Perşembe, 14 Mayıs 2026
YOLUMUZ NÜBÜVVET YOLUDUR

Mustafa Özbağ

İrşad & Tasavvuf · Resmî Site
Dergah Sohbetleri Serisi ·

469. Dergah Sohbeti

Mustafa Özbağ Efendi'nin dergah sohbeti: 469. Dergah Sohbeti. Tasavvuf, ahlâk ve mânevî yol üzerine kapsamlı açıklamalar.


1. Bölüm

İnsanlar çıldırmış. Kardeş kardeşi baba evlatlarını öldürüyor. Ahlak çökmüş. İslam dini ayaklar altında nereye gidiyoruz? İslam dini neden ayaklar altında olsun ki? Allâh’ın dini âlidir. Ayakların altında hiç kimsenin almaya gücü yoktur. Dinini koruyacak olan da Allâh’tır. O yüzden bir kimse İslam dini ayaklar altında derse dinin kitabın koruyucusu bizyüz hükmüne sanki zeval gelmiş gibi olur. Müslümanlar zafiyet içerisinde. Müslümanların ahlakları düşmüş diyebiliriz. Müslümanlar dinin kendi dinleridir. Dini ayakta tutmak değil. Kendi dinlerini ayakta tutmamış olabilir. Bu Müslümanların zafiyeti. Bizim Alevi komşularımız var. Pişirdiklerinden getirip ikram ediyorlar. Alıyoruz fakat yemiyoruz.

Yiyebilir miyiz? Neden yemiyorsunuz ki? Ehli kitabın kestiği, pişirdiği yenir. Alevilerde inandığımız Allâh’ı Allâh Muhammed Mustafa’yı sallallâhu aleyhi ve sellem Hazretleri peygamber olarak kabul ediyorlar. Abdullah Gül Selahattin Demirtaş’ı aradı ve taziyede bulundu. Soru işareti. Teröriste, Kur’ân ve Sünnet dairesinde taziyede bulunur mu? Teröriste kendilerince şehit deniliyor. Bundan ne dersiniz? Terörist devletin hastanelerinde imkanlarına neden faydalanıyor? Teröristler bize yolumlaştırılıyor mu? Hakkınızı helal edin. Abdullah Gül Selahattin Demirtaş’ı aradı ve taziyede bulunuyorsa, o uyanın kendi şahsi düşüncesi bizi ilgilendirmez. Teröriste, Kur’ân ve Sünnet dairesinde taziyede bulunur mu?

Bir kimse teröriste, Kur’ân ve Sünnet dairesinde ona taziyede bulunulmaz. Teröriste kendilerince şehit deniliyor. Bundan ne dersiniz? Bir kimsenin şehit olabilmesi için önce iman ekle olması gerekir. İman ehli değilse o kimse şehit olmaz. şu an Türkiye’deki PKK, İslam dinini kendisine din olarak ne kadar seçtiği tartışmalı. Terörist devletin hastanelerinden, imkanlarından neden faydalanıyor? Böyle devlet bunları faydalandırılıyor. Bu faydalandırdığını zannetmiyorum. Faydalandırıyorsa, hay aralandıysa bir şey yaptıysa, suçlu da olsa insandır onlara bakacak. Teröristler bize ılımlaştırılıyor mu hakkınızı helal edin. Zannetmiyorum ılımlaştırılma düşüncesinin olduğunu. Malum seçimler geliyor. Babam size oy kullanmadığınız için kendisinin de oy kullanmayacağını söylüyor.

Bu mevcut hükümetin 13 yıldır ne zinayı, ne kumarı, ne de fuhuşu engellemediğinden oy vermenin vebal olduğunu söylüyor. Bu soruyu size sormamı söyledi. Düşüncelerinizi lütfeder misiniz? Benim oy kullanmamamın sebebi bu söz konusu zinayı, kumarı, fuhuşu engellemediğinden dolayı değil. Bugüne kadar hiçbir sistem zinayı, kumarı, fuhuşu tam olarak engelleyememiştir. Bunu bir kenara koyun. Kafanızda böyle bir İslam hukuku, devleti, toplumu olarak düşünüyorsanız burada hata var. Hazreti Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem hazretinin etrafındaki sahabelerden içki içen vardı, kumar oynayan vardı, zina eden vardı. Tarih boyunca Adem aleyhisselamın oğlu ilk katliamı, ilk katli yaşadığı günden itibaren dünya fitne içindedir.


2. Bölüm

O yüzden her dönem günah kebaliler olmuştur, olacaktır. Hukuk sistemleri, bunu dini sistemlerde dahil, suçları en aşağı aza indirebilmek için caydırıcı önlemler olur. Dinler, insanları suçtan uzaklaştırmak için nefis terbiyesini, bu noktada o insana haramlardan uzaklaştırıcı belli algı ve anlayışı öğretir. O yüzden normalde bunları kökünden yok etmek, kesmek mümkün değil. Ancak Mehtalâ Resûl geldiğinde İslam bütünüyle yaşanacak. Mehtalâ Resûl gelinceye kadar bunların hepsi de yaşanacak. Bir kimse oy kullanmama, oy kullanmama sebebi benim kendi sebebim. Bunu böyle açıkça beyan ediyorum. Biz çünkü cemaatte bizim kardeşlerin hepsi de var, MHP’lisi de var, Büyükbirlik Partilisi de var, AK Partilisi de var, CHP’lisi de var.

Zannetmiyorum HDP’li var mı? Var mı HDP’li olan dövmeyi, sövmeyi, hakaret etmeyi, böyle bir derdimiz yok. Bir de ki HDP’li eksik mesela. olabilir de burada birkaç tane HDP’li arkadaş veya başka partilerden de arkadaş olabilir. Benim konumum itibarıyla bir partiye angaja olmam mümkün değil. Bu bende uzun zamandan beri var. Bir partiye angaja olmamak, bir partiye, herhangi bir parti olabilir, önemli değil. Herhangi bir partiyle yan yana durmamak adına bu. Bu derdim. Benim aileetten siyasi görüşlerim partisel olarak değil, farklı. Bunlar ayrı bir mesele. Eğer bu normalde kardeş deseydi ki, ben bu seçimlerin seçim sistemini, milletvekilli aday belirleme sistemini, belediye başkanının aday belirleme sistemini, bunları uygun görmüyorum.

Bunlar böyle sistem olarak uygun değil. Eyvallâh, buna söyleyecek sözüm yoktu. Ama ben kardeşlerin oylarının kullanmalarını istiyorum. Kardeşler oylarını kullanacaklar. Pazardan pantolon seçen, pazardan ceket seçen, kazak seçen, domatesi seçen, ayakkabı seçen, yiyecek seçen, bütün hayatını kendince, kendi bireysel seçimlerinin üzerine yürüten bir kimse, memleketi idare etmesini istediği kimseleri de seçecek. Bunun sorumluluğu dağılacak üzerine. Gidecek oyunu kullanacak. İçinden en iyisini seçecek. Eğer iyiliğin hakim olmasını istiyorsanız, siz hep en iyisini seçmekle mükellefsiniz. Arkadaşın iyisini seçeceksiniz. Eşinizin iyisini seçeceksiniz. Alışveriş ettiğiniz kimselerin iyisini seçeceksiniz.

Eşinizin iyisini seçeceksiniz. Eşinizin iyisini seçeceksiniz. Alışveriş ettiğiniz kimselerin iyisini seçeceksiniz. Yol yürüyeceğiniz kimselerin iyisini seçeceksiniz. Dostum iyisini seçeceksiniz. Yolun da iyisini seçeceksiniz. Şeyhin de iyisini seçeceksiniz. Mükellefsiniz bundan. Belediye başkanının iyisini seçeceksiniz. Muhtarın iyisini seçeceksiniz. Muhakkaka. En iyisi hangisi soracaksınız, soruşturacaksınız, araştıracaksınız, seçeceksiniz. Ben böyle deyince diyorsunuz ki, birisi öyle diyor. Siz AK Partili’siniz dedi bana telefonda. İzmit’e gidiyorum. Tabi gitmezlerince mesaj çekmiş bana. Mail çekmiş daha doğrusu. Ben de dedim, benim böyle maillere karnım tok. Adını soyadın, adresini söyle.


3. Bölüm

Ben geleyim oraya dedim. Bunları benim yüzüme söyleyeceksin dedim. Benim telefon numaram da bu dedim. Öyle gizli kapaklı konuşmayacak hiç kimse dedim. Dedim bana telefon numarını bildir, ben ararım dedim. Bildirdi, aradım dedim. Bu yazdığın şeyler bunlar hakaretleri dedim yüzüme söyleyebilir misin? Özür dilerim dedim. Dedim aman dileyene söyleyecek bir sözümüz yok. Sen nerede oturuyorsun dedim. Ben İzmit’e giderken orada bir yerde oturmuş üniversite. Dedim mümin iyisini seçmek zorunda. Önünde dört kişi var dedim. Dört kişiden birisi namaz kılıyor, üçü namaz kılmıyor. Hangisini seçeceksin dedim ben. Namaz kılanı dedi. Seçmekle, seçmekle mükellefsin bir de dedim. Senin bunda bir namaz kılanı, senin bir yere getirmek senin elindeyse, sen namaz kılanı oraya getireceksin.

Ehil dörtünden birini seçeceksin. İmam seçiminde var ya, dört tane imam adayı var. Birisi sakallısa diyor, sen diyor sakallı olanı seçeceksin. Dördü de Kur’ân-ı Kerim okuyor. Güzel bir şey. Dördü de Kur’ân-ı Kerim okuyor. Güzel okuyanı seçeceksin. Dördü de âlâ, evli olanı seçeceksin. Bakın hep böyle pozitif artılarını koyuyorsunuz. Ben yükümlüyüm, ben insanların kalbini bilemem, niyetini bilemem, içini dışını bilemem. Bilmiyoruz ya. O zaman seçerken biz, biz seçim yapacağız. Bundan da mükellefiz. Nikah dör şey için yapılır, malı için, güzelliği için, nesebi için, dini için. Siz dindar olanı seçiniz. Kendini eş seçiyorsun. Dindar olanı seçiyorsun. Dindar olanı seçiyorsun. Bir geçen seçimlerde bir şey vardı.

Ne o böyle birisinin yazısını paylaşmışlar. Ne o memlekete siyasetçi seçiyoruz. Şeyh Lusam seçmiyoruz ki demiş odana. Memlekete siyasetçi seçiyoruz. Şeyh Lusam seçmiyoruz. seçeceğimiz kimsenin dinine bakmayız. İyi, o zaman git bir tane, çok affedersiniz, eş cinseli seç o zaman. Ondan sorumlu olmayacak mısın? Olmayacak. Onların çiğni her şeyden önde çünkü. Sen eş cinseli seçiyorsan o zaman onun işlediği bütün melanetten sorumlusun. Eşcinsel sever bir kimseyi de seçiyorsan sorumlusun. Terör sever bir kimseyi seçiyorsan sorumlusun. Sorumlusun. Sen hep iyisini seçmekle mükellefsin. Ya bunların herhangi bir kimse. Ya bu adam Kur’ân-ı Kerim okumasını biliyor, sakalı var namazını kılıyor, çok iyi. Ama bu adam şunu yapamadı.

Yapamamıştır. Çimin eksiklikleri yok ki. Biri bir kardeşlerden birisi için damat adayını sorgulamaya gittim bir yere. Neyse bir caminin var ya dernekleri, cami dernekleri. Cami dernekleri. Dedikodunun en bol olduğu yerdir. Cami dernekleri. Selamun aleyküm aleyküm selâm. Böyle baktı lan. Hacı efendi hoş geldin, hoş bulduk dedim ben. Hayırdır dediler. Ya birini soruyorum da dedim. Hayırdır dediler. Dedim bizim vakfımız var. Onun dedim oğluna dedim biz. Ne diyorlar ona? Para veriliyor, yarın veriyor. Yok burs. Dedim burs vereceğiz dedim geri ödemezsiz. O yüzden dedim bir dedim incelemeye soruşturmaya dedim geldim. Nasıl geri ödemezsiz basmaya dedim. Bizim vakfın dedim kendine ait bir özelliği var.


4. Bölüm

Verdiğini geri istemiyor dedim. Hacı efendi vakfımız zengin dedi çok zengin dedi. Ama böyle kılı kırk yarıyorlar dedim ben. Beni de dedim inceleme memuru olarak gönderdiler. Dedim bu X okuyor talebeli evet tanıyor mu tanıyoruz dediler. Nasıl dedim çocuk dedi ki böyle kocaman sakallı birisi. Ben bilmiyorum kaç yıldır buradayım dedi şuradan emekli oldum hayatım budur. On numara çocuktur dedi. Böyle baktım o kadar dedim o kadar dedi. O zaman kızını verirsin sen dedim ben. Olsa veririm dedi. O zaman kızını verirsin sen dedim ben. Olsa veririm dedi. Torunun yok mu dedim ben var dedi. Verir misin dedim ben isterlerse veririm dedi. Ahla dedim. Babası dedim ondan sonra. Babası da çok iyidir dedi. Kaç numara dedim ben?

Sekiz numara dedim. Dedim ondan neden iki numara kesik? Hafızlığı pişkin değil dedi. Nasıl dedim? Ya dedi onun dedi Kur’ân-ı Kerim okuması dedi. hafızlığım dedi. Çok beğenmiyorum ben dedi. Dedim Müslümanın haline bak ya. Lan hafızı bulmuş. Anladınız mı meseleyi? Hafızdır iyidir. Harikadır demiyor. Hafızlığını beğenmediğinden not kırıyor. Böyle baktım dedim ya. Hafız dedim başımızın tacı ben şimdi tamam mı? Ya öyle de Hacı Efendi dedi dedi ya. Ya biraz pişirse dedi ondan sonra dedi. Pişirmedi ya dedi. Ondan sonra ooo dedim ya. Başka hiçbir şey sormadım. Selamünaleyküm. Ya dedim bir şey sormama gerek yok. Sen torunumu veririm dedim ben. Babasını dedim not kırdığın yer dedim hafızlığı pişkin olmadığından demedim ki dedim ben.

Yalan söyler ara sıra. Gıybet eder ara sıra. Dedikodusu vardır. Ya şöyle bir ahlaken sıkıntısı vardır bunları demedim bana dedim ben. Böyle bir şey sormadım. ahlaken sıkıntısı vardır bunları demedim bana dedim ben. Böyle baktı. Dedim bu senin söylediğin dedim bende kusur değil dedim. Sende kusur ama dedim bende kusur değil. O nur ala nurmuş o dedim ben. Hele dedim oğlana da dedin ya dedim ben on numara diye dedim. Söylecek laf kalmadı dedim. Yürüdüm şimdi bakın adam bende kusur değil. Adam diyor ki hafızlığının biraz daha pişkin olması lazım. Eksikliği görüyor. Seçerken bak onu da kahal alıyor o kimse. Şimdi bu Allâh rahmet eylesin şey efendinin sözü. Diyor ki pazardan domatesi domatesi seçen.

Biberi seçen. Kabaha patlıcanı seçen. Kabaha patlıcanı seçen. Tabiri bu. Ondan sonra şeyhi seçmen. Şeyhi seçmiyor. Ondan sonra iyi de seçmiyor arayıp bulmuyor. bir arkadaşın bir dostun memleketi idare edecek bir kimse. Domates kabak kadar önemsiz mi? Müslüman seçecek. Bir kısım ehli tasavvuf, ehli cemaatler var. seçimlere karşılar, sisteme karşılar. Çarşı her şey karşı gibi. Ben onlardan değilim. Sistemin eksiktiklerini bilebildiğim kadar biliyorum. Yanlışlıklarını noksanlıklarını biliyorum. Ama biz hep iyiyi seçerek, hep iyiyi arayarak düzelteceğiz bunu. O yüzden bütün kardeşler Pazar günü vatan millet için Kur’ân sünnet için en hayırlısını seçecekler. En hayırlısını. En hayırlısını. Ben bu konuşmamdan dolayı da benden için diyecekler ki AK Partili bu.


5. Bölüm

Ben en iyisini seçin diyorum, sen AK Partili misin diyorum. O zaman diyorum en iyiler hep AK Partili mi toplanmış, ne alakası var diyorum. Ya iyi bana en iyilerini sen söyle diyorum ben gideyim seçeyim. Söyle diyorum ben, arkadaşlara da söyleriz. Arkadaşlar diyelim filanca yerde de, buranın örneğin. bir parti düşünün yüzde kaçı namaz kılıyor? Yüzde kaçı oruç tutuyor? Yüzde kaçı alını secdeye gidiyor? Adamın böyle deyince bakıyor şimdi yüzüme yüzüme. Ya ne bakıyorsun benim yüzüme? Ben isterim ki CHP’nin hepsi de namaz kılsın. İnşâAllah. Hepsi de beş vakit namazlarını kılsalar, oruçlarını tutsalar, dinlerine sahip çıksalar. Şöyle İslam dininin savunucusu bir olacaklar var ya, solcular. Solcular İslam dininin savunucusu olacaklar ve İslam’a eyecek olacaklar, İslam’a geçecekler.

Türkiye’de ne kadar böyle, çok affedersiniz ben kendi nefsim için söyleyeyim, yalam yapacak Müslüman var, gösterişte. Böyle dışı yeşil türbe, içi estağfirullâh tövbe. Vallahi hepsi de bırakır ona. Bırakır bırakır. Ciddiyim bırakır. Ciddiyim bırakır. Bir solcu davasına Türkiye’deki Müslümanlardan daha sahiptir. Bir solcu davasına Türkiye’deki Müslümanlardan daha dürüstür. Bunu söylüyor mu gücüne gidiyor milletin. Yok benim tespitim. Benim tespitim bu. Bir solcu kadar Müslümanlar cesaretli olamazlar. Fedakar olamazlar. Ben görmedim. Ben görmedim. Benim öyle bir duam var zaten Türkiye’deki ülkücüler ve solcular İslam olsalar, İslam olsalar dünya o zaman titresin. Bilin ki ne kadar emperyalist sistem varsa tırıl tırıl titrer Türkiye geliyor diye.

Bak bilin ki Türkiye geliyor diye tırıl tırıl titrerler. Bak bilin ki Türkiye geliyor diye tırıl tırıl titrerler. Öyle ülkücülükte senin gözünün üstünde kaşın var dediklerinde gözüne kurşunu yersin. Seni hizaya katalım. Öyle baştaki başkanı eleştireceksin. Bir ton sopayı yer oturursun. Bir tarafını kırsalar da iyi. Birkaç tarafını kırıp oturturlar oraya. Öyle sen başındaki kimseler olur olmaz bir yerlerde eleştireceksin arkalarından konuşacaksın. Mümkün mü? Öyle sen başındaki kimseler olur olmaz bir yerlerde eleştireceksin arkalarından konuşacaksın. Mümkün mü? Benim dönemimdeki ülkücülüğe söylüyorum. Sonrakinlere değil. orada solcular birbirlerine düşeceklere frakasyonlarının arasında ayrı. Biri dev gençtir birisi dev soldur ikisi dövüşür o ayrı mesele ama dev genç kendi arasında dövüşmez.

Böyle davalarına sadıktır hepsiler. Ülkücüler de davalarına sadıktır. Ülkücüler de davalarına sadıktır. Her ikisini de zaten askeriye durdurdu başka bir şey durduramadı zaten. Askeriye durdurdu. O yüzden müslümanlar öyle birbirlerini çok atarlar tutarlar nasıl olsa boş ya meydan. Fitne çok olur. Dedikodu çok olur. Allâh bizi affetsin. Muhakkak pazar günü geçeceksiniz en iyisini en hayırlısını en güzelini seçeceksiniz. Allâh ferasetinizi açık eylesin. Kalplerinize ilham eylesin. Cenâb-ı Hak size iyi doğruyu güzeli göstersin. Ben tarikat hayatım boyunca hiçbir zaman şu partiye oy atın demedim demeyeceğim inşâAllah. Cenâb-ı Hak beni bu noktada muukim eylesin. Bu kapı aralık birisi bir maneviyattan birileri bize bir şey emreder bütün arkadaşlara böyle emir ver derse kesin katil ona eyvallâh söyleyecek bir sözümüz olmaz.


6. Bölüm

Ama benim şahsi görüşüm düşüncem bu. Bizde bu mevzu konuşulmaz. angaje etmek bu tarafın gidin demek yok bizde. Öğlen namazının ilk sünnetinde kaza namazı kıldığımız gibi ikindi ve yatsı namazlarının ilk sünnetlerinde de kaza namazı kılabilir miyiz? Evet ikindi ve yatsı sünnetlerinin 3 ve 4 rekatlarında zammı süre okunuyor bu yüzden soruyorum okunmayacak. Kaza namazı kılınırken okunmayacak. Cuma namazını kılmış biri öğlen namazını kılmış olur mu? Evet. Yoksa öğlen namazını sonra mı kılar? Kılmaz. Cahillik nedir bir kimsenin fazla ilmi olmadığı halde Allâh’ı sevme yolunda ilerleyebilir mi? Cahillik Allâh ve Resulünü tanımamak. Kur’ân ve sünneti bilmemektir. Bir Müslüman kendi ufkunu dünyaya bakış açısı nasıl olmalıdır?

Bunu nasıl geliştirebilir? Bununla alakalı temel bilgi olarak fıkıhı okuyacak ondan sonra çok bolca hadîs okuyacak ve hadisleri uygulayacak hayatında yaşayacak. Cumhuriyet ve demokrasi kavramlarının İslam’ın bakışı nasıldır? Türkiye Cumhuriyeti içinde yaşadığımız ülkede bu kavramlar örfü bir gelenek olarak mı bakmalıdır? Cumhuriyet bu noktada Cumhur’un kendi kendini idare etmesi demek. Bunda dinen bir sakıncı yok. Dinen bir sıkıntı da yok bunda. Cumhur’un kendi içerisinden bir idareci seçip o idarecinin elinin altında, o idarecinin kanatlarının altında toplanıp idare olunması. Bununla alakalı mesela Darül Harp fıkhında bir hüküm vardır. Oradan çıkış yapalım. Darül Harp’de hanevfiller demişler ki bir kimse kendisine bir Darül Harp imamı seçer.

Bir kimse siyasi olarak Darül Harp’de kendine bir Darül Harp imamı seçer. Darül İslam’da ise Darül Harp imamı seçilmez. Zaten orada bütün Müslümanların, bütün Müslümanların bu noktada hakkını, hukukunu, siyasetini savunacak olan bir halife demeyelim bir başkan hükmünde bir kimse vardır. Halife denilince bütün dünya üzerindeki Müslümanların siyasi temsilcisi. Halife denilince bütün dünya insanlarının, Müslümanlarının siyasi İslami temsilcisidir halife. Şu anda Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin irtisindedir halifelik. Halifelik. O yüzden bin yirmi kaç iki bin yirmi üç mü diyorlar? Lozan Anlaşması’nın bitti. Lozan Anlaşması bitti mi? Lozan Anlaşması’nın hükümlerinin içerisinde halifelik. O yüzden normalde şu anda halifeliği de ilan edemiyor Millet Meclisi.

Millet Meclisi. Bunlar ayrı meseleler. Ama Darül Harp’te Müslümanların kendilerine Darül Harp imamı seçmeleri, hanefirlere göre, hanefirlere göre vacip hükmünde. Bazıları farz demiş. Bunu seçmekle mükellef. Hanefiler. Hanefi mezhebine göre bunu seçmek o kimse. Darül Harp imamı seçecek. Öyle seçmekten kaçmak yok yani. Size desem ki şimdi kendinize bu seçimlerde Darül Harp imamı gibi seçiyorsunuz, bir imam seçin dersem, hukuka suç işlemiş olduğumdan dolayı savcılığın önünde gene ifadeye çağrılabilirim. Böyle dersen. Çünkü böyle bir söz Türkiye Cumhuriyeti Devleti mevcut hukuk sistemini teokratik sisteme döndürmekten git ifade ver artık. O yüzden ama İslam fıkıhçılarının içerisinde hanefirler demişler ki, bir yer Darül Harp ise, oradaki Müslümanlar kendi hak ve hukuklarını savunmaları açısından bir Darül Harp imamı seçmek zorundadırlar.


7. Bölüm

Bir belde düşünün, bir ülke düşünün, bir devlet düşünün. Oradaki o devlette, o ülkede, o beldede İslam hukuku uygulanmıyor olsun. İslam hukukunun uygulanmadığı yerde yine hanefilerin büyük imamlarından birisi olan İmam Muhammed’e göre, orası İslam hukuku yoksa Darül Harp hükmündedir. Darül Harp hükmünde olan bir yerde Darül Harp hükümleri geçerli olur. Darül Harp hükümlerinin geçerliliğinden maddelerinden birisi de, oradaki Müslümanların kendi haklarını savunacak, kendi haklarını koruyacak, kendi içlerinden bir Darül Harp imamı seçmeleridir. O yüzden Cumhuriyet bu noktada, İslam’la örtüşmeyen bir yeri yoktur. Cumhur’un kendi içerisinden idareciler seçip böyle idare edilmesi. Demokraside sıkıntı var bence.

Çünkü demokrasi normalde halkın kendi kendini idare etmesi safsatası değil. Demokrasinin ne olduğu belli değil. Dünya üzerindeki demokrasiyle idare edilen devletlere baktığımızda kendi ülkemizde dahil demokrasinin olmadığını görüyoruz. Demokrasi bu manada Müslümanlar için bir yönetim biçimi değil. Bir Müslümanın demokrat olması da mümkün değil. Ben Fethullah Gülen beyefendinin söylediği gibi demokrasiden geri dönüşü yoktur. Demokrasi en ideal bir sistemdir. Ulaşılması gereken bir sistemdir. Demek noktasında değilim. Fethullah Gülen’in demokrasiyle alakalı görüş ve düşüncelerine katılmıyorum. Demokrasinin İslam’la bağdaştığını, İslam’la bu noktada herhangi bir şeyin olmadığını söylüyor. Bu Kur’ân ve Sünnet tarihinde uygun görüş ve düşünceler değil bence.

O yüzden ben bir Müslümanın aynı zamanda da demokrat olmasını kabul edemiyorum. Şu anda dünya üzerinde en ileri derecede demokrasi dediğiniz zaman eşcinsellerin birbirleriyle ilişkisiyle Demokrasi dediğiniz zaman eşcinsellerin birbirleriyle evlenmelerine cevaz verilen bir sistem çıkıyor önümüze. En ileri demokrasi Amerika’da eşcinsel evliliklere cevaz var. En ileri demokrasi nerede İngiltere’de eşcinsellere evlilik var. Hollanda eşcinsellere evlilik var. Demokrasiden anladığım bu değil benim. O yüzden kendimce kendimi demokrat bir kimse olarak görmüyorum. Türkiye Cumhuriyeti içinde yaşadığımız ülkede bu kavramlar örfü bir gelenek olarak mı bakmalıyız? Pek örfü bir gelenek olarak da bakmak mümkün değil.

Allâh nasip ederse bir çocuğumuz olacak bildiğim kadarıyla anne karnında 22. haftadan itibaren eğitime başlanması gerekiyor. Çocuğumuz doğana kadar anne karnında nasıl bir yöntemle ne eğitim verilmelidir. Bizim temennimiz, duamız doğacak olan evladımızı arşın gölgesine talip bir genç olarak yetiştirmektir. Allâh rızası yolunda görmeye çalışan bizlere dua edin demiş. Allâh hayırlı mübarek eylesin. Siz anne baba olarak bol bol tövbe edin. Kur’ân ve sünnet esim sıkı yapışın. O çocuk inşâAllah o eğitimi de alır. Okuduklarımızı daha iyi anlamak, duyduklarımızı daha iyi kavramak için ne tavsiye edersiniz? Tevhide devam edin. Kendinizi odaklayın. Zikrullahla içinizi temizleyin. Günahlar aklı köreltir deniyor ama çok günahkar olanlar bile bile günah işleyenler zeki olabiliyor.


8. Bölüm

Okuduğunu duyduğunu hemen anlayabiliyor. Bu konu hakkında ne dersiniz? Siz zekiliği dünyaya tamah etmek, dünya işlerine iyi anlamak olarak anlıyorsanız söyleyecek bir sözümüz yok. Karıya kıza bakmamak aklından fikrinden şehevi düşüncelere atmak için haftada bir defa olsun insanın eliyle boşalmasını kendini tatmin etmesinin hükmü nedir? Evlenemeyecek noktada olanlar, evliliğe muktedir olmayanlar, harama düşme zinaya düşme varsa bir kısım hanefiler buna müsaade etmişler. Ama o kimsenin psikolojisini bozar, bu devam ederse o psikolojik olarak saplantılara, takıntılara sebebiyet verir. Yakınımızda arkadaşlarımız, dostlarımız, akrabalarımız var. Bu nurlu tarikat yolunu doğru bilmiyorlar. Biz bu çevremizdeki insanlardan bu konuda sorunlu muyuz?

Siz kendinizce dininizi en iyi şekilde yaşamaya gayret edin. Dayımın kızının sabah kalktığında ellerinin içinde kına olduğunu görmüş, ertesinin kına yok olmuş görüşlerinizi lütfeder misiniz? Her gün güneş doğuyor. Güneşin doğuşuna da görüş bildirmemize gerek yok. Bunlar böyle çok olağanüstü bir şeymiş gibi de görmeyin. Ses hızı var ise kulağın duyması gibi gözümüzü açtığında da gözün görmesinin hızı nedir? Bir anda güneşi daha uzak yıldızları gördüğümüz gibi. Demek ki görmenin de bir hızı var. Kendimiz için bir şeyler, iyi şeyler yapmak sevap mı? Tabii ki. Sabah namaz, öğle namaz, ikindi ve akşam namazının hepsini kazasını, yatsın namazını da yapabilir miyiz? Yapabilirsiniz. Şahı Merdan’ın bir şeyden bahsetmek istediniz mi?

Şahı Merdan’ın bir şeyden bahsetmek istediniz mi? Yapabilir miyiz? Yapabilirsiniz. Şahit olduğumuz zaman cehenneme girer miyiz? Şehit olduğumuz zaman? Yok girmezsin. Günahlarımız affedilir mi? Evet. Gece vakti mezarlıkta Fatiha okumak günah mıdır? Değil. Yaşam daha genç. Rabbim hidayet eyledi. Namaza başladım. Bu yolu nasip etti Rabbim hamdolsun ama bazen nefsime söz geçiremiyorum. Eskiden takıldığım ortamlardan ne kadar uzaklaşsam da, haramlardan ne kadar uzaklaşsam da bazen dışarıdaki ortamdan dolayı kirleniyorum. Evlenecek durumumda olmadığı için bazen zina korkusuyla mastürbasyon yapıyorum. Çok pişman olurum ama nefsime laf da geçiremiyorum. Bu yaptığımın haram mı? Edepsizlik ettiysem affola.

Az önce bu konuyla alakalı bir şey söylemiştim. Sınav olurken okunacak dua var mıdır? Tevhide devam edin. Namaz yaşı kaçtan başlar? Namazın yaşını soruyorsan namaz başlamış. Besmele makamı var mıdır? Bismillâhi’r-Rahmâni’r-Rahîm. Deyin yürüyün. Bir arkadaşın çocukları yaşları sekiz, on ile değişiyor fakat altlarına kaçırıyor. Bunun için okunacak bir dua var mı? Tedavisi var. Murat Hocam tedavisi var değil mi? İlaçlı tedavisi. Bu ne? Sevgi ne zaman esma alır? Öyle mi? Yok. Ha sûfî ne zaman esma alır? Yok. Okuyamıyorum ki. O andan gönderen divanı kebirden göndermişsiniz ama okuyamadım. Hakkınızı helal edin. Geçmiş derslerde günümüz sistemindeki yasama, yürütme ve yargıyı laat, menat ve uzaya benzettiniz.


9. Bölüm

Buradan yola çıkarsak yasama, yürütme ve yargının sarcayana oluşturduğu mevcut sistemin yıkılması gerektiği sonucuna varılır. Bu sistem yok oldu yerine getirilecek yeni sistem nedir? Bu konuda Allâh’ın emrettiği sistem nedir? Bu nerede ön görülmüş ve uygulanmıştır? Hoş geldin 23 Nisan. Yasama, yürütme yargı günümüzde sistemde güçler, hayırlı, prensibine dayanır. Hepsi birbirinden bağımsız hareket eder ve böylelikle birbirlerinin yetki alanlarını sınırlarlar. aşırılığı önlerler başka biri anlatılma birbirlerini denetleyerekten otokontrol makinazması kurarlar. Ancak bu sistemin de diğer tüm sistemler gibi temelinde insan vardır. İnsanda Allâh korkusu olmaz ise ahlak olmaz ise toplum yozlaşmış ise sistemin ne günahı vardır?

Bu bağlamda sizce sistem doğru ancak uygulayıcı insanlar yozlaşmış olabilir mi? Soru üç. Allâh’ın bilinmekliği istediği için insanı yarattı. Ancak Allâh sadece bilinmekliği istediyse zaten melekleri yaratmıştı. Melekler Allâh’ı biliyordu. Allâh melekleri yaratmakla bilinmekliğini sağlamış oldu. Bir de insanı neden yarattı? Allâh’ın bilinmeklik dışında insanı yaratmasının bir amacı var mıdır? Allâh’ın bilinmeklik dışında insanlardan istediği nedir? Diğer yarattıklarını yapamadı ancak ve sadece insanın yapabildiği nedir? Bu kardeş soruları bu kadar ne güzel hazırlamışsın. Böyle yazsaydın meleklerin aklı var mı diye hemen karşı cevabını gogoldan alırdın. Meleklerin aklı yok diye. Yazsaydın melekler kendisini geliştirebilir mi diye hemen cevabı alırdın.

Meleklerin kendisini geliştiremeyeceğini söyledi. O yüzden bilme noktası aklını geliştirme. Bilmeyi geliştirme insana ait bir şeydir. O yüzden Allâh bilinmekliği istedi. Kendisinin bilinmeklik noktasında hayretten hayrete gidecek, koşacak ve kendisini derinleştirebilecek, geliştirebilecek insanı yarattı. O yüzden insanın Allâh’ı bilmesi çalıştıkça koştukça fazlalaşacak. Bu yasama yürütme yargı günümüz sistemde güçler ayrılığı prensibe dayanır demiş. Günümüz sistemini söylemiş. Eğer bu günün sistemi insanlara mutluluk vermiş olsaydı bu sistem Avrupa’da Amerika’da orada burada uygulanıyor oradaki insanlığın dertlerine deva olmuş olsaydı bizdeki insanların da dertlerine deva olacaktı. Demek ki yasama yürütme yargı bunun normalde biz salagonik olarak çok güzel ama ne yazık ki insanlığın derdine derman olmamış.

İnsanlığın derdine derman olmamış olan bu sistem ne yazık ki bocalıyor. Dünya üzerinde bocalıyor. Şu anda bütün dünya üzerindeki hiçbir sistemin altında yaşayan insanlar mutlu değil, kurtuluşa ermiş değil. Bu normalde yasama yürütme yargıyı Lat, Menat, Uza’ya benzetmişim. Benzetmişimdir. Bu noktada Lat, Uza, Menat’ın başına ne geldiyse Kur’ân ve Sünnet’in dışındaki her türlü olgu ve oluşumunda başına gelecek olan odur. Mekke’de Lat, Uza ve Menat’ın başına ne geldiyse Mekke’de Lat, Uza ve Menat’ın başına geldikten sonra Mekke’de nasıl bir sistem kurulduysa dünya üzerindeki Lat, Menat, Uza yıkıldığında Mekke’de yıkılıp da yerine gelen dünya üzerinde de yıkıldıktan sonra da yerine gelecektir. Zaten Mekke’de yerine gelecek olan sistem kendisini olgunlaştırmadıysa Lat, Menat, Uza’yı yıkamayacaktır.


10. Bölüm

Lat, Menat, Uza yıkıldıktan sonra Mekke’de yeni bir sistem aynı günde kurulduysa yıkıldığı gün bilin ki Lat, Menat ve Uza’yı yıkan güç yıktığı anda da yeni sistemini anında kuracaktır. Mekke’de Lat, Menat, Uza’yı yıkan güç kendince hem fıkıhını hem hukukunu bütün sistemini otutturmuş bir güç tamamlamış bir güçtür. O yüzden ben bu Lat, Menat, Uza bütün her şeyde ben üçlü bunu koyarım bu üçlü testis inancının da karşısında Lat, Menat, Uza vardır. Bu üçlü testis inancıyla alakalıdır. Bütün dünya üzerinde her şeyi üçlü yaparlar. Demokratik laik hukuk devleti. Demokratik laik hukuk devleti. Bu ne demektir? Hukuk demokrasiye ve laikliğe uygun bir hukuktur. Demokratik laik hukuk devleti deyince demokrasiye uygun, laikliğe uygun hukuk.

Evrensel hukuk değil, dini hukuk değil, Müslümanın hukuku değil. Anladınız mı? Ne? Demokratik laik hukuk. İnsan haklarına, ne o? Yok bir saniye. Yok, ticaretle alakalı. Piyasa ekonomisi, ondan sonra nedir? Serbest ekonomi. Serbest piyasa ekonomisi. Serbest değilsin, piyasaya bağlısın. Baştan serbest dedi ama, sonra piyasaya ekledi. Piyasaya bağlısın. Piyasaya bağlısın ne demek? Piyasadakilerin hukuku geçerli. Senin değil. Ama dil çok güzel. Dil çok güzel. Saloganik her şey. Kardeş bu piyasaya belirleyen kim? Ben piyasaya uymak istemiyorum. Bu mal benim mi benim? Bu para benim mi benim? Bu yatırım benim mi benim? Ben piyasaya uymadan bir şey yapmak istiyorum. Ne yapacağım? Ne demek biliyor musun?

Piyasa ekonomisi dolara bağlı bir ekonomi. Baştaki serbest edine bakmayın. Ticarette latmenat uzza. Siyasette latmenat uzza. Hukukta latmenat uzza. Sosyal hayatta latmenat uzza. Kültürel hayatta latmenat uzza. Devlet hayatında da latmenat uzza. Daha ileri gideyim mi? Evlerimizde de latmenat uzza. Daha da ileri gideyim ya. Kendi içimizde de latmenat uzza. Kendi içimizdekini yıkamadığımızdan evimizde yıkamıyoruz. Evimizde yıkamadığımızdan dolayı işimizde yıkamıyoruz, işimizde yıkamadığımızdan dolayı sokakta sokakta yıkamıyoruz, sokakta yıkamadığımızdan dolayı ülkemizde yıkamıyoruz, ülkemizde yıkamadığımızdan dolayı da dünyada yıkamıyoruz. La’at men’at uzza Ya biz neye iman ettik Allâh ve Resulüne.

Harika. İyi bakın nefsinize. Hep beraber. Biz Müslümanız. Bakalım evlerimize. Biz Müslümanız. Bakalım işimize bakalım. Bakalım işimize. İşimizde nerlerde La’at men’at uzza bizden önde gidiyor, tabi olmuşuz. Evimize bakalım. Nefsimize bakalım. Bizde yıktığımızda yerine ne geçtiyse merak etmeyin. Dışarıda da yıktığınızda yerine geçecek olan olur. Siz normalde La’at men’at uzzayı yıktığınızda kendi içinizde kendi içimizde ne? Gücü eline geçirme sevdası. Ne pahasına olursa olsun parayı ele geçirme düşüncesi. Parayı elimize geçirmemiz lazım. Ondan sonra ne olursa olsun istediğimiz kadını elimize geçirmeliyiz. Şehvani. Bir güç, gada. Bunu biz kendimizden yok edebiliyoruz mu? Kendimizden yok edemiyoruz.

Allâh bizi affetsin. Yılbaşı kutlamak günah mı? Hoş geldin 23 Nisan. Birden fazla tövbe edince kabul olunur mu? Tövbeyi nasıl etmeliyiz? Tövbe edin. Tövbe edin. Ya Allâh kabul olunur mu, tövbeyi nasıl etmeliyiz? Tövbe et desem boş ver kabullenin onu bulunmayacağına. Fa labana hu. Lâ ilâhe illâllah. Fatiha. Âmîn. Destûr.


Kaynakça

Mustafa Özbağ Efendi’nin sohbetinden derlenmiştir.

Kaynak video: YouTube

İlgili Sözlük Terimleri: Sünnet, Şeyh. → Tasavvuf Sözlüğü’nün tamamı