Çarşamba, 24 Haziran 2026
YOLUMUZ NÜBÜVVET YOLUDUR
Mustafa Özbağ
İrşad & Tasavvuf · Resmî Site
Dergah Sohbetleri Serisi ·

205. Dergah Sohbeti – Kiyamet Beklentisi, Zikrullah ile Tecrid ve Misafirlik Adabi

Mustafa Özbağ Efendi'nin dergah sohbeti: 205. Dergah Sohbeti – Kiyamet Beklentisi, Zikrullah ile…. Tasavvuf, ahlâk ve mânevî yol üzerine kapsamlı açıklamalar.

Kıyâmet: Mü’min İçin Dünyâ Zindandır

Peygamber sallâllâhu aleyhi ve sellem Hazretleri buyurmuştur ki mü’min için dünyâ zindandır. Peki mü’min dünyâsını nasıl zindana çevirir? Kur’ân ve sünnete uymamakla. Kim Kur’ân ve sünnete uymaz, Muhammed Mustafâ’nın hidâyetine tâbi olmazsa onun dünyâsı zindandır; rahatı da yerinde olsa, nimeti de tam olsa eğer îmân ve hidâyet yoksa dünyâ zindandır.

Âhireti gören, mârifetullâh’a sâhip olan kimse için de dünyâ zindandır. Çünkü o Allâh’a yakın noktasında bilme ve görmenin ötesindedir; dünyânın geçici hâlleri onu tatmin etmez. Dünyâ hem şer’î mânâda hem de mârifetullâh mânâsında zindandır; zindan olmaktan kurtulmaz.


İslâm’da Evlât Edinme Hükmü

İslâm’da evlât edinme devlete âittir, fertlerin kendiliğinden değildir. Evlât edinilecek çocuk kız ise bulûğ çağına geldiğinde o erkeğe haramdır; erkek ise bulûğ çağına geldiğinde kadına haram olur. Bu sebeple evlât edinme noktası fıkıh açısından sıkıntılıdır.

İslâm’da devlet bütün insanların velîsi hükmündedir. Çocuk yetim kaldıysa devlet hükmeder: birinci dereceden amca, sonra teyze, dayı, hala gibi akrabalara verilir. Çocuğun iâşesini âile karşılayamıyorsa devlet kendi üzerine alır ve o çocuğu bir yakın akrabanın yanında büyütür.


Kurban Bayramında Büyükbaş Hayvan Ortaklığı

Büyükbaş hayvanda ortaklığa girecek olanların dikkat etmesi gereken kurallar vardır: Ortakların kaç kişi olduğu hayvan alınmadan önce belli olacak, hisse sayısı belli olacak ve ortaklardan hiçbirisi et için veya başka bir amaçla girmemiş olacak; hepsi de kurban ibâdetini yerine getirmek için ortak olacaktır. Hayvan alındıktan sonra ‘boşta iki hisse var, sana da verdik oldu’ denmez. Hissedârların isimleri ve sayısı önce kesinleşmeli, en önemlisi budur.


Kıyâmet Beklentisi Eleştirisi

Cenâb-ı Hak kıyâmetin vaktini gizlemiştir; gaybı ancak Allâh bilir. Peygamber sallâllâhu aleyhi ve sellem Hazretleri de kıyâmetin saatini saklamıştır. Bir Müslümânın bunun üzerinde yorum yapması kadar sapık ve ahmakça bir şey yoktur. Dünyânın yaşını bile kesin olarak belirleyememiş insanoğlu kalkmış kıyâmete târih veriyor.

Sahâbe-i Kirâm’dan birisi ‘Yâ Resûlallâh, kıyâmet ne zaman kopar?’ dediğinde Peygamber Efendimiz ‘Ne hazırladın?’ diye cevap vermiştir. Bu akşam kıyâmet kopsa ne hazırladın? Hangi günâhınla, hangi kusurunla, hangi kılamadığın namazlarla Allâh’ın yüzüne bakacaksın? Otur tefekkür et, Allâh’ı zikret; bırak kıyâmet ne zaman koparsa kopsun.

Mü’min İçin Kıyâmet Her Andadır

Mü’min isen kıyâmet beklemezsin. Senin için kıyâmetin koptuğu an bu andır. Doğumun ayrı kıyâmet, ölümün ayrı kıyâmet. Ölümlü âlemi bırakmışsın, sürgüne gönderilmişsin; kıyâmet o zaman kopmuştur. Peygamber sallâllâhu aleyhi ve sellem Hazretleri buyurmuştur ki kıyâmetin kopacağını görsen dahi elindeki fidanı dik. Sen git birisinin gönlüne îmân fidanı dik, mârifetullâh fidanı dik; kıyâmet dahi kopuyor olsun.

Mü’min için ölüm tatlı bir esinti gibidir. Melekler gelecek, birbirleriyle çırpınacaklar: ‘Bu Allâh’ın dostunu biz götürelim semâya’ diyecekler. Onlara korku yok, onlara hüzün yok. Sürgünün bittiği an gelmiştir; neşelenme zamanıdır. Kâfirler ve münâfıklar kıyâmetten korkup beklesin; mü’min kendi hâlini düşünecek, kendini hesâba çekecektir.


Muhammed Mustafâ’nın Nûru ve Mârifetullâh

Mârifetullâh yolu, Muhammed Mustafâ’nın nûrunu tanımaktır. Eğer Mûsâ denizden kurtulduysa, İbrâhîm’e ateş yakmadıysa, bütün peygamberler müşriklerin elinden kurtulduysa üzerlerindeki Muhammed Mustafâ’nın nûrundan dolayıdır. Allâh kendi nûruyla insanların rûhlarının üzerine nûrunu saçmış, Muhammed Mustafâ’yı nûrsuz nûrlandırmış, peygamberleri, evliyâları ve mü’minleri onun nûruyla nûrlandırmıştır.

Muhammed Mustafâ sallâllâhu aleyhi ve sellem Hazretleri konuştu mu Allâh konuşmuştur. Âyet-i kerîme ile sâbittir: ‘O hevâdan konuşmaz, onun söylediği vahiyden başka bir şey değildir.’ Onun söylediğinin hilâfına, tersine bir şey söylenmez; ancak tâbi olunur, ancak itâat edilir.


Zikrullâh ve Tecrîd

Zikrullâh’tan kasıt oturup Allâh Allâh demek, Lâ ilâhe illâllâh demek, Hû Hay Hak demektir. Bunun önünde bir zikir yoktur. Namaz kılmak da zikirdir, Kur’ân okumak da zikirdir; ama zikrin en yücesi budur. ‘Namaz kılanlar içinde hangisi en faziletlidir?’ sorusuna Peygamber Efendimiz ‘Allâh’ı zikredenler’ buyurmuştur.

Zikrullâh insanı ayırır, tecrîd eder. Allâh’ı zikretmeyenlerden ayrılır; onlarla bir yerde duramaz. Akrabâlarının yanında canı rahat etmez, aynı anadan aynı babadan olsa bile tat alamaz. Çünkü onda zikrullâh yok, mârifetullâh’ın tadı lezzeti yoktur. Mârifetullâh’ın en önemli özelliği bu tecrîddir.

Allâh’ı zikreden kimse tatlı su gibidir. Yırtıcı hayvanı, böceği, insanı herkes tatlı suyun başına gelir; öyle de zikrullâh ehline herkes gelir çünkü onda tatlı su vardır. Zikrullâh insanı haramdan uzaklaştırır, onu nûrlandırır. Zikrullâhsız mârifetullâh olmaz.

Zikir Çeşitleri Tartışmasına Cevap

Allâh’ı zikret; ister sessiz zikret ister sesli zikret, ister hafî ister cehrî. Hangisi üstün diye tartışmak şeytânın vesvesesidir. Allâh’ın zikrinin faziletsiz olanı var mı, eksik olanı var mı? Sessiz zikredersen güzel bir cemâatin içinde de zikredersin; sesli zikredersen kendi halvetinde de zikredersin. Önemli olan zikretmektir; tartışmaya değil zikre vakit ayırmalıdır.


Misâfirlik Âdâbı

Misâfirlik üç gündür; üç günden sonrası ev sâhibinin sadakasıdır. Kendi anne-babasının evi hâriç, üç günden fazla bir yerde misâfir olunmamalıdır. Misâfir olacağınız yerleri gözetin: adamın işini, kadının işini, hâlini vaktini gözetin; sizi misâfir edebilecek noktada değilse kalacağım diye uğraşmayın.

Misâfir kaldığı yerde bir şeye elini uzatmaz; verilirse yer, verilmezse yemez. Yatırılırsa uyur, yatırılmazsa uyumaz. Gece vakti kafasına göre evden çıkıp gelmez. Âdâb-ı erkâna riâyet eder. ‘Beni şuraya götürün’, ‘bana bunu getirin’, ‘ben böyle yaparım’ demez. Bir işi varsa usûlünce söyler, izin ister ve gider.


Dervîşlik Hukuku ve Dostluk

Dervîşlikte herkes birbirine misâfir olabilir ama dervîşlik hukukunun köşeleri vardır; o köşeleri ezmek olmaz. Ancak dervîşlik derinleştikçe o köşeler kalkar. Sahâbe-i Kirâm’ın dostluğuna bakın: birbirlerinin evine giderler, evde kimse yoksa kapıyı açıp girerler, yerler içerler; ev sâhibi geldiğinde sevinir, duâ eder.

Gerçek dostlukta senin-benim kavgası yoktur. ‘Yârin dudağı hâriç senin benim mutlaka’ demiştir ehl-i tasavvuf. Dostun nâmusu senin nâmusundur, onun hanımı senin kız kardeşindir, onun çocukları senin mânevî çocuklarındır. Dostluktan evlilik dahi olabilir ama usûlüne uygun, delikanlıca, âile hukukuna riâyet ederek.


Kaynakça

  • Kur’ân-ı Kerîm, en-Necm Sûresi 53/3-4 — ‘O hevâdan konuşmaz, söylediği vahiyden başka değildir’
  • Kur’ân-ı Kerîm, el-Ahzâb Sûresi 33/4-5 — Evlât edinme hükmü ve nesep korunması
  • Kur’ân-ı Kerîm, el-A’râf Sûresi 7/187 — ‘Kıyâmetin bilgisi Allâh katındadır’
  • Kur’ân-ı Kerîm, er-Rahmân Sûresi 55/29 — ‘Allâh her an bir iş üzerindedir’
  • Kur’ân-ı Kerîm, el-Enbiyâ Sûresi 21/23 — ‘O yaptığından sorulmaz’
  • Sahîh-i Müslim, Kitâbu’z-Zühd, Hadîs No: 2956 — ‘Dünyâ mü’minin zindanıdır, kâfirin cennetidir’
  • Sahîh-i Buhârî, Kitâbu’r-Rikâk, Hadîs No: 6167 — ‘Kıyâmet ne zaman?’ sorusuna ‘Ne hazırladın?’ cevabı
  • Müsned-i Ahmed, Cilt 3, Hadîs No: 12981 — ‘Kıyâmeti görsen dahi elindeki fidanı dik’
  • Sahîh-i Buhârî, Kitâbu’l-Edeb, Hadîs No: 6058 — İki yüzlü ve iki dilli kimsenin zemmi
  • Sahîh-i Müslim, Kitâbu’l-Îmân, Hadîs No: 96 — Üsâme bin Zeyd hadîsi: kelime-i şehâdet getiren kimseyi katletme yasağı
  • Sünen-i Tirmizî, Kitâbu’l-Birr, Hadîs No: 1954 — Misâfirlik üç gündür hadîsi
  • Sahîh-i Müslim, Kitâbu’z-Zebâih, Hadîs No: 1961 — Büyükbaş hayvanda yedi hisseye kadar ortaklık

Diğer sohbetler: Dergâh Sohbetleri

Kaynak: TDV İslâm Ansiklopedisi

Ek kaynaklar:

  • Kur’an-i Kerim: Enbiya 21/1; Muhammed 47/18; Tekvir 81/1-14: kıyamet beklentisi ve ahiret uyarısı.
  • Kur’an-i Kerim: Ra’d 13/28; Ahzab 33/41-42: zikrullah ve kalp huzuru.
  • Kur’an-i Kerim: Nur 24/27-29; Zariyat 51/24-27: misafirlik, ev adabı ve ikram.
  • Buhari, Rikak; Muslim, Cennet: kıyamet, ahiret ve hesap rivayetleri.
  • Muslim, Zikir; Tirmizi, Daavat: zikir meclisi, dua ve tecrid halinde kulluk rivayetleri.
  • Buhari, Edeb; Muslim, Lukata: misafir hakkı, ikram ve ev adabı hadisleri.
  • Nevevi, Riyazu’s-Salihin, Misafir Ağırlama, Zikir, Ahiret ve Edeb bölümleri.
  • Kuseyri, er-Risale, tecrid, zikir, halvet ve seyr-i süluk bahisleri.
  • Gazzali, Ihyau Ulumi’d-Din, Zikir ve Dua, Uzlet, Misafirlik Adabı ve Ölümü Hatırlama bahisleri.
  • Diyanet İslam Ansiklopedisi, Kıyamet, Zikir, Misafir ve Uzlet maddeleri.

İlgili Sözlük Terimleri: Zikir, Dergâh. → Tasavvuf Sözlüğü’nün tamamı