Her Âşık Maşûkun Avı Hükmünde — Maşûklar da Âşığa Av Oluyorlar
Aşkın gizli sırlarından biri, av-avcı ilişkisidir. Yüzeyde görünen, âşığın maşûkun peşinde koştuğu, onu aramak için her şeyi yaptığıdır. Yâ’nî âşık avcı, maşûk avdır. Ama derin bakışta görülen şudur: Aslında maşûk da âşığa yöneliktir; o da âşığın peşindedir. Tasavvuf bu çift yönlü ilişkiyi «her âşık maşûkun avı hükmünde; maşûklar da âşığa av oluyorlar» diye anlatır.
Allâh Kuluna Yaklaşır — Hadîs-i Kudsî
Bu sırrın temeli hadîs-i kudsîdedir. Allâh buyurmuştur: «Kulum bana bir karış yaklaşırsa, ben ona bir kulaç yaklaşırım. O bana yürüyerek gelirse, ben ona koşarak gelirim.» Bu hadîs, av-avcı ilişkisinin çift yönlü olduğunu açıkça anlatır. Kul (âşık) Allâh’a (maşûka) yaklaşır; Allâh da kula yaklaşır. Aslında Allâh’ın yaklaşması kulun yaklaşmasından daha hızlıdır, daha güçlüdür. Bu yüzden gerçek hareketin kaynağı Allâh’tır.
Aşk İki Taraflıdır — Allâh Sever, Kul Sevilir
Aşk iki taraflıdır. Allâh kulunu sever; kul Allâh’ı sever. Hadîs-i kudsîde buyurulmuştur: «Kulum bana farzlarla yaklaştığı kadar başka hiçbir şeyle yaklaşamaz. Sonra nâfilelerle yaklaşmaya devâm eder; sonunda ben onu severim. Sevdiğim zamân onun işiten kulağı, gören gözü, tutan eli, yürüyen ayağı olurum.» Yâ’nî kul yaklaştığında, Allâh onu sever; ve o sevgi karşılıklıdır. Bu, av-avcı ilişkisinin kemâlidir.
Maşûkun Tuzakları — Çekme Vasıtaları
Maşûk olan Allâh’ın âşıkları çekme tuzakları, vasıtaları vardır. Bunlar: Kalbe ilhâm vermek; rüyâda işâret vermek; bir kitabı önüne çıkarmak; bir mürşidle karşılaştırmak; bir sıkıntı vererek tezekküre sevketmek; bir nimet vererek şükre yöneltmek. Bütün bunlar, Allâh’ın âşıkları çekme tuzaklarıdır. Âşık zannederki kendi çabasıyla yaklaşıyor; aslında Allâh onu çekiyor.
Aşkın Karşılıklı Hareketi — İlâhî Çift Yön
Aşkta her iki tarafın hareketi vardır. Âşık maşûka koşar; maşûk âşığa karşılık verir. Bu çift hareket, aşkı zenginleştirir. Tek taraflı sevgi donuk olur; çift taraflı sevgi diridir. Allâh kullarına önce sevgisini gönderir; kul karşılık verince sevgi büyür. Bu büyüme katlanarak gider; ve sonunda aşk doruklara ulaşır. Bu doruk noktada artık âşık ile maşûk birleşir; «Ben O’yum, O bendir» mertebesine ulaşılır — tasavvufun en yüksek hâli.
Dergâh — Aşk Avının Yapıldığı Yer
Dergâh, aşk avının yapıldığı yerdir. Mürîd burada Allâh’ı arar; ama aslında Allâh onu yakalar. Sohbete giren bir mürîd, kendi iradesiyle gittiğini düşünür; halbuki Allâh onu çağırmıştır. Zikir yapan bir mürîd, kendi diliyle Allâh’ı andığını düşünür; halbuki Allâh onu zikre düşürmüştür. Her şey Allâh’tan başlar; ve Allâh’a döner. Dergâh, bu döngünün yapıldığı kutsî bir mekândır. Allâh muhâfaza eylesin; bizi de hem âşık hem maşûkun avı hükmünde dervîşlerden eylesin.
Kaynak: Mustafa Özbağ Efendi — Sohbet Kaydı. Tasavvuf hakkında daha fazla bilgi. İlgili Sözlük Terimleri: Aşk, Maşûk, Dergâh. → Tasavvuf Sözlüğü