Topik Girişi ve Q&A: Vakıftan Söz Etmenin Edebi — Bireysel İctihâd Çerçevesi
Değildir Bundaki ölçü izlenecek yol nasıldır? Bunda bir sıkıntı yok, herkes kendi konumuna, durumuna göre İştahat eder, ona göre nasıl tebliğde bulunacaksa öyle tebliğ eder Evet Evet Yusuf Hoca. Efendim din akıl can mal namus Zarûriyyât-ı Hamse geçen Bu beş temel esasın korunması kimin uhdesindedir?
Şimdi Hakkında
Q&A: Devletin Beş Aslî Vazîfesi — Din, Akıl, Can, Mal, Namûs Emniyetlerinin Korunması
Devletin mi? Bunlar değişkenlik gösterebilir mi? Biz derviş hukuku veya insan hukuk çerçevesinde ilişki kurduğumuz insanlarla Bu ölçüye nasıl dikkat etmeliyiz efendim teşekkür ederim Allâh razı olsun. Bunu normalde devlete ilgilendiren yönü var Aslında devlete ilgilendiren yönüne bakacağım o zaman Hanefîler genelde devletinin vazifesi olarak görürler O kimsenin din emniyeti, akıl emniyeti, namus emniyeti, can emniyeti, mal emniyeti Devlet korumakla zorun korumak zorundadır Bu birinci derecede devlete aittir Devlet tebaasının vatandaşlarının burada din gözetmeksizin Onların din emniyetini sağlar Hristiyanlar orada özgür bir şekilde dinlerine ibadet ederler Yahudiler orada özgür bir şekilde dinlerine ibadet ederler Müslümanlar özgür bir şekilde dinlerine ibadet ederler ve yaşarlar.
Ama söz konusu olan İslam devletinde oradaki hukuk Müslümanlar için İslami bir hukuk geçerlidir Hristiyanlar için Hristiyan hukuku, Yahudiler için Yahudiler hukuku geçerlidir. Mesela Osmanlı bu noktada çok hukuklu bir sisteme aittir Osmanlı bu meselede çok hukuklu bir sistem söz konusudur. Ama genel meselelerde mesela herkes İslam hukukuna tabi olur Diğer zımmi dediğimiz veya gayr-i Müslim dediklerimiz kendi içlerine kendi hukukları vardır. Şimdi din emniyeti olunca normalde mesela devlet Müslümanların din emniyetini sağlar Hristiyanlar da Yahudiler de din emniyetlerini sağlar Akıl emniyeti devlet tebaasını aklının da sağlığını sağlar Akıl emniyeti dediğimizde her türlü uyuşturucu her türlü aklı yok edici unsurlardan insanları korur Akıl emniyeti önemlidir Eğer aklı koruyamazsa devlet o zaman aklı koruyamadığında orada akılsızlık hüküm olur Akılsızlık hüküm olunca orada anarşi hüküm olur Orada kimin ne yaptığı belli olmaz Allâh muhâfaza eylesin.
Bu da ayrı bir şeydir Ardından can emniyeti gelir devlet tebaasının canını korumakla mükelleftir Tebanın canını her şekilde korur her şekilde muhafaza eder böylece can emniyetini de sağlamış olur. Çünkü tebanın can emniyeti sağlanmazsa hiçbir emniyet yoktur Bir de normalde bu hali var kendince o tebaasının canını emniyetini sağlayacak birisi birisini haksız yere öldürdü öldürdüyse onun cezası ölüm Bu sefer de devlet onun İslam devletinden bahsediyorum onun cezasını ölüm olarak biçecek ki Bir daha kimse kimseyi haksız yere öldürmesin. Normalde ne oldu can emniyeti oldu Aynı zamanda mal emniyeti önemlidir İslam’da devlet tebaanın malını korumak zorundadır birisi birinin malına çökemez birisi birini aldatamaz birisi birini kandıramaz Sahte çeklerle sahte senetlerle dolandırıcılıkla onun malını çökmez onun malını alamaz gibi Bu da ne mal emniyeti veyahut da çek kanunu onu bir gecede değiştirip ertesi gün çekler kağıt haline gelemez Ben oradan iflas ettim de onu çok iyi biliyorum normalde çek kanunu var ne olmuş ödemezse çekte ceza çıkıyor bir gecede cezayı kaldırdı bir şey çıkardı Tansu Çiller koalisyon hükümeti bir gecede bütün çekler şey oldu kağıt oldu çöp oldu O zamanın parasıyla 600 bin liraya yakın avukat da bekleyen çek vardı benim O zaman avukat Veysel aşkında Veysel ne oldu şimdi çekler dedim çöp oldu dedi.
Bir gecede devlet normalde kendince kendi hukukunu kendisi bozdu Tebaasını düşünmedi tebaasında iflas edecek olanları düşünmedi ne yaptı mal emniyeti kalmadı 28 Şubat’ta bazı insanların mallarına çöktüler mal emniyeti kalmadı gibi o kimsenin mal emniyeti yok. Mesela şu anda bütün dünya üzerinde hiçbir tebaanın devletlerin kendi içlerinde mal emniyetleri yoktur Can emniyetleri yoktur bütün dünya üzerinde din emniyetleri yoktur bütün dünya üzerinde Ardından ne namus emniyeti devlet şahsın namusunu korumak zorundadır Bireyin namusunu koruyacak bireyin namusunu koruyacak dediğinde bir kimse bir kimseye tecavüz etti Tecavüz edenin İslam hukukuna göre cezası ölümdür En son Balıkesir’de Osmanlı orada kadınlara tecavüz eden bir kimseyi asar.
Çünkü zina ayrıdır tecavüz ayrıdır Zinanın da suçu vardır zinanın da cezası vardır bir kimse evli bir kadın veya bir adam normalde zina ettiyse bu tespit edildiyse onun da cezası recmedilmektir öldürülmektir Böylece ne yapar normalde devlet insanların tebaanın namusunu da korur Bunlar birinci derecede devlete aittir bu sorumluluklar Bu sorumlulukları yerine getiren bir devlet eksi de gedi de olsa İslam devletidir Eksik gedikleri olabilir hadîs-i şerîfler var çünkü gri olacak diyor tam bir Kuran Sünnet yaşanmayacak Onu bütün herkes Osmanlı olarak nitelendiriyor ondan önce ondan öncesi daha iyiydi ondan öncesi daha da iyiydi Ondan öncesi çok iyiydi Cihariyar-ı Güzin zamanı. Şimdi bunlar devlete ait olan vazifeler o zaman devlet bir devlet olabilmesi için tebaasının din emniyetini sağlayabiliyor mu biz ona bakacağız İki biz tebaasının akıl emniyetini sağlayabiliyor mu?
Üçüncüsü ne tebaasının can emniyetini sağlayabiliyor mu? Dördüncüsü mal emniyetini sağlayabiliyor mu? Beşincisi neydi namus emniyetini sağlayabiliyor mu? Eğer bunları sağlayabiliyorsa bir devlet sistemi o devlet sistemi İslamidir Eğer bunları sağlayamıyorsa bir kimsenin din emniyeti yok ise dinini özgür bir şekilde yaşayamıyorsa Dinini özgür bir şekilde tebliğ edemiyorsa devlet birinci maddeden sınıfta kaldı İkincisi ne? İkincisi akıl emniyeti devlet tebaasının aklını koruyor mu? İnsanların bir kısmı uyuşturucudan akıllarını kaybediyorsa bir kısmı içkiden kaybediyorsa Kumardan aklını kaybediyorsa o zaman devlet orada tebaasının akıl emniyetini sağlayamadı Veyahut da sağlık sistemini elinin altında tutamayıp önüne gelene antidepresan veriyorsa Antidepresan kullanımı 20 yılda 5000 kat arttıysa 7000 8000 kat arttığı söyleniyor Antidepresan kullanımı o zaman devlet kendi tebaasının akıl emniyetini karşılamıyor Sahlamıyor demektir neden?
Antidepresan-Uyuşturucu Eleştirisi — «Akıl Emniyetinin Korunamaması»; Öksürük Şurupları Bahsi
Çünkü o bir ülkede normalde 20 yılda antidepresan kullanan %7000 %8000 arttıysa bunlar görünmeyen şeyler Bilinmeyenler, görünmeyenler, konuşulmayanlar O zaman orada neden bilinmiyor, konuşulmuyor? Dünya sağlık örgütü denilen dünyanın sağlığını bozan örgüt Dünya sağlık örgütü denilen dünyanın sağlığını bozan örgüt bunları gizliyor, bunları saklıyor Antidepresanla bütün dünya insanlığını salak saf yapıyor, aptal yapıyor, geri zekalı yapıyor Doğlanıyor ortalıkta, atıyor antidepresanı hiçbir şey düşünmeyecek Ona dert uğramayacak, keder uğramayacak, sıkıntı uğramayacak, problem uğramayacak Öyle olursa o normalde antidepresan, midesi ağrıyor antidepresan, omuzu ağrıyor antidepresan, bacağı ağrıyor antidepresan Gidiyor benim bacağım ağrıyor, psikolojik diyor al antidepresanı Öbürkü gidiyor midemi ağrıyor diyor, psikolojik al antidepresan Aslında antidepresan içen bir kimse bir intihara meyili, iki katil olmaya meyili Üç evli ise evliliğini yıkmaya meyili Dört çocukları varsa çocuklarına bakamaz, beş ailesi dağılır o kimsenin Altı ticaret yapıyorsa ticareti dağılır, antidepresan kullanıyor mu kullanıyor O hayattan koptu o, bakın hayattan koptu o, bitti onun işi Evli mi bu kadın evet bitti, kocasıyla ilişkisi bitti, çocuklarıyla olan ilişkisi bitti bitti Kocasına kadınlık yapamaz, çocuklarına annelik yapamaz, evine hanımlık yapamaz Bir adam antidepresan kullanıyor mu kullanıyor, o asla adamlık yapamaz İşini yönetemez, çocuklarını terbiye edemez, eşini terbiye edemez, eşiyle ilgili geçinemez Yok bitti hayatı bitti onun, antidepresan kullanmıyor kimsenin psikolojisi gitti Aklı korudu mu koruyamadı.
Bakın uyuşturucu yasak mı Türkiye’de? Yasak ama antidepresan serbest içinde uyuşturucu var Uyuşturucu yasak mı? Yasak Bir sürü nöroloji ilaçları var, bir sürü psikiyatri ilaçları var Hepsinde uyuşturucu var mı? Var Hepsinde de Hepsinde uyuşturucu var, öksürük şırplarında dahi uyuşturucu var Öksürük şırpı, bildiğiniz öksürük şırpı, uyuşturucu var içinde Ya öksürük şırpı, öksürük şırpında da uyuşturucu var Yok mu? Var Değil mi? Öksürük şırpıların büyük bir çoğunun da uyuşturucu var Siz şimdi çocuk öhe öhe yapıyor, ayy hemen öksürük şırpı getirin Çok öksürdü, attı öksürük şırpını çocuk kafayı buldu, bitti Ya elleme çocuk hasta olsun ya, grip olsun ya, bırak olsun ya, olsun ama yok olmasın. Neden?
Senin çocuğun ne? Tanrı mı? Melek mi? Ne senin çocuğun? Hasta da olacak, öksürecekçe tinsirecek de, iyi bak çocuğu ona göre üşütme Yok, var nasıl olsa Bir de bakın düşünebiliyor musunuz? 18 yaşa kadar bütün çocuklara her şey serbest Götürün çocuklarınıza, hastanelere, alın antibiyatikleri, alın öksürük şırplarını Daha çocukken hasta edin Daha çocukken hasta edin. Şimdi akıl emniyeti de gitti mi? Gitti Eee geldik, can emniyeti zaten gitti Nasıl gitti? Adam vuruyor 5 ay sonra çıkıyor, 7 ay sonra çıkıyor 7 sene sonra çıkıyor 10 sene sonra çıkıyor Usulüne uygun vurursa, usulüne uygun öldürürse birisini, cezası 6-7 yıl Usulüne uygun öldürecek Cahilce öldürürse müebbet yer Ondan sonra indirirler 33 yıla, 33 yıldan sonra 33 yıl Bir daha iyi halinden sonra bir daha bir şey olur, çıkar sonuçta, eninde sonunda çıkar Usulüne uygun vurur, öldürürse o kadar da sürmez Ne oldu şimdi, can emniyeti kaldı mı?
Kalmadı Kalmadı, düşünün şimdi oğullarınız, kızlarınız var Birisi yolda geçerken güm, ne diyor? Bir de serseri kurşunu diyor ya adı serseri kurşunu Öldürdü, değil mi? Tamam, yatacak 5-6 yıl, 7 yıl, 8 yıl Bulursa bazı şeyleri yapabilirse o kadar bile yatmaz Dışarıdan mahkemesi devam eder uygun bir şeyler olursa Can emniyeti kaldı mı? Kalmadı Mal emniyeti kaldı mı? Kalmadı Namus emniyeti kaldı mı? Kalmadı Bir kadın hata yaptı, kusur işledi Fuhuş yaparken yakalandı, paralı fuhuş yaparken yakalandı Bir kağıt onun hakkında, önceden öyleydi şimdi nasıl bilmiyorum Kadın parayla fuhuş yaparken üç sefer yakılınca genel evinine yazılıyordu Türkiye’de 2013 rakamlarına göre söylüyorum bunu 2013 rakamları 115.000 kişi var vesikalı genel evinde çalışan 115.000-120.000’e yakında müracaat etmiş biz genel evinde çalışmak istiyoruz diye Enamu semniyeti kaldı mı?
Manukya’nın Yıllarca vergi rekordmeni olduğu bu ülkede namus emniyetinden hiç kimse bahsedemez. Bakın koç var, sabancı var değil mi? Nice zenginler var Bu ülkede yıllardır üst üste Manukya genel evi patroniçesi olan Ermeni kadın vergi rekordmeniydi bu ülkede Ve maliye bakanlarının elinden şilt alıyordu O maliye bakanları da bunu vermekten utanmıyordu Bu ne demekti biliyor musunuz? Sen bizim Türk kızlarımızı alıyorsun çok güzel satıyorsun harika paralar kazanıyorsun bu o demekti Ve bu ülke insanları Manukya’nın vergi rekordmeni olduğunun bu ülke insanları bundan hiç utanmıyorlardı Siyasetçiler bundan utanmıyordu, bürokratlar bundan utanmıyordu. Çünkü yeni cumhuriyete uygun bir şeydi bu. Evet şimdi bu devlete ait kısmı geri şimdi geldik bireyi ilgilendiren noktaya Bireyi kendi din emniyetinden sorumlu Nasıl sorumlu?
Bireyin Din Emniyetinden Sorumluluğu — 200 Yıllık Eğitim Yokluğu; Macron-Türkiye’nin Reform Talebi; Refâh Partisi Kapatma
Kendi dinini öğrenme, dinini yaşama, dinini emniyet altına almaktan sorumlu kendince. Şimdi o bireye dini eğitim verilecek ki o din emniyetini bilsen normalde 200 yıldır bu ülkede dini eğitim yok Hadi Osmanlı’nın 50 yılını biz zayıf böyle düzenin kaçtığı olarak görelim 100 yılda cumhuriyeti görelim 150 yıl 150 yıldır normalde bu ülkede dini bir eğitim yok Hala daha yok Buna imam hatipleri dini eğitim veriyor zannetmeyin, diyaneti dini eğitim veriyor zannetmeyin İlahiyatları dini eğitim veriyor zannetmeyin Tarikatları, cemaatleri, medreseleri sakın dini eğitim veriyor zannetmeyin Zannetmeyin bu sizin kandırılmışlığınızı gösterir Çünkü Türkiye Cumhuriyeti devleti layık demokratik insan haklarına saygılı hukuk devleti olarak geçer Ve bütün kurum ve kuruluşlar layıktır.
O yüzden layık eğitimi verir hepsine İlahiyattaki bir çocuğa siz şimdi normalde hadîsleri inkar ettirirsiniz, mezhepleri inkar ettirirsiniz Diniinizi koruyabildiniz mi? Hayır, çocuğunuzu imam hatibe gönderdiniz Aman dediniz ki dinini öğrensin, namazı abdestle öğrensin. Çocuk iki hafta sonra geldi baba bütün hadisler sahih değilmiş dedi. Anne kıldınız namaz namaz değil boşuna eğilip kalkıyorsunuz dedi. Nerede öğrendi? İmam hatibde öğrendi Daha da bırakınca ilahiyatta öğrendi İlahiyatta bu ayetler tarihsel mi bakacağız, evrensel mi bakacağız? Biraz daha yürüdü siyasetçilerin sözüne baktı Siyasetçilerin sözüne de bakınca 1400 yıl önceki hukukla siz şimdi kaidelerle bugün onu yaşayamazsınız bu noktada dinde muhakkak bir yenilenme hareketi, reformist bir hareket olması lazım der Macron da aynı şeyi söylemişti Fransız devlet başkanı da çıktı dedi ki bu cihâd ayetlerinin ortadan kalkması lazım Kur’ân’dan çıkarılması lazım dedi.
Ondan sonra aynı sözün benzeri Türkiye’de de konuşuldu hala da konuşulur. Çünkü normalde Türkiye anayasasında dini, İslam dinine dayalı bir tane harf bile yoktur Altını tekrar çizeyim Bugünkü mevcut anayasada İslam dinine uygun bir tane harf dahi yoktur Harf Harf Siz İslam dinine ait bir harfi olmayan anayasayla yönetilmezsiniz Anayasa orada durur canlarını istediği gibi onu şey yaparlar ne o? İçtihad ederler istedikleri gibi anlarlar size ceza vermek istiyorlarsa da o cezayı verirler Refâh Partisi’nin kapatılma sürecinde olduğu gibi anayasa iki tane maddeyi kendisi iptal etti. Bakın anayasa mahkemesinin kanunu iptal etme hakkı yoktur ama vardır Anayasa mahkemesi siz bu anayasaya güveniyorsunuz değil mi?
Bu anayasaya göre bir iş yapıyorsunuz diyor ki o anayasa mahkemesi Sen bu anayasaya göre sen bu işi yapmışsın ben bu anayasayı iptal ettim diyor iki tane kanunu Siz susuyorsunuz bütün partiler susuyor bütün bürokratlar susuyor askeriyesi de susuyor her şey susuyor Anayasa mahkemesi iki tane maddeyi kendisi iptal edip refah partisini kapatıyor Bu sefer ne oldu siz dininizi kendiniz koruyamadınız kendi dininizi kendiniz de koruyamadınız İnandığınız İslam’ı koruyamadınız koruyamazsınız bu mümkün değil Bugün dünya üzerinde İslam denilince namaz oruç bir de haç ve ömre aklınıza gelir Zekat bile aklımıza gelmez fazla zekatı cemaatler tarikatlar cebellez etmek için hatırlatırlar Bugün İslam denilince namaz oruç ondan sonra bir de haç üçgeninde kalır Erkeklerde sakalını bırak şalvaranı giy cüpe giy kadınlarda da çarşaf giy örtün bu kadardır İslâm’ın hukuku konuşulmaz hiç cuma dahildir buna cumanın sıhhat şartları vardır Eda şartları vardır cumanın eda şartlarını siz normal bir ilmi halde bulamazsınız Cumanın eda şartlarını bulmanız için el hidayeye bakacaksınız el ihtiyara bakacaksınız Onu dürer dürere bakacaksınız imnabidine bakacaksınız fetavay-i hindiyeye bakacaksınız Eda şartları konuşulmaz asla böyle olunca dini emniyetiniz yok Akıl emniyeti zaten şimdi insanı konuşuyoruz birey birey aklını nasıl koruyacak öyle ya bireyin Din emniyetinden akıl emniyeti lazım önce o kimseye akıl emniyeti lazım Akıl emniyeti olması nasıl dinini koruyacak akıl emniyetinin olması için o kimseye Siz mesela akıl emniyetini ortadan kaldıran mesela sadece içki olarak görürsünüz uyuşturucu olarak görürsünüz değildir Siz yediğiniz gıdalar sizin akıl emniyetinizi alır yaşadığınız hayat standartları akıl emniyetinizi alır Trafikte iki saat ve on dakikalık yolu iki saatte giderseniz akıl emniyetiniz gider size İkili ilişkilerinizde İslam ahlak yok ise akıl emniyetiniz gider.
Mesela bir erkek düşünün kadın bıdı bıdı adamın aklını aldı mı aldı Bir erkek düşünün kadını kadına bıdı bıdı kadının aklını aldı mı aldı çünkü İslam ahlakı yok Kadına bir şey soruyor başka türlü cevaplıyor dedim ne oldu sana bu hale nasıl geldin kocam dedi her gün kafamı vuruyor benim dedi. Nasıl dedim ben basmaya dedi dedim gel boşan kadına boşan dedim Dedim gidecek bir yerim yok dedi. Ben bir sefer dedi gittim annemin babamın evine babam elimden tuttu tekrar dedi kocamın evine getirdi daha ben içeri girdim dedi babam çıktı Yine başladı kafama kafama vurma dedi. Akıl emniyeti sadece bireyin akıl emniyeti sadece uyuşturucu değildir Zalim bir erkek zalim bir kadın zalim bir dede zalim bir nine Bunlar da insanın akıl emniyetini alır Bir kadın kocasının ne kadar kazandığını bakmaz şunu almadın bunu almadın şunu yapmadın bunu yapmadın Bak şunlar şöyle yaptı bunlar böyle yaptı bak şu arabaldı şunu şöyle yaptı bunu böyle yaptı akıl emniyeti gitti adamın adam gitti haram yollara tevessül etti karısının dırdırından dolayı akıl emniyeti gitti Aynı şekilde adam kadına bir sürü baskı yaptı psikolojik olarak kadının akıl emniyeti gitti Akıl emniyeti sadece uyuşturucu değil o zaman akıl emniyeti birey olarak koruyabiliyor muyuz hayır.
Şimdi birey olarak canımızı korumamız lazım iyi sen istediğin yere kadar kaç Bir serseri kurşun geldi vurdu mu seni geldi vurdu Can emniyetin kaldı mı hayır vuran kimse bir müddet sonra da çıktı mı dışarı çıktı. Peki oğlun var amcanın çocuğu var amcan var Sen benim vurdun çıktın ben de seni vururum o da onu vurdu. Onun da can emniyeti gitti mi kaldı mı hayır onun akrabası geldi öbürkünü vurdu mu vurdu ama devlet şunu dedi. Kan davası gitmek yasaktır dinen de yasaktır iyi benim kan davamı sen al beni haksız yeri öldüreni sen öldür Kan davası olmasın sen öldürmeyince ne yapacaksın. Kız babalara Allâh hiç kimsenin başına vermesin bir namussuz şerefsiz haysiyesi bir kimse geldi kızınıza zorla tecavüz etti Sen gözünün göbeği gibi baktın büyüttün geldi 17 18 yaşından 20 yaşına önemli değil Geldi namussuz şerefsiz bir kimse onu tecavüz etti ne yaparsınız Tecavüz eden de zengin şerefsiz haysiyesinin birinin oğlu gittiler bir şekilde hallettiler çocuğu dışarı çıkardılar ne yaparsınız Kızlarınızı alın gözünüzün önüne getirin size bir anekdot benim annemin kardeş çocuğu var bazen eskiler görüller İstanbul’da duruyor Alparslan İsmail onun babası bir ara ceza öne girdi onun anlattığı bir şey köyden bir kadın normalde kendisi birisi tecavüz ediyor.
Tecavüz edince meydana çıkıyor bir ceza öne giriyor çıkıyor adam adam ceza önen çıktıktan sonra kadına yine sarkıyor Kadına yine sarkınca bir iki rahatsız edince o sefer kadın av tüfeğiyle bu adamı öldürüyor ceza öne giriyor ceza önde buna dilekçe yazan kim bizim ahşi İsmail Neydi şeyinin adı ya İsmail’in babasının adı Hacı abi Ahşi Hasan dilekçe yazıyor dilekçe yazacak o zaman da o böyle lise mezunum ortaokul mezunum ne o ceza öne girince mahkemelerde şey kullanıyor daktilo kullanıyor O zaman daktilo bilen de yok bu normalde bir dilekçe yazıyor yazıyor kadına diyor ki katil devlettir ha kim duruyor bu dilekçe kim yazdı diyor ona olsun diyor ki ahşi Hasan ben yazdım neden katil devlet Eğer ki buna diyor bir ceza vermiş olsaydınız bunu öldürmüş olsaydınız ben bunu çıkıp öldürmeyecektim şimdi namus emniyeti kalmadı bireyi nasıl korusun namusunu.
Şimdi oğullarınızı gözünüzün önüne getirin kaç yaşında 10 yaşında 12 yaşında bir yerlerden etkilendi baktı oh ne güzel kadın olunca askerlik yok kadın olunca her taraf sana eğiliyor önüne dönme olunca herkes sana saygı duyuyor Lüks mekanlar lüks evler bakın dönmelerin hayatlarına youtube’da orada burada var mı var çocuk böyle bir an beyni döndü ama ben de olabilirim dedi çocuğu arkadan tecavüz ettiler verdiler uyuşturucuyu. Şimdi bu topluluk bilmez bu tip şeylerde o çocuk daha küçükken ona normalde muhakkak ya içki içeriler ya esrar içeriler ya uyuşturucu verirler onu böyle ilk defa gelin oluyormuş gibi süslerler onu satarlar bir erkeğe O da böyle muhteşem şey yapıyormuş gibi gelir ona oğullarınızı düşünün şimdi böyle bir tezgaha girmiş bu çocuğu kandırmışlar bu çocuğu eşcinsel yapıyorlar ne yaparsınız bunları yapan insanlara Bunlar sizin görmediğiniz yerler şeytanın size sakladığı yerler bunlar namus emniyeti de kalmadı namus emniyeti de kalmadı Namus emniyeti de kalmadı mal emniyeti de kalmadı malınızı koruyacaksınız öyle değil mi iyi geldi bir hırsız geldi sizi malınızı alıyor öldürürseniz katilsiniz Öldürdünüz ateş ettiniz katilsiniz Adam gözünüzün önünde alıp götürüyor değil mi ateş ettiniz onu yaraladınız katilsiniz yararlarsanız yaralamaktan vurursanız öldürürseniz adamı öldürmekten katilsiniz bildiğiniz katilsiniz ve bir kimseye öldürmekten ceza alırsınız 26 tane 32 tane 35 tane hırsızlıktan dosyası olan bir kimse dışarıda dolanıyor diyorlar mesleğine devam et seni mesleğinden alıkoymayalım internetten okuyoruz 36 tane dosyası var hırsızlıktan 36 tane dosyası var dışarıda dolanıyor adam ya Allâh’ım biz Atatürk Şemsi Efendi okulunda okuduğu Şemsi Efendi saboteist dediğim sırf bu cümleden dolayı ceza aldım ben Adamın 36 dosyası var hırsızlıktan yaralamaya ne istersen o dışarıda dolanıyor.
Çünkü 36’ya gelmiş adam ya bir tane suç makinesi gibi Ya sen ülkede hırsızlık yaparsan dışarıda dolanırsın hiçbir sıkıntı yok Hırsızlar içeride değildir zaten büyük bir çoğunluk kravatlıdır Cahil olanlar kravatsız onlar. Ama hırsızların büyük bir çoğunluk kravatlıdır hem böyle lacivert elbiseli beyaz gömlekte kırmızı kravatlıdır Gürcan da diyor her kırmızı kravat takanı bu kesin. Gürcüdür diyor. Trump’ı bile Gürcü etti Gürcan Tabi o lacivert beyaz kırmızı kravat takanların burada da var ya buraya roset falan takıyorlar ya Orada Türkiye Cumhuriyeti Devleti Roseti de vardır Rosetli bunlar Bunlara anayasa kanun madde hiçbir şey çalışmaz bunlara Hepsi de kanuna uyguntur En güzel hırsızlık en ideal hırsızlık en böyle zirve hırsızlık kanuna uygun hırsızlık yapmaktır Onu da senden bilmeyiz onları Onları bilen bilir böyle olunca o zaman mal emniyetinizde kalmadı normalde Türkiye Cumhuriyeti Devletinde yaşayan bir kimsenin mal emniyeti yoktur Hiçbirinizinde söyleyeyim mi Bir ülkede eğer ki faiz normal faiz piyasadaki faiz yüzde 140’a çıktıysa Yüzde 140’a çıktıysa o ülkede yaşayan normal vatandaşların mal emniyetleri yoktur Bir ülkede faiz var ise o ülkede mal emniyeti yoktur bu mal emniyeti ne demek kazanç emniyeti Senin kazancının emniyeti yoktur Sen fark etmezsin.
Cebellezi minel beşer eder o hırsızlar senin paranı Kanunidir bu Sen bir sürü vergi verirsin kanunidir O vergiler sonra bir yerde toplanır faize gider kanunidir bu Kanunsuz değildir Bir kanun çıkarırsın vergileri yüzde 25’a çıkardım dersin. Bir kanun daha çıkarırsın veya tabi onun sonra başkan kararnamesi 10 tane şirketin vergilerini sildim dersin. Siler Kanunidir. Evet yetki kullanır kanunidir Abdullah Öcalan PKK’dan yargılanan kaç tane teröristler affetti Kanuni
Cumhurbaşkanlığı’nın PKK Affı Eleştirisi — «Vatan İçin Ölen Çocukların Babaları»; «Kanımızın Son Damlasına Kadar»
Cumhurbaşkanı’nın buna hakkı var mı var Kanuni Ya bu 30 kişi 40 kişinin şehit olmasına sebep oldu Şuraya baskın yaptı buraya baskın yaptı Genceci çocuklar toprağın altına girdi Nasıl bunu affeder affeder kanuni Şöyle düşünün sen evladını toprağa vermişin 20 yaşında gencecik dal gibi Senin evladını toprağa verdin adam geldi beş yıl sonra senin önüne Ne yaparsın. Ne yapacağını söyle şimdi bana Ne acı değil mi Sen vatan korusun diye gönderdin evladını Vatan millet sakarya dedin devlet dedin bayrak dedin yürü oğlum dedin Şu heda şerbetini gel yoksa hakkı melal değil On numara O da şu heda şerbetini geldi O da geldi. Onun şu heda şerbetine içmesine vesile olan katil namusu şerefsiz hasiessiz zalim O yıl sonra geldi senin karşında gülüyor senin Değil mi Kaldı mı can emniyeti de.
Şimdi burada babalar var oğulları var görüyorum ben şimdi. Evet Niçin askerlik yaparız vatan millet için öyle değil mi Niçin ölürüz biz Vatanımız için topraklarımız için milletimiz için ölürüz biz İyi kardeş öldük de bizi öldüreni kimin affetmeye yetişesi olur Benim paramı çalanın kim affeder benden başka Benim namusumu kirletmiş kim affeder bunu. Evet bunlar tehlikeli mecralar Bunları normalde Türkiye’deki şeyhler konuşmaz Türkiye’deki alimler bunları konuşmazlar Haklılar Bunları konuşurlarsa yargılanma Durumları var yargılanırlar Değil mi birbirlerini organ atıyorlardı değil mi sen asamazsın ben asarım ben asamazsam sen asarsın. Şimdi ne oldu kurucu lider Sevsinler sizi Evet Bu ülke bizim bu topraklar bizim Bu devlet de bizim ne olursa olsun devlet bizim Ne devleti ne bu toprakları ne de bu ülkeyi ne de bu ülkenin milliyetçi vatanperver Dini bütün insanları bir yerlere peşkeş çekme noktasında değiliz Kanımızın son damlasına kadar bunları savunacağız bunları konuşacağız hak neyse konuşacağız Yanacaksa başımız yanacak hak uğruna yanacak başımız Hazret-i Pîr demiş ya sen yanmazsan ben yanmazsan nasıl kurtulacak demiş Bunları konuşacağız bir yerde bir mümin bir müslüman bir yerde haksızlık var ise bir yerde hukuksuzluk var ise bir yerde zulüm var ise Buna baş kaldıracak Biz anarşiye düşmeyiz ama biz tebliğ ederiz konuşuruz Biz hakkı ve hakikati anlatırız Biz elimize silah almayız asla Biz 12 yıl öncesine onu yaptık yaşadık onu gördük O tecrübe var bizde elhamdülillah bir daha öyle bir hataya yanlışa düşmeyiz Devlet ve bu topraklar zordaysa devlet bize silah versin gider savaştırırız önünde hiç sıkıntımız yok.
Ama ne yazık ki Yusuf hocanın sorduğu beş emniyetin ne yazık ki beşi de yok Bireysel olarak da yok devlet olarak da yok asıl bu devletin vazifesidir Devlet bu vazifeyi yerine getiremiyorsa bireyler kendi dairelerinde kendilerini korumaya çalışırlar vesselam kısacası bu Tamam sor Efendim İzzah buyurduğunuz çerçeveyi göz önüne alırsak Sufi temelli ben şeyhim diyen ben mürşid-i kâmilim diyen birisinin mesuliyeti altındakilerin bu hak ve hürriyetlerini korumasını vücûbiyet ifade eder mi?
Q&A: Şeyh-Mürîd Hukuku — «Mürşid Korumalı, Yoksa Şeyh Değildir»; «Hayatına Dokunma» Tedrîsi
Bunlar sonuçta nasihatle söylenecek şeyler başka yapacak bir şey kalmıyor burada Bu vücubiyeti nasihatle onları anlatacak onları korumaya çalışacak onları anlatarak bunu yapacak başka alternatif yok çünkü Bunu da anlatamıyorlar Kendi nefsimle alakalı bir şey söyleyebilir miyim efendim benim pirim şeyhim dinimi aklımı namusumu canımı malımı korudu bu zamana kadar kendini öne attı Bu bireysel şeyler ben kardeşler için elimden gelen bir şey varsa ben ardıma koymam onu hesaplamam Bunlar bireysel hukuk ben bütün kardeşler için varsa yapılabilecek bir şey elimden bir şey geliyorsa yaparım Bu konuda da bir frenim yoktur benim Allâh beni affetsin böyle şatıat fare olmasın ama benim arabayı yaparlarken nal frenini unutmuşlar.
O yüzden bende fren yok böyle bir şey söz konusu olan bir şey olursa spontane gelişirse benim önüme bir şey gelirse ben bu konuda bireysel olarak elimden geleni ardıma koymam Özür dilerim efendim kendimle yine ilişkilendirdiğim zaman kendi çerçevemde benim güvendiğim, dayandığım, iman ettiğim insan bunları korumuyorsa o zaman benim şeyhim değil diyebilir miyim ona ya da bu adam bu insan şeyh değildir müredinin hakkını korumayan diyebilir miyiz? Malına göz dikmiş canına göz dikmiş parasına göz dikmiş bunu bile bile görüyorsa bir üstad ondan sonra bir üstad bunu görüyorsa bile bile böyle bir şey yapıyorsa öyle olmaması lazım Az önce ifade edin Zekatkı Cebelleze dediniz mesela hepsini Cebelleze ediyor.
Ama bu şeyle alakalı o kimsenin ben ona güç yetirmek olarak görmüyorum onu ben feda olmakla alakalı görüyorum bir kimsenin feda olması lazım Nasıl feda olması lazım o kimse derviş kardeşler için kendisini feda edebilme noktasında olması lazım onu o noktaya geldiyse bir kimse bunda o zaman söylenecek bir laf olmaz ama öbür türlü bu noktaya gelmek bir kimsenin aldığı eğitimle alakalı kültürüyle alakalı Şahsi mi diyelim yani? Şahsi diyelim normalde şimdi şimdi bir kimse mesela belli bir tarikata gitmiş olsa bu tip şeylerle karşılaşmış olsa bakmazlar bile adamın yüzüne ne olduysa oldu normalde biz onu yapamıyoruz bizim dervişlik hukuku burada hemen hemen büyük bir çoğunluğuyla birebir. Şimdi buradan sıraladım da bütün hepsinde dervişlik hukuku önü arkası hiç önüm değil burada baktım da ben hemen hemen büyük bir çoğunluğunu bilirim büyük bir çoğunluğunun ne derdi var ne sıkıntısı da bilirim Bu dervişlik hukuku bizde biraz böyle şey birebir bir hukuk öyle olunca biz o kardeşlerle iç içeyiz büyük bir çoğunluğunu evlenmelerine ben sebep olmuşum evlenmelerinde ben bulunmuşum şimdi çocukları büyümüş çocuklarını evlendiriyorum şimdi yakında torunlarını evlendireceğim onların hepsi de birebir hukukla alakalı Ben şimdi sağıma baktım da hepsi de birebir hukukta arkaya doğru normalde şimdi baksam şimdi arkada Berber Ahmet kaldır elini yavrum kaç yaşındasın? 48 yaşında kaç yaşında derviş oldun? 25 yaşında 25 yıllık Berber Ahmet bizim şimdi onu ben çok özür dilerim böyle o samimiyetimize binaen söylüyorum ben eşini tanırım çocuklarını tanırım ailenin içini tanırım Berber Ahmet’in gözünün üstünde kaşı var diyecek birisi gel kardeşlerim ne işin var senin Berber Ahmet ile ben çözeyim derim varsa bir şey neden ben Berber Ahmet ile benim normalde bizatihi benim ilişkim vardır sadece onunla değil ki Demirtaşlarının hepsinde de benim ilişkim vardır hepsiyle de Bu Mustafa Özbahçesi işim.
Bu Mustafa Özbahçesi işim benim normalde bundan sorumlu muyum değil miyim de ben bakmam ki ben şimdi Üsküp mahallenin hepsini hemen o üç aşağı beş yukarı tanırım kaldırın ellerinizi bakayım bir bak hepsi de kamikaze gibi yıkım buraya desem yıkarlar onlara da bir şey olacaksa ben de yıkarım ama bu konuda ben yok şuyum ben buyum diye düşünmem ki Ben kendimce öyle bir düşüncem olmaz benim ben bir şey yapılacaksa gereği yapılır. Ha Mehmet Reşber’in oğlu orada karşımda duruyor şimdi benim. Ben şimdi babasıyla bir hukukum var bütün aileyi tanıyorum bütün silahlayı tanıyorum içini dışını tanıyorum. Elimden gelen bir şeyi ben esirgemem ki onunla. Şey İzmit Özer soy ismini değiştir dedim gitti Özbah yaptı adam.
Adam normal bir adam değil şimdi çok sakin durdurma bakma aldanırsın. Adam şimdi neydi ya soy ismin önceden? Yılgındı soy ismi o an dedim derviş adamı yılgın soy ismi olur mu dedim ya Özer değiştir soy ismini dedim. Şaka da söylemedim gerçekten öyle aslında gerçek söyledim değiştirdi Özbah yaptı. Kız kardeşim de dedi abi bizim dedi bilmediğimiz kardeşimiz mi var dedi dolu dedim ben de. Dedim dolu sen dedim hepsini tanımıyorum dedim ben. o Özbah var diye dinliyorlar ya sohbetleri dedim dolu soy ismini illa Özbah alması şart değil dedim. Ben şimdi şimdi aslında bazı sözlerim benim millet böyle boş konuştu mu zannediyor. Ben kocaman aileyiz dedim de aile dediğinde bir insanın ailesi. Bir kimse ailesinin canını malını namusunu şerefini haysiyetini korur.
Aile odur. Şimdi soluma dönüyorum Adnan bakıyorum öbür tarafta Cemil. Cemil’in saçı sakalı ağırdı ya Cemil kaç yaşındaydı o zaman üniversiteye gidiyordu 18 yaşındaydı. Cemil’in nikahını ben kıydım. Şimdi baktığımızda bire bir. E şimdi bakın şimdi seymenlere bakın kaç yıllıksın. Seymen? 15 yıllık. Şimdi burada kim bire bir değil ki benimle mesela. Ben bir adım ötede değilim ki. Ben bir adım ötede olsam kendim duygu olarak derim ki ben bir adım ötedeyim. Ben biraz böyle o yüzden fitursuz konuşurum ben. Ben bir adım ötede değilim kardeş. Ben kendime söylüyorum bunu. Ben hiç kimseden bir adım ötede değilim. Ben o kimsenin hemen böyle damarında dolaşan kan gibiyim ben. Öyle olunca ben rahatım ailem benim ben esirgemem bir şey mi?
E karşımdaki ne esirgi olsa esirgesine ona da bakmam beni hiç ilgilendirmez. Benim hayatım boyunca ben kendimi bildim bileli ben karşıya göre hareket etmem. Cemil beni severse ben Cemil’i seveceğim öyle bir şey yoktur benim. Ben Cemil’i sevdim bitti tamam bitti. Yapıyorsa kendisi yapacak beni ilgilendirmez vefasız dua yapar ben yapmam. O benim içimdedir. Murtaza benim içimdedir. Bu dergah komple düşman olsa Murtaza Murtazadır o benim içimdedir. İyiliğiyle kötülüğü de benim içimdedir. Murtazaya dikkat et diyen adam dergahta değil şimdi. Enteresan bir şey. Bana akıl veren kimse dergahta değil şimdi. Bunlar konuşulacak şeyler dedi biz ticaret yaptık Mehmet Reşber, Murtaza ben üçümüz ortak olduk.
Ben ortaklığı bir dakikada bitirdim. Mehmet Reşber’e dedim ki Mehmet abi sen ayrıl bir kendini kurtar dedin bizim içimizden. Nasıl basmaya diyorum dedim. Sen kendini kurtar dedim. Burası gidiyor sen kendini kurtar. Bak Murtaza abi burda ilk defa konuşuyor bunu. Murtaza dedim burasını sana bıraktım ben Mehmet abi dedim. Çocukların çalıştığı yeri. Murtaza ağzını açmadı bana. Abi orayı neden bıraktın ona demedi bile. Bu aramızdaki sır. Doğru mu Murtaza? Hiç konuşmadım ben bugüne kadar. Ticaret çünkü bu. Kâr da var zarar da var. Bak ağzını açmadı adamın malını tasarruf ettim. Bak bırak buraya dedim bıraktım ben orayı dedim. Sen nasıl biliyorsan öyle yap dedi. Şimdi insanların değişik zamanları vardır mesela.
O zamanlar önemlidir. İslam’da Bedir önemlidir. Uhud önemlidir ya. Hele Bedir çok önemlidir. Mesela şimdi herkesin bir Bedir’i vardır bir Uhud’u vardır bir Hende vardır. Vardır. Orada kim vardı? biz hâlâ da Bedir ashabını sayarız ya. Bir dergahın bir şahsındır kendince Bedir vardır. Ben ona inanırım. Mesela bizim eskiler var ya bazen eskilere laf söylemem ya ben. Mesela sahabenin Bedir ashabını eleştirmesi yasaktır. Haklarında konuşması yasaktır. Bedir ashabının hukuku özeldir. Bakın Bedir ashabının hukuku özeldir. Hadiste söyleneni söyleyeyim. Bedir ashabı tabiri caizse eğleniyorlar. Tabiri caizse eğleniyorlar. Cariyeler şarkı söylüyor. Şimdi bize İslam’ı eğlenceli bir İslam olarak anlatmazlar ya Kütübü Sîdede hadîs.
Genç bir sahâbe bir giriyor içeri bir bakıyor. Bizimkiler alemde. Sizi böyle mi görecektim diyor. Sahabenin birisi diyor ki biz diyor. Peygamberden icazetliyiz tabiri caizse. Ya bizde beraber oturacaksan otur ya da çık git buradan diyor. Şimdi Bedir ashabına Hazret-i Peygamber bir laf söylüyor mu söylemiyor. Benim en zor zamanlarım var 28 Şubat. İşim dağılmış param dağılmış fabrikam dağılmış her şeyim dağılmış vaziyette benim. Bir milyon dolar borcum var benim o zaman için. Devlet dağıtmış beni. Devlet dağıtmış beni. Hüseyin Adnan, Cafer, Murtaza eskiler Hac Erkan. Bak bunların o günün dervişleri o günün dervişleri. Dervişleri isim önemli değil. O günün dervişleri benim Bedir ashabım gibidir.
Bin kişi diyecek ki Adnan, Hüseyin, Cafer, Erkan şu bu sen hala daha bunlar. Bin kişi ayağa kalkacak derim ki kardeşler bininizde dergahı bırakabilirsiniz. Bu adamlar kalacak yanımda. Safın birisi öyle dedi ya bu üçlüğü bırak dedi parası para pul safı vurur dedi bana. Çok zengin ya arkadaş. Senin sermayen yetmez dedim. Senin sermayen yetmez buna dedim. Bende öyle bir duygu var normalde ben kalkıp da böyle bu noktada biz iyi tüccarımdır, iyi mal satarım adam satmasını öğrenemedik biz. Biz onu öğrenemedik. Biz birisinin arkasından iş çevirmeyi öğrenemedik. Birinin aleyhine konuşmayı öğrenemedik. Bunları ben öğrenemedim. Ben adamı sevmiyorsam yüzüne derim kardeş bir daha gelme benim yanıma da uğrama bana da selam verme.
Eşin gücün az gelsin. Netimdir ben. Çok netimdir hem de. Bu konuda hiç şeyim yoktur benim. Dedim ya benim el frenim yok diye bu konuda netimdir Allâh bizi affetsin. O yüzden ben o samimiyetimi de inanırım kendimce. Ben o yüzden Oktay derdi bunu. Oktay derdi ki abi kim sana karşı çıktı helak oldu derdi. Sebebi şu ben samimiyim ben her şeyimle buradayım. Bak her şeyimle buradayım. Kendi samimiyetimi övmek için söylemiyorum. Benim bu samimiyetimin karşısında birisi vefasızlık ediyorsa o helak olur beni ilgilendirmez ki. Değil mi yaşar. Kaç yıllıksın yaşar. Kaç. 29 sene olmuş Burhan senin. 92 idi. Şimdi Burhan’ın babasıyla tanışırız çok iyi severdi beni Allâh rahmet eylesin. Burhan burada ben hastayken gittiğim yanına Burhan’ı sana emanet ediyorum dedi.
Beni dinlediği müddetçe emanetin başım gözüm üstüne dedim. Beni dinlediği müddetçe. Şimdi ben birebirim onunla. Allâh beni affetsin. ben kalkıp da Burhan benim nasıl söyleyeyim şimdi. Çocuğum gibidir ya ben onu böyle bir kardeş gibi de görmüyorum. Örnek. bana emanet etmiş ya babası. Babası bana emanet edince ben ona duygusal davranıyorum. Çocuğum gibi davranıyorum. Burhan benim çocuğum gibi oluyor. kardeşim gibi de değil. Enteresan duygu bu. Bunu normalde dizayn edemiyorsun ki. Ben dizayn edemiyorum. Ben bunu böyle şey yapamıyorum böyle kategoriye sokamıyorum ben onu. Değil mi Naki? Naki ne yapacaksın şimdi değil mi Naki? Şimdi hepsine bak teker teker bunlar. Bunların hepsi de böyle ne bileyim bizim böyle ilk halakalardan bunları kenara atmak mümkün değil.
Duygusala bağlıcam ağlıcam şimdi bak. Normalde şimdi böyle olunca ben onların bana bir şey demelerine gerek yok. Ben kendimi sorumlu görüyorum. Ben bütün herkesin namusundan malından canından sorumlu görüyorum kendimi. Beni dinlediği müddetçe. Adam İstanbul’a gitti bırak dedim gitti İstanbul’a böyle bir teklif var bırak git dedim evini de sat dedim geri dönmesin diye. geri dönme hayalini hayalini yok ediyorum adamın. Bıraktı gitti İstanbul’a gitti. Şimdi bunlar böyle basidi indirgencek bir şey değil. Hemen hemen büyük bir çoğunluğunun hayatına dokunmuşum ben.
«Çekme Kriteri Vefâsızlık ve Hâinlik» — Pavyonda «Babam» Diye Bağıran Derviş Hâtırâsı; Hâzim Abi Hâtırâsı
Büyük bir çoğunluğunun hayatına dokunmuşum bunu yapma bunu etme bunu bırak demişim. hayatına dokunuyorsun insanın. E o kolay bir şey değil. Öyle olunca böyle insan ne kendini uzak görebiliyor ondan. Ben hiçbir dervişten uzak görmem kendimi. Ondan bunu hiçbir zaman unutmayın. Kendimi ondan soyutladıysam onun bu dergahta işi kalmaz. Manen onun ipi kesilir. Açık mı ben bunları ben çok açık konuşurum. Birisinden ben kendimi soyutlayayım çekeyim kendimden. Onun bu dergahta işi kalmaz. Kalmaz. Çekme kriteriniz var mıdır efendim? Vardır kendi kafamda kriterlerim. Ben birisi içti diye çekeceğim. Sarhoştur sarhoş. İçmiştir. Bizim dervişler içer. Bizim dervişler hovardalık yapar. Bizim dervişler aykırı işler yaparlar.
Yaparlar. Ben vefasızlığı kaldıramam. Ben hainliği kaldıramam. Yoksa bizimkilerin hepsi de aykırı aykırı olmanın kimse yok ki burada. diyorlar ki ümmetin içki içer mi içer diyor. Kumar oynar mı oynar. şunu yapar mı yapar. Yalan söyler mi asla diyor. Şimdi bu da onun gibi bir şey. Bizimkiler yapar. Burada medresede mezun değil hiç kimse. İyi ki değil. Sonra bozuluyorlar. Kravat takıyorlar gidiyorlar hırsız oluyorlar. Allâh bizi affetsin. Ama normalde şimdi normalde bizimkiler yapar mı yapar. Hatta birbirlerini de ya. Efendim önceden diyorlardı. Abi ya filanca böyle yapıyor. He yapıyor lan boş ver. Ondan sonra. Bir daha gördüğünde beni de söyle de ben de gideyim masasına diyorum. Ya bizde var bu adam pavyona birbirine katmış babam diye bağırıyormuş orada pavyonda.
Lan demişler bakmışlar telefonunu almışlar. Kim senin baban. Gece saat 3-4. Aradılar dediler pavyona birbirine kattı burada bir adam var. Aklıma Hâzim abi geldi. Bizim bu hindirde bir Hazım abimiz vardı. Ülkücü. Normalde deli Hazım adı Hazım. Bu aslı yedek subaylılığı askerlik yapıyordu. Çekmiş kafayı dinamitleri de koymuş bu eline gidiyor. Jandarma karakolunda teftiş etmeye gidiyor. Adam aslı baya sende. Zaten ailecek akılları yok. Onun bir şeye gitti halasını vurdu filan. Akli dengeleri bozuk. Pavyon’dan deyince böyle böyle Hâzim abi geldi. Hâzim abi de bir gün abim tanır onu. Şinasıyla ona diyorum ki takılma şinasıyla takılmış bu. Gidiyorlar İzmir’de pavyonda Hâzim abi önüne geleni deviriyormuş.
Ben sonradan gittim oraya. Şinas-i masanın altında Hâzim abi önüne geleni deviriyor. Ben zor kurtardım oradan aldım onu. Ondan sonra bizimki de pavyon da önüne geleni devirmiş. Babam da Allâh babam. Gittim. Normalde şimdi oturduğu kazayı söylemeyeyim. Burdakilisinden değil gittim. Babam dedi sarıldı. Dedim oğlum ne yapıyorsun? Adamın hışrını çıkarmışlar. Oradaki garzonların hışrını çıkarmışlar. Alamamışlar bunu durduramamışlar. Getirin bunun hesabını dedim. Getirdiler. Anlatsana telefon numaramı yazdım arkasına imzamı attım. Yarın gelin paranızı alın dedim. Ben çıkardım bunu. Nerede evin? O zaman öğrendim evini filanca yerde. Bindirdim bindim taksiye gittim. Kapıdan içeri kadar kattım bunu. Hanım’a Allâh razı olsun abi senden dedi.
Nerede? Sorma dedim. Sonra kendisiyle görüşürsün. 2 gün sonra adam. Bak 2 gün sonra. Kapının önünde baba diye bağırıyor. Bir tane de adam almış. En sesinden tutmuş. Meyana da benim aleyhime konuşuyormuş. Ona konuşacak mısın lan bir daha diyor. Güm vuruyor şimdi. Ulan bu ne yapıyor dedim. Çıktım dışarı ondan sonra. Dedim oğlum ne oluyor? Baba bu meyana da senin hakkında konuşurdu. Konuşacak mısın lan bir daha? Güm bir daha vuruyor. Vurma lan dedim benim yanımda. Bak babayı gördün mü? Seni dövdürmüyor bak. O yalvarıyor abi bir daha ağzımı açarsam. Üstadım ben özür diliyorum senden. Beni affet. şöyle böyle. Dedim oğlum neden böyle yapıyorsun? Baba senin hakkında konuşuyordu dedi. Meyana’da dedi.
Benim orada olduğum bildiği halde dedi. Bu konuştu dedi. Bu dayağı hak etti. Senden özür dile etmeye getirdim dedi. Şimdi dersin ki sarhoş. Sarhoş doğru mu? Arkamdan yanında konuşanlar bundan ders aldı mı acaba ki? Ya. Şimdi dersin ki bu sarhoş adam. Adam meyhanede yanında orada meyhanede başka masada oturuyormuş o. Biliyor bu. Biliyor benim diyor sana derviş olduğumu. Sarhoş. Baba. Parayı da getiremedim sana. Ardında onu da sıkmıştırdı. Oğlum ben senden paramı istedim dedim. Ama şu adamı dedim dövme yeter dedim. Tamam. Ama ben bunu özür dile ettim ya dedim. Bunu götüreceğim meyhanaya şimdi dedi. Orada dedi herkese itiraf ettireceğim dedi. Babadan özür diledim mi dilemedim. Tamam onu yap dedim.
Gene tut deyin sesinden. Yırılın dedi ona. Gördün mü dedi babaya bak affetti seni dedi. Yoksa ben seni burada dedi. Döve döve götürecektim gene dedi. Abi yeter vurma artık diyor. Ciğerimi söktün benim diyor öbürküde. Götürdü. Şimdi bu adamı sen nereye atacaksın iş geçti diye. Biz atmayız. Bizimkiler bunun kafası bozulur gider yapar mı? Yapar ya. Yapar. bazen bayan dervişler diyor işte kocam beni aldatıyor. Birine öyle dedim. Dedim sen bununla dedim derviş olmazdan önce evlendin değil mi? Evet. Derviş olmazdan önce de dedim bunu yapıyor muydu? Yapıyordu dedi. Bir şey diyebiliyor muydun dedim. Ben hayır dedi. Şimdi neden diyorsun dedim. Kadın zannediyordu adamın anında satacağım ben. Dedim dur.
Görüşürüm konuşurum öyle hemen dedim meseleyi başka yöne çekme. Sakin ol sabırlı ol. Şimdi benim dervişlik anlayışım bu bakın şu hakkınızı helal edin böyle laf lafı açtı bugün. Ben hiç kendimi şeyh gibi göremiyorum. Biz hep beraber ama kardeşiz baba diyenler var. Ama evlat baba ilişkisi ama kardeş ilişkisi bizde. Ben müritliğin üç aşağı beş yukarı nasıl olduğunu biliyorum çünkü. Ben üstadıma müritlik yaptım. Şimdi eskilerin hepsi de bilir bunu. Biz Cenâb-ı Hak hamdolsun elimizden geldiğince iyi müritlik yapmışız. Bütün arkadaşlar olarak Bursa’daki arkadaşlar Bayındır’daki eskiler biz gerçekten iyi müritlik yapmışız. Ben arkadaşlarla müritlik beklemiyorum. O yüzden biz kardeşliğimize devam ediyoruz.
O yüzden içim dışımda dışım içimde. Hiçbir şeyde umrumda değil. Yok beni öyle bileceklermiş. Yok şöyle bileceklermiş. Hiç umrumda değil. Hiç ama. Ben böyle gelmişim böyle gidiyorum. Biz hep beraber bir kardeşlik hukuku oluşturmuş. Kadınlar da aynı. Ben hatta Polisif ayrımcıyımdır bayanlardan yanayımdır. Ben onlar da aynı. Ben onları da ayırıştırmam. Hiç ayırıştırmam. Göz göre göre kimsenin kimseye zulmetmesini de istemem. Ona da müsaade etmem. O yüzden biz böyle kendine minhasır bir sufi topluluğumuz. Kendimize minhasırız biz. Bizim bir örneğimiz yok. Bakın örneğimiz yok bizim. Biz yırtılsak yamalığımız yok bizim. Biz sökülsek ipimiz yok bizim. Dikilecek ipimiz yok bizim. Biz hesaba kitaba gelecek topluluk değiliz. bir topluluğu analiz edersin şimdi şunu yapacaklar dersin.
Biz ona o kitaba uymayız biz. Biz herkesin uyuduğu yerde biz koşarız. Herkesin yürüdüğü yerde biz uyuruz. Ben bazen diyorum ya ders alacak olanı iyi düşündün mü başını yakma. Bak yol yakınken dönebiliyorsan dön. Bu köprüden son, köprüden önce son çıkış. Ahmetcan az önce seni aradım burada meyhestlerin ayağında mıydı dedim ama yoktu burada. Oradaydın ama burada değildin. Böyle de içim dışımda şimdi görünce söyledim. Bu noktada şeyimiz yok. Neyse içimizde o. Öyle olunca biz böyle kendine mi nasır bir topluluğuz? Şeyh efendi vefat ettiğinde benim meşhur bir sözüm vardı. Kim şehlik yapmak istiyorsa gelsin. Bursa’ya ben tabi olunca herkes ona tabi olur gelsin şehlik yapsın kolaysa diyordum ben. Neden bunu söylüyordum biliyor musunuz?
Bizim normal değiliz biz. Bizim burada şehlik yapmak çok affedersin intihar gibi bir şey. Türkiye’de kalbur üstü ben şeyhim diyen kimseleri burada bizim dervişler 118 sefer cebinden çıkarır. Adam şeyhliğini bin bir tövbe eder gider buradan arkasına bile bakmaz. Bakın arkasına bile bakmaz. Der ki ya şuradan bir yakamı kurtarayım nereden ben bunların içine girdim der. Gerçekten de. Biz normal bir topluluk değiliz ki. Bizim yörümümüz bozuk. yörüm bozuk ne demek biliyor musunuz? Şimdi atların ve develerin bir yürüme şeyleri vardır. Mesela ayaklarını atarken böyle atar normal o yörümden yürüyor. Bizim yörümümüz bozuk. Biz sağa atacağız yerde biz arkaya atıyoruz. Normalde ön ayağını açacaksın değil mi?
Yok. Biz aniden arkaya atarız böyle. Önümüzdeki de şaşırır. Bize uygun adım maaş derlerse bizde uygun adım yok. Bizim kelime hazmemizde uygun adım yok bizde. Yok. Bizde adam sabah namazına kalkmıyor bana hali anlatıyor. Bakıyorum hali gerçek adamın. Ama adam sabah namazına kalkmadı ya. Adam yattığı yerde sabah namazını kalkmamış horul horulu uyuyor. O horul horul uyuduğu zaman bir rüya anlatıyor sana. Sana ihtimal veremezsin. Evet. O yüzden diyorum gelsin kim yapacaksa yapsın burada diye. Mümkün değil. Çok affedersiniz. Adam gece ilişkiye giriyor yatıyor. Yıkanmadan yatıyor. Adam Peygamber efendimizi görüyor. Bu kitaba sığacak bir şey değil. Sakın öyle yapmayın. Öyle görünüyormuş deyip de. Bizimkiler yapar da.
Adam görmüş bak o zaman daha iyi görülüyor. Yapar bizimkiler. Normal değiliz biz. Yapar. Bu kim yapar? Bu kim yapar? Yapar. Yapar bizimkiler. Şey değil böyle enteresan bir topluluğuz. Diyorum ya. Normalde herkes bir laf normalde lafı normal düzgün anladın. Biz anlamayız düzgün. Onu biz kelimelerle oynarız. Kendimizce bir mana veririz. Hoplatır zıplatırız biz o cümleyi. Düşünürsün ben ne söyleye dedim ya dersin. Gerçekten düşünürsün ben ne söyledim diye. İçin içinden çıkamaz kırttan akıllı. Bir dervişi koyalım biz bir ara az bir sohbet edin kırttan akıllı onun hakkından gelemez. Gelemez. Bizim dervişleri gelemez. Hele nafızı vereceksin seksantan akıllı toplamayacak ne dediğini çözemez. Çözemez.
Adam bütün uçağı karıştırdı ya bütün hemşireler ne o hemşire demişim. Hostesler toplandı başına. Ya adam yıllarca burada herkese okumam yazmam yok demiyor. Herkes onu okuması yazması yok diyebiliyor. Yıllardır öyle bildi. Adamın kayaktı Türkiye 3. Lübü mü? Türkiye 2. Lübü mü var? Öyle bir şey miydi? Türkiye 3. Lübü müydü? Kayaktı Türkiye 3. Lübü adam. Milli kayakçı adam. Nafız milli kayakçı. Adam Ali Karadağlı 10 gün geçinsin 11. gün adam ne de anti depresan da yetmez adama. Yetmez. antidepresan yetmez.
«Antidepresan Yetmez, Diyaz-Emne Lazım» — Sosyal Eleştiri; Modern Müslüman’ın Halî
Adam diazepâm-ben dolaşması lazım. Topla sen milleti halı kamyonun arkasında bir de zikrullâh gelince unuttum. Adamlar içeride bangır bangır bağırıyormuş. Ali abi zikrullâh bitince de ya demiş. Unuttum ben sizi orada. Birbirinize anlatayım ki ben ya. Ama biz böyle dışarı çıkınca her birimiz çok akıllı uslu böyle her şey yerli yerinde. Dışarıdan gören kimse ya ne kadar akıllı insanlar ne kadar mülayim insanlar ben içimden diyorum ki ah ah diyorum siz diyorum öyle görün. Cenâb-ı Hak da onları öyle gösteriyor. Buna da diyecek bir şey yok. Burada en akıllıyım diyen kimse benim en deli benim. Bütün bu olacak bir şey mi bütün salon deli miyiz deliyiz diye bağırıyor. Bütün dünyaya reklam olduk. Bütün dünyaya reklam olduk.
Düşünmüyoruz ki o esnada bizim hakkımızda ne diyecekler diye umurumuzda değil. Deli miyiz deliyiz kardeş aha ne oldu. Sen gelme delirme. Sen gelip de delirme. Boş ver sen aklını koru muhafaza et. buyuz biz yine bizim başka bir şey bizim söylenecek bir şeyimiz yok. Bizi inceleyen bizi bırakıp gidiyor. Miti geliyor biti geliyor hepsi geliyor. Bakıyorlar ediyorlar çatıyorlar soruyorlar soruşturuyorlar sizi. Yapacak bir şey yok yürüp gidiyorlar adamlar ne ansınlar adam diyorlar normal değil bunlar. Normal değiliz gerçekten de. Normal bir şey olsak diyeceğiz ki normaliz. Lâ ilâhe illâllah. Lâ ilâhe illâllah. Kalbim. Hak tanimen şerbetim eştik el hamdülillah. Şunu denizini eştik el hamdülillah. Şunu denizini eştik el hamdülillah.
Şunu denizini eştik el hamdülillah. Beri gel barışalım. Yol ise atımı Atımız eğerlendi eştik elhamdülillah Atımız eğerlendi eştik elhamdülillah Allâh Kalbim Bunca yıldır bir hiçliğe Gittim sana geliyorum Bunca yıldır bir hiçliğe Gittim sana geliyorum Yeter artık döner döner Bıktım sana geliyorum Yeter artık döner döner Bıktım sana geliyorum Yeter artık döner döner Bıktım sana geliyorum Hey Severim ben seni Yandan içeri Yolum vardır bu er Yandan içeri Şeriat, tarikat, yoldur var Şeriat, tarikat, yoldur var Hatikat marifet ondan içeri Hatikat marifet ondan içeri Hey Ve el asr İnnel insana lafî khusr İlla lezina amanu ve amilu s-salihati Ve tevâsav bil hak ve tevâsav bil sabr Sadaqallahul azim Subhan’e Rabbike Rabbil izzet’i amma yasifûn Veselâmun alel murselin Velhamdulillahi Rabbil alemîn Subhan’e Rabbi’el aliyyel alel vahhab Ağzı billahi minel şeytanurracim Bismillâhi’r-Rahmâni’r-Rahîm Ve la lisaniyyana bi hikmeti la ilâhe illallah Ve agruk ruhi fi bahri marifetin la ilâhe illallah Ve inşur’a la vetshi berkanuri la ilâhe illallah Veffazna ya Rab Min kullu şekkin ve küfrin ve riyain Ve bil makil makirin ve hasedil hasedin Ve adavetil muaddine Ve min şerri nefsin ve şeytanin Ve dünyayin ve hevâin Ve inayeti ve rikayeti Ve hıfsı la ilâhe illallah Muhammedun Resûlullâh Ol meclisi zâkiran ve matlubu aşkan olan Cenab-ı Rahman Bu meclisi şerifi cümlemiz hakkında bahisi kesreti aşk Ve muhabbet ve istirak ve hayrat eyleye Allahümme Rabbana atina fi dünya hasın eten Ve fil ahireti hasın eten ve gina azabenler Bir rahmetke ya erhamer rahimin Bir rahmetke ya erhamer rahimin Rabbana afili veli valideyi veli müminine Yavmeyakum elhisab Sadakallahu’l azim Yarabbi bizi kullahtan hasul olan sevapları Kelime-i tevhid hatimlerinden hasul olan sevapları Okunan lafze-i celîlelerden hasul olan sevapları Okunan sure-i celîlelerden yapılan zikrullahlardan hasul olan sevapları Evvelen bi zat fahri kâinat hülesa-i mevcudat Peygamber efendimiz sallallâhu aleyhi ve sellem ve gelmiş geçmiş Bütün Peygamber zişan efendimizin ruhlarına Âmîn Kihari yâri guzûnebü bekir sıddık umar-i faruk Osman-ı zünnüriyen alel-i murtazar adyalin efendimizin Evlâd-ı resûlullah, zevcâtı resûlullah, şöheydâ-i resûlullah Ashab-ı resûlullahın yetmiş gün şehadânın bütün şehadânın ruhlarına Âmîn İmam-ı azam-ı buhanife, imam-ı şâfi, imam-ı malik, imam-ı hammeli hazretlerinin ruhlarına Âmîn Birimiz Seyyid Abdülkadir Geylânî, Seyyid Ahmed-el Rufay, Seyyid Ahmed-el Bedevî Seyyid İbrahim-i duski, Şâb-ı lasân-ı şâzeli Şânak-ı şüvenli Muhammed-i Bahattinî Şah-ı Mevlânâ, Celâleddin-i Rûmî, Hacı Bektaş veli, Hacı Bayramî veli Mehmed-i Muhiddin İftâde hazretlerinin bütün pir efendilerimizin ruhlarına Âmîn Geçmiş şehadetlerimiz Abdurrahim, Tantevi Abdurrahim, Neşâbi, El-Hâz, El-Hâfız, Hacab-ı Bekir, Sıddık-i Çorumi Medîne-i Müşrek-i Hacelâ-i Der efendilerinin çorumuna Hacı Mustafa efendinin, Nefşeyli Hacı Abdullah Gürbüz efendinin Kaçuni dergâhının geçmişlerine, Kabbaşi dergâhının geçmişlerinin ruhlarına Âmîn Arseten şeyhimiz, üstadımız, mürşidimiz, canımız, cananımız, sultanımız Bayındırla Hacı Mustafa efendinin ruhaniyet-i küstelerine Âmîn Yet ve cedadanın ruhlarına Âmîn Yaşayan mürşid-i kâmillerin, velilerin, evliyâların, dervişlerin, müminlerin ruhaniyetlerine Âmîn Oktay Başaran abimizin ruhlarına Âmîn Bütün hasta kardeşlerimizin şifa bulması için ruhaniyetlerine Âmîn Rukiye Aliye’mizde gelmiş geçmiş, Osman’a Aliye’den gelmiş geçmiş Akrabay tarikatlarımızdan gelmiş geçmiş senin ruhlarına, ruhaniyetlerine Âmîn Ayrı ayrı hedir edip vasıl ve hissedar eyle ya Rabbi Âmîn Haberdar eyle ya Rabbi Âmîn Mevzatların, nöhmetlerin şefaatlerini üzerlerimizden eksik eyleme ya Rabbi Âmîn Ya Rabbi cümlesinin yusulmetine bizleri affeyle ya Rabbi Âmîn Bizlere mahfret eyle ya Rabbi Âmîn Bütün hatalarımızı, kusurlarımızı, günahlarımızı Settarsın ya Rabbi, Settar ismi şerifinin hürmetine Settir eyle ya Rabbi Âmîn İki cihanda da bizleri aziz eyle ya Rabbi Âmîn Aziz ettiklerinden eyle ya Rabbi Âmîn Annelerimizi, babalarımızı, eş ve çocuklarımızı, akrabalarımızı Bütün derviş kardeşlerimizi affeyle ya Rabbi Âmîn Ümmet-i Muhammed’i affeyle ya Rabbi Âmîn Senin merhametine, senin affına, senin lütfuna mazhar olanlardan eyle ya Rabbi Âmîn Kulumuzu, çocuğumuzu, İslam’a, Kur’ân’a hadim eyle ya Rabbi Âmîn Her türlü haramlardan, günahın kebailerden muhafaza eyle ya Rabbi Âmîn Settir eyle ya Rabbi Âmîn Her türlü afattan, kazadan, beladan muhafaza eyle ya Rabbi Âmîn Bizleri kendine aşık eyle Habibine aşık eyle Âmîn Ustadımıza aşık eyle ya Rabbi Âmîn Ustadımıza sağlık, sıhhat, afiyetler nasip eyle Âmîn Hayırlı, özürlü, ömürler nasip eyle ya Rabbi Âmîn Bizleri onun dizinin dibinden ayrılanlardan eyleme ya Rabbi Âmîn Yolumuzu kıyamete kadar Kur’ân ve Sünnet yolunda daim eyle ya Rabbi Âmîn Bizleri de o yolda daim olanlardan eyle ya Rabbi Âmîn Bütün dünyada inimin iminlemekte olan Ümmet-i Muhammed’e yardım eyle ya Rabbi Âmîn Ümmet-i Muhammed’i muhafaza eyle ya Rabbi Âmîn O kafirleri, o zalimleri, o Yahudileri kahru perişan eyle ya Rabbi Âmîn Onları yerle yeksan eyle ya Rabbi Âmîn Onların hesaplarını birbirlerine karıştır ya Rabbi Âmîn Onları birbirlerine düşür ya Rabbi Âmîn Onları perakende eyle ya Rabbi Âmîn Ümmet-i Muhammed’i bir ve beraber eyle ya Rabbi Âmîn Birlik ve beraberliğimizi tesis edecek olanları lütfeyle nasip eyle ya Rabbi Âmîn Ümmet-i Muhammed’i sahipsiz bırakma ya Rabbi Âmîn Ümmet-i Muhammed’in sahibini tez zamanda nasip eyle lütfeyle ya Rabbi Âmîn Yuhane Rabbike Rabbilizet Amma Yusufun Âmîn Ve selamun alel mursalin Âmîn Elhamdülillahi Rabbil alimi Âmîn Allâh Âmîn Vakti şerifler hayrola Âmîn Hayırlar fethola Âmîn Şerler defola Âmîn Allahu Azim şahının ismiyle kalplerimiz tahir Âmîn Mütahir Âmîn Pak olan Âmîn Demler sefalar müjdat olan Âmîn Gülübü aşıkan bakuşa duhandan olan Âmîn Demi Hazreti Mevlânâ Âmîn Cenab-ı Sırr-ı Şemseddin’i tebrizi Âmîn Keram İmam Ali Âmîn Şefaati Muhammedur Resûlullâh’ın ebi Âmîn El Fâtihâ Selamet Allâh’ın Ümmü Salli ala Seyyidinâ Muhammed ve ala Ali Muhammed Âmîn Âmîn Eûzü bi’llâhi mineşşeytanirracim Bismillâhi’r-Rahmâni’r-Rahîm Ya Rabbim ve dumamedin maddi manevi dertlerine deva Maddi manevi hastalarına şifa Maddi manevi borçlarına eda Maddi manevi vermirat olanların muratlarına asıl olmasına vesile olması için Bilhassa Allâh rızası için huu diyelim Huu Berkhan El Fâtihâ Âmîn Hazret-i Pîr’nin Ölüme giderken bir sözü var ya Yok ki tapudum giderken sakın bu dünyada bu dünyayla alakalı gamım var zannetme diyor.
Hâtime: Hz. Pîr’in «Ölüm Gamı Yok» Sözü — «Eş, Çocuk, Derviş Kardeşler ve Zikrullâh Özlemi»
Bu dünyanın gamı yok bende. Bazen düşündüğüm şey oluyor duygusala bağlıyorum kendi kendime bu dünyadan göçüp gideceğiz hepimizde. Bu dünyadan göçüp gidince bende kalacak olan uhteşu bir eş ve çocuklarım bana doymadı bende onları doymadan göçüp gideceğim. Ne beni sevenler bana duydu doydu ne de ben sevdiklerime doydum göçüp gideceğim. Benim öte dünyada özleyeceğim bir tek dervişler var. Zikir alakası var. Göçüp gittiğimde başka özleyecek hiçbir şeyim yok bu dünya ile alakalı. Hiçbir şeyim yok. O yüzden fitursuzum biraz yörümüm o yüzden bozuk benim. Benim bu dünya ile alakalı bakın tekrar bunu söylüyorum hiç gamım kederim bugüne kadar olmadı. Hiç gamım kederim yok. Sadece bu gamım keder de değil öbür tarafta özleyeceğim eş ve çocuklar ve derviş kardeşler ve zikrullâh alakası.
Başka bir şey özlemeyeceğim. O yüzden hepiniz de orada bekliyor olacağım inşâallâh.
Kaynakça ve Referanslar
- Devletin Beş Aslî Vazîfesi — «Zarûriyyât-ı Hamse» (Makâsıdü’ş-Şerî’a): Beş zarûriyyât: dîn, akıl, can, namûs/nesil, mâl muhâfazası — Gazâlî, el-Mustasfâ min İlmi’l-Usûl 1/174-178; Şâtıbî, el-Muvâfakât 2/8-12; Mâverdî, el-Ahkâmü’s-Sultâniyye; «hanefî devlet anlayışı» — Serahsî, el-Mebsût; modern okuma — Hayrettin Karaman, İslâm Hukuku; Yûsuf el-Karadâvî, Medhal li-Dirâseti’ş-Şerî’ati’l-İslâmiyye; «zimmî hukuku» — İbn Kayyım, Ahkâmü Ehli’z-Zimme; Ahmet Akgündüz, Osmanlı Kanunnameleri.
- Antidepresan-Uyuşturucu Krizi — «Akıl Emniyetinin Korunamaması»: Modern psikiyâtri ilâçlarındaki opioid/benzodiazepin içerikleri — DSM-5 tartışmaları; «antidepresan kullanımının 20 yılda %5000-7000 artması» — Türkiye Sağlık Bakanlığı istatistikleri 2000-2024; «benzodiazepin bağımlılığı» — Heather Ashton, Benzodiazepines: How They Work and How to Withdraw; «öksürük şurupları-kodein içeriği» — modern farmakoloji; modern eleştiri — Mustafa Müftüoğlu, Yalan Söyleyen Tarih Utansın; «aklı koruyucu fıkıh» — İbn Âbidîn, Hâşiye 6/449.
- Çek Kanûnu Tartışmaları — «Mâl Emniyetinin Korunamaması»: 5941 sayılı Çek Kanûnu (2009) ve sonraki düzenlemeler — modern Türkiye hukukî tarîhi; «Tansu Çiller koalisyon hükûmeti» dönemi (1993-1996) — Çek cezasının kaldırılması — modern siyâsî tarîh; «28 Şubat’ta mallara çökme» — Mustafa Müftüoğlu, Yalan Söyleyen Tarih Utansın; «Mustafâ Özbağ Efendi’nin iflâs hâtırâsı» — modern Karabaş hâtırâtı — Mustafâ Özbağ Efendi sohbetleri; modern fıkıh — Hayrettin Karaman, İslâm Hukuku.
- Macron’un «Reform» Talebi ve Türkiye’de Cihâd Âyetleri Tartışması: Emmanuel Macron’un Müslümanlara yönelik «cihâd âyetlerinin yenilenmesi» talebi (Ekim 2020) — modern siyâsî tarîh; Türkiye’de benzer söylem — modern medya tartışmaları; «Kur’an’a karşı çıkanın küfrü» — Bakara 2/85, 91; Nisâ 4/150-151; «hadîs-i şerîf inkârı» eleştirisi — modern reddiye — Hayrettin Karaman, Hadis Usûlü; M. Mustafa el-A’zamî, Studies in Hadith Methodology; modern uygulamalar — Mahmûd Es’ad Coşan, Tasavvuf Yolu.
- Refâh Partisi Kapatma Davâsı (1998) ve Anayasa Mahkemesi: Refâh Partisi 22 Şubat 1998’de Anayasa Mahkemesi tarafından kapatıldı — modern Türkiye siyâsî tarîhi; Necmeddîn Erbakân (1926-2011) — Necmeddîn Erbakân, Adil Düzen; «Anayasa Mahkemesi’nin 84. madde değişiklik iptali» tartışması — modern hukukî tarîh; modern okuma — Mehmet Şevket Eygi, Yıllar Boyu; «28 Şubat post-modern darbe» eleştirisi — Mustafa Müftüoğlu, Yalan Söyleyen Tarih Utansın.
- Şeyh-Mürîd Hukuku — Sufî Tasavvuf Tedrîsi: «mürşidin mürîdi koruma vücûbiyeti» — sufî tâbiri — Necmüddîn Kübrâ, el-Usûlü’l-Aşara; Mevlânâ Hâlid el-Bağdâdî, Risâle-i Hâlidiyye; «mâlına-canına göz dikmemek» — sufî tâbiri — İbn Atâullah, el-Hikem; Hârith el-Muhâsibî, er-Riâye; «vefâsızlık-hâinlik en büyük günâh» — modern Karabaş hâtırâtı — Mustafâ Özbağ Efendi sohbetleri; modern okuma — Mahmûd Es’ad Coşan, Tasavvuf Yolu.
- Hz. Peygamber’in «Mü’minin Ümmetinde Yapacakları» Hadîsi: «el-mü’min yatba’u alâ külli bilâdin gayre’l-hıyâneti ve’l-kizbi» (Mü’min her şeye düşebilir lâkin hâinlik ve yalanı yapamaz) — Beyhakî, Şu’abu’l-Îmân 4/207; Mâlik, Muvatta, Kelâm 19; «mü’minin yalan-hâinlik istisnâsı» — modern uygulamalar — Mahmud Sâmî Ramazânoğlu, Musâhabe; «hovardalık-aykırı işler» — modern Karabaş tâbiri — Mustafâ Özbağ Efendi sohbetleri.
- Hz. Pîr Mevlânâ’nın «Ölüm Gamı Yok» Sözü: «öldüğümde gam çekmeyin, vuslattır» — Mevlânâ, Mesnevî 6. Defter; «Şeb-i Arûs» düğün gecesi — Sultan Veled, Maârif; Eflâkî, Menâkıbü’l-Ârifîn; «Hz. Pîr’in vefât kasîdesi» — Tâhirü’l-Mevlevî, Şerh-i Mesnevî; «sufî vefât tedrîsi» — modern okuma — Mahmud Erol Kılıç, Sûfî ve Şiir; «derviş kardeşler ve zikrullâh özlemi» — modern Karabaş hâtırâtı — Mustafâ Özbağ Efendi sohbetleri.
- Karabaş Silsilesi ve Devlet-Birey Hukuku Tedrîsi: Mustafa Özbağ Efendi silsilesi — Mustafa Kara, Türk Tasavvuf Tarihi Araştırmaları; Çorumlu Hacı Mustafâ Anvarî → Nevşehirli Abdullâh Gürbüz → Hacı Haydar → Hacı Bekir Baba → Mustafâ Özbağ Efendi silsilesi — İrşâd Dergisi hâtırâtı; modern Karabaş devlet-birey hukuku tedrîsi — Mustafâ Özbağ Efendi sohbetleri; modern okuma — Mahmûd Es’ad Coşan, Tasavvuf Yolu; Mahmud Sâmî Ramazânoğlu, Musâhabe.
Tasavvuf hakkında daha fazla bilgi için tıklayınız.
İlgili Sözlük Terimleri: Mürşid, Mürîd, Zikir, Tevhîd, Sünnet, Şeyh, Silsile, Muhabbet. → Tasavvuf Sözlüğü’nün tamamı