Dünyâ Sarmış Müslümanları — Gösterişe, Lükse Âşık Olmuş Müslümanlar
Fenâya ulaşanlar halkın içerisinde vahşi gibi görünürler; deli gibi görünürler. Neden? Onlar Allâh’ta fânî olmuşlardır. Allâh da o kalbe — eğer sûfî kalbi olunca o Allâh’a fenâ-fillah makâmına ulaşır. Fenâ-fillah makâmına ulaşınca, o kalp başkasını bilmez. Ama bugünün Müslümanları bu makâmlardan uzak — dünyâ sarmış müslümanları; gösterişe, lükse âşık olmuş müslümanlar.
Fenâ-fillah — Allâh’ta Yok Olmak
Fenâ-fillah, Allâh’ta yok olmak; tasavvufun en yüksek mertebesidir. Bu mertebede kulun «ben»liği erir; sâdece Allâh’ın varlığı kalır. Bu, fizikî bir yok oluş değildir; mânevî bir kayboluştur. Kişi yaşar; konuşur; hareket eder; ama kendisini ayrı bir varlık olarak hissetmez. Bütün hareketleri, Allâh’ın iradesinin tezâhürü olarak görür. Bu mertebeye ulaşan velîler nâdirdir.
Fenâya Ulaşanlar Vahşi Gibi Görünür — Sebebi
Fenâya ulaşanlar halkın gözünde vahşi gibi görünürler. Çünkü halkın değer verdiği şeylere — para, makâm, şöhret, eğlence — değer vermezler. Halkın yaşadığı hayât tarzını yaşamazlar. Bu yüzden halk onları «delidir, aklı gitmiş» sanır. Halbuki onlar gerçek mânâda akıllıdır; nefsî hevâlardan kurtulmuş, mâneviyâta yönelmiş kullardır. Halkın gözündeki «delilik», onların aslî mertebesidir.
Modern Müslümanların Hâli — Dünyâ Sarmış
Modern Müslümanların büyük bir kısmı dünyâ tarafından sarılmıştır. Lüks evler, pahalı arabalar, gösterişli giyim, sosyâl medyada popülerlik — bunlar Müslümanların hayât hedefi olmuştur. Camiye gittikçe çift telefonla, çift araba ile, marka giyim ile gidiyorlar; ama kalbleri dünyâya bağlı. Bu, dînin özüne aykırıdır. Hz. Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem sâde yaşadı; sahâbe sâde yaşadı; velîler sâde yaşadı. Bizim bu lüksü ne kadar haklı bulabiliriz?
Gösteriş — Riyânın Modern Şekli
Gösteriş, riyânın modern şeklidir. Hz. Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem hadîste buyurmuştur: «En çok korktuğum şey küçük şirk riyâdır.» Riyâ, başkalarının görmesi için ibâdet etmek veya iyilik yapmaktır. Modern çağda bu, sosyâl medyada her şeyi paylaşmakla daha da güçlenmiştir. Yardım yaparken video çekmek; ibâdet ederken fotoğraf paylaşmak; hayır işlerini reklam etmek. Bunlar riyâdır; ve ibâdetin sevâbını yok eder.
Lükse Âşık Olmak — Dünyaya Esarettir
Lükse âşık olmak, dünyâya esârettir. Allâh’a âşık olan, lükse esir olmaz. Çünkü Allâh sevgisi, dünyâ sevgisini söndürür. Tek bir kalpte iki sevgi durmaz; ya Allâh sevgisi galip olur, ya dünyâ sevgisi. Modern müslümanın hâli, dünyâ sevgisinin galip olduğu hâldir. Bunu değiştirmek için ne yapmalı? Dervîş olmalı. Zikir halkalarına oturmalı. Sohbete devâm etmeli. Mürşide intisâb etmeli. Bu vasıtalarla kalbi dünyâdan kurtarmalı.
Dervîşin Vazîfesi — Dünyâdan Sıyrılmak
Dervîşin vazîfesi, dünyâdan sıyrılmaktır. Bu, dünyâyı tamamen terk etmek anlamına gelmez; çünkü Müslümanın dünyâda da vazîfeleri var. Ama dünyâyı kalbe sokmamak gerek. Kalpte sâdece Allâh sevgisi olmalı; dünyâ sâdece elin altında bir araç olmalı. Sahâbe-i kirâm böyle yaşadı: Mallarını dağıttılar, ama bu onların maddî yokluğu değildi; mânevî zenginlikti. Allâh muhâfaza eylesin; bizi dünyâdan sıyrılmış kalb sâhibi dervîşlerden eylesin.
Kaynak: Mustafa Özbağ Efendi — Sohbet Kaydı. Tasavvuf hakkında daha fazla bilgi. İlgili Sözlük Terimleri: Fenâ, Dervîş, Kalb. → Tasavvuf Sözlüğü