Perşembe, 14 Mayıs 2026
YOLUMUZ NÜBÜVVET YOLUDUR

Mustafa Özbağ

İrşad & Tasavvuf · Resmî Site
Dergah Sohbetleri Serisi ·

482. Dergâh Sohbeti — Nikâh Hakları, Türkiye’nin Kıskacı, İman-İbadet-Ahlâk-Hukuk Dörtgeni

Mustafa Özbağ Efendi'nin dergah sohbeti: 482. Dergâh Sohbeti — Nikâh Hakları, Türkiye’nin Kıskacı,…. Tasavvuf, ahlâk ve mânevî yol üzerine kapsamlı açıklamalar.


1. Bölüm

Selamun aleyküm. Allâh gecenize hayır etsin inşâAllah. Cenâb-ı Hak gündüzünüzü hayırla eylesin. Ayınızı, yılınızı, ömrünüzü hayırla eylesin inşâAllah. Affınıza sığınarak bir sorum var. Bir karı koca ne kadar zaman bir araya gelmezse nikah düşer. Bunun bir zamanı ve günü var ise açıklar mısınız? Bir kadının 4 günde bir kocasıyla cinsel ilişkiye girme hakkı vardır. Eğer bir erkek buna muktedir değil ise eşine der ki ben buna muktedir değilim. İstersen kendini boşayabilirsin der. Öbür türlü nikah düşmez. Ancak hanefiler haber alınamayan bir kimsenin yaşıtları öldüğünde veya 40 yıl geçtikten sonra o kimsenin kayıp olursa o kimsenin öldüğüne hükmederler. Ama Osmanlı’da bunu böyle uygulamak sakıncaları doğduğundan dolayı Osmanlı uleması Şafi fıkhından faydalanarak bunu 4 yıla indirir.

Şafilerde bir kadın 4 yıl eğer ki adamdan bir haber alamazsa sağlığıyla alakalı ölü veya sağ diye bir haber yok ise Şafiye göre 4 yıl sonra öldüğüne hükmedilir. Nikahı düşer, malı da mirasçıları arasında paylaştırılır. Ama bunu devlet yapar, hukuk yapar yani. Devlet yapar, bunu devletten başkasının yapma hakkı yok. Ama öbür türlü bununla alakalı fetva kadınların 4 günde bir en az cinsel ilişkiye girme hakkı Hazret-i Ali radıyallâhu anh hazretlerinin fetvasıdır. Bunu sorarlar ey emir al mümini. Bir kadın kaç günde bir en az cinsel ilişkiye girmesi gerekir, hakkı nedir denildiğinde. Ayeti kerimi okur, 1’den 4’e kadar eşlerinizi kadınlar nikahlayınız diye oradan bu ayeti kermeden der ki 4 günde bir kadının hakkıdır der.

Kadının bu hakkını bir erkek yerine getiremiyor ise o zaman eşine der ki sen istersen kendini boşayabilirsin. Kadınların hakkı çünkü bu. Kadın adama diyebilir, kendini tedavi ettirir, kendine baktır. Çünkü kadının bu noktada normal şartlar içerisinde hayır deme hakkı yok gibi. Erkek ne zaman onu talep etse kadın o talebi yerine getirmeye gayret edecek. Erkek de kadının yorgun olmadığı, üzgün olmadığı ne bileyim onun da müsait olduğu zamanları kollayacak bununla mükellef. Ama haramı önleme. Bir erkeğin zinaya düşme kadının zinaya düşme noktasında bir önlem olarak o yüzden kadınların da 4 günde bir dini haklar olmuş. Türkiye, Suriye, Rusya, Üç Lem’inde PKK sonraki kelimeyi okumakta güçlük çekiyor.

PKK terörü, PY’de buna benzer terörist örgütlerle ilgili olduğunu doğru şekilde nasıl anlamayız? Neler oluyor? Türkiye ve dünya nereye kayıyor? Evet. Uzun zamandan beri bununla alakalı handikaf var. Bu benim kendi şahsi kanaatim şahsiydi çünkü Türkiye’yi bir kız kaçın içerisine almak istiyorlar. Uluslararası aranı da Türkiye’nin üzerine kurdukları planlar kendi istedikleri gibi yürümüyor. Kendi istedikleri gibi yürümeyince Türkiye’nin içini karıştıracak değişik unsurları harekete geçirirler ta geziden itibaren. O zamanlar çok eleştirildi bu fakir. Gezi bir darbe girişimidir diye ilk günden itibaren gezinin bir darbe girişim olduğunu. Ben çünkü iki darbe gördüm. Canlı bir 12 Eylül’ü gördüm. O zaman Ülke Ocakları derneğinde muhasiptim.


2. Bölüm

Şimdi 28 Şubat’ta gördüm. 28 Şubat’ta da eski arkadaşlar biliyorlar zaten. Yanımızdaki arkadaşlar, biz de beraber şu anda yanımızda olan eski arkadaşlar. Hepsi de, hepsinde Allâh razı olsun hepsinde gözlerinden öperim. O konuda bizi hiç nasıl söyleyeyim davayı yalnız bırakmadılar. Dönük gidenlerden olmadılar. Üç aşağı beş yukarı darbe kokusunu alabilecek kadar burnum var. Din kokusunu alan kimse darbe kokusunu da alır. Din kokusunu alıyorsa bir burun, onun şeytan kokusu da alır. Din kokusu alan şeytanın kokusunu almazsa zaten din kokusu almamıştır. Geziden itibaren Türkiye’nin içini de içeriden dışarıdan karıştırmak istiyorlar. İçeriden dışarıdan. Bir kız kaca olmak istiyorlar. Türkiye bölgede yükselen güç, Türkiye bölgede yükseldikçe, kendine güveni arttıkça iki tarafa salça olacağını da biliyorlar.

Türkiye bölgede yükseldikçe, kendine güveni arttıkça iki tarafa salça olacağını da biliyorlar. İki tarafa salça olacağını da biliyorlar. Tabii iki tarafa salça olmasını istemeyen yurt içerisinde, bizim içimizde de ne diyor bilirsiniz, dönmeler var. Bunların kökenlerine gittiğinizde gayrimüslimlere ulaşırsınız. Bunların kökenlerine gittiğinizde Osmanlı’ya arkadan vuranlara ulaşırsınız. Adı Ahmet’tir, Mehmet’tir, hiç önemli değil, sizden beraber namaz kılar onlar. Sizle beraber zikrederler, bu önemli değil. Benim ölçüm Kur’ân-Sünnet, vatan-millet ölçüsüdür. Ben bakarım o adam Kur’ân ve Sünnet tarihinde ne yapıyor? Bakarım vatana millete faydalı olan bir mesele de ne yapıyor? Bir kimse PKK’yı destekliyorsa cahil halk, cahil Kürt halkı bir şekilde HDP’yi destekler, onlara kızmam.

Bak onlara hiç kızmam. Köyde, kentte, Diyarbakır’da, orada, burada kandırılmış, kendince meselelerin onlar tarafından hallolacağına inandırılmış cahil. Bunları ayırt ediyorum ama öbür türlü eline silah almış. Bir terörist, bir terör örgütünü, bir kimse ama iman yoluyla ama direk ama endirek destekliyorsa o hainin karesinin karesinin karesidir. Ve Türkiye’de hiçbir zaman bunlar bitmez. Hiç bitmez ve bitmeyecek de. Osmanlı da bitmemiş. Şimdi de bitmeyecek. Buna alışık bir şekilde yaşamaya, buna alışık bir şekilde bununla mücadele etmeye alışın. Bu kıskaç Cenâb-ı Hak’ın izni ilahisiyle çözüldü. Bu noktada bölgedeki Kürt halkının, sağduyulu Kürt halkının, ülkedeki sağduyulu Kürt halkının. daha doğrusu burada sağduyulu dediğimde Müslüman, Sünni, açık açık söylüyorum, mezhepçilik gibi olacak ama Müslüman, Sünni, Kürtliyat ve komple devlet, hükümet, millet el ele bu kıskaçı bertaraf etti.

Siz şimdi diyeceksiniz ya ortalık toz duman gidiyor, nasıl bertaraf oldu? Bu bertaraf olunmuş hali. Evet bertaraf olunmuş hali bu. Bu bertaraf oldu. Bitti mesele. Benim nazarımda güneydoğuda terörlerle içerideki terör hükümetleriyle terör problemi bitti. Ben bazen kendi kendime ne yapacaklar diye böyle şey yapıyorum işte orada yaşayan, internetten tanıyan, telefonumu buluyorlar. Kimseler var, sohbetleri dinleyenler var. Arıyorlar beni, bilgi veriyorlar. hocam şöyle oluyor, böyle oluyor, şey oluyor, bu oluyor diye. Ben de diyordum ki bu devlet ne yapacak? onca yığınak yapıyordu ya, herkes yığınak Suriye’ye girecek diye devlet sağ gösterip sol vurdu. Kökten temizledi. Bağıranlara dikkat edin. bir terörist öldürüldüğünde kim bağırıyor?


3. Bölüm

Onlara bakın. Onların hepsi de bu kız kaç işinde rol alan kimseler. Bak terörle mücadelede kimler bağırıyor? Bakın bağıran kim? Birincisi HDP, öyle değil mi? Ondan sonra CHP, bağırıyor. Ondan sonra bir akademisyenler çıktı, akademisyen demiyorum onlara. Akademisyenler çıktı, onlar bağırıyor. Bağıran kim? Amerika. Bağıran kim? Rusya. Bağıran kim? İran. Bağıran kim? Çin. Cılız sesler çıkaran kim? İlk önce daha yüksek sesler çıkarıyordu Almanya, yüksek sesler çıkarıyordu Fransa. Fransa’da bir bomba patlayınca herkes pus oldu. Yüksek ses çıkaramıyorlar. Sesleri kısıldı. Fransa’da sıkı yönetim var, komple ülkede. Üç ay daha uzatıldı. Bölgede değil, komple ülkede sıkı yönetim var. Bağıran var mı Fransa demokrasiye aykırı hareket ediyor diye?

Yok. Bizde bölgesel sokağa çıkma yasakları uygulanıyor, bağırıyorlar. Öyle değil mi? Zaten bu yasalar çıkarken de onların canları sıkılıyordu. Neden bu yasalar çıkıyor diye. bir vali bölgesel sokağa çıkma yasağı uygulayabiliyor şu anda. Bir kaymakam kalkıyor, diyor ki bu bölgeyi ben sokağa çıkmaya saygıladım diyor. Kaymakam hiç kimseye danışmadan. Buna bağırıyorlar. Ülke içerisindeki kıskaç bitti. HDP’si, cemaati, CHP’si, bilumum, solcu komünist kırıntıları. Bunlar bağıranlar ülke içinde. Ama terörle alakalı mesele bitti. Şimdi asıl büyük handikaf var. Türkiye dışarıda tavrıca ise olmaz böyle diyor. Örneğin başı katan çıkmıyor. Siz hiç bir Amerikan başkanının, Cumhurbaşkanı’ndan, Cumhurbaşkanı’na bir şey deyip de, Cumhurbaşkanı’nın onu reddetti.

Bir dönem yaşadınız mı? Şimdi beni AKP’li yapacaklar gene. Ben ülkeme bakıyorum. Hiç böyle bir şey yaşadınız mı siz? Benim yaşım 54 ben daha yaşamadım. Ben 13 yaşından beri siyasetin içindeydim. Daha ne zamana kadar? 26-27’ye kadar. Muhakkak siyasetten de uzak değilim. Kör değilim, salak değilim. Benim de siyasi bir görüşüm var ülkemle alakalı. Gayet normal, doğal bir şey. Olması lazım zaten. Ben hiçbir tane bir başbakan, bir Cumhurbaşkanı görmedim ben. Bu neyle alakalı? Bu devletin gücüyle alakalı. Bu devletin gücünü kullanmakla alakalı. Ne yaptı Türkiye? Başı katan çıkmıyor dedi. İyi izleyin, kıyamet bunlardan kopuyor. Başka ne yapıyor? Kerkük, Rus, Musul petrollerini komple Türkiye üzerinden satıyor.

Kerkük, Musul petrolleri özel boru hattıyla Türkiye’ye satıyor. Parası da Halk Bank’a yatıyor. Halk Bank’tan Türklere lazımsa ne kadar gönderiyorlar. Kıyamet buradan kopuyor. Başı kat Musul’un burnunun ucunda. Türkiye bir şey daha yapıyor. Dicle’nin batısı mı diyorlar? Dicle’nin batısı değil mi? Fırat’ın batısı. Başka bir ülke toprakları öyle değil mi? Diyor ki Fırat’ın batısı bizim kırmızı çizgimiz. Fırat’ı geçeni vururum. Geçeni de vuruyor. Türkiye bir şey daha yapıyor. Ne yapıyor? Tam körfezin gömene askeri üst kuruyor. Kime? Katara. Hangi körfezin? Hangi körfezin? Hürmüz Boğazı olan İran körfezinin İran’ın at koşturduğu, İran’ın at koşturmasına bir şekilde sessiz kaldığı yere Türkiye askeri üst kuruyor.


4. Bölüm

İkinciyi nereye kuruyor? Somali’ye kuruyor. Nereye? Tam Brune’a. Nerede? Bütün ticaret gemilerinin ve petrol gemilerinin geçtiği yere. Kimle kuruyor? Somali’yle kuruyor. 200 tane özel donanımlı, özel eğitimli askeri personel Somali’ye? Evet. Yine 500’ün üzerinde özel donanımlı, özel eğitimli askeri personel Katara’da gitti mi? Evet. Türkiye kıskacı, kıskacı çözdü. Bunun sancıları yaşanıyor şu anda. Ya kabullenecekler? Ya da kabullenecekler? Buradan geri dönüş olmaz. Buradan geri dönüş olursa zaten bilin ki Türkiye’de kaos var. Bilin ki Türkiye’de kaos var. Bakın bilin ki kaos var. Eyvah ki eyvah o zaman. Bir on beş yılda geriye gittiğimizin resmidir. Bir on beş yılda o yüzden Türkiye bu arada üç tane darbatlattı.

Üç tane darbatlattı. Dört tane altta. Gezi, miktarları on yedi, yirmi beş. Dört tane darbatlattı. O yüzden çatırtı var. Darbecilerin de nününü sıkıyor şimdi. Darbecilerin nünunu sıkıyor. Bak o askeriyenin gizli bölmesine giren savcıyı ve hâkimi soruşturmaya alıyorlar şimdi. Harika şeyler oluyor. Çok hoşuma gidiyor ülkem adına. Çok seviniyorum. Benim için çok mutluyum. Ülkem adına çok mutluyum. Milletim adına çok mutluyum. Geleceğimiz daha iyi olacak inşâAllah. Hiç sıkıntı yapmayın. Particilik yapmayın, ırkçılık yapmayın. Particilik yapmayın. Memleketinizi sevin. Memleketinizin hayrını olan her şeyi destekleyin. Yakın zamanki bir sohbetinizde beni derinden etkileyen bir tespitinizi ifade buyurunuz.

Bu durumda Allâh’ı sevmeyi isteyip de sevemiyorsak bu Allâh’ın bizi sevmediğini mi gösterir ya da sevmesi için ne yapmamız gerekir diye sorumlaşıyorum. Bir kimse kendince Allâh’ı sevmeyi isteyip de sevemiyorsa Allâh’ı sevmediğini mi gösterir ya da sevmesi için Bir kimse kendince Allâh’ı sevmeyi isteyip de sevemiyorsa diye bir şey yoktur. Yol açıktır. Ey habibim de ki Allâh’ı seviyorsanız bana uyu. Bir kimse için böyle bir şey düşünülemez ki. Ben sevmeyi istiyorum ama sevemiyorum. Sevmeyi istemediğinden sevemiyorsun. Allâh’ı sevmeyi isterse Allâh da onu sevmeye ister. Kim Allâh’a bir adım gelirse Allâh ona on adım gelir. Bu nefsin başka bir şey değil. Ama bu bireysel çabaya giriyor ve çıkmaza giriyor.

Bireysel çaba bu noktada bir kimse farzları yerine getirecek. Sonra Allâh onu sevecek. Ben değişik yerlerde, değişik manada, değişik noktada sohbetlerim vardır. Onu normalde iyi irdelemek lazım. O gün irdelemek, o anda irdelemek lazım. Bu çıkmazıma bir aydınlık getirseniz çok memnun olurum. Allâh razı olsun. Ey sen farzları yerine getirip Allâh’a yaklaş ve Allâh’ı sev. Merak etme Allâh seni sever. Vaad etmiş vaadinde haklısın. Manevi gelişimimizde doğru şeyh diye bir kavram var mıdır? Evet. Yoksa maneviyatına güvendiğimiz bir şeyhe direkt intisap edebilir miyiz? Bu sizin hakkınız olur. Doğru şeyhi intisap ettiğimizin bir işareti var mıdır? Ahiri işareti Kur’ân sünnettir. Manevi işareti de insanların görmüş olduğu rüyalardır.


5. Bölüm

Bir şeyh nezaretinde olmadan içimizden gelen esmayı içimizden geldiği kadar zikir etmenin bir sakıncası var mıdır? Biz bir kimseye Allâh’ı zikir noktasında zikretme diyemeyiz. Ama her şeyin bir usulü kaidesi vardır. Bir kimse ben doktorluk yapacağım diyorsa hapültesine gidecek. İnsanlar kendi aralarında din ve devlet işlerinin birliğini bozdular. Halbuki hepsi bize döneceklerdir. Bu durumda er ki mümin olarak iyi davranış yaparsa onun çabasını görmezlikten gelmek olmaz. Zira biz onu yazmaktayız. Enbiya Suresi. Bu ayetin tefsiri nedir? Din ve devlet işlerinin ayrılamayacağını anlatılmaktadır. Hangi mehalden bunu yazdı acaba arkadaş? Parantez için almış zaten burada mı soruyu yazan arkadaş? Parantez için almışlar burayı din ve devlet işlerinin birine.

Parantez için almışlar burayı din ve devlet işlerinin birine. Parantez için de yazmışlar burayı din ve devlet işlerinin birine. Meal olarak yazmışlar kendi aralarında işlerinin birliğini bozdular. İşlerinin birliği bir bütüncülük zaten. Normalde Kur’ân, Sünnet bir bütün. O bütüncülüğü bozarlarsa insanlar o zaman fesada uğruyorlar zaten. sadece dinin ibadet kısmını alıp hukuk kısmını almamak. İman kısmını alıp ibadet kısmını almamak gibi. İbadet kısmını alıp ahlak kısmını almamak gibi. İmanı, ibadeti, ahlakı alıp hukuku almamak gibi. Birlikteliği bozuyorlar. O yüzden bu noktada din bu manada iman, ibadet, güzel ahlak ve hukuk. Bu dört ana direk olması lazım. Bu dört ana direk olmazsa din tamamlanmış olmaz.

İnsanlar bunun hukukunu bıraktılar. Bir kısmı ahlakını bıraktılar. Bir kısmı ibadetini de bıraktılar. Yukarıdan aşağı doğru giriyorum. Bir tek imanları kaldı. Birlikteliği bozdular. İman ehli ama ibadet etmiyor. İbadet ediyor. Ahlakı düzgün değil. Ahlakı düzgün, İslam’ın hukukuna inanmıyor. Olmaz bu devirde diyor. Faiz diyor. Herkes diyor ki ya ne kadar mübarek bir adam bu ya. Öyle mübarek konuşuyor ki o da. Ama faizci. Adamı cemaat ehli, tarikat ehli. Adını ne dersen de birisi diyor ki ya bu cemaate bağlı bu adam nasıl faiz der gülüyorum ben. Niçin gülüyorsunuz diyor. Diyorum ahir zamanda parlak öyle gençler türleyecek. Bunlar sizin gibi davranacaklar. Çok yumuşak yavaş konuşacaklar. Ama sizin parasınız paranızı ütecekler.

Onlar için faiz olmazsa olmaz. Adam hayır yapmış, himmet yapmış, çek yazmış, ödeyememiş, çatır çatır faizin alıyor lan. Adam dumura uğruyor. Koşa koşa benim yanıma geliyor. Ne yapma verdin kardeşim bana mı sordun dedim ödülken. Bir fukara gelseydi sandan isteseydi vermezdi. Uzuk bir kimse gelse elli milyar versen adamın işi düzeltecek vermez adam ona. İşimi uzuk bir adam gelsin yüz milyar versen ona. Adam işi düzelir ya ona vermez. O yüzden o birlikteliği bozdu Müslümanlar. Zaten hukuk bozulunca ahlak bozuluyor. Ahlak bozulunca ibadet bozuluyor. İbadet bozulunca da iman bozuluyor. O zaman imandan bahsetmek doğru olur mu? Faizi haram görmemek noktasında. Faizi haram görmeyen kafir zaten. Direkt zinayı haram görmüyor.


6. Bölüm

Kafir. Bir haramı haram görmeme küfür. Onlar inandıklarını hep iddia edecekler. Firavun da kendisinin inandığını iddia ediyordu ki. Herkes inanıyor. Birlikteliği bozuluyor. Normalde bir kimse iman, ibadet, ahlak, hukuk dörtgeninde durmuyor. Bir kimse birey olarak da öyle durmuyor. Bakın birey olarak da durmuyor. Birey olarak da kendince uyması gereken hukuka uymuyor. Bireyi ilgilendiren hukuk dairesi var, devleti ilgilendiren hukuk dairesi var. Ama Müslümanlar bireyi ilgilendiren hukuk dairesine de uymuyor. Ceza yok ya. Ceza olmuş olsa uyacak. Ceza yok. İstediği gibi iftira atıyor adamı. Ceza yok istediği gibi faizleştikali diyor. Ceza yok istediği gibi içki içi adam. Ceza yok istediği gibi fuhuş yapıyor.

Ne o yakalandı şimdi Bağdat mı ne o Bağdat da adam tecavüz etti. Tecavüzün karşılığı hanefide ölüm. Bir kimse bir kadına tecavüz ettiyse karşılığı ölüm. Hanefi fıkhına göre. Yok adam şimdi verecekler en yukardan tutsa yirmi yıl verecek. Ona bir sürü hafifletici şeyler söyleyecek şimdi. O diyecek ki bana baktıydı bana güldüydü bana gel dediydi bana git dediydi. Bir tane sağlam bir avukat bulacaklar şimdi. Onu indirecekler aşağı zannetmeyin en üstten ceza alacak. İncek aşağı yedi sekiz yıla zaten ceza üzere dolu adam yatacak üç dört yıl çıkacak. Tecavüzcü gene kol geziyor ortalıkta. Katil olmak işten değil. Bakın buna maruz kalan bir aileyi düşünün. adam gelmiş Allâh hiç kimsenin başına vermesin.

O eşine çocuğuna birisi tecavüz etmiş. Dört yıl sonra geldi apartmanın karşısına dikildi gene. O tramvayı kim atlatabilecek? Hangi baba atlatabilir? Hangi kadın atlatabilir? Hangi anne? Hangi aile? O tramvayı atlatabilir. Dört yıl sonra geldi evin karşısında duruyor. Ne yapacaksınız? Hukuk nasıl lazım? Nitekim öyle oluyor mu? Hırsızı dolaştırıyorlar apartmanda. Nellere girdin diye. Polis de bizim zile bastı. Bu adamı tanıyor musunuz dedi hayır dedi ben. Ona soruyor buraya girdin mi lan diyor tamam mı hayır diyor o da. Dedim hiç alakası yok görmedim tanımadım bize hiç hırsız da girmedik dedim ben. Üst kata çıktı. Üst kattaki adam da kadın da çıktı adama saydırıyorlar hırsıza. Ben aşağıda dedim eyvah adam çıkınca ilk oraya girecek dedim.

Üç ay mı ne? Yatmış çıktı ilk önce oraya girdi. İntikam aldı adam. Bir bağırış çağırış yukarıdan hırsız girdi diye. Dedim rahat et boş ver dedim ben. Biliyor musun girelim dedim ben. Kim girdi dedi. Dedim dolaştırdıktan adam var ya o girdi dedim başka kimse girmedi. Sonradan parmak izledi karşılaştırdılar o girmiş. Ülke bu hukuk bitmiş hazreti Allâh muhafaza eylesin. Bunu da okuyayım bana müsaade edin tamam mı sorulara geri kalan kalsın. İnşaAllah dersten sonra da nasip olursa devam ederiz. Psikolog Sıdkı Aslanhan’ın iddiası bu. Sıdkı Aslanhan’ın iddiası bu. Psikolog Sıdkı Aslanhan’ın iddiasına göre ergenli döneminin batının bir uydurması olduğunu iddia ediyor. Bunun asıl amacının gençlik psikolojisini alt üst etmek tembelleşme olduğunu ve bunun bir düzmece olduğunu söylüyor.


7. Bölüm

İslam’da ergenlik dönemi var mıdır? Anne babalar evlatlarıyla başa çıkamıyor bu soruya paralel. Bundan 20 sene önceleri anne ve babalar erkek çocuğunu çalışmaya gönderdi ama gurbeti ama yanında çalıştırırlardı. Benim birçok arkadaşım ve bizler çocukken çalıştık. Şimdi hepsi de iş sahibi. Bu durumu şu an anne babanın uygulayabilir mi? Ben bu ergenlik dönemi safsatalarına hiç inanmıyorum zaten. Anne babalar çocuklarını bu noktada disiplin edecekler. Anne babalar çocuklarını ama kendi işlerinde ama bir yerde çalıştıracaklar. Anne babalar çocuklarını bu noktada uygun bir dille uygun bir şekilde yetiştiremediklerinden kaynaklanıyor. Arkadaşlar hepsi de çocukların yanında çalışıyor. Büyük bir çoğunluğun çocukları iş güç sahibi.

Bunu böyle anne babalar çocuklarını biraz gevşek tutuyorlar. Yatsın uyusun. güneşe çıkarsa güneş yakar. Gölgeye giderse üşüyorsun. Çocukları öyle yetiştirince de çocukları öyle yetişiyor. Hacı Mehmet’in iki tane oğlan var mâşâAllah Allâh nazardan saklasın. Dükkanda çatır çatır çalışıyorlar. Hacı Mehmet onlar götürüyor hemen hemen değil mi dükkanı? Bir sefer gitti. Hacı Mehmet de bir yerde çalışıyordu önceden sonra bir dükkan açtı mesela. Babası da hiç karışmadı öyle değil mi? Bu normalde çocuklarla olan diyalogla alakalı. Adnan Hoca’nın çocukları dükkanı değil mi Adnan Hoca oradan askere getirdiler değil mi? Bir tanesi mi var? Haftaya çarşamba gelecek. Anında da evlendirecek. Evet sistem bu.

Adnan Hoca’nın kafasında hazırdır Allâh-u Âlim. Tabi sistem bu. Hemen geldi dakika bir gol bir. Selamünaleyküm aleyküm selâm. Allâh’ın emri peygamberin kavli tamam bitti. Yirmi gün bir ay içerisinde düğünü der ne? İşi de var koşacak adam. Bu aile geleni. Ben Adnan Hoca’yı yirmi beş yıldır tanıyorum. Bak babasının ta arkada. O da öyle yaptı. Askerden yeni geldi. Ben gidiyorum dedi o. Nereye gidiyorsun dedi. Ben evlenmeye dedim. Nasıl dedim ben adan adan alacağım geleceğim. Ne kızlarına ne de erkeklerine normal davranmıyor ki. İşi büyütüyor herkes. Tantanası çok. Nerede nanfız? Neredesin? Gözüm görsün gel böyle. Şimdi bunlar size tuhaf. Adam ömreden ömreden gel dedin değil mi? Ömrede bir şey görmüş kendince hal görmüş.

Oğlan harama gidebilir. Gittiği yok. Böyle bir ikaz almış. Dedi ki ben böyle bir ikaz aldım. Ben hızla dedi oğlanı evlendireceğim. Evlendir dedim ben. Düşmesini istemiyorum. Bir de ağlıyor. Bir baba oğlu harama düşmesin diye gözyaşı döküyor. Oğlu harama düşer korkusuyla gözyaşı döküyor. Bu önemli. Gözünden yaş iniyor adam. var ya bir sürü hadisi kutsi hadîs-i şerif âyetler. Onu bilmiyor o adam. Ama kalp var ya. Dedim ki bu adam evladını ateşten korumak için gözyaşı döküyor. Cenâb-ı Hak dedim bu ihlas ve samimiyetine bunun işini kolaylaştırır içimden. Dedim ya Rabbi bu adamın işini kolaylaştır. Bu kadar bakın. Yok ergenlikmiş. Yok laf dinlemiyormuş. Bunlar anne baba ile alakalı. Anne baba ile alakalı.


8. Bölüm

Yetiştirmek ile alakalı. Sonra haber alıyorum ben. Bir hafta bir düğün izni oldu. Ondan sonra gitmiş bizim Tahsin’in yanına vermiş. Demiş senin yanında çalışsın burada. Bakın tembellik yok. Tahsin’e dedim hayırdır dedi ki Nafız abi benim yanıma koydu dedi. Tembellik yok. Her şey olur. O yüzden çocuklarınızı yetiştirin. Bugün soğuk gitmesin yarın sıcak terler. Ya şimdi mi çalışmaya gidecek? Bunlar çocuklarınızı tembel yapıyor. Allâh muhafaza eylesin. La ilaha illAllah. La ilaha illAllah. La ilaha illAllah. Âmîn. Destûr. Peygamberlere vefası, üstadına vefası, ümmete vefası nasıl olmalıdır? Allâh’a karşı vefada bulunmak şirke düşmemek. Allâh’a karşı vefada bulunmak şirke düşmemek. Birinci derecede.

Ondan sonra farzları yerine getirmek. Hazreti Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem hazretlerine vefası onun sünneti Resûlullâh’a, sünnetine tam tabi olmak, teslim olmak. Üstadına vefası da sûfîlik, dervişlik ilkelerine tabi olması. Ümmete vefası sizin en hayırlığınız etrafına hiç zarar vermeyiniz. Sizin en hayırlığınız etrafına en fazla faydası dokunanınızdır. Hadîs-i şeriflerini kendisine ilke denerekten etrafına en azından zarar vermemeye ve ümmete dua etmeyi, hedeflemek. Ümmete vefası, ve ümmete dua etmeyi, hedeflemek. Nefis ibadet etmeyi özlemek. Vallahi bizim nefislerimiz pek özlemez ama özleyen bir nefis varsa âlâ. Allâh sevdiğine veya sevenine naz ehli midir? Bunda da bir imtihan var mıdır?

Vallahi hiç naz ehli olamadık. Naz ehli olamadığımızda hep niyaz ehliyiz. Naz ehli olduğumuzda naz ehli nasıl olunuyor bilmiyorum. Herhalde böyle fazla nazı da çekebilecek noktada değilim ben. Benim kimyan bozuluyor birisi bana naz edince. Benim kimyan bozulunca ben böyle naz, ne naz etmesini biliyorum ne de naz çekebiliyorum. Bizim yolumuz, benim kendi yolum sevmek, mücadele etmek, koşmak, yalvarmak, ağlamak. Benim yolum bu. Ben hiç naz edemedim. Ben naz edecek birini de bulamadım. Ama muhakkak naz ehli olanlar vardır. Naz ehli olanlar vardır. Onlara sormak lazım. Naz ehli nasıl olunuyor? Nasıl olunuyor naz? Neden sen bilirsin nazı ya? Bayanların adet dönemlerinde diş doldusu, kanal tedavisi gibi işlemleri yaptırmalarının sakıncası var mıdır?

Yoktur. Hanefi’ye göre. Ölünün arkasından yapılan yedisi kırkı ve elli ikisi bidat mıdır? Bunlar normalde sünnet-i resûlullâh da yok. Ama insanlar birisi vefat edince onun arkasından bir şeyler okuyorlar. Hayır, hasenat dağıtıyorlar. Mesela geldi sahabeden bir kimse dedi ki ben babamın yerine oruç tutabilir miyim? Babam öldü. Oruç borçları var. Tutabilirsin dedi. Yine sahabeden birisi geldi benim dedi annesi için mi babası için mi şimdi tam karıştıracağım. Namazları eksikti namaz kılabilir miyim dedi. Evet dedi ona. Bir kimse ölen anne ve baba büyüklüğünün arkasından hayır hasenat etmesi, onların eksikliklerini biliyor olsa tamamlamaya gayret etmesi bu noktadan bakılırsa cevaz var. Şimdi evet bu normalde sahâbe zamanında böyle bir şey yok.


9. Bölüm

Bunu böyle olmazsa olmaz noktasına koymak da hoş değil. Ama velakin insanların bu tip bir gelenekleri var. Bu geleneği normalde haram olmadığı müddetçe karşı çıkmanın bir anlamı yok. Bir de şunu unutmayın. Bu ülkede din yasaktı. Din yasaktı. Siz şimdi o normalde bundan otuz yıl otuz beş yıl önceki zamanları bilmiyorsanız. Bildiğiniz yasaktı. İnsanlar mevlitle tevhidle toplanıyorlardı. filanca öldü. Onun tevhidi var. Toplanıyorlar kadınlar tevhid çekiyorlar. kırk gün tabarek okuyorlar. Yasin okuyorlar. Böylece dinlerini unutmadı halk. Bunu şimdi oturup buradan ya bidat istiyorsunuz. Külliyen hepsi de bidat. At kenara kolay bu. Sen otuz yıl önce geleydin de göreydin. Şimdi vahabilik yapmak kolay.

Sen otuz yıl önce geleydin de göreydin. Şimdi selefilik yapmak kolay. Sen otuz yıl önce geleydin de göreydin şimdi. Her şeye bidat, her şeye şirk. Allâh muhafaza eylesin. Mustafa efendi sohbetlerinize evici besmele hamdere salvele ile başlayınız ki dedikoduya sebebiyet vermeyiniz. Lütfen Rıza illallah sizden bunu istirham ediyoruz. Yapma dedikodu. Bak bir de güzel kendisi yazmış. Dedikoduya fırsat vermeyin diye. Neden selamünaleyküm ile başlıyorum? Nesi var bunun? Allâh’ın selamı ile başlıyorum. Selamünaleyküm. Selamünaleyküm. Ondan sonra dua ile Allâh gecenizi, gündüzünüzü mübarek eylesin diyorum. Baktı mı kardeş kimsen? Geçenlerde de yazmıştı. Burada mı kendisi? Gelsin o. Biliyorum ben onu.

Tanıyorum. Tanıyorum ben onu. Sen bir türlü beni diziye getiremedin. Aykırayım ya ben biraz. selamünaleyküm ile başlamak yanlış mı? Evet. Bir Müslüman haram işlemediği müddetçe o yargılanmaz. Allâh’ın selamı ile başlıyorum. Selamünaleyküm diyorum. Her hayrın başıdır. Hazreti Mevlânâ der ya, öylesine inşâAllah demeyenler vardır ama inşallahın canı olmuştur. Besmele her hayrın başı ama Allâh’ın selamı ise Allâh’ın selamı bir işe başlarken normalde bir kimse bireyin kendisini ilgilendiriyorsa kendisi besmeleyi çeker kendi içinden. Ama topluluğa selamünaleyküm diye başlanır. Ben hutbe vermiyorum burada. Senin dediğin hutbede olur. Senin için öyle. Benimki de böyle. Yirmi gün ağa. Selamünaleyküm ile başlıyorum.

Ondan almışmışım ben. Ben medreseden yetişme değilim ki. Sen mâşâAllah medrese ilmi var sende. Gördün değil mi medrese yetimi? Evet. Bende yok medrese yetim işte. Hakkınızı helal edin. Cumhurbaşkanını çok seviyorum. Hatta siyasi kutup diyorum. Ama sizin gibi ufku, kalbi, ilmi geniş olan üstadları toplayıp fikir almadığı için çok üzülüyorum. Ve buğuz ediyorum. Kimseye buğuz etmeyin. Buğuz etmek hoş bir şey değil. Dua edin ümmete. İlim amelin içinde midir? Söyle bakalım medreseci. İlim amelin içinde midir? He he o. Evet. İlim amelin içindedir. Bak medreseden sen tam mezun olmamışsın. İlim amelin içindedir. İlimle iştigal etmek de iyi amellerden birisidir. Dini bir ilim ise. O yüzden ilim amelden önce gelmez.


10. Bölüm

Bir kimse bir şeyi sûfîler öyle düşünmezler. O dedi ya ilim amelden önce gelirdi. Sufiler böyle düşünmezler. Sûfî iman etti hemen imanın vazifeleri başladı. Sence öyle? Sence öyle? Sufiler duyar hemen iman eder hemen amel eder. Beklemezler. İlim ehli ise bekler. İlim ehli namaz farz denildiğinde hemen namaza başlamaz. Namaz neden farz? Nereden farz? Kim farz etti? Namazın altı, namazın üstü, yanı, sağın solu, altı, üstü. Başlar namazın farzları ne, vaciplerine, nafilelerine, sünnetlerine, mühtaplarına. Bunların hepsini tamamlayacak. Ondan sonra namaza kılacak. Ama sûfîler öyle değildir. Sufiye dersin ki namaz farz oldu. Kalkar neyle kılayım der. Allâh-u Ekber de kıl dersin. Allâh-u Ekber der kılar.

Anlaşıldı mı? Arasındaki fark bu. İnsan hakikatin hakikatine vakıf olmadan mecazı kavrayabilir mi? Herkesin kendince bir hakikati vardır. Kendi hakikatinin hakikatine koşar. Ve kendi hakikatinin hakikatine koşarken kendince de mecazı kavrar. Beni affedin, sallallâhu aleyhi ve sellem Efendimiz’e sordum günümüz alimlerinde ve dedi ki günümüz alimleri gölgenin gölgenin gölgesinde olan âlim sayısı çok affedi. Ortalıkta gezen sözde ilim görmüş âlim gönlümlere de gölgenin çok uzağındadırlar. Burada sorun gölgenin gölgenin gölgesi ne anlama geliyor? Tavşanın suyunun suyunun suyu gibi. Allâh muhafaza eylesin. Âmîn. Mahallemizde Risale-i Nur sohbetleri oluyor. Birkaç defa katıldım. Risale-i Nur’un Kur’ân tefsiri olduğunu söylüyorlar.

Okumamda bir sakınca var mı? Yok. Bu konu hakkında tavsiyeleriniz nelerdir? Biz Kur’ân ve Sünnet dairesinde olan her şeyi kabul ederiz. Allâh mübarek eylesin. Âmîn. Hadîs-i şerifte buyrulduğu gibi, ehli beytim Nuh’un gemisi gibidir. Tutulan kurtulur tutulmayan boğulur taberani. Bir tarikatın internet sayfasında şu hadîs-i şerifi paylaşmışlar. Bu hadîs-i şeritlik ehli beyt kelimesinin anlamı günümüzde yaşayan seyyidler o ehli beytin içine giriyor mu? Soruyorlar ya Resulallah çoğalıyor zaman geçiyor senin ehli beytini nasıl tanırız? Kim Kur’ân ve Sünnet’e sımsık yapışırsa o benim ehli beytimdir diyor. Biz oradan anlıyoruz. Muska yaptırmak dilimizde var mı? Var. Sizin yaptırılması hakkında görüş ve düşüncelerinizi açıklar olsun.

Benim hiç işim olmaz. Mumin’e kadar hiç olmadı. İyya kenamüdü ve iyya kenesta’i Benim disturum bu. bir tane daha var ya Hz. Abbas’ın oğlu Abdullah atının terkisine bindirmiş ya diyor ki ey oğul beni iyi dinle. Dinliyorum ya Resulallah ey oğul beni iyi dinle. Dinliyorum ya Resulallah ey oğul beni iyi dinle. Bir şey var üç sefer bütün insanlar sana zarar vermek için toplansa Allâh izin vermedikçe hiçbir kimse sana zarar veremez. Bütün insanlar sana iyilik yapmak için toplansa Cenâb-ı Hak müsaade etmedikçe hiç kimse sana iyilik yapamaz. Benim inancım bu. Ben o yüzden Muska’ymış. Yok bilmem kaç tane bilmem ne çekerse ona iyi gelirmiş. Yok gidip kurnalardan üçer sefer Besmele-i Şerife çekip su içmeyecekmişsin.


11. Bölüm

Yok filanca yatırın oraya gittiğinde bir debelencen orada debelendiğinde şu işin iyi olacakmış. Benim bunlarla hiç işim yok. Hiç olmadı daha. Ben dersimi çekerim. Üstadım bana ders verdi. Allâh’ı zikretmek farz. Hiçbir şey için ders çekmem. Sırf Allâh’ı zarar için dersini çekerim. Allâh için. Şu işim olsun bu işim olmasın. Yok buradan sıkıntım var. Bu sıkıntım gitsin böyle şeylerim olmaz için. Başıma ne gelecekse gelir ben yoluma yürürüm. O yüzden size de tavsiye etmem. Millet Muska’yı takıyor atmalı gibi böyle şeyini. Bir de Muska’ya karşı şey saplantı halindeler. Muska’sız yapmayan, Muska’sız evden dışarı çıkmayan insanlar var. Hasta olmuş insanlar. Hasta bildiğiniz peseşik psikolojik rahatsız.

Muska’dan medet umuyor. Aslında öyleleri var ki şirke düşüyorlar farkında değiller. Peygamberimizin ırkayı şerifini elime alırken uyandım. Sizce bu ne anlama gelir? Kim bunu yazar? Sen misin? Yazmış kendisi yok. Hastalık için şifa, ailem için dua istiyorum. Bütün ümmeti Muhammed için dua, borçlarımıza deva. Hastalıklarımıza şifa, çocuklarımıza sıkıntılar için dua istiyorum inşâAllah. Sizden manevi sıkıntılar için dua istiyorum. Sıkıntılarınızın geçmesini ve maddi manevi rahatlamak için duanıza ihtiyacım var. Manevi sıkıntı nasıl oluyor acaba ki yahu? Bunu yazan burada mı? O da yok. Var mı manevi sıkıntıyı ne olarak gören var? Manevi sıkıntı insan böyle nefsine oyar insanla yakınlaşıp yanına gidemez nefsinden ötürü ona ulaşamamak, onun yanında olamamak, onunla bir ve beraber olamamak onun kalbine hep acı verir.

Ondan sonra o kendi içinde yandıkça yanar ama hata kendisindir. Orada zinciri kırıp koşması lazımdır. Koştuğu zaman rahatlar ama nefsi onu geride tuttukça insanın sevdiğine ulaşamaması kadar büyük bir acı yoktur. Bu ayrı hem de manevi sıkıntı olur. O yüzden ön tövbe edip sevdiğine koşması gerekir diye düşünüyorum. Bu benim kişisel görüşüm hatamdan dolayı özür dilerim. Başka var mı manevi sıkıntıyı tarif edecek? İnsan bu süreçte nasıl bir tehdit edecek? Manevize bir tecrübe işini yapabiliriz. Başka? Burada bulunduğu yol olabilir veya bulunduğu temsil ettiği veya teşkil ettiği herhangi bir yerde bulunan kurallara, o kurallar bütünle, o ritüellere uymadığı zaman, onlardan ayrı düştüğü zaman eksik veya yanlış yaptığı zaman meydana gelen ruh halidir.

Başka? Allâh hayır versin inşâAllah. Âmîn. Bu sessiz zikrin şirk olduğunu söyleyen bir kimse Âyet-i Kerime’yi inkar ediyor. Kendine bakacak. Harbiyle müminin arasında faiz yoktur. Hadîs-i şerifini söylüyorum. Bu benim sözüm de değil. Hanefilerin İmam-ı Azam, İmam Muhammed’in, İmam-ı Yusuf’un sözü. Buraya para yatıran insanların gene bizim ülkenin Müslüman’ım diyen insanların paraları karışıyor. Ben darül harpten filan anlamıyorum anlamıyorsan öğreneceksin, iyi dinleyeceksin. Bankaya faiz amaçlı para koyduk. Bin TL oldu, bin yüz TL. Bu yüz TL fazlalık faiz olur mu? Olmaz. Tüm kardeşlerimize hayırlı haftalar. Evet. Hanefiye göre harbiyle arasında faiz yoktur hükmü. Buna da geçerli olursun. Birisine seni sohbetten sonra dışarıda bekliyorum demek söz vermiş demek miydi?

Evet. Türk milleti pis bir millettir. Demek gıybet olur mu? O komple bir milleti pis bir millettir demek, komple o millette helallaşmaya gerektirir. Bunu bir konuyu anlatırken ya da yanlış yapıldığını demek amacıyla söylemek gıybet olur mu? İftira alıyor bu. Komple. Hacca gidip gelen babam şöyle dedi. Ben haçta gördüm ki en pis millet biziz. Etrafı en çok pis seten biziz. Bu gıybet olur mu? Evet. Babamla amcam kavgalı oldukları için hiç konuşmuyor. Gidip gelmiyorlar. Aynı apartmanda oturuyoruz. Bize onun evine verirseniz hakkımı helal etmiyorum. Biz bu durumda ne yapmalıyız, ne tavsiye edersiniz? Babaya itaat, Kur’ân ve Sünnet tarihisinde. Bitti. Hakkınızı helal edin. Helal olsun. Selamünaleyküm.


Kaynakça

Mustafa Özbağ Efendi’nin sohbetinden derlenmiştir.

Kaynak video: YouTube

İlgili Sözlük Terimleri: Zikir, Tevhîd, Nefs, Kalb, Sünnet, Şeyh, Rızâ, Ashâb-ı Kirâm. → Tasavvuf Sözlüğü’nün tamamı