değil. Sünnete Resûlullâh inzivah hayatı yaşamak değil. Bu değil. Yolumuzun adabı da bu değil. Git inzivah bir hayat yaşa dervişlik yapıcaz. Onu dedem de yapar mezardan kaldırsak. Ona dese ki şuraya kenara git otur orada dervişlik yap. Herkes yapar ki. Birisi çıksın çık meydana öte git desin birisi.

Burayı yanlış yapıyor desin. Bunu böyle yap bunu şöyle et desin. Nefisle mücadele bu. Allâh muhafaza eylesin. O yüzden normalde insanlar kendilerini disiplin edecekler. Dervişlikte disiplin edecekler. İşlerinde disiplin edecekler. Okul hayatlarında disiplin edecekler. Bir hizmet verilmiş dergahta. Sen disiplini bir şekilde o hizmeti yap. Sema çalışması. Disiplinine bir git sen. neyi çalışması. Disiplinine git. Kaçta işin senin saatte git. Git. Dükkanın aç. Adam İşiyle alakalı problemim var. ben de kendi kendime dedim ki gideyim bu adamın ya. Dükkanını bir ziyaret edeyim. Sabah sekiz. Sekiz buçuk. Ya esnaf adam sekiz buçuktan sonra dükkan mı açar? Saat sekizi yirmi mi? Ne geçiyordu adamın dükkanının önündeyim.

Adam yok dükkanında. Beş on’da koyalandım gelir belki. Dedim yok. E dedim bu sohbetleri de dinlemiyor içimden. Bangır bangır bağırıyorum. Sekiz buçukta gidin dükkanı açın diye. Televon açtım. Dedim öldün mü yoksa? Yok efendim de işte. Dedim ya iflas etmediğine dua et. Dükkanın var. Kaçta açıyor esnaflar? Sekiz buçukta. Sen sekizde git aç. Sen sekizde git dükkanını aç temizle. Onlar sekiz buçukta gelsinler. Onlar temizlik yapacağız. Ortalık hazırlayacağız diye uğraştılar. Senin sekiz buçukta işin bitmiş olsun. Yok millet sekiz buçukta atıyor. Milleti dokuzda açıyor. Hele Bursa’da. Ekabir Bursa’nın esnafları. Ooo sekiz buçuk dokuza gelir. Ooo sekiz buçuk dokuza gelirken mağmur bir şekilde gözler yarı baygın yarı aygın.

Gelecekler dükkanlarına. Ondan sonra gidecekler bir poğaça simit alacaklar börek alacaklar. Ondan sonra çay söyleyecekler dükkanda önce böyle bir poğaça simit veya ne bileyim börek yiyecekler. Evlerinde tencere yok sanki. Bu adam normalde her gün dokuz dokuz buçukta geliyor. Elinde poşet her günde şey uğruyor. Ne o? Fırını uğruyor. Reyhan’la bir fırın var. Fırını uğruyor. Geliyor bakıyorum ben şimdi. Ondan sonra geliyor selamın aleyküm aleyküm selâm abi nasılsın iyi misin? İyiyim abi sen nasılsın iyi misin? İyiyim. Bir iki üç dört beş altı bir hafta iki hafta üç hafta ya her gün poğaça simit yenilir mi? Değiştiriyor tabi bir gün poğaça yiyor bir gün simit alıyor bir gün börek alıyor. Yok ertesi gün açma alıyor.


4. Bölüm

Ben izliyorum onu. En sonunda dedim abiciğim dedim ya sizin evde kahvaltı olmuyor mu? senin dedim yanlış anlama. Hanımın dedim kalkmıyor mu? işe gideceksin ya kahvaltısı. Yok abi alışmamışız ya dedi. Oğlum dedim nasıl alışmadın? sen evlendiğinden beri bekarken de dışardık kahvaltı yapıyorduk. E dedim anneniz hazırlamıyor muydu size? Yok abi dedi. Alışmamışız biz dedi. İyi dedim ben evlenince dedi hanımda dedi hiç yapmıyor. E dedim seni uğurlamıyor mu? Bey güle güle Allâh ayırlı işler versin. Eşin gücün rast gelsin. Kapıya kadar dedim seni uğurlamıyor mu? Yok abi ya dedi. Yorganın altından dedim elimden böyle yaparsa hala dedi. Ben kaldım lan oğlum nasıl bir şey bu dedim ben nasıl oluyor böyle bir şey?

Abi dedi ya yorganın altından elini çıkarırsa dedi öptü başına koy dedi. Allâh Allâh durdum şimdi kelini kelime oğlum sen böyle hayat yaşayamazsın. Dedim ya ben üzülüyorum sana dedim. Gencecik adamsın her gün dedim bir gün poğaça bir gün açma bir gün simit bir gün börek. Oğlum hayatın böyle geçiyor senin dedim ya. Sabahlen dedim bir gün tarhana çorbası yapsın bir gün normal kahvaltılık yapsın bir gün şunu yapsın bunu yapsın ben sıralıyorum şimdi. Abi nerede ya dedi. Bursa genelde böyle Allâh affetsin. buna gülüyor o zaman sabahlen evinde kahvaltı yapıp da çıkan elini kaldırsın desem utanır herkes şimdi. Doğru mu? Kaldırın bakayım ellerinizi her sabah elinde bak yüzde on bile yok bak. Yüzde yirmi kaldır kaldır. ya.

Tabi tabi oruçlu günlerin için illa Khalid de oruç tuttuğunu söyleyecek yani. Bütün herkesi öğrendi evet. Tamam Allâh razı olsun. Bu normalde evet sabahleyin disiplin bakın bu. Hanım benim saat sekizde evden çıkmam lazım. Benim kahvaltımın da ona göre hazırlan. Nasıl bas be. Sekizde benim kahvaltım hazırlı olsun. Şunu da cevap olarak alabilirsiniz. Sen hazırla beni de kaldır. Siz de hazırlayın. İyi adam olun. Bir gün gelir Bıkar oda size kahvaltı hazırlatmaktan insafa gelir size kahvaltı hazırlar. Disiplin meselesi. Siz onu yapmazsanız sizin çocuklarınız o disiplini öğrenmez. Siz akşam yemeğini belli saatte gelmezseniz sizin çocuklarınız o disiplini öğrenmez. Siz namazı evde kılacağınızda çocuğunuzla teşrik etme açısından hadi yavrum sende abdestini al beraber namaz kılalım demezseniz o çocuk ona alışmaz o disiplini sağlamaz.

Sağlamaz. Allâh muhafaza eylesin. Bir abimizin hafta sonu gireceği imamlık sınavı için sizden dua istiyor. Allâh en hayırlı yana çevirsin inşâAllah. Peygamber efendimiz sallallâhu aleyhi ve sellem mirajda Allâh ile nasıl selamlaştı ilk gördüğünde ne dedi namazda ete hayatı neden okuyoruz o yüzden okuyoruz. Arkadaşlık kurarken Kur’ân ve Sünnet tarihinde nasıl dikkat etmeliyiz genelde arkadaş olduğum insanlarla belli bir sure sonra kendimden harcar konuma geliyorum veya sürekli kıyas noktasında senin evin böyle benimki değil senin eşin böyle benimki değil ve benzeri. Bu da benim karşımdaki insana karşı soğumama sebep oluyor ve kendimi geri çekiyorum. Birçok arkadaşlığımı bu sebepten dolayı bitirdim yarış haline dönüyor çünkü bu sorunu nasıl çözebilirim.

Geri dönmek meseleyi çözmez. Siz geri dönmeden, yarışmadan arkadaşlık. kuracaksınız. Bunu normalde insanlar. Bakın, dermişler güzel ahlaklarını, iyi ahlaklarını olması gerekenleri sergilecekler. Geri çekilecek olan o ahlaka uymayan insanlar sizden geri çekilsin.

Siz güzel ahlakınızı koyun ortaya de ki gıybet etmeyelim kardeşim o ayrılsın sizden ayrılacaksa senin eşin ne kadar iyi de bizimki böyle değil de kardeş biz eşimiz kardeş biz eşlerimizi karşılaştırmayalım kıyaslamayalım bu adaba aykırı bir şey ister erkek ister bayan eşler birbiriyle kıyaslanmaz arkadaşların kardeşlerinin eşleri kıyaslanmaz adaba aykırı iki erkek kardeş eşlerini kıyaslayamaz adaba aykırı iki kız kardeş eşlerini kıyaslayamaz adaba aykırı buna dikkat edecekler iki derviş kardeş birbirlerinin eşlerini kıyaslamaz adaba aykırı ayıp şeyler bunlar herkesin karısı kocası kendine herkesin kardeşi annesi babası kendine bunların kıyaslanması bunların konuşulması doğru şeyler değil toplum bunu yapıyor biz yaptığı için geri çekilelim hayır bizim inanımızda yapılıyorsa kardeş bu sünne uygun bir şekilde bu adaba aykırı bir şey bunları kıyaslamayalım bunlar kuran ve sünnet ahlakında değil bunları konuşmamıza gerek yok gibisinden tatlı bir şekilde uyaralım söyleyelim geri çekilmeyelim çirkin ahlak hakim olmasın ortama adamsızlık edepsizlik şeytani davranış biçimleri hakim olmasın ortalığı bilmiyor insanlar bunları ailesinden öyle görüyor öğrenmemiş biz ona tatlı bir şekilde anlatacağız geri döndüğümüzde geriye çekildiğimizde ortalığa kötülük hakim olacak bildiğimiz doğruyu insanlara tatlı bir şekilde anlatacağız inşâAllah. imkanı olduğu halde sürekli bir şeyler isteyen insanları nasıl uyarabiliriz ellerinde var fakat en ufandan en büyüğüne kadar sürekli bir şeyler ister halde başlamızın ilk zamanlarında birbirimizi tanımıyorduk ve elimizde geldiğince yardımcı oluyorduk ama tanıdıkça olayların boyutu değişti nasıl tavır sergilemeyiz yalan söyleyerek uzaklaşmak istemiyoruz bu noktada tatlı bir şekilde uyarabilirsiniz bir sohbet esnasında biz bir şey istemek istenilmek yasaklandı diyebilirsiniz biz arkadaşlara kardeşlere hep diyoruz mümkün olduğunca hiç kimseden hiçbir şey istemeyin hele dervişliğinizi kullanarak hiç istemeyin istemeyin kadın erkek derviş kardeşlerinizin karşısında bir şeyi istemeyin bu sadece çavuşlar, zakirler için geçerli değil herkes için geçerli çavuşlar, zakirler zaten istemeyecekler de ama diğer kardeşler de mümkün olduğunca istemeyecekler andırmayacaklar uldurmayacaklar vay ya sizin buranın kebabı güzeldir ya kebap canım istedi vay sizin şuranın şusu güzelmiş ya nerede acaba ki ya biliyor musun sen onu bir götür bize Allâh muhafaza. eylesin amin yok bu halıdan bizim evde yok ama söyleyip duruyorlardı evden de böyle bir şey bak diye bunlar yanlış umdurma andırma ben Şimdi, gelsem sana masraflı olurum ya bir sürü şey çıkarırım sana gelme o zaman gelme kim dedi sana gel diye Mustafa abi ya Şeyh Efendi’yi getirdim ya Evet. tamam abi ya Şimdi, buradan gideceğiz lastikler de iyi değil ya benim ee iki tane lastik alsak oğlum sana getirdiğin yan var mı yok yok senden ben mi istedim Şeyh Efendi’yi hayır bana ne olur senin lastiğinden abi Şeyh Efendi’yi götüreceğim ya Şimdi, tekrar geriye e götürme nasıl ya bırak ben buradan götürürüm abi olmaz söz verdim oğlum ne yapayım söz verdin sen yaşadığım şeyleri söylüyorum size adama demişim sanki Şeyh Efendi al gel diye ikiydi dörde çıktı lastik adamın dört tane lastiğini yerledik gönderdik buradan aldık iş döndü Şeyh Efendi gitti çünkü oğlum bunun lastikleri de kötüymüş bu lastiklerle yola çıkarmış bizi e alalım efendim dört tane iyi olur ala olur aldık dört tane lastik sonradan tekrar bu adam geldi yine bir mevzu oldu dedim Şeyh Efendi bırak buradan git sana dedim son kelam yoksa dedim sonu mu olacak dervişliğinin de sonu olacak ben götüreceğim illaki nevşehir’e tekrar oğlum yapma etme bak laf dinle bu sana son sözüm ben götüreceğim peki götür al bir daha dedim Bursa sınırların içerisine girmeyeceksin benim bulunduğum sınırların içerisine girmeyeceksin yanında kim olursa olsun Şeyh Efendi de olsa girmeyeceksin girersen dedim seni perişan ederim ne yaparsın dedi döverim dedim dedim derviş olduğundan beri kimseye dövmedim seni döverim kesin dedi gitti Şeyh Efendi’nin nevşehir’i bıraktı bir mesele vardı o zaman diyorum ki Şeyh Efendi iki gün sonra tekrar gidecek nevşehir’de duramayacak laf dinle diyorum ben dinlemiyorum iki gün geçti Şeyh Efendi tekrar çıktı bu oradan telefon açıyor ondan sonra bana abi sen bulunduğum yere gelme döverim dedin ben Şimdi, Şeyh Efendi’yi nevşehir’den alacağım İzmir’e getireceğim sen de İzmir’e geleceksin beni döver misin vallaha da billaha da tillaha da döverim seni Şeyh Efendi götür derse de ki dedi Mustafa abi böyle söyledi beni dövecekmiş götürdüğünde eğer sana beni götür derse dedim ben dedim istersen al getir nasıl gelecek Şimdi, İzmir’e ben onu getirtirim sen dedim kapat telefonu neyse sonra Şeyh Efendi’yle İzmir’de buluştuk biz ondan sonra dedi Şeyh Efendi oğlum filanca ile aranızda ne geçti dedi hiçbir şey yok efendim dedi dervişlerinin sonu oldu edeb lazım yolda laf dinlemek lazım dervişliği kullanarak dervişliği istismar etmemek lazım dervişliği istismar etmeyecek edebini muhafaza edecek koracak Allâh muhafaza. eylesin O yüzden, bir kimse bir şey istiyorsa çok alışıyor o derganın içerisinde istedi değil mi ver bir daha isteme kimseden de söyle bizim yolumuzda istemek uygun görülmedi ben bu gece sizde misafir kalabilir miyim yok bizim dergamızda yok ya nerede kalacağım ki ya yok ya git denizin kenarında yatıyor git bir bankta kal git arabayı çek kenarına arabada yatıyor ben misafir kalabilir miyim hayır yok akrabalarınızı da edemeyin akrabalarınızı da bile demeyin annenize babanıza bile demeyin damatmış gelinmiş demeyin kimseye kayınpedermiş kayınvalideymiş deme kardeşim kimseye deme kızına mı gittin git ziyaret et selamun aleyküm selâm ben gidiyorum o arkandan feryat etsin kal diye oğluna mı gittin oğluna gittin selamun aleyküm selâm ben ziyaret ettim gidiyorum Allâh’a emanet olun ya kal arkandan feryat etsin kalma annene babana mı gittin Evet. selamun aleyküm selâm ya gördüm ziyaret ettim ya kal feryat etsinler onlar senin arkandan insin hiç kimseye deme lan kalabilir miyim yemek yiyelim yemeyecek miyiz ya karnımız acıktı deme oturun oturun yara demiş kardeşine deme kimseye deme hadi bir çay söyleyin bakalım deme adamın cebinde parası var mı yok mu nereden biliyorsun hadi bizi bir yemeğe götür adamın cebinde parası var mı yok mu nereden biliyorsun söyleme kimseye hiç bu o kimsenin üzerinde kötü ahlak olarak kalır Allâh muhafaza. eylesin amin o halde sen bizim zikrimizden yüz çevirip yalnız dünya hayatını isteyen kimselerden yüz çevir necmi 29 etrafımızda böyle insanlar var aramızda bir sorun yoksa bile yüz mü çevirmeliyiz sizi zikullahtan sizi kuran ve sünnetten uzaklaştırıyorsa Evet. ağız taşını ümrede nereden alabiliriz orada herhangi bir yerden küçük taş alıp getirsek olur mu hayır hicret esnasında peygambar salallahu aleyhi ve sellem hazretlerinin kaldığı mağaradan alacağınız ya asrın 58. ayeti selamun gavlen min rabbin rahim elmalu müali onlara rahim olan rabden selam sözü vardır bu ayette Allâh kullarına selamı nasıl olur biz nasıl anlayabiliriz selamun gavlen min rabbin rahim dedim mi Allâh’ın selamı senin üzerine oldu birisi sana selâmün aleyküm derse sen de aleyküm selâm dersen Allâh’ın selamı senin üzerine oldu sen karşıdan selam verene bakma birisi sana selâmün aleyküm dedi sen de va aleyküm selâm dediğin anda Allâh’ın selamı senin üzerine oldu sen ahmetli mehmetli isme takılma görünene takılma sana her selâmün aleyküm diyenin Allâh’tan olduğunu bil va aleyküm selâm dediğinde o iksir tamamlandı Allâh’tan sana bir selam geldi sen de ona selam verdin selamını aldın sen de ona selam verdin onu ahmet mehmet olarak görme Bakın, onu ahmet mehmet olarak görmeyin Kur’ân-ı Kerim Allâh’ın kelamı mı Evet. bir kimse Kur’ân-ı Kerim okursa Allâh’la konuşmuş oldu mu Evet. hadîs-şevte cabir radellahu al’ın rivayetinde hazreti resûlullâh sallallâhu aleyhi ve sellem söyle buyurmuştur ümmetimin sonunda suret değişikliği iftira almak ve yere batıp kaybolma olayları olacaktır bunların gerçekleşmesine önce zarimler bunlar gerçekleşmesine önce zarimlerden başlanacaktır burada buyrulan suret değişikliği ve yere batıp kaybolma nedir açabilir misiniz normalde insanların suretleri suretleri insan suretinde ama ne yazık ki gerçekte insan sureti değil suret değişikliği olarak onu anlıyorum müteşabi bir kimse bunu kendince bu suret değişikliğinden kasıt ondan sonra o kimsenin farklı bir sureti bürünmesi olarak algılayabilir ama bunu öyle değil de şu anda kendimce o kimsenin manenin suretinin değiştiği olarak görüyorum batırılması zahirende olabilir tekrar bunu söyleyeceğim ama normalde batırılma şu anda gerçekten insanlar manevi olarak batmış vaziyetteler Allâh ümmeti korusun inşâAllah. defalarca söylüyorum böyle uzun sorular uzun meseleler böyle yazmayın diye ama öğrencilerden biri bir Yahudiye hakaret eder ve halacın kızgınlığı üzerine çeker bir süre sonra sakinleşen halac önce sevgili olun bütün dinler Ulu Tanrı’nın dinleridir Tanrı her bir dini ile ayrı bir insan topluluğunu meşgul etmektedir insanlar inandıkları dinleri kendileri seçmediler bilakis Tanrı insanları inandıkları dinler için seçmiştir eğer bir insan başka bir insanın inandığı dinin doğru olmadığı iddiasıyla kınarsa bu hareket ile o insanın kendi iradesiyle bir tercih yapmış olduğu yolunda bir hüküm vermiş olur bu da aslında kadercilerin tarzıdır bu Zerdişler böyle bir dini topluluktur bunlar dualisttir birisinden ki Yahudili Kristiyanlık ve diğer dinler sadece çeşitli sonlar ve farklı isimlerdir fakat hepsi de maksat aynıdır farklı değildir ben dinlerin ne olduğu konusunda çok düşündüm neticede gördüm ki dinler bir kökün çeşitli dallarıdır bir insandan onu alışkanlıklarından alıkoyan ve bağlarından koparan bir din seçmesini talep etme o zaten varlığın sebebi ve yüce gayelerin manasını kendisinin en iyi anladığı şekilde arayacaktır der Üstadım Hallacı burada tam olarak ne anlatmak istemiştir kısaca açıklamasınız Hallacı bu kadar okuyacağınıza 10 tane hadîs-i şerif okusaydınız kemale ererdiniz Bakın, bu tip şeylerle uğraşacağınıza 10 tane hadîs okusanız ve amel etseniz kemale ererdiniz tekrar tekrar söyleyeceğim 10 tane hadîs-i şerif ezberleyip onunla amel etseniz kemale erersiniz oturuyorlar muallakta bir kimse Hallacı’nın yazdığı bir kitap yok Hallacı’nın dilinden kaleme alınan sahih bir eser bir kitap yok Hallacı’nın dilinden kaleme alınan sahih bir eser yok yok otur Hallacı konuştur ben otururum burada Hallaç şöyle dedi Hallaç böyle dedi diye sabaha kadar konuşurum size daha da ileri Hallacı da bir perdeye oturup durursun o da her söylediğine hadîs ve kuran ve sünnet tarihinde olan her şey evette ama Hallacı’nın bir eseri mi var yok bir kitabı mı var yok herkes oturuyor kendi kafasına göre Herkesin kafasına göre Atatürk konuşturduğu gibi herkesin kafasına göre Hacı Bektaş Veli konuşturduğu gibi herkesin kafasına göre Hz.

Mevlânâ’yı konuşturduğu gibi herkesin kafasına göre Hallacı konuşturduğu gibi herkesin kafasına göre Nesimi’yi konuşturduğu gibi neden bunlar muhteşem şahsiyetler herkes kafasına göre bir Yûnus konuşturuyor ya şiirleri meydanda elimizde bir tek şiirleri var meydanda tarzı tavrı şekli şemali meydanda bu sözü nereden çıkardın bu şiiri nereden çıkardın Hacı Bektaş Veli hazretlerinin makalatı elimizde ee Fatiha tefsir elimizde nereden çıkardın bu sözleri sen Hz. Mevlânâ’nın mesnevisi meydanda divanı kebiri meydanda mektupları meydanda nereden çıkardın bunu sen Hallacı mensubun yazılı bir eseri yok nereden çıkardın Arabinin yazılı eserleri meydanda bunu nereden çıkardın Allâh muhafaza eylesin sohbet başlamazdan önce erkeklerin bulunduğu alanın arka tarafındaki perdenin bulunduğu yerin arkasında birkaç derviş oturuyorlar kıyafet değiştirmek isteyen kişinin kullanabileceği yer kısıtlanıyor kıyafet değiştirmek zorlaşıyor bunu 2-3 haftadan fazladır yaşıyorum delilere getirmek istedim Allâh razı olsun burada değil değil mi burada mı mesela burada köşede mi oluyor evet o kimse öyle değil miydi dirildik Kur’ân dirileri kötülükten çekindirir ona güzel bir hayatla can vericez ona güzel bir hayatla can vericez size hayat vermek için davet eden Allâh’a verir sonuna gider bu hayatlarda geçen diriltmek can vermek hayat vermek gibi tabirlerden kasıt nedir o kimse öyle değil miydi dirilttik evet normalde bir kimse şey olarak bu dünyada öldükten sonra tekrar dirilcek Kur’ân dirileri kötülükten çekindirir bir kimse normalde hayatını yaşarken onları kötülükten çekindirir ona güzel bir hayatla can vericez normalde Adem aleyhisselâm ile alakalı olabilir ondan sonra bir de öbür mahşerde cennetlik hayatla da olabilir size hayat vermek için davet eden Allâh ve Resulüne gidin normalde eğer ki Kur’ân ve Sünnet’e tabi olursanız gerçek hayatı yaşarsınız Kur’ân ve Sünnet’e tabi olmayanların hayatları normal bir hayat olmaz Ebu Hureyre’den Resûlullâh sallallâhu aleyhi ve sellem hazretleri şöyle buyurdu Allâh bir kulu sevdiği zaman Cebrail aleyhisselamı çağırır ve ben falanı seviyorum onu sev sen de sev der Cebrail de onu sever sonra gök ehline seslenerek şöyle der Allâh filan kimseyi seviyor onu siz de sevin onu gök ehli de sever sonra onun sevgisi yeryüzünde halk arasında yayılır Allâh bir kula buğuz etti mi Cebrail aleyhisselamı çağırır ve ben falanı buğuz ediyorum ona sen de buğuz et der Cebrail de ona buğuz eder sonra gök ehline Allâh falanı buğuz ediyor ona siz de buğuz edin diye seslenir onlar da kendisine buğuz ederler sonra o kul için yeryüzüne buğuz konur Müslüm hadîs-i şerifi rivayet eden bu sufilerin çokça kendilerine ölçe aldığı hadîs-i şeriflerden biridir sûfîler bununla bir kimsenin Allâh dostu olup olmadığına dair kendilerince ölçü çıkarırlar eğer bir kimse Allâh’a dost ister Cenâb-ı Hak başka bir rivayette mümin kullarına der Cenâb-ı Hak Cebrail aleyhisselama der ki ey Cebrail Allâh filanca kulunu sevdi sen de sev Cebrail aleyhisselâm gök halkına nida eder Allâh filanca kulunu sevdi sizler de sevin gök halkı da başka rivayette öyle der mümin kulların kalbine ilham eder burada Müslüman rivayetinde halka insanların kalplerine ilham eder Allâh filanca’yı sevdi siz de sevin müminlerin birbirlerini sevmesi Allâh dostlarını müminlerin sevmesi bu kabildendir Allâh bir kimseyi de buğz ediyorsa sevmiyorsa bunu Cebrail’e der ey Cebrail ben filanca’yı buğz ediyorum sevmiyorum Cebrail yine meleklere der ki Allâh filanca’yı sevmiyor gök halkına sizler de sevmeyin melekler de müminlerin kalbine ilham eder veya halka ilham eder derler ki Allâh filanca’yı sevmiyor siz de sevmeyin o yüzden sûfîler kendilerine yol çıkarırlar kendilerine yol çıkarır eğer bir kimse bütün halk düşman ise hiç kimse onu sevmiyorsa onun küfrüne işarettir eğer bir kimseyi müminler sevmiyorsa onun küfrüne işarettir yine münafıklığına işarettir eğer bir kimseyi müminler seviyorsa o kimsenin Allâh dostu olduğuna işarettir ama bir kimseyi bu noktada kafirler de seviyorsa müminler de seviyorsa o kimsenin münafık olduğuna işarettir müminlerin dostu ancak müminlerdir mümin bir kimsenin dostu mümindir Cenâb-ı Hak müminlere atfen emretmiş ki siz kafirleri kendinize dost edinmeyin bir kimse bir mümin kafiri dost edinemeyeceğine göre kafir de onu kendine dost edilmez bir kimsenin dost olabilmesi için birbirine benzemesi gerekir birbirine benzemeyenler birbirleriyle dost olamazlar birbirine benzeyecek biz birbirimize benzeriz şimdi hep beraber zikrullah yapacağız zikrullahdan nefret eden bir kimse burada oturur mu? oturmaz zikrullahı istemeyen bir kimse burada oturur mu? oturmaz e bu sohbeti sevmeyen bir kimse gelip bu sohbet oturur mu? oturmaz e Mustafa Özbağ’ı sevmeyecek bir kimse burada oturur mu? oturmaz buradaki derviş kardeşleri sevmeyecek burada oturur mu? oturmaz bazen dervişler kendi kendine cahillik yapar ya ya ben gidiyorum ben aslında dervişlerle benim pek aram yok ama seviyorum ben filanca kimseyi o kalamaz burada evet o bir gün gelir ya kendini değiştirecek burada her kim geldiyse hepsi diyecek Allâh’ı zikretmeye gelmiş hepsi de Allâh’ın kıymetli dostları hepsini de severim ya bir gün ayağın kayarsın bahaneye başkasını bulursun kendi sevgisizliğinden kayar ve hatta burada zikrullah alakasında duran bir kimseyi fazlaca eleştirir dilbetini yapar dedikodu eder ayağı kayar mı? ayağının kaymaları buralarıdır ben bazen derim ya adam içki içer gelir gene bir şey olmaz ona hatta öbürkü der ki adam içiyor içiyor geliyor evet içer içer gelir hiçbir şey olmaz ona ama sen burada birisine sevgisizlik yaparsan sen gidersin Muay Lan Yağda gelmiş görüyor musun ya vay zikrullah alakasında gelmiş bunun zikrullah yaptığı yerde ben de mi zikrullah yapacağım çeker giderim ya abi ya çok iyisiniz çok güzel toplumunuz da çok iyi de bize özel bir ders açar mısın? dedim ya bunu müşrikler istemişti hazreti peygamber sallallâhu aleyhi ve sellemden ama dedi filanca cemaat böyle yapıyor da biz yapamayız böyle biz ayrı toplansak böyle benim çevremde iş yaptığımız insanlar var onları ben oraya getiremiyorum da he dedim getirme kardeş biz dedim rutubetin içinde duruyoruz hamdolsun sen getirme ama böyle bir şey değil ama bunu filancalar yapıyor ha bak filancalar kalmadı şimdi hiçbir şey yapamıyorlar bak Allâh bir tokat vurdu darman tahasetti zenginler bir yerde öğretmenler bir yerde mühendisler bir yerde doktorlar bir yerde savcılar bir yerde hakimler bir yerde ha bak fukaralar hiçbir yerde parya hepsi de çok fazla para verenler amerika seyahati muhterem hoca efendileriyle yemek yemeler onun hediyesine mazhar olmak dolarlar patladı ha bak olmuyor sonu gelmiyor neden sünnete resûlullâh aykırı zengini fakiri âlimi cahili meslek meşrep neyse herkes oturacak zikrullah yapacak hazreti mevlana diyor evlat toprağın altında usta da bir çıraktadır toprağın altında ustası da çırağı da bir zengini de fakiri de bir bileni de bilmeyeni de toprağın altına gidecek sonuçta orada ayrıştıracak olan Allâh beğenmediğin bir kimse senden daha iyi bir derviş olabilir beğenmediğin bir kimse ucundan bir şeyin ucundan tutmuş olabilir kimseye hor hakir bakma Allâh’ı zikredenlerle dost olmaya çalış zikredenlerin halakasında durmaya çalış iyilerle beraber olmaya çalış zenginlerle beraber olacağım diye uğraşma yok belli meslek sahipleriyle beraber olacağım diye uğraşma Allâh’ı zikredenlerle beraber olmaya çalış Allâh’a dost olmuş velilerin sohbetinde oturmaya çalış Allâh yolunda canhıraş mücadele eden koşturanlarla beraber olsaydık 5 yıldızlı otellerde konferans vereceğiz 5 yıldızlı otellerde din anlatacağız yok o cüshu huruş içerisinde bulunacağız vay sufilikte böyle bir şey anlattı ya nerede anlattı falanca otelde giriş ne kadardı giriş normalde gece oraya girmek için herkes bir oda tuttu ne kadar günlük 250 dolar bir hafta kaldık 10 günlük bir program olacak 2500 dolar sohbetleri de normalde girmek için biner dolarda sohbet için verdiniz 10 günde 10.000 dolar adam başına evet bu paralarla millet sûfî sohbeti dinliyor dedim ne anlatıyor size çok derin anlatıyor ne anlatıyor anlattığını söyle bana ama hocam çok derin anlatıyor yapacak bir şey yok gerçekten çok derin anlatıyormuş dedim böyle baktım dedim söylediği bir tek şey var söylediğiniz bir tek bir şey var çok derin anlatıyor evet dedim bu kadar parayı aldıktan sonra derini anlatır otel ile müjde kaç anlaştı kim alıyor dedim konferans salonuna girmezden önce dedi orada bir yetkili var hatta ayrıyeten toplu halinde değil tek tek de ders almak istersen ayrıyeten bir daha ücret ödüyorsun seni daha da derinleştiriyor tabii özel ömreye götmüşler böyle bir grup halinde dedim kaç aydır kişi başına dedim ömre programınız yaklaşık 30.000 doları buldu dedi ömre kişi başına iyice derinleşiyorlar tabii onlar sen Allâh dostlarının ucundan tut onların halakasında otur nefsini onlarla beraber etmeye razı et nefsinle mücadele et sen bir dostun kapısına muhakkak sımsıkı yapış sen böyle heva hevesine uymuş dünya hayatının süsüne aldanışına kapılmış dünya hayatının peşine gitmiş sufili garnitür olarak yaşayan sufili gösterişte kullanmak isteyen arada bir gidecek sohbette endam edecek ondan sonra o da zaten nereye oturacağım diye bakacak böyle o filanca bu kokuyor o insan kokuyor bu bilmem ne kokuyor tazı gibi kokluyor ortalığı buraya da geliyor birkaç tane öyle görüyor bunları söyledikten sonra gelmemeye başladılar git kardeş senin de köpek huyu var git dışarıda kokla ne koklayacaksam burada senin aradığın koku yok köpek huylu burada bir derviş kardeşimizi küçük gören kimse burada duramaz adam oturmuş buradan girmiş mi içeri girmiş kim olursa olsun zikrullah yapmaya gelmiş onu küçük görmesen ne dedi Mevlüt Han bir kez aşk ile Allâh dese o lisan dökülür cümle günahları misli hazan o kimse aşkla samimiyetle buraya geldi burada Allâh’ı zikretti temizlendi gitti ben ona inanırım Allâh’ı zikredecek o Allâh necisi zikreder mi Allâh kötüyü zikreder mi bu manada Rahmani boyutta hayır zikrullahla kasındırmış o kimse kim Allâh’ı zikrederse Allâh da onu zikreder kimi küçük gördün Allâh’ın zikrettiğini kimi horhakir gördün Allâh’ın zikrettiğini kime adaletsiz davrandın Allâh’ın zikrettiğini dikkat edin kime adaletsiz davrandın Allâh’ın zikrettiğini kime yanlış yaptın Allâh’ın zikrettiğini kimi kötüledin Allâh’ın zikrettiği kimseyi kötüledin Allâh’ın zikrettiği kimseyi kötüledin nereye kötüledin Allâh’ın zikredilen yeri kötüledin Allâh muhafaza eylesin bir kimse Allâh sevdiyse Allâh onu mümin kullarına sevdirir bir kimseye Allâh buğz ediyorsa mümin kullar onu sevmezler bu sufilin ölçüsüdür bir kimse o yüzden bakarken bakacak ya müminler o kimseyi seviyor mu sevmiyor mu kimin peşinden gittiğine bakacak kimi sevdiğine bakacak kendini tanımak mı istiyorsun he diyeceksin ki ya benim en çok sevdiğim kim diyeceksin ki kendi kendine en çok benim lafını dinlediğim kim diyeceksin ki ben en çok neyin peşinden gidiyorum ona bakacağım başka bir şey bakmana gerek yok eğer normalde mesela açıktan Allâh’ın dinine hakaret eden açıktan Allâh’a ve yoluna laf söyleyen açıktan Kur’ân ve sünnete cepa açmış açıktan Kur’ân ve sünnetin dışında bir şey yaşayan kimselere karşı muhabbetim var ise onlardansın kardeş vücudunun nerede olduğu önemli değil onlardansın bir kimse oturduğu yerden katil günahına girer mi evet sen bir katili seversen ve katilin katillini hoş görürsen güzel görürsen aynı katil gibi olursun oturduğun yerden zikrullahı sever zikir yapanları sever zikir halakasında olmak isterler herhangi bir sebepten dolayı gidemezsen sen zikir halakasındasın sen dervişleri seviyorsan dervişler topluluğundansın sen bir veliyi seviyorsan o topluluktansın bir veliye düşmanlık yaptıysan sen Allâh’ın düşmanısın sen benim veli kullarımın düşmanlık yaparsan Allâh’a düşmanlık yapmıştır Allâh ondan intikamını alır yırtıcı hayvanların avlarından intikam aldığı gibi sen Allâh dostlarını, dervişleri, zikredenlere düşmanlık yaparsan Allâh’ın intikamı acıdır Allâh intikamını alır Rabbim cümlemizi muhafaza eylesin her daim velilerin, sığdıkların, şehitlerin yolunda eylesin her daim Kur’ân ve Sünnet’e sımsıkı yapışanlardan eylesin her daim bizleri zikir halakalarında devam edenlerden eylesin her daim bizi ilim meclislerinde bulunanlardan eylesin her daim bizi kendine ve Habibi’ne dost eylesin her daim Habibi’nin izinden gidenlerden eylesin amin diyen dillerimizi nar-ı cehennemden azat eylesin bizlerin gönüllerine zikrullahını tesis eylesin Bismillâhi’r-Rahmâni’r-Rahîm illallah Fatiha Âmîn


Kaynakça

Mustafa Özbağ Efendi’nin sohbetinden derlenmiştir.

Kaynak video: YouTube

Ek kaynaklar:

  • Disiplin, istikamet ve kullukta süreklilik: Hûd 11/112; Fussilet 41/30; Buhârî, Rikâk, 18; Müslim, Müsâfirîn, Hadis No: 783.
  • Arkadaşlık adabı ve salihlerle beraberlik: Kehf 18/28; Tevbe 9/119; Buhârî, Büyû‘, 38; Müslim, Birr, Hadis No: 2628.
  • Zikir halkalarının kıymeti ve zikir meclisleri: Ahzâb 33/41-42; Ra‘d 13/28; Müslim, Zikir, Hadis No: 2700; Tirmizî, Daavât, Hadis No: 3378.
  • Nefis terbiyesi, halvet ve derviş ahlâkı: Şems 91/7-10; Müzzemmil 73/8; Kuşeyrî, er-Risâle, “Nefs”, “Sohbet” ve “Halvet” bahisleri.
  • Muhabbet, aşk ve sünnete bağlılık ölçüsü: Âl-i İmrân 3/31; Mâide 5/54; Ahzâb 33/21; Buhârî, Îmân, 9.

İlgili Sözlük Terimleri: Zikir, Nefs, Sünnet, Şeyh, Muhabbet, Aşk, Halvet, Dervîş. → Tasavvuf Sözlüğü’nün tamamı